Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2019/7200 E. , 2022/2679 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/7200
Karar No : 2022/2679
DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU : Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapan davacı tarafından,
1- İkamet ettiği kamu konutundan tahliye edilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin,
2- Dava konusu işlemin dayanağı MSY/319-2 (B) Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi’nin Dördüncü Bölümünün, “Konuttan çıkma” başlıklı 1. maddesinin birinci fıkrasının (l.) bendinde yer alan “Anayasal düzene ve düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütü üyeliği veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler ile” ibaresinin,
iptali istenilmiştir.
DAVACININ İDDİALARI : 2019 yılının Mayıs ayında Anayasa’ya, uluslararası andlaşmalara, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu ve 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu’na aykırı şekilde Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi’nin Dördüncü Bölümünün 1. maddesine ilave yapıldığı, bu kapsamda tesis edilen, ikamet ettiği kamu konutunu 15 gün içerisinde tahliye etmesi gerektiğine ilişkin işlemin 07/11/2019 tarihinde kendisine tebliğ edildiği;
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin adil yargılanma hakkını düzenleyen 6. maddesi ile Anayasa’nın 38. maddesinde masumiyet karinesinin bulunduğu, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun 26. maddesinde açığa alınan yahut tutuklananların lojmandan faydalanmaya devam edeceklerinin düzenlendiği, Anayasa’nın 128. maddesinde memurların özlük haklarının kanunla düzenleneceğinin öngörüldüğü, buna karşın anılan Yönerge’de yapılan değişiklikle, Anayasa’ya ve kanuna aykırı şekilde düzenleme yapıldığı,
Askere alma teşkilatında görev yaptığı dönemde, umuma açık büfe telefonlarından 2012-2013 yıllarında arandığı gerekçesiyle 16/11/2018 tarihinde gözaltına alındığı, adli mercilere ve görev yaptığı komutanlığa yazılı ve sözlü olarak detaylı savunmasını sunduktan sonra, hakkında tutuklama veyahut adli kontrol kararı verilmediği ve açığa alma tedbirine başvurulmadığı, halen görevine devam ettiği;
Tarafına tahsis edilen lojmandan tahliye edilmesi halinde kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu ailesinin maddi ve manevi zarara uğrayacağı; öte yandan, taşınma işlemleri nedeniyle mazeret izni kullanmak zorunda kalacağından, kamu zararının da oluşmasına sebep olunacağı; görevine özveri ile devam ederken ve hakkındaki ceza yargılaması olumlu yönde ilerlerken, hukuka aykırı şekilde tesis edilen işlem nedeniyle kendisinin ve ailesinin mağduriyetinin giderileceğine inandığı ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI : Kamu konutlarının kamu personeline tahsisine ilişkin usul, esas ve şartların Kamu Konutları Yönetmeliği ile belirlendiği; öte yandan, Türk Silahlı Kuvvetleri personeli için Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı bünyesindeki personele tahsis edilecek kamu konutlarının puanlama, tahsis, konuttan çık ve çıkarılma ile konutların yönetimine dair esasların ise, söz konusu Yönetmelik esas alınarak hazırlanan MSY/319-2 (B) TSK Konut Yönergesi ile düzenlendiği, anılan Yönerge’de 17/05/2019 tarihinde dava konusu değişikliğin yapıldığı;
Her çeşit güvenlik önlemleri ile tertiplerinin baş unsurunun personel olduğu, Silahlı Kuvvetlerle ilgili maddi ve manevi değerde saklanması veya gizlenmesi gereken her çeşit bilgi veya tesisin personelin fikri veya fiziki kontrolünde olduğu; dolayısıyla, personelin hassas ölçülerle değerlendirilmesinin başlı başına güvenlik önlemi sayılacağı;
