Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2020/247 E. , 2022/1817 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/247
Karar No : 2022/1817
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Polis Meslek Eğitim Merkezinden mezun olan davacının, … tarihinde yapılan eğitim sonu sözlü sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; sözlü sınavda davacıya, Genel Müdürlük onayı ile oluşturulan sınav komisyonunca, Polis Akademisi Başkanlığınca oluşturulan soru hazırlama komisyonu tarafından önceden cevaplarıyla birlikte hazırlanan soru kartları içinden bir soru çektirilerek cevaplamasının istenildiği, davacının değerlendirme formunda mesleki bilgi düzeyi, muhakeme gücü, ikna ve temsil kabiliyetinin yetersiz olduğu gerekçesine yer verilmek suretiyle polis memuru olamayacağının belirtildiği, her bir komisyon üyesi tarafından verilen sınav puanlarının aritmetik ortalamasının 70 puanın altında (43) kalması sebebiyle, davacının mülakat sınavından başarısız sayılmasına ilişkin işlemde mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın …. İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak 12/04/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Karaman Polis Eğitim merkezinden mezun olan davacının, mezuniyet sonunda girdiği sözlü sınavda sorulan 164 numaralı sorunun “Yerleşim yeri içindeki ölümlü ve yaralamalı trafik kazalarında TÜİK verilerine göre yayalara ait kusurlardan en çok mükerrer edilenler nelerdir?” olduğu, sorulan soruya ait cevap anahtarında ise cevabın; “a) Geçit ve kavşakların bulunmadığı yerlerde geçme kurallarına uymamak (%46), b) Taşıt yolu üzerinde trafiği tehlikeye düşürücü hareketlerde bulunmak (%15), c) Trafik ışık ve işaretlerine uymamak (%15), d) Karşıdan karşıya geçişlerde trafik kurallarına uymamak (%8), e) Taşıt yoluna girmek (%6)” şeklinde net bir cevap olup, yoruma açık bulunmadığı, dolayısıyla sorunun verilen cevabına verilecek puanların da birbirinden farklı olamayacağı, başka bir anlatımla; sorunun cevabının net şıklardan oluştuğu ve 40 puan üzerinden yapılan değerlendirmede, 40 puanın şık sayısına bölünmesi suretiyle her bir şıkkın belli bir puana tekabül ettiği, davacının verdiği doğru cevap sayısına göre komisyon üyelerince her bir şık için belirlenen puan ve katlarının verilebileceği açıktır.
Bakılan davada, davacının verdiği cevap, tutanağa bağlanmamakla birlikte mesleki bilgi düzeyi kriterine sınav komisyon üyelerince 40 üzerinden 15, 15, 10, 10, 10 gibi farklı puanlar takdir edildiği, cevap ile puanlar birbiriyle uyuşmadığı gibi komisyon üyelerince verilen puanların kendi aralarında da orantısızlık olduğu görülmektedir.
Bu durumda, komisyon üyelerince takdir edilen puanlar arasında fark olduğu ve bu hali ile takdir yetkisinin objektif olarak kullanılmadığı, davacının yapılan sözlü sınav sonucunda başarısız sayılmasının hukuka aykırı olduğu ve iptali gerektiği sonucuna varıldığından, temyiz istemi kabul edilerek davanın reddi yolundaki mahkeme kararının bozulması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.