Danıştay Kararı 12. Daire 2020/1600 E. 2022/1397 K. 23.03.2022 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2020/1600 E.  ,  2022/1397 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/1600
Karar No : 2022/1397

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN TARAFLAR :
1- (DAVACI) : … mirasçısı;

VEKİLİ : Av. …

2- (DAVALI) : …Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhe olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Yetim aylığı almakta iken hakkındaki muhtaçlık kararının kaldırılması nedeniyle aylığı kesilerek borç çıkarma işlemi tesis edilen müteveffa mirasçısı tarafından, davalı idarenin … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı ile … tarih ve … sayılı işlemlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; davacının 01/12/1992 tarihinden itibaren aldığı yetim aylığının kesildiğini son maaş ödemesinin yapıldığı 2006 yılı Mayıs ayından sonraki üç aylık dönem olan Ağustos ayında öğrendiği, adına çıkarılan borç miktarından da Erzincan Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 05/06/2008 tarihli işleminin tebliğ edildiği 10/06/2008 tarihinden itibaren haberdar olduğu, dolayısıyla bu tarihten itibaren 60 gün içerisinde açılması gerekirken, bu süre geçirildikten çok sonra açılan davanın; davacının maaşının kesilmesine ve adına borç çıkarılmasına yönelik 03/01/2008, 10/01/2008 ve 05/06/2008 tarihli işlemler yönünden süre aşımı sebebiyle esasını inceleme olanağının bulunmadığı, davacının adına tahakkuk ettirilen borcun silinmesi, maaş kesintisinin başladığı tarihten itibaren ödenmesi gereken maaş tutarlarının topluca ödenmesi ve yeniden aylık bağlanması talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin 30/03/2012 tarihli işlem yönünden, davacı adına çıkarılan borca yönelik yukarıda yer verilen işlemlerin süre aşımı sebebiyle esasını inceleme olanağı bulunmadığının belirlenmesi sebebiyle, dava konusu işlemin, dava açma süresi geçirildikten sonra dava açma süresini ihya etmeyecek olan, davacı adına tahakkuk ettirilen borcun silinmesi ve maaş kesintisinin başladığı tarihten itibaren ödenmesi gereken maaş tutarlarının topluca ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin kısmı yönünden de süre aşımı sebebiyle esasını inceleme olanağının bulunmadığı, 30/03/2012 tarihli işlemin, yeniden aylık bağlanması talebinin reddine ilişkin kısmında ise, idarece davacının başvuru tarihi itibarıyla muhtaçlık durumunun incelenip bir karar verilmesi gerekirken, 2006 yılında muhtaçlık kararının kaldırıldığından bahisle reddedilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, davanın; … tarih ve … sayılı işlem, … tarih ve … sayılı işlem, … tarih ve … sayılı işlem ile … tarih ve … sayılı işlemin, adına tahakkuk ettirilen borcun silinmesi ve maaş kesintisinin başladığı tarihten itibaren ödenmesi gereken maaş tutarlarının topluca ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin kısmı yönünden süre aşımı nedeniyle reddine, … tarih ve … sayılı işlemin, yeniden aylık bağlanması talebinin reddine ilişkin kısmının ise iptaline karar verilmiştir.

TARAFLARININ İDDİALARININ ÖZETİ:
1- Davacı tarafından; müteveffanın davalı idareden yeni bir talepte bulunarak, bu talebinin reddi neticesinde yasal süresi içerisinde davasını açtığı, eski tarihli işlemin tebliğ tarihinin esas alınmak suretiyle, davanın süre aşımı yönünden reddinin usule aykırılık teşkil ettiği ileri sürülmektedir.