15 Temmuz 2016 tarihinde Devlet aleyhinde hain darbe girişiminde bulunulduğu, anayasal düzenin, milli iradenin, hukuk devletinin, demokrasinin ve temel hak ve hürriyetlerin korunması, darbe teşebbüsünün tamamen sonlandırılması, benzer bir girişimin tekrar etmemesi ve terörle mücadelenin etkin bir biçimde sürdürülebilmesi amacıyla OHAL ilan edildiği ve OHAL süresince bir takım ivedi tedbirlerin alınmasının zorunlu hale geldiği;
Kamu hizmetini yürütmekle görevli olan idarenin, milli güvenliğin ve Devletin devamlılığının sağlanabilmesi amacıyla bir takım tedbirler alması gerektiği, darbe girişiminin mahiyeti itibarıyla hızlı, etkili ve sonuç alıcı adımlar atılmasının kaçınılmaz bir zorunluluk olduğu, bu durumun bir gereği olarak Türk Silahlı Kuvvetlerinde FETÖ/PDY terör örgütüyle mücadeleye en küçük şüpheye mahal vermeyecek şekilde her platformda devam edildiği; bu kapsamda Türk Silahlı Kuvvetlerinin güvenlik ihtiyaçları ve Kurumun özel durumu dikkate alınmak suretiyle, Konut Yönergesi’ne dava konusu ilavenin yapıldığı ve Bakan oluruyla yürürlüğe konulduğu;
Adli kayıtların araştırılması sonucunda, davacı hakkında düzenlenen iddianamenin kabul edilerek, hakkındaki ceza yargılamasının … Ağır Ceza Mahkemesinin E:… sayılı dosyasıyla sürdüğünün anlaşıldığı, davacının halen kendisine tahsis edilen lojmanda ikamet ettiğinin görüldüğü;
OHAL ve sonrasındaki süreç birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu Yönerge’de yapılan değişikte usule ve hukuka aykırılık bulunmadığından, davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : MSY/319-2 (B) Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi’nin konuttan çıkma, konuttan çıkarılma ve konutun iadesine ilişkin Dördüncü Bölümünün, “Konuttan çıkma” başlıklı 1. maddesinin birinci fıkrasının (l.) bendinde yer alan “Anayasal düzene ve düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütü üyeliği veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler ile” ibaresinin dayanağı olan üst hukuk normlarına aykırı hükümler içermesi nedeniyle, söz konusu ibarenin ve davacının kamu konutundan tahliye edilmesi yolunda tesis edilen dava konusu … tarih ve … sayılı işlemin iptali gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Kara Kuvvetleri Komutanlığı emrinde Üsteğmen olarak görev yapan davacı tarafından, oturmakta olduğu kamu konutundan tahliye edilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin ve bu işleme dayanak kılınan MSY/319-2(B) Türk Silahlı Kuvvetler Konut Yönergesi’nin Dördüncü Bölüm, 1. maddesinin değişik birinci fıkrasında yer alan; “Anayasal düzene ve düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütü veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler ile Türk Ceza Kanunu’nun 221’inci maddesinden faydalanmak için başvuranlar kendilerine yapılan tebligat tarihinden itibaren bulundukları konutu 15 gün içerisinde tahliye eder.” ibaresinin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun, açığa çıkarılan, tutuklanan veya firar ve izin tecavüzünde bulunan, cezası infaz edilmekte olan subaylar hakkında yapılacak işlemlerin düzenlendiği 65. maddesinin (f) bendinde, açığa alınan ya da tutuklananların, lojmandan faydalanma hükümlerinden yararlanmaya devam edecekleri hükmüne yer verilmiştir.
Milli Savunma Bakanlığı’nın 16.05.2019 tarihli emirleriyle MSY 319-2 (B) Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesinde değişiklik yapılmış ve “Konuttan Çıkma, Konuttan Çıkarılma ve Konutun İadesi” başlıklı 4. Bölümünün 1.maddesinin 1’inci fıkrasına, “Anayasal düzene ve düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütü üyeliği veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler ile Türk Ceza Kanunu’nun 221’inci maddesinden faydalanmak için başvuranlar kendilerine yapılan tebligat tarihinden itibaren bulundukları konutu 15 gün içerisinde tahliye eder……” ibaresi ilave edilmiştir.
