Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2020/2608 E. , 2021/4510 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/2608
Karar No : 2021/4510
DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
İSTEMİN ÖZETİ : Davacı tarafından, Danıştay Onikinci Dairesinin 26/02/2018 tarih ve E:2016/1481, K:2018/846 sayılı kararı uyarınca ödenmesine karar verilen maaş ve ek ödemenin, yasal faizi olmadan ödendiğinden bahisle maaş ve ek ödemenin yasal faizinin hesaplanarak ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca ilk inceleme ile görevli Tetkik Hakimi …’in açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Anayasa’nın 146 ilâ 158. maddelerinde yüksek mahkemelere ilişkin düzenlemelere yer verilmiş ve ve 155. maddesinde; “Danıştay, idari mahkemelerce verilen ve kanunun başka bir idari yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme merciidir. Kanunla gösterilen belli davalara da ilk ve son derece mahkemesi olarak bakar… ” hükmü yer almıştır.
2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 24. maddesinde, ilk derece mahkemesi olarak Danıştay’da görülecek davalar tek tek belirlenmiş olup, aynı maddenin 1-c bendinde; bakanlıklar ile kamu kuruluşları veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca çıkarılan ve ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlere karşı açılacak iptal ve tam yargı davalarını Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak karara bağlayacağı düzenlenmiştir.
2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun’un 1. maddesinde; “Bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemeleri bu Kanunla verilen görevleri yerine getirmek üzere kurulmuş genel görevli bağımsız mahkemelerdir.” kuralına, 5. maddesinde; “İdare mahkemeleri, vergi mahkemelerinin görevine giren davalarla ilk derecede Danıştayda çözümlenecek olanlar dışındaki: a) İptal davalarını, b) Tam yargı davalarını,… çözümler.” kuralına yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 12. maddesinde; “İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11 nci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır.” hükmü yer almıştır.
Anılan Kanun’un 14. maddesinin üçüncü fıkrasında; dilekçelerin Danıştayda daire başkanının görevlendireceği bir tetkik hakimi, idare ve vergi mahkemelerinde ise mahkeme başkanı veya görevlendireceği bir üye tarafından, görev, yetki ve anılan fıkrada belirtilen diğer yönlerden sırasıyla inceleneceği, altıncı fıkrasında ise; ilk incelemeden sonra da üçüncü fıkrada sayılan hususlarda eksikliklerin tespiti halinde davanın her aşamasında 15. madde hükümlerinin uygulanacağı, 15/1-a maddesinde; idari yargının görevli olduğu konularda görevli veya yetkili olmayan mahkemeye açılan davanın görev veya yetki yönünden reddedilerek dava dosyasının görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verileceği kuralına yer verilmiştir.
Aynı Kanun’un “Tam yargı davalarında yetki” başlıklı 36. maddesinde; “İdari sözleşmelerden doğanlar dışında kalan tam yargı davalarında yetkili mahkeme, sırasıyla: a) Zararı doğuran idari uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili, b) Zarar, bayındırlık ve ulaştırma gibi bir hizmetten veya idarenin herhangi bir eyleminden doğmuş ise, hizmetin görüldüğü veya eylemin yapıldığı yer, c) Diğer hallerde davacının ikametgahının bulunduğu yer, idari mahkemesidir.” hükmü yer almıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden, Sözleşmeli Sağlık Personeli Seçme ve Yerleştirme Sınavı sonucu 2005 yılında yapılan ek yerleştirmede … Devlet Hastanesine sözleşmeli sağlık memuru (tıbbi sekreter) olarak yerleştirilmesi nedeniyle, 01/06/2006 tarihli dilekçesiyle göreve başlatılma talebinde bulunan davacının, bu talebinin reddine ilişkin işlemin Danıştay Onikinci Dairesinin 16/06/2008 tarih ve E:2005/4377, K:2008/3708 sayılı kararıyla iptali üzerine göreve başlatıldığı; daha sonra davacı tarafından, göreve başlatılma talebinde bulunduğu 01/06/2006 tarihi ile göreve başlatıldığı 04/09/2008 tarihi arasındaki parasal haklarının tazminine ve 10.000-TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi talebiyle açılan davada, Danıştay Onikinci Dairesinin 26/02/2018 tarih ve E:2016/1481, K:2018/846 sayılı kararı uyarınca ödenmesine karar verilen maaş ve ek ödemenin yasal faizi olmadan ödendiğinden bahisle, maaş ve ek ödemenin yasal faizinin hesaplanarak ödenmesine karar verilmesi istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu duruma göre; bakılan uyuşmazlığın, 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 24. maddesi uyarınca Danıştay’ın ilk derece mahkemesi olarak göreceği davalar arasında yer almadığı, 2577 sayılı Kanunun 36. maddesi uyarınca yetkili ve görevli Ankara İdare Mahkemesince çözümlenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı Kanun’un 15/1-a maddesi uyarınca davanın görev yönünden reddine, dava dosyasının … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 21/09/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.