2- Davalı idare tarafından; muhtaçlığın iptaline ilişkin İl İdare Kurulu kararı dayanak alınarak işlem tesis edildiği, bu nedenle kurumca yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı, ayrıca muafiyete rağmen aleyhlerine harca hükmedilmesinin bozma sebebi teşkil ettiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN
SAVUNMASININ ÖZETİ : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : İdare Mahkemesi kararının davanın; … tarih ve … sayılı işlem, … tarih ve … sayılı işlem ve … tarih ve … sayılı işlem yönünden süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kısmı ile … tarih ve … sayılı işlemin yeniden aylık bağlanması talebinin reddine ilişkin kısmının iptaline ilişkin kısmının onanması, … tarih ve … sayılı işlemin, adına tahakkuk ettirilen borcun silinmesi ve maaş kesintisinin başladığı tarihten itibaren ödenmesi gereken maaş tutarlarının topluca ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin kısmı yönünden davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
10/11/1992 tarihli kararla, 5434 sayılı Kanun’un 108. maddesi uyarınca muhtaçlığına karar verilmiş olan müteveffaya, 5434 sayılı Kanun’a tabi iştirakçi iken 13/03/1992 tarihinde vefat eden oğlundan dolayı aynı Kanun’un 72. maddesi uyarınca 01/12/1992 tarihinden itibaren yetim aylığı bağlanmıştır.
Aynı zamanda 01/02/1993 tarihinden itibaren Bağkur’dan asgari ücretin üzerinde aylık aldığının tespiti üzerine, ilgilinin almakta olduğu aylıkların 16 yaşından büyük işçiler için tespit edilen asgari ücretle mukayesesinin yapılarak muhtaç olup olmadığı, muhtaç değil ise hangi tarihten itibaren muhtaçlığının kaldırıldığının bildirilmesi amacıyla yazışmalar yapılmıştır.
18/01/2007 tarihli muhtaçlık belgesiyle, asgari ücret ile Bağkur’dan alınan aylığın karşılaştırılması neticesinde, müteveffa ile ilgili talebin kurula ilk ulaştığı tarih olan 18/07/2006 tarihinden itibaren muhtaç olmadığına karar verilmiştir.
30/05/2007 tarihli muhtaçlık belgesiyle, 5434 sayılı Kanun’un 108. maddesi gereğince verilen 10/11/1992 tarihli muhtaçlık kararı iptal edilmiştir.
İlgilinin Erzincan ilinde ikamet ettiğinin tespiti üzerine yapılan yazışma neticesinde Erzincan İl İdare Kurulunun 25/07/2007 tarihli kararıyla, 1997,1999, 2000 yıllarının tamamıyla, 2001 yılının 1.,2.,3.,4. ve 2002 yılının 12. ayı hariç aldığı aylıkları asgari ücretin altında olduğundan, bu tarihlerde muhtaç olduğuna karar verilmiştir.
Bu karar üzerine 26/12/2007 tarihli işlem ile muhtaçlığının iptal edildiği 18/07/2006 tarihinden 10 yıl geriye gidilmek suretiyle 01/08/1996 tarihinden itibaren aylıkları iptal edilerek, 1997,1999, 2000 yıllarının tamamıyla, 2001 yılının 1.,2.,3.,4. ve 2002 yılının 1.,2.,3.,4.,5.,6.,7.,8.,9.,10.,11. ayları hariç olmak üzere borç çıkarılmıştır.
Davalı idarenin Emekli Sandığı Ödemeler Dairesi Başkanlığına hitaplı … tarih ve … sayılı yazısında; yetim aylığı almakta iken muhtaçlık iptali nedeniyle 01/08/1996 tarihinden itibaren aylıkları kesilen müteveffanın yersiz almış olduğu 01/08/1996-31/07/2006 tarihleri arasındaki istihkakları tutarı toplam 18.525,63-TL’nin, adına borç tahakkuk ettirildiği, dosyada kayıtlı … (11/12/2002 evlenme) adına tahakkuk eden aylık farkı tutarı 290,26-TL ile evlenme ikramiyesi farkı tutarı 907,68-TL’nin mahsup edildiği bildirilmiştir.