375 sayılı “657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 2802 Sayılı Hakimler Ve Savcılar Kanunu, 2914 Sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu, 5434 Sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu İle Diğer Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması, Devlet Memurları Ve Diğer Kamu Görevlilerine Memuriyet Taban Aylığı Ve Kıdem Aylığı İle Ek Tazminat Ödenmesi Hakkında Kanun Hükmünde Kararname”ye 25/7/2018 tarih ve 7145 sayılı “Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un 26. maddesiyle eklenen Geçici 35. maddenin ilgili kısmında,
“B) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen;
1) 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununa tabi personel Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır.
…Bu fıkraya göre görevlerine son verilenlerin silah ruhsatları, gemi adamlığına ilişkin belgeleri ve pilot lisansları iptal edilir ve bu kişiler oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından on beş gün içinde tahliye edilir. Bu kişiler özel güvenlik şirketlerinin kurucusu, ortağı ve çalışanı olamaz.
…” kuralları yer almıştır.
Görevden uzaklaştırma (açığa alma); kamu görevlisi olma statüsünü değiştirmeyen, kamu görevlisinin kadrosu ile bağının kesilmesi sonucunu doğurmayan ve buna bağlı olarak anılan statünün devamı süresince statü kapsamında sağlanan haklardan yararlanmanın devam ettiği, görevden ayrı kalınan sürenin hizmetten sayıldığı, bu süre içinde ilgili personelin asker kişi sıfatının sürdüğü ihtiyati bir tedbir olduğu, 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu ve Uygulama Yönetmeliğinde “konuttan çıkma” hallerinin sayılmak sureti ile gösterildiği, 926 sayılı TSK Personel Kanunu’nun 65. maddesinin 1/f-1 alt bendinde, açığa alınan ya da tutuklananların lojmandan yararlanmaya devam edeceklerinin öngörüldüğü, diğer yandan; yukarıda metnine yer verilen 375 sayılı KHK’nın Geçici 35. maddesinin (B) bendinde de, 926 sayılı Kanun’a tabî personelden yalnızca görevlerine son verilenlerin kamu konutlarından tahliye edileceği düzenlemesine yer verildiği, bu itibarla, mevzuatta Türk Silahlı Kuvvetleri Personeli yönünden kamu konutlarından tahliye için göreve son verilme şartının öngörüldüğü, bu konuda açığa alınmanın ya da tutuklanmanın yeterli görülmediği göz önüne alındığında, görevden uzaklaştırılan Türk Silahlı Kuvvetleri Personelinin bu gerekçe ile kamu konutlarından tahliye edilemeyeceği sonucuna ulaşılmaktadır.
Ancak, dava konusu edilen Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi’nde, yukarıda açıklanan mevzuat hükümlerine aykırı şekilde; anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütü üyeliği veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenlerin on beş (15) gün içerisinde oturdukları konutu tahliye etmeleri gerektiğinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 124. maddesi hükmü uyarınca, Kanun koyucunun genel prensipleri belirlemesi koşuluyla düzenlenecek konunun uygulanması ve uygulamaya ilişkin ayrıntıların belirlenmesi amacıyla idareye tanınan alt düzenlemeler yapma yetkisi, yasama organının çizdiği sınırlar içinde, başta Anayasa olmak üzere, kanun, tüzük gibi üst hukuk normlarına aykırı olmamak kaydıyla kullanılabileceğinden, üst hukuk normlarına aykırı olan dava konusu düzenlemede hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Yukarıda yer verilen gerekçe ile dava konusu tahliye işleminin dayanağı olan Yönerge hükmünde hukuka uyarlık görülmediğinden, bu hüküm uyarınca tesis edilen tahliye işleminde de hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, gereği görüşüldü:
