Danıştay Kararı 12. Daire 2020/2628 E. 2022/3268 K. 02.06.2022 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2020/2628 E.  ,  2022/3268 K.
T.C.

D A N I Ş T A Y

ONİKİNCİ DAİRE

Esas No : 2020/2628

Karar No : 2022/3268

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı

VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Davalı idarede zabıta memuru olarak görev yapmakta iken 16/07/2015 tarihinde emekliye ayrılan davacının, 31/03/2014 – 16/07/2015 tarihleri arasında ödenmeyen sosyal denge tazminatlarının ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin 21/05/2018 tarihli işlem ile anılan işlemin dayanağı olan 27/06/2014 tarihinde … Sendikası (… -Sen) arasında imzalanan ve 31/03/2014-31/12/2015 tarihleri arasındaki dönemi kapsayan Sosyal Denge Sözleşmesinin 23. maddesinde yer alan “Emekliliği hak etmiş personelden aktif olarak idari (müdür ve daha üst) görevde bulunmayanlara sosyal denge sözleşmesi gereği herhangi bir ödeme yapılmaz” şeklindeki düzenlemenin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davanın, 27/06/2014 tarihli Sosyal Denge Sözleşmesinin 23. maddesinde yer alan “Emekliliği hak etmiş personelden aktif olarak idari görevde bulunmayanlara sosyal denge sözleşmesi gereği herhangi bir ödeme yapılmaz.” hükmünün … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla iptal edildiği görülmekle, uyuşmazlığın bu kısmı yönünden karar verilmesine yer olmadığı; mevzuat hükümleri ve … İdare Mahkemesi kararının gerekçesi birarada değerlendirildiğinde, belediyeler ve bağlı kuruluşlar ile il özel idarelerinin kadrolarında istihdam edilen kamu görevlilerine yapılacak sosyal denge tazminatı ödemelerinde herhangi bir kısıtlama öngörülmediği dikkate alındığında, 21/05/2018 tarihli dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle; Sosyal Denge Sözleşmesinin 23. maddesinde yer alan “Emekliliği hak etmiş personelden aktif olarak idari (müdür ve daha üst) görevde bulunmayanlara sosyal denge sözleşmesi gereği herhangi bir ödeme yapılmaz” şeklindeki düzenleme yönünden karar verilmesine yer olmadığına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu düzenlemenin emekliliği haketmiş olan tüm memurlara uygulandığı, bu sebeple eşitlik ilkesine aykırılığın söz konusu olmadığı, dava konusu düzenleme ve işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ: Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddi ile dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesince verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki kararının onanması, temyiz isteminin kısmen kabulü ile İdare Mahkemesi kararının, Sosyal Denge Sözleşmesinin 23. maddesinde yer alan düzenleme yönünden karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmı yönünden istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :

MADDİ OLAY :

16/08/2011 tarihinde … Sendikası (… -Sen) arasında imzalanan ve 16/08/2011-30/03/2014 tarihleri arasındaki dönemi kapsayan Sosyal Denge Sözleşmesinin 24. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Emekliliği hak etmiş personelden aktif olarak idari (müdür ve daha üst) görevde bulunmayanlara sosyal denge sözleşmesi gereği herhangi bir ödeme yapılmaz” şeklindeki düzenlemenin … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla iptali üzerine, davalı idarece anılan Sosyal Denge Sözleşmesinin kapsadığı 16/08/2011 – 30/03/2014 tarihleri arasındaki döneme ilişkin olarak davacıya sosyal denge tazminatı ödenmiştir.

Davacı tarafından, 15/05/2018 tarihinde yapılan başvuruda; ödenmeyen sosyal denge tazminatlarının ödenmesi talep edilmiştir.

Davalı idare tarafından söz konusu başvuru üzerine tesis edilen 21/05/2018 tarihli işlemle; 31/03/2014-31/12/2015 tarihleri arasındaki dönemi kapsayan Sosyal Denge Sözleşmesinin 23. maddesinde yer alan “Emekliliği hak etmiş personelden aktif olarak idari (müdür ve daha üst) görevde bulunmayanlara sosyal denge sözleşmesi gereği herhangi bir ödeme yapılmaz” şeklindeki düzenleme gereğince 31/03/2014 – 16/07/2015 tarihleri arasında ödeme yapılmadığı bildirilmiştir.

Bunun üzerine; anılan işlemin ve dayanağı olan düzenlemenin iptali istemiyle temyizen bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Dava açma süresi” başlıklı 7. maddesinin birinci fıkrasında, “Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür.”; dördüncü fıkrasında, “İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz.”; 11. maddesinde ise; “1- İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. 2- Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. 3- İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır.” hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Temyize konu karar, 27/06/2014 tarihinde imzalanan ve 31/03/2014 – 31/12/2015 tarihleri arasındaki dönemi kapsayan Sosyal Denge Sözleşmesinin 23. maddesinde yer alan düzenlemenin iptali istemi yönünden incelendiğinde;

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesinin birinci fıkrasında, dava açma süresinin, özel kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu, aynı maddenin dördüncü fıkrasında, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem ya da her ikisine karşı dava açabilecekleri belirtilmiştir.