Davalı idarece müteveffaya gönderilen … tarih ve … sayılı yazıda, muhtaçlığının kalkması nedeniyle aylığının kesildiği, 01/08/1996-31/07/2006 arası dönem aylılarıyla ilgili olarak 17.327,69-TL borç çıkarıldığı, faiz borcunun ayrıca bildirileceği belirtilerek, tutarın 15 gün içerisinde ödenilmesi istenilmiştir.
Yine Erzincan Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı yazısıyla, 17.327,69-TL tutara 05/06/2008 tarihine kadar hesaplanan 8.891,01-TL kanuni faiziyle birlikte toplam 26.218,70-TL borç tutarının kurum veznesine yatırılması, aksi halde alacağın yasal yollardan tahsili cihetine gidileceği belirtilmiş olup, bu yazı 16/06/2008 tarihinde tebliğ edilmiştir.
06/03/2012 tarihli başvuruyla, 03/01/2008 tarihli yazı ile 18.525,63-TL’nin iadesinin istenildiği, tesis edilen işlemin hukuka aykırılık oluşturduğu, adına tahakkuk ettirilen borcun silinmesi, maaş kesintisinin başladığı tarihten bu güne kadar geçen süre zarfında ödenmesi gereken maaş tutarlarının topluca ödenmesi, muhtaçlık durumunun devamı sebebiyle yeniden aylık bağlanılması talebinde bulunulmuştur.
Davalı idarenin … tarih ve … sayılı işlemiyle, Erzurum İl İdare Kurulu’nun 14/12/2006 tarihli muhtaçlık kararına istinaden aylıkların kesildiği, dilekçe ekinde sunulan yargı kararının bir başka şahsa ait olduğundan işlem yapılmasının mümkün olmadığı şeklinde cevap verilmiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesinde; Danıştayda ve idare mahkemelerinde dava açma süresinin, kural olarak yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren altmış gün olduğu belirtilmiş, 11. maddesinde; “İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır…” kuralına yer verilmiş; aynı Kanun’un işlem tarihinde yürürlükte bulunan 10. maddesinde ise; “İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer, altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Altmış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler.” kuralı getirilmiştir.
Öte yandan, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na 08/05/2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5754 sayılı Kanun’un 68. maddesiyle eklenen “5434 sayılı Kanun’a İlişkin Geçiş Hükümleri” başlıklı Geçici 4. maddesinin birinci fıkrasında; bu Kanun’un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 08/06/1949 tarih ve 5434 sayılı Kanun’a göre; aylık, tazminat, harp malullüğü zammı, diğer ödemeler ve yardımlar ile 08/02/2006 tarih ve 5454 sayılı Kanun’un 1. maddesine göre ek ödeme verilmekte olanlara, bu Kanun’la yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun’da kendileri için belirtilmiş olan şartlara haiz oldukları müddetçe bunların ödenmesine devam olunacağı, beşinci fıkrasında; bu madde kapsamına girenlerin aylıkların bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanun’la yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılacağı, on ikinci fıkrasında ise; bu Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönemlere ait 5434 sayılı Kanun’dan kaynaklanan alacakların takip ve tahsil işlemlerinin 5434 sayılı Kanun’un bu Kanun’la yürürlükten kaldırılan ilgili hükümlerine göre Kurumca sonuçlandırılacağı kurallarına yer verilmiştir.
5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun 121. maddesinde; “Her ne suretle olursa olsun istihkaklarından fazla yapılan ödemeler, ilgililerin, varsa sonraki her çeşit istihkaklarından hüküm alınmaksızın kesilmek suretiyle geri alınır. Ancak ilgili, Sandıkça yapılan bu muamelenin yersizliği hakkında Danıştayda dava açabilir. Herhangi bir nedenle Sandık tarafından ilgililere istihkaklarından fazla veya yersiz olarak yapılan ödemelerin, bu hatalı işlemlerin düzeltildiği tarihten geriye doğru hesap edilecek beş yıllık tutarları tahsil edilir. Tahsilin ne şekilde yapılacağı yönetmelikle düzenlenir.” kuralına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, temyize konu Mahkeme kararının davanın; … tarih ve … sayılı işlem, … tarih ve … sayılı işlem ve … tarih ve … sayılı işlem yönünden süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kısmı ile … tarih ve … sayılı işlemin yeniden aylık bağlanması talebinin reddine ilişkin kısmının iptaline ilişkin kısmında 49. maddede belirtilen bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, kararın bu kısmına yönelik temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.