Her ne kadar, davacı tarafından, dava dilekçesinin “Açıklamalar” ve “Sonuç ve İstem” bölümlerinde dava konusu işleme dayanak kılınan MSY/319-2 (B) Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi’nin, konuttan çıkma, konuttan çıkarılma ve konutun iadesine ilişkin Dördüncü Bölümünün, “Konuttan çıkma” başlıklı 1. maddesinin birinci fıkrasının (l.) bendinde yer alan “Anayasal düzene ve düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütü veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler ile Türk Ceza Kanunu’nun 221’inci maddesinden faydalanmak için başvuranlar kendilerine yapılan tebligat tarihinden itibaren bulundukları konutu 15 gün içerisinde tahliye eder.” ibaresinin iptali istenilmiş ise de, dava dilekçesinin içeriğindeki hukuka aykırılık iddiaları, davalı idarenin savunması ile davacı tarafından yürütmenin durudurulması isteminin reddine ilişkin karara karşı verilen itiraz dilekçesi içeriği esas alınarak, iptali istenilen Yönerge maddesi yönünden uyuşmazlık; anılan Yönerge’nin, konuttan çıkma, konuttan çıkarılma ve konutun iadesine ilişkin Dördüncü Bölümünün, “Konuttan çıkma” başlıklı 1. maddesinin birinci fıkrasının (l.) bendinde yer alan “Anayasal düzene ve düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütü veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler ile” ibaresinin iptali istemine hasren incelenerek gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
MADDİ OLAY :
MSY/319-2 (B) Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi’nin konuttan çıkma, konuttan çıkarılma ve konutun iadesine ilişkin Dördüncü Bölümünün, “Konuttan çıkma” başlıklı 1. maddesinin birinci fıkrasının (l.) bendi;
“Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veyan gruplara ya da terör örgütlerine aidiyeti veya iltisakı kapsamında Türk Ceza Kanunu’nun 221. maddesinden faydalanmak için başvuranlar kendilerine yapılan tebligat tarihinden itibaren bulundukları konutu 15 gün içerisinde tahliye eder. Söz konusu personel kimlikleri, MSB.lığı Gnkur Bşk.lığı ve Kuv. K.lıkları tarafından konut tahsis makamlarına bildirildir. Tebligat işlemleri ise konut tahsis makamları tarafından zaman geçirilmeksizin yapılır. (ilave 29/06/2018)” şeklinde iken, 17/05/2019 tarihinde yapılan ilaveyle;
“Anayasal düzene ve düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütü üyeliği veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler ile (ilave 17/05/2019) Türk Ceza Kanunu’nun 221. maddesinden faydalanmak için başvuranlar kendilerine yapılan tebligat tarihinden itibaren bulundukları konutu 15 gün içerisinde tahliye eder. Söz konusu personel kimlikleri, MSB.lığı Gnkur Bşk.lığı ve Kuv. K.lıkları tarafından konut tahsis makamlarına bildirildir. Tebligat işlemleri ise konut tahsis makamları tarafından zaman geçirilmeksizin yapılır. (ilave 29/06/2018)” şeklinde değiştirilmiştir.
Kara Kuvvetleri Komutanlığı Lojistik Komutanlığında üsteğmen rütbesinde görev yapan davacı hakkında Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianame Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilerek, davacı anılan Mahkemenin E:2019/60 sayılı dosyasında sanık sıfatıyla yargılanmaya başlanmıştır.
Davalı idarece …tarih ve … sayılı işlem tesis edilerek davacıya tebliğ edilmiş; hakkında kamu dava açılmış olması sebebiyle davacıdan, tarafına tahsis edilen kamu konutunu 15 gün içerisinde tahliye etmesi istenilmiştir.
