Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2020/343 E. , 2022/4321 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/343
Karar No : 2022/4321
DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …
DAVALLAR : 1- …
2- … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU :
1. … Elektrik Satış A.Ş.’de büro elemanı olarak çalışmakta iken 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17. maddesi uyarınca 20/03/2018 tarihi itibarıyla iş sözleşmesi feshedilen davacının, 657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi kapsamında istihdam edilmesi talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlem ile;
2. Bu işlemin dayanağı olarak gösterilen 30/03/2018 tarih ve 30376 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 02/04/2018 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe giren ‘Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar ile Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin 26/03/2018 tarih ve 2018/11587 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı”nın 3. maddesi ile aynı Esaslar’a eklenen Geçici 13. maddesindeki; ”ile 01/07/2014 tarihinden önce özelleştirilen kuruluşlarda, özelleştirme işlemini takip eden altı aylık süre geçtikten sonra iş sözleşmeleri sona erenler” ibaresinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : İş akdinin feshi üzerine 26/11/2019 tarihinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’na 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi kapsamında istihdam edilmesi talebiyle yaptığı başvurunun reddedildiği, ilgili yasal düzenlemeler dikkate alındığında özelleştirmeden önce kamuda istihdam edilen işçinin özelleştirmeden sonra özel sektör tarafından iş akdinin kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona erdirilmesi halinde yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazanıncaya kadar istihdam edilmesi gerektiği, bu kapsamda iş akdinin özel sektör tarafından kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona erdirildiği, 657 sayılı Kanun’un (B) bendi kapsamında istihdam edilme koşullarını sağladığı, aksi yönde tesis edilen idari işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
DAVALI …NIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DAVALI … BAŞKANLIĞININ SAVUNMASI :
Öncelikle usule ilişkin olarak; davanın süresinde açılmamış olması halinde davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiği, iptali istenilen düzenlemenin daha önce başka bir davacı tarafından açılan 2018/6930 esasında görülen davada aynı Daire tarafından 19/02/2019 tarih ve E:2018/6930 sayılı kararla yürütmesinin durdurulmasına ve bu karara karşı yapılan itiraz neticesinde de Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca 18/09/2019 tarih ve E:2019/851 sayılı kararıyla itirazın reddine karar verildiği, davacının çalıştığı Tedaş (Bedaş)’ın Özelleştirme Yüksek kurulu’nun 02/04/2004 tarih ve 2004/22 sayılı kararıyla özelleştirme kapsam ve programına alındığı, davacı işe bu tarihten sonra (01/01/2013) başladığından 2014/7140 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 2. maddesine göre bu Esaslardan yararlanmasının mümkün olmadığı, davacının iş akdinin feshedildiği tarihte yürürlükte bulunan 2014/7140 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının Geçici 1. maddesi geregince atamasının yapılmasının mümkün olmadığı, anılan madde gereğince 2004/7898 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı çerçevesinde başvuru yapılmamış olduğundan ilgili maddeden yararlanamayacağı savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Düzenleyici işlemlerin yürürlüğe girdikleri tarihten itibaren hukuki etkilerini göstermelerinin esas olduğu, idarelerin kanunla tanınan düzenleme yetkisinin geçmişe yürümezlik ve hukuki belirlilik esasları içerisinde kullanılması gerektiği açık olup, özelleştirme uygulamaları sonucunda iş sözleşmeleri feshedilen işçilerin kamu kurum ve kuruluşlarında geçici personel statüsünde istihdamına ilişkin Bakanlar Kurulu Kararı ile söz konusu kişilerin bu konuda oluşan mağduriyetleri giderilerek en azından kendilerine sosyal güvenlik hakkı tanınarak kamuda istihdam edilmeleri amaçlandığı ancak söz konusu düzenleme ile 01/07/2014 tarihinden önce özelleştirilen kuruluşlarda ibaresiyle geçmişe yönelik olarak var olan hakkı ortadan kaldırıcı, daraltıcı dolayısıyla istihdamı engelleyen düzenleme yapıldığı, davaya konu düzenleyici işlemde ve buna dayalı olarak tesis edilen bireysel işlemde hukuka uygunluk bulunmadığından iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ :Dava; … Elektrik Satış A.Ş.’de büro elemanı olarak çalışmakta iken 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17. maddesi uyarınca 20/03/2018 tarihi itibarıyla iş sözleşmesi feshedilen davacının, 657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi kapsamında istihdam edilmesi talebiyle yaptığı başvurusunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlem ile bu işlemin dayanağı olarak gösterilen 30/03/2018 tarih ve 30376 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 02/04/2018 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe giren ”Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar ile Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin 26/03/2018 tarih ve 2018/11587 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı”nın 3. maddesi ile aynı Esaslar’a eklenen Geçici 13. maddesindeki; ”ile 01/07/2014 tarihinden önce özelleştirilen kuruluşlarda, özelleştirme işlemini takip eden altı aylık süre geçtikten sonra iş sözleşmeleri sona erenler” düzenlemesinin iptali istemiyle açılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; 12/09/2012 tarihinde özelleştirme uygulamaları ile kurulan … Elektrik Satış A.