Buna göre, ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayan dava açma süresi içinde idari davaya konu edilmeyen düzenleyici işlemlerin, bu tarihten sonra davaya konu edilebilmeleri için, ilgili hakkında uygulama işlemi yapılmış olması, bireysel işlemin ise birlikte dava konusu yapıldığı düzenleyici işlemin uygulanması niteliğinde bulunması gerekmektedir.

4688 sayılı Kanun’un 32. maddesi gereğince, belediyeler ile yetkili sendika arasında imzalanan ve düzenleyici işlem niteliğinde olan Sosyal Denge Sözleşmesinin, sadece taraflarca belirlenen sözleşme dönemini kapsadığı ve sosyal denge tazminatının her ay düzenli olarak yapılan bir ödeme olduğu dikkate alındığında; 2577 sayılı Kanun’un 7.ve 11. maddelerinde belirtilen süreler içerisinde davaya konu edilebilecekleri açıktır.

Dosyanın incelenmesinden; davalı idare ile yetki sendika arasında 16/08/2011 tarihinde imzalanan ve 16/08/2011 – 30/03/2014 tarihleri arasındaki dönemi kapsayan Sosyal Denge Sözleşmesinin 24. maddesinin birinci fıkrasının yargı kararıyla iptali üzerine, davalı idarece yargı kararı gereğince anılan sözleşme dönemine ilişkin olarak ödeme yapıldığı, davacının ise 17/05/2018 tarihli başvurusu ile; ödenmeyen sosyal denge tazminatlarının ödenmesini talep ettiği, dava konusu 21/05/2018 tarihli işlemle, talep edilen döneme ilişkin sosyal denge tazminatının 27/06/2014 tarihinde imzalanan ve 31/03/2014 – 31/12/2015 tarihleri arasındaki dönemi kapsayan Sosyal Denge Sözleşmesinin 23. maddesi gereğince ödenmediğinin bildirilmesi üzerine, söz konusu işlemin ve dayanağı olan sözleşme hükmünün iptali istemiyle temyizen bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda; davacı tarafından ödenmesi talep edilen sosyal denge tazminatının 31/03/2014 – 31/12/2015 tarihleri arasındaki dönemi kapsayan Sosyal Denge Sözleşmesinden kaynaklandığı, davaya konu düzenlemenin de davacı hakkında son olarak emekli olduğu tarih olan 2015 yılı Temmuz ayında uygulandığı dikkate alındığında, sözleşmenin davacıya en son uygulandığı tarihten itibaren en geç 60 gün içerisinde veya bu süre içerisinde davalı idareye yapılan başvurunun reddi üzerine süresi içerisinde dava açılması gerekirken, 17/05/2018 tarihli başvuru üzerine tesis edilen işlem ile birlikte iptali istenilen dava konusu düzenleme yönünden davada süre aşımı bulunması nedeniyle esasının incelenmesine hukuken imkan bulunmamaktadır.

Bu itibarla; dava konusu düzenleme yönünden davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esasına ilişkin olarak verilen Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

Temyize konu karar; dava konusu 21/05/2018 tarihli işlemin iptali istemi yönünden incelendiğinde;

İdare Hukuku ilkelerine göre, iptal kararları, iptali istenilen işlemi tesis edildiği tarih itibarıyla ortadan kaldırarak, o işlemin tesisinden önceki hukuki durumun geri gelmesini sağlar. Bir genel düzenleyici işlemin iptal edilmesi durumunda, verilmiş olan yargı kararının, sadece o davayı açanı değil, bu genel düzenleyici işlem ile ilgili diğer kişileri de etkileyeceği kuşkusuzdur.

Genel düzenleyici nitelikteki bir işlemin iptali yolundaki kararın, o düzenleme ile ilgili herkes için hüküm ifade edeceği dikkate alındığında; dava konusu işlemin dayanağı olan 27/06/2014 tarihinde imzalanan ve 31/03/2014 – 31/12/2015 tarihleri arasındaki dönemi kapsayan Sosyal Denge Sözleşmesinin 23. maddesinin, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla iptal edilmiş olması sebebiyle, davacının da söz konusu iptal kararının sonuçlarından yararlandırılması ve bu kapsamda kendisine 31/03/2014 – 16/07/2015 tarihleri arasındaki döneme ilişkin sosyal denge tazminatlarının ödenmesi gerekmektedir.

Bu duruma göre; İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

1. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddi ile dava konusu işlemin iptaline ilişkin … İdare Mahkemesince verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,

2. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulü ile İdare Mahkemesi kararının, Sosyal Denge Sözleşmesinin 23. maddesinde yer alan düzenleme yönünden karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmı yönünden istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

3. Dosyanın, bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak 02/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.