Bunun üzerine dava konusu bireysel işlem ile anılan işlemin dayanağı olan MSY/319-2 (B) Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi’nin 1. maddesinin birinci fıkrasının (l.) bendine 17/05/2019 tarihinde ilave edilen “Anayasal düzene ve düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütü üyeliği veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler ile” ibaresinin iptali istemleriyle bakılan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Ceza kovuşturması sırasında görevden uzaklaştırma” başlıklı 140. maddesinde; “Haklarında mahkemelerce cezai kovuşturma yapılan Devlet memurları da 138 inci maddedeki yetkililer tarafından görevden uzaklaştırılabilirler.”;
“Görevden uzaklaştırılan veya görevinden uzak kalan memurların hak ve yükümlülüğü” başlıklı 141. maddesinin birinci fıkrasında; “Görevden uzaklaştırılan ve görevi ile ilgili olsun veya olmasın herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınan memurlara bu süre içinde aylıklarının üçte ikisi ödenir. Bu gibiler bu Kanunun öngördüğü sosyal hak ve yardımlardan faydalanmaya devam ederler… ” hükümlerine yer verilmiştir.
926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun “Açığa çıkarılan, tutuklanan veya firar ve izin tecavüzünde bulunan, cezası infaz edilmekte olan subaylar hakkında yapılacak işlem:” başlıklı 65. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde ise; “(Değişik: 26/3/1982 – 2642/10 md.) Açığa alınan ya da tutuklananlar;
1) Hizmet eri tazminatından ve bu Kanunda öngörülen aile yardım ödeneği, mahrumiyet yeri ödeneği, doğum yardım ödeneği, ölüm yardım ödeneği, tedavi ve cenaze masrafları, yakacak yardımı, giyecek ve yiyecek (tayın bedeli) yardımı, tahsil bursları ve yurttan faydalanma, lojmandan faydalanma hükümlerinden yararlanmaya devam ederler.” hükmü düzenlenmiştir.
Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi’nin “Konuttan Çıkma, Konuttan Çıkarılma ve Konutun İadesi” başlıklı 4. Bölümünün 1.maddesinin (l.) bendinde; “Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütü üyeliği veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler ile (ilave 17/05/2019) Türk Ceza Kanununun 221.maddesinden faydalanmak için başvuranlar kendilerine yapılan tebligat tarihinden itibaren bulundukları konutu 15 gün içerisinde tahliye eder. Söz konusu personel kimlikleri, MSB.lığı, Gnkur.Bşklığı ve Kuv.K.lıkları tarafından konut tahsis makamlarına bildirilir. Tebligat işlemleri ise konut tahsis makamları tarafından zaman geçirmeksizin yapılır. (ilave 29/06/2018)” kuralı yer almaktadır.
375 sayılı “657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 2802 Sayılı Hakimler Ve Savcılar Kanunu, 2914 Sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu, 5434 Sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu İle Diğer Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması, Devlet Memurları Ve Diğer Kamu Görevlilerine Memuriyet Taban Aylığı Ve Kıdem Aylığı İle Ek Tazminat Ödenmesi Hakkında Kanun Hükmünde Kararname”ye, 25/7/2018 tarih ve 7145 sayılı “Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un 26. maddesiyle eklenen Geçici 35. maddenin ilgili kısımlarında ise;
“A) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen Anayasa Mahkemesi üyeleri hakkında Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun salt çoğunluğunca; Yargıtay daire başkanı ve üyeleri hakkında Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunca; Danıştay daire başkanı ve üyeleri hakkında Danıştay Başkanlık Kurulunca; hâkim ve savcılar hakkında Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunca, askeri hâkimler hakkında Milli Savunma Bakanının başkanlığında, Milli Savunma Bakanı tarafından birinci sınıf askeri hâkimler arasından seçilecek iki askeri hâkimden oluşan komisyonca ve Sayıştay meslek mensupları hakkında Sayıştay Başkanının başkanlığında, başkan yardımcıları ile Sayıştay Başkanı tarafından belirlenecek bir daire başkanı ve bir üyeden oluşan komisyonca meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilir. Bu kararlar, Resmî Gazetede yayımlanır ve yayımı tarihinde ilgililere tebliğ edilmiş sayılır. Meslekten çıkarma kararlarına karşı ilgili kanunlarda yer alan hükümler uyarınca itiraz edilmesi veya yeniden inceleme talebinde bulunulması üzerine verilen kararlar da Resmî Gazetede yayımlanır ve yayımı tarihinde ilgililere tebliğ edilmiş sayılır. Bu kişiler hakkında alınan kararlar on beş gün içinde Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. Görevden uzaklaştırılanlar veya görevlerine son verilenlerin silah ruhsatları ve pasaportları iptal edilir ve bu kişiler oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından on beş gün içinde tahliye edilir.
Bu fıkranın birinci paragrafı uyarınca görevine son verilenler hakkında bu maddenin (B) fıkrasının ikinci paragrafı hükümleri uygulanır. Ayrıca askeri hâkimlerin askeri rütbeleri, mahkûmiyet kararı aranmaksızın alınır.
B) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen;
1) 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununa tabi personel Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır.
… … …
Bu fıkraya göre görevlerine son verilenlerin silah ruhsatları, gemi adamlığına ilişkin belgeleri ve pilot lisansları iptal edilir ve bu kişiler oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından on beş gün içinde tahliye edilir. Bu kişiler özel güvenlik şirketlerinin kurucusu, ortağı ve çalışanı olamaz.
… … … ” hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Uyuşmazlık, MSY/319-2 (B) Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi’nin konuttan çıkma, konuttan çıkarılma ve konutun iadesine ilişkin Dördüncü Bölümünün, “Konuttan çıkma” başlıklı 1. maddesinin birinci fıkrasının (l.) bendine 17/05/2019 tarihli değişiklikle ilave edilen ibare ile söz konusu düzenleme uyarınca tesis edilen dava konusu işlemin dayanağı olan üst hukuk normuna ve hukuka uygun olup olmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır.
Dava, MSY/319-2 (B) Türk Silahlı Kuvvetler Konut Yönergesi’nin Dördüncü Bölümünün, 1. maddesinin değişik birinci fıkrasında yer alan; “Anayasal düzene ve düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütü veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler ile” ibaresinin iptali istemi yönünden incelendiğinde;
Yukarıda açık metinlerine yer verilen 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca, görevden uzaklaştırılan ve göreviyle ilgili olsun veya olmasın herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınan memurların, sosyal haklardan yararlanmaya devam edeceği; keza, 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu hükümleri uyarınca açığa alınan ya da tutuklanan subay, astsubay ve askeri memurların, kendilerine tahsis edilen kamu konutlarından faydalanmaya devam edecekleri anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, yukarıda alıntısına yer verilen 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesinin (B) bendinde, 926 sayılı Kanun’a tabi personelden, yalnızca görevlerine son verilenlerin kamu konutlarından tahliye edileceği hükmüne yer verilmiştir. Aynı maddenin (A) bendi incelendiğinde ise; kamu görevlileri bakımından göreve son verilme şartı aranmamış, anılan bentte sayma yoluyla belirtilen kamu görevlilerinin görevden uzaklaştırılmaları halinde, tahsis edilen kamu konutlarından tahliye edilecekleri hüküm altına alınmıştır.
Türk Silahlı Kuvvetleri Personeli yönünden kamu konutlarından tahliye için açığa alınmanın ya da tutuklanmanın yeterli görülmeyerek, göreve son verilme şartının öngörülmesi karşısında; görevden uzaklaştırılan Türk Silahlı Kuvvetleri Personelinin kamu konutlarından tahliye edilemeyeceği sonucuna ulaşılmaktadır.