Kararın; … tarih ve … sayılı işlemin, adına tahakkuk ettirilen borcun silinmesi ve maaş kesintisinin başladığı tarihten itibaren ödenmesi gereken maaş tutarlarının topluca ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin kısmı yönünden davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kısmına gelince;
İlgililerin, süre gelen etkiler doğuran idari işlemlere karşı 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 10. maddesi hükmü uyarınca, haklarında kanunların öngördüğü işlemlerin yapılması için her zaman idareye başvurmaları ve isteklerinin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde de anılan maddede öngörülen usule uygun olarak dava açılabileceği açıktır.
Müteveffanın, 03/01/2008 tarihli yazı uyarınca 01/08/1996 tarihinden itibaren aylıklarının kesilerek, 01/08/1996-31/07/2006 tarihleri arası 18.525,63-TL’nin borç çıkarılmasına istinaden, adına tahakkuk ettirilen borcun silinmesi, maaş kesintisinin başladığı tarihten bugüne kadar geçen süre zarfında ödenmesi gereken maaş tutarları toplamının hesaplanarak topluca ödenmesi yönündeki 06/03/2012 tarihli başvurusunun, 2577 sayılı Kanun’un 10. maddesi kapsamında yapılan yeni bir başvuru olduğu dikkate alındığında, söz konusu başvurunun reddine ilişkin 30/03/2012 tarihli işlemin tebliği üzerine 60 gün içerisinde kalan 10/04/2012 tarihinde açılan davanın, süre aşımı nedeniyle reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında ilgili kısım açısından hukuki isabet görülmemiştir.
Öte yandan, İdare Mahkemesince bozma kararı üzerine yeniden yapılacak değerlendirme neticesinde, müteveffaya 5510 sayılı Kanun’a 5754 sayılı Kanun ile eklenen Geçici 4. maddenin yürürlüğe girmesinden önce 5434 sayılı Kanun’a tabi olarak Sandıkça aylık bağlandığı açık olduğundan, dava konusu uyuşmazlık açısından, yukarıda anılan mevzuat uyarınca 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre karar verilmesi gerekmekte olup, yersiz ödenen aylıkların 5434 sayılı Kanun’un 121. maddesi uyarınca geriye doğru en fazla beş yıllık süre için borç çıkarılması mümkün iken, 5510 sayılı Kanun’un 96. maddesi uygulanmak suretiyle geriye doğru 10 yıllık süre için borç çıkarılmasına ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı açıktır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kısmen reddine, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, davanın; .. tarih ve … sayılı işlem, … tarih ve … sayılı işlem ve … tarih ve … sayılı işlem yönünden süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kısmının ONANMASINA,
2. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, … tarih ve … sayılı işlemin yeniden aylık bağlanması talebinin reddine ilişkin kısmının iptaline ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, … tarih ve … sayılı işlemin, adına tahakkuk ettirilen borcun silinmesi ve maaş kesintisinin başladığı tarihten itibaren ödenmesi gereken maaş tutarlarının topluca ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin kısmı yönünden davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 23/03/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY:
Temyize konu İdare Mahkemesi kararı usul ve hukuka uygun olduğundan, tarafların temyiz istemlerinin reddedilerek kararın aynen onanması gerektiği düşüncesiyle, davacının temyiz istemi kısmen kabul edilmek suretiyle verilen bozma kararına katılmıyorum.