Danıştay Kararı 12. Daire 2019/7870 E. 2022/3713 K. 15.06.2022 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2019/7870 E.  ,  2022/3713 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/7870
Karar No : 2022/3713

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, sözleşmeli öğretmen adaylarına yönelik 11/08/2018 tarihinde gerçekleştirilen mülakatta başarısız sayılarak atamasının yapılmamasına ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; Sözlü sınavda davacıya 4 adet soru yöneltildiği, bahse konu soruların yer aldığı tutanağın davacı tarafından imzalandığı, bunun yanında bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü, iletişim becerileri, özgüveni ve ikna kabiliyeti, bilimsel ve teknolojik gelişmelere açıklığı, topluluk önünde temsil yeteneği ve eğitimcilik nitelikleri olarak 4 ayrı başlık halinde düzenlenmiş olan değerlendirme kriterleri yönünden davacıya komisyon başkan ve üyeleri tarafından verilen, puanların aritmetik ortalamasının alınması sonucunda davacının sözlü sınav puanın 52,00 olarak tespit edildiği, verilen puanlar ile davacının sözlü sınav sonucunda aldığı puanın tutanak altına alınarak, tutanağın komisyon başkanı ve üyeler tarafından imzalandığı, bu durumda, davacının katıldığı sözlü sınav esnasında sınav kurulu üyeleri tarafından her bir kriter hakkında ayrı ayrı değerlendirme yapılarak tutanak altına alındığı, yapılan bu değerlendirmeler sonucu verilen puanların birbirine yakın olduğu, bu tür sınavların yapısı gereği adayların bilgi düzeyini ölçmeye yönelik yapılan yazılı sınavlardan farklı olarak muhakeme gücü, temsil, ifade ve ikna yeteneği, özgüveni gibi gözlem ve kanaate dayalı unsurlar yönünden de adayların sınav sırasındaki genel durumlarının değerlendirilmesinin amaçlandığı, sınavın sesli veya görüntülü olarak kayıt altına alınması gerektiğine ilişkin olarak Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmelikte herhangi bir kuralın da yer almadığı dikkate alındığında, komisyon üyelerinin takdir yetkilerini ilgili mevzuata uygun olarak kullandıkları ve uyuşmazlık konusu sözlü sınavın mevzuat hükümlerine uygun şekilde gerçekleştirildiği sonucuna ulaşıldığından, davacının sözlü sınavda başarısız sayılması nedeniyle atamasının yapılmamasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Tüm soruları doğru cevapladığı, 75 puan verilmesi gerektiği, sorulara verilen cevapların ve neye göre puanlanmış olduğunun tutanaklarda yer almadığı, “başarı düzeyinin altındaki puanın gerekçesinin ortaya konulmadığı, sınavın görüntülü ve sesli kaydının alınmadığı, sınavın objektif yapılmadığı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Usule ilişkin olarak davanın süresinde açılmadığı, esasa ilişkin olarak dava konusu mülakata ilişkin işlemlerin ilgili Kanun ve Yönetmelik hükümleri çerçevesinde belirlenen esaslar doğrultusunda hukuka uygun olarak gerçekleştirildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Dava dosyasının incelenmesinden; davalı idarece, davacıya önceden hazırlanmış sorular içerisinden kura çekmek suretiyle dört adet soru sorulduğu, bu soruların dosyaya ibraz edildiği, ancak bu soruların idare tarafından önceden belirlenmiş cevap anahtarının dosyaya sunulmadığı anlaşıldığından, sözlü sınav komisyonu başkan ve üyelerinin, davacının cevaplarının doğruluğunun üzerinden değerlendirilmesi gereken cevap anahtarının görülememesi sebebiyle, dosya bu haliyle hukuki denetime elverişli bulunmadığından eksik inceleme nedeniyle, temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 15/06/2022 tarihinde, kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Dava; Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmelik hükümleri uyarınca sözleşmeli öğretmen adaylarına yönelik 11/08/2018 tarihinde gerçekleştirilen sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen Türkiye Cumhuriyeti Devletinin temel niteliklerinden olan “hukuk devleti” ilkesi, vatandaşlarına hukuk güvenliğini sağlayan, idarenin hukuka bağlılığını amaç edinen, buna karşılık kamu gücünün sınırsız, ölçüsüz ve keyfi kullanılmasını önleyen en önemli unsurlardan biridir. Nitekim hukuk devleti ilkesinin yaşama geçirilmesini sağlayacak araçlar arasında, Anayasanın 8. maddesinde, yürütme yetkisi ve görevinin, Anayasa ve kanunlara uygun olarak kullanılacağı ve yerine getirileceği; Anayasanın 125. maddesinde de, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu kuralına yer verilmiştir.
Sözlü sınavda başarısız sayılma işleminin; diğer idari işlemlerin yargısal denetiminde olduğu gibi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden yargısal denetiminin yapılması esastır. İdari işlemin yetki, şekil gibi salt usule ilişkin unsurları ile sınırlı olarak yapılacak bir yargısal denetim, hukuk devleti ilkesinin sağladığı güvenceyi temin etmeyecektir.
Sözlü sınavda başarısız sayılma işleminin yargısal denetimin tüm unsurlarıyla gerçekleştirebilmesi için; sözlü sınav öncesinde, sınavda sorulacak soruların ve cevaplarının (cevap anahtarının) hazırlanması ve tutanağa bağlanması, sınav sırasında, sınav komisyonunca her adaya sorulan soruların kayda geçirilmesi, adayların sorulara verdiği yanıtlara hangi komisyon üyesince, hangi notun takdir edildiğinin tutanakta ayrı ayrı gösterilmesi gerekmektedir. Ancak, bu şekilde gerçekleştirilen sözlü sınava ilişkin idari işlemin yetki ve şekil dışındaki unsurlar yönünden de hukuka uygunluk denetimi sağlanmış olacaktır.
Dava konusu uyuşmazlıkta; sınav komisyonunca her adaya sorulan soruların kayıt altına alındığını gösterir tutanak veya belgenin dosyaya ibraz edildiği, ancak sözlü sınav sorularına ait cevap anahtarının dosyada mevcut olmadığı görülmüş olup, sözlü sınavda etkili bir hukuki denetimin sağlanabilmesi açısından, adaylara sorulmak için önceden hazırlanan sorulara ilişkin cevap anahtarının da sözlü sınavın yapılmasından önce hazırlanmış olması ve davalı idarece dosyaya ibraz edilmesi gerekmektedir. Ancak, dava konusu uyuşmazlığın hukuki denetimi yapılırken, bu gerekliliğin Mahkemece göz ardı edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; İdare Mahkemesince eksik inceleme sonucunda verildiği anlaşılan kararda hukuki isabet bulunmadığından, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle, aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.