Dava konusu Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi’nde, yukarıda açıklanan kanuni düzenlemelere aykırı şekilde; anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütü üyeliği veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenlerin 15 gün içerisinde oturdukları konutu tahliye etmeleri gerektiğinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Öte yandan, her ne kadar idare tarafından; “Silahlı Kuvvetlerle ilgili maddi ve manevi değerde saklanması veya gizlenmesi gereken her çeşit bilgi veya tesisin personelin fikri veya fiziki kontrolünde olduğu, dolayısıyla personelin hassas ölçülerle değerlendirilmesinin başlı başına güvenlik önlemi sayılacağı, 15 Temmuz 2016 tarihinde Devlet aleyhinde gerçekleşen hain bir darbe girişiminde bulunulduğu, Anayasal düzenin, milli iradenin, hukuk devletinin, demokrasinin ve temel hak ve hürriyetlerin korunması, benzer bir girişimin tekrar etmemesi ve terörle mücadelenin etkin bir biçimde sürdürülebilmesi amacıyla OHAL ilan edildiği ve OHAL süresince birtakım ivedi tedbirlerin alınmasının zorunlu hale geldiği, kamu hizmetini yürütmekle görevli olan idarenin, milli güvenliğin ve Devletin devamlılığının sağlanabilmesi amacıyla birtakım tedbirler alması gerektiği” ifade edilerek, bu hususi durumun tesis edilen işlemin gerekçesi olduğu belirtilmekte ise de; 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesinde; idarenin savlarında belirtilen olağanüstü süreçle bağlantılı birtakım tedbirler düzenleme altına alınırken, kanun koyucu tarafından Türk Silahlı Kuvvetleri personeli bakımından açığa alınmanın yeterli görülmemesi ve yukarıda metinlerine yer verilen 657 ve 926 sayılı Kanun hükümlerine istisna getirir nitelikte bir düzenleme yapılmaması karşısında, bu savunmaya itibar edilmemiştir.
Bu durumda, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 124. maddesi hükmü uyarınca, Kanun koyucunun genel prensipleri belirlemesi koşuluyla, düzenlenecek konunun uygulanması ve uygulamaya ilişkin ayrıntıların belirlenmesi amacıyla idareye tanınan alt düzenlemeler yapma yetkisinin, yasama organının çizdiği sınırlar içinde, başta Anayasa olmak üzere, kanun, tüzük gibi üst hukuk normlarına aykırı olmamak kaydıyla kullanılabileceği açık olduğundan, üst hukuk normlarına aykırı olan dava konusu düzenlemede hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Dava, davacının, kendisine tahsis edilen kamu konutundan tahliye edilmesi yolundaki … tarih ve … sayılı işlem yönünden incelendiğinde;
Yukarıda yer verilen gerekçe ile dava konusu tahliye işleminin dayanağı olan Yönerge hükmünde hukuka uyarlık görülmediğinden, bu hüküm uyarınca tesis edilen davacının konuttan tahliyesine ilişkin işlemde de hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Dava konusu MSY/319-2 (B) Türk Silahlı Kuvvetler Konut Yönergesi’nin Dördüncü Bölümünün 1. maddesinin birinci fıkrasının (l.) bendinde yer alan “Anayasal düzene ve düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütü üyeliği veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler ile” ibaresinin İPTALİNE,
2. Davacının, kendisine tahsis edilen kamu konutundan tahliye edilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin İPTALİNE,
3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen …-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
5. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 18/05/2022 tarihinde dava konusu Yönerge maddesinin iptali istemi yönünden oyçokluğuyla, dava konusu işlemin iptali istemi yönünden oybirliğiyle karar verildi.
(X) – KARŞI OY :
Dairemizin 17/05/2022 tarih ve E:2019/5593, K:2022/2597 sayılı kararı ile dava konusu MSY/319-2 (B) Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi’nin; konuttan çıkma, konuttan çıkarılma ve konutun iadesine ilişkin Dördüncü Bölümünün, “Konuttan çıkma” başlıklı 1. maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinde yer alan “Anayasal düzene ve düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütü üyeliği veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler ile” ibaresinin iptaline karar verildiğinden, bu davada, aynı ibarenin iptali istemi hakkında yeniden bir karar verilmesine yer bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle, işbu davada iptali istenilen ibare hakkında “karar verilmesine yer olmadığına” hükmedilmesi gerektiği görüşüyle, çoğunluk kararının bu kısmına katılmıyorum.