Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2020/182 E. , 2022/1413 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/182
Karar No : 2022/1413
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Kurumu
VEKİLİ : Av. …
2- … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunda memur olarak görev yapan davacının, kullandığı hastalık izinlerinin yasal sınırı aştığından bahisle, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 25. maddesi uyarınca adi malul olarak emekli edilmesine ilişkin işlemlerin iptali ile özlük haklarının tanınmasına karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 105. maddesinde, memurlara aylık ve özlük hakları korunarak, kanser, verem ve akıl hastalığı gibi uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren hastalıkları halinde, toplamda 36 ay hastalık izni verilmesinin öngörüldüğü; bu süre sonunda da iyileşemeyen memurlar hakkında emeklilik hükümlerinin uygulanmasının kurala bağlandığı; Devlet Memurlarına Verilecek Hastalık Raporları ile Hastalık ve Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6. maddesinde ise, azami izin sürelerinin hesabında, aynı hastalığa bağlı olarak fasılalarla kullanılan hastalık izinlerinin, iki izin arasında geçen sürenin 1 yıldan az olması kaydıyla dikkate alınacağının belirtildiği; buna göre davacının hastalık izin süreleri arasında 1 yıldan az süre bulunduğu, kanser hastalığına bağlı olarak kullanılan tüm hastalık izinlerinin 1091 gün olduğu ve 657 sayılı Kanun’daki 36 aylık azami sürenin aşıldığı dikkate alındığında, davacının emekliliğe sevk edilmesine yönelik işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Davacı tarafından, anılan kararın temyiz edilmesi üzerine; … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…, Temyiz No:… sayılı kararıyla; malulen emekliliğe sevk edilmesi yolundaki işlemin iptali istemiyle açılan davada, istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararın kesin olduğu ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 46. maddesinde sayılan temyize tabi davalardan olmadığı anlaşıldığından, kesin olarak verilen karara karşı temyiz başvurusunda bulunulmasının mümkün bulunmadığı gerekçesiyle, temyiz isteminin reddine, 7 gün içerisinde Danıştaya temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiş; bu kararın temyizi neticesinde, Dairemizin 09/07/2019 tarih ve E:2019/2453, K:2019/5621 sayılı kararıyla, 657 sayılı Kanun’un 98 ve 105. maddelerine göre davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlem, kamu görevinden çıkarılma sonucunu doğurduğundan, 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinin (c) bendi uyarınca temyize tabi olduğu gerekçesiyle temyiz isteminin reddine ilişkin karar bozulmuştur.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kullandığı hastalık izinlerinin yasal sınırı aşması nedeniyle adi malul olarak emekli edilebilmesi için, hastalıkların aynı hastalık olması gerektiği, oysa, 2014 yılından sonra verilen raporların aynı hastalıkla ilgili olmadığı, 2012-2014 yılları arasında kanser hastalığı için kullandığı hastalık izinlerinin 1071 gün olduğu, 2014 tarihinden sonra grip ya da zatürre hastalığı nedeniyle verilen 261 günlük raporların kanser tedavisi için aldığı raporlara eklenerek dava konusu işlemler tesis edildiğinden, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunda memur (yönetim görevlisi) olarak görev yapan davacı, 23/12/2011 tarihinde yakalandığı “Opera Meme Ca (C50)” hastalığı nedeniyle 19/12/2014 tarihine kadar 1070 gün hastalık izni kullanmış, Hacettepe Üniversite Hastanelerinin … tarih ve … sayılı raporunda, davacının 19/12/2014 tarihinden itibaren işe başlamasında herhangi bir sakınca olmadığı belirtildiğinden, davacı tekrar işe başlamıştır.
Davacı 2014 yılından sonra da aynı hastalık nedeniyle rapor kullanmaya devam ettiği için Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun … tarih ve … sayılı yazısı ile davacının heyet raporları, 657 sayılı Kanun’un 105. maddesi ile 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’nun 47. maddesi uyarınca incelenmek üzere Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına gönderilmiş, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca verilen … tarih ve … sayılı cevabi yazıda, davacı hakkında Hacettepe Üniversite Hastanelerince düzenlenen … tarih ve … sayılı raporun Sağlık Kurulunca incelenerek, davacının 03/11/2015 tarihinde 3 (üç) yıllık sağlık izni süresini doldurduğuna ve bu tarihten itibaren adi malul olduğuna 29/06/2016 tarihinde karar verildiği bildirildiğinden, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanlık makamının 02/08/2016 tarih ve 29014 sayılı Oluru ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 25. maddesi uyarınca davacı adi malul olarak emekliye sevkedilmiştir.
Bunun üzerine davacı, 23/08/2016 dilekçesi ile 19/12/2014 tarihinden sonra hakkında düzenlenen ve konusu “C50.9-Meme malign neoplazm” yazılı olan heyet raporlarının bu hastalıkla ilgili olmadığı, gribal hastalık, pnömoni ve kadın hastalıkları şikayetlerinden kaynaklandığına ilişkin Hacettepe Üniversite Hastanelerince düzenlenen … tarih ve … sayılı raporu gerekçe göstererek emeklilik koşullarının oluşmadığından bahisle görevine devam etmek için başvurmuş, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının … tarih ve … sayılı yazısı ile davacının başvurusunun Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca incelenerek … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla 03/11/2015 tarihinde toplam 3 (üç) yıllık sağlık izni süresini doldurduğu ve bu tarih itibarıyla adi malul olduğuna karar verildiği davacıya bildirilmiş, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının … tarih ve … sayılı yazısı ile 15/08/2016 tarihinden itibaren davacıya emekli aylığı bağlanmış, davacı tarafından adi malul olarak emekli edilmesine ilişkin işlemlerin iptali ile özlük haklarının tanınmasına karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun “5434 sayılı Kanuna İlişkin Geçiş Hükümleri” başlıklı Geçici 4. maddesinin dördüncü fıkrasında, “Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar … hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır…” hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanun’un “Malûl sayılma” başlık 25. maddesinin beşinci ve altıncı fıkralarında; “4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalılardan, vazifelerini yapamayacak derecede hastalığa uğrayanlar, hastalıkları kanunlarında tayin edilen sürelerden fazla devam etmesi halinde, hastalıklarının mahiyetlerine ve doğuş sebeplerine göre birinci fıkra uyarınca malûl veya 47 nci madde hükümlerine göre vazife malûlü sayılırlar.
4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalılardan; personel kanunlarına tabi olmayanların hastalık sebebiyle malûl sayılmalarına esas alınacak hastalık süresi hakkında kendi özel kanunları yürürlüğe girinceye kadar 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun hastalık iznine ilişkin hükümleri uygulanır. Kanunlarındaki yazılı sürelerden önce geçen hastalığı en çok bir yıl içinde nüksetmesi halinde eski ve yeni hastalık süreleri birleştirilmek suretiyle işlem yapılır.” hükümlerine yer verilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Hastalık ve refakat izni” başlıklı 105. maddesinde; ”Memura, aylık ve özlük hakları korunarak, verilecek raporda gösterilecek lüzum üzerine, kanser, verem ve akıl hastalığı gibi uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren hastalığı hâlinde onsekiz aya kadar, diğer hastalık hâllerinde ise oniki aya kadar izin verilir.
Memurun, hastalığı sebebiyle yataklı tedavi kurumunda yatarak gördüğü tedavi süreleri, hastalık iznine ait sürenin hesabında dikkate alınır.
Bu maddede yazılı azamî süreler kadar izin verilen memurun, bu iznin sonunda işe başlayabilmesi için, iyileştiğine dair raporu (yurt dışındaki memurlar için mahallî usûle göre verilecek raporu) ibraz etmesi zorunludur. İzin süresinin sonunda, hastalığının devam ettiği resmî sağlık kurulu raporu ile tespit edilen memurun izni, birinci fıkrada belirtilen süreler kadar uzatılır, bu sürenin sonunda da iyileşemeyen memur hakkında emeklilik hükümleri uygulanır…
Hastalık raporlarının hangi hallerde, hangi hekimler veya sağlık kurulları tarafından verileceği ve süreleri ile bu konuya ilişkin diğer hususlar, Sağlık, Maliye ve Dışişleri Bakanlıkları ile Sosyal Güvenlik Kurumunun görüşleri alınarak Devlet Personel Başkanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle belirlenir…” hükümlerine yer verilmiştir.
29/10/2011 tarih ve 28099 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Devlet Memurlarına verilecek Hastalık Raporları ile Hastalık ve Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “Hastalık raporu ve izin süreleri
” başlıklı 6. maddesinde;
“(1) Memura, aylık ve özlük hakları korunarak, verilecek raporda gösterilecek lüzum üzerine, kanser, verem ve akıl hastalığı gibi uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren hastalığı hâlinde onsekiz aya kadar, diğer hastalık hâllerinde ise oniki aya kadar izin verilir. Azamî izin sürelerinin hesabında, aynı hastalığa bağlı olarak fasılalarla kullanılan hastalık izinleri de iki izin arasında geçen sürenin bir yıldan az olması kaydıyla dikkate alınır.
(2) İzin süresinin sonunda, hastalığının devam ettiği resmî sağlık kurulu raporu ile tespit edilen memurun izni, birinci fıkrada belirtilen süreler kadar uzatılır, bu sürenin sonunda da iyileşemeyen memur hakkında emeklilik hükümleri uygulanır. Memurun, hastalığı sebebiyle yataklı tedavi kurumunda yatarak gördüğü tedavi süreleri, birinci fıkrada belirtilen hastalık iznine ait sürenin hesabında dikkate alınır…” kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Devlet memurlarının memurluk statüsü sona erdirilerek emekliye sevk edilebilmeleri belli koşullara bağlı olup; yasal hastalık izni süresi bitiminde iyileşmediği saptanan memur hakkında 657 sayılı Kanun’un 105. maddesi uyarınca emeklilik hükümlerinin uygulanması da bunlardan birisidir.
Ancak, kamu hizmetinde süreklilik esası uyarınca, Devlet memurunun 657 sayılı Kanun’un 105. maddesi hükmü gereği malulen emekliye sevk edilebilmesi için, yasal hastalık izni sonunda halen hastalığının iyileşmediğinin tesbiti zorunlu bulunduğundan, yasal izin süresini aşan istirahati içeren sağlık kurulu raporlarının emeklilik işlemlerine esas alınmasından önce, yasal hastalık izninin bittiği tarih itibarıyla hastalığın iyileşip iyileşmediğinin sağlık kurulu raporuyla kesin olarak saptanması gerekmektedir.
Dava konusu olayda, davacı hakkında 07/04/2016 tarihinde alınan sağlık raporunun Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kurulunca incelenmesi neticesinde, davacının 657 sayılı Kanun’un 105. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında üç yıllık sağlık izin süresini 03/11/2015 tarihi itibarıyla doldurduğu ve 29/06/2016 tarihinde adi malul olduğuna karar verildiğinden bahisle dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, 03/11/2015 tarihinde sıhhi izin süresini doldurduğundan bahisle 29/06/2016 tarihinde adi malullüğüne karar verilerek, 02/08/2016 tarihinde emekliye sevk edilen davacı hakkında, yasal hastalık izininin bittiği tarih itibarıyla hastalığının şifa bulup bulmadığı yolunda kat’i sağlık raporu alınmaksızın malulen emekliye sevk edilmesi işleminde hukuka uygunluk görülmemiştir.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki … İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … Dava Dairesine gönderilmesine, 23/03/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.