Ş.’de 01/01/2013 tarihinden itibaren büro elemanı olarak çalışmakta iken 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17. maddesi uyarınca iş akdi kıdem tazminatı ve yasal hakları ödenmek suretiyle 20/11/2017 tarihinde feshedilen davacının, 17/12/2017 tarihinde açmış olduğu işe iade davası lehine sonuçlandığı, mahkeme kararının uygulanması talebiyle 09/10/2018 tarihinde yaptığı başvuru reddedilerek, 4 ay boşta geçen süre ve 4 ay başlatmama tazminatı olmak üzere kendisine toplam 8 aylık maaş ödemesi yapıldığı, 4 ay boşta geçen süreye ilişkin SGK primleri ödenmiş olduğundan iş akdinin fesih tarihinin 20/11/2017 + 4 ay olmak üzere 20/03/2018 tarihi olduğu, 657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi kapsamında istihdam edilmesi talebiyle 26/11/2019 tarihinde yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlem ile dayanağı olarak gösterilen dava konusu düzenlemenin iptali istemiyle bakılan davayı açtığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlığa ilişkin mevzuat hükümleri incelendiğinde; özelleştirme uygulamaları sonucunda iş sözleşmeleri sona eren işçilerin kamu kurum ve kuruluşlarında geçici personel statüsünde (657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinde yapılan değişiklik ile) istihdam hakkından yararlanabilmeleri için anılan Kanun’da herhangi bir süre şartına yer verilmediği, öte yandan 29/12/2014 tarih ve 2014/7140 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında istihdam için öngörülen özelleştirme sonrası iş sözleşmesinin, özel sektör tarafından 2 yıl içinde sona erdirilmesi ve 60 günlük başvuruya ilişkin sürelere yönelik kuralın, 10/08/2015 tarih ve 2015/8048 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kaldırılmasına rağmen, uyuşmazlığın esasını teşkil eden 26/03/2018 tarih ve 2018/11587 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Esaslar’a eklenen Geçici 13. madde düzenlemesi ile Bakanlar Kurulu Kararının yürürlüğe girdiği tarihten öncesine dönük olarak yeniden süre şartı getirildiği, diğer yandan yine aynı Bakanlar Kurulu Kararı ile Esaslar’a eklenen ve 657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin 1. fıkrasının (B) bendi kapsamında istihdamı düzenleyen Ek 9. madde düzenlemesinde de süreyle ilgili bir hususa yer verilmediği görülmüştür.
Anayasanın 2. maddesinde, “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde; insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir” hükmü yer almaktadır.
Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, yasama organı ve idarenin yapacağı düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar.
Anayasanın 124. maddesi uyarınca idarelerin kendi görev alanlarını ilgilendiren yasa ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla her zaman yönetmelik, tebliğ, genelge çıkarabilme ve değişen koşulları dikkate alarak daha önceki düzenlemelerle doğmuş bulunan hukuki durumları, ileriye yönelik olarak yürürlükten kaldırma ya da değiştirme yetkisine sahip bulundurdukları kuşkusuz olmakla birlikte bu yetki kullanılırken kazanılmış hakların korunması, hukuki istikrar ve belirlilik ilkelerine uygun düzenlemenin yapılması hukuk devleti olmanın gerekleri arasında bulunmaktadır.
İdari işlemlerin yürürlüğe girdikleri tarihten itibaren hukuki etkilerini göstermelerinin esas olup; kanunla tanınan düzenleme yetkisinin idarelerce geçmişe yürümezlik ve hukuki belirlilik esasları içerisinde kullanılması gerektiği tartışmasızdır.
Bu durumda, 01/07/2014 tarihinden önce özelleştirilen kuruluşlarda, özelleştirme işlemini takip eden altı aylık süre geçtikten sonra iş sözleşmeleri sona erenlerin Ek 9. madde kapsamında başvuru yapamayacaklarına ilişkin davaya konu düzenlemede özelleştirme uygulamaları sonucunda iş sözleşmeleri feshedilen işçilerin kamuda istihdam edilerek mağduriyetlerinin giderilmesi amacına aykırı olması ve geçmişe yönelik olarak var olan hakkı ortadan kaldırıcı, daraltıcı nitelik taşıması nedeniyle hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Dava konusu düzenleme hukuka aykırı olduğundan, söz konusu düzenlemeye dayanılarak tesis edilen bireysel işlemde de hukuka uygunluk görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu düzenlemenin ve bireysel işlemin iptali gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Davacı, ,,, A.Ş bünyesinde şirketin özelleştirilmesinden önce 2008 yılında çalışmaya başlamış; davacıya, anılan şirket tarafından gönderilen yazı ile 01/01/2013 tarihinden itibaren faaliyetlerini ayrı bir tüzelkişilik olarak yürütecekleri ve bu kapsamda davacının, 01/01/2013 tarihinden itibaren, 12/09/2012 tarihinde özelleştirme uygulamaları ile kurulan … A.Ş. bünyesinde istihdam edileceği bildirilmiş,
Akabinde davacı, 01/01/2013 tarihinden itibaren … A.Ş bünyesinde büro elemanı olarak çalışmaya başlamış; 20/11/2017 tarihinde, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17. maddesi uyarınca iş akdinin kıdem tazminatı ve yasal hakları ödenmek suretiyle feshedilmesi üzerine işe iade davası açmış ve davanın lehine sonuçlanması üzerine şirkete 09/10/2018 tarihinde mahkeme kararının uygulanması talebiyle başvuru yapmış fakat başvurusu reddedilmiