Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2020/245 E. , 2022/5543 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/245
Karar No : 2022/5543
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı
2- … Valiliği
VEKİLLERİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmelik hükümleri uyarınca 12/10/2018 tarihinde yapılan sözlü sınavda başarısız sayılan davacı tarafından, başarısız sayılmasına dair 09/11/2018 tarihli işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmelik hükümleri doğrultusunda, sınav kurulu üyeleri tarafından her bir kriter hakkında ayrıca değerlendirme yapılarak tutanak altına alındığı, yapılan değerlendirme sonucu verilen puanların birbirine yakın olduğu, bu tür sınavların yapısı gereği adayların bilgi düzeyini ölçmeye yönelik yapılan yazılı sınavlardan farklı olarak muhakeme gücü, temsil, ifade ve ikna yeteneği, özgüveni gibi gözlem ve kanaate dayalı unsurlar yönünden de adayların sınav sırasındaki genel durumlarının değerlendirildiği, sözlü sınavın sesli veya görüntülü olarak kayıt altına alınması gerektiğine ilişkin olarak Yönetmelik’te herhangi bir koşulun yer almadığı, uyuşmazlık konusu sözlü sınavın mevzuat hükümlerine uygun şekilde gerçekleştirildiğinden, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Sözlü sınavın mevzuat hükümlerine uygun olarak gerçekleştirildiğini kanıtlayacak nitelikte bilgi ve belgenin bulunmadığından hukuki
denetiminin yapılmasının mümkün olmadığı, Mahkemece verilen kararının dayanaktan yoksun ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak 16/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dava; Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmelik hükümleri uyarınca 17/10/2018 tarihinde yapılan sözlü sınavda 52 puan alarak başarısız sayılan davacı tarafından, başarısız sayılmasına dair işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen Türkiye Cumhuriyeti Devletinin temel niteliklerinden olan “hukuk devleti” ilkesi, vatandaşlarına hukuk güvenliğini sağlayan, idarenin hukuka bağlılığını amaç edinen, buna karşılık kamu gücünün sınırsız, ölçüsüz ve keyfi kullanılmasını önleyen en önemli unsurlardan biridir. Nitekim hukuk devleti ilkesinin yaşama geçirilmesini sağlayacak araçlar arasında, Anayasa’nın 8. maddesinde, yürütme yetkisi ve görevinin, Anayasa ve kanunlara uygun olarak kullanılacağı ve yerine getirileceği; Anayasa’nın 125. maddesinde de, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu kuralına yer verilmiştir.
Sözlü sınavda başarısız sayılma işleminin; diğer idari işlemlerin yargısal denetiminde olduğu gibi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden yargısal denetiminin yapılması esastır. İdari işlemin yetki, şekil gibi salt usule ilişkin unsurları ile sınırlı olarak yapılacak bir yargısal denetim, hukuk devleti ilkesinin sağladığı güvenceyi temin etmeyecektir.
Sözlü sınavda başarısız sayılma işleminin yargısal denetimin tüm unsurlarıyla gerçekleştirebilmesi için; sözlü sınav öncesinde, sınavda sorulacak soruların ve cevaplarının (cevap anahtarının) hazırlanması ve tutanağa bağlanması, sınav sırasında, sınav komisyonunca her adaya sorulan soruların kayda geçirilmesi, adayların sorulara verdiği yanıtlara hangi komisyon üyesince, hangi notun takdir edildiğinin tutanakta ayrı ayrı gösterilmesi gerekmektedir. Ancak, bu şekilde gerçekleştirilen sözlü sınava ilişkin idari işlemin yetki ve şekil dışındaki unsurlar yönünden de hukuka uygunluk denetimi sağlanmış olacaktır.
Dava konusu uyuşmazlıkta; sınav komisyonunca her adaya sorulan soruların kayıt altına alındığını gösterir tutanak veya belgenin dosyaya ibraz edildiği, ancak sözlü sınav sorularına ait cevap anahtarının dosyada mevcut olmadığı görülmüş olup, sözlü sınavda etkili bir hukuki denetimin sağlanabilmesi açısından, adaylara sorulmak için önceden hazırlanan sorulara ilişkin cevap anahtarının da sözlü sınavın yapılmasından önce hazırlanmış olması ve davalı idarece dosyaya ibraz edilmesi gerekmektedir. Ancak, dava konusu uyuşmazlığın hukuki denetimi yapılırken, bu gerekliliğin Mahkemece göz ardı edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; İdare Mahkemesince eksik inceleme sonucunda verildiği anlaşılan kararda hukuki isabet bulunmadığından, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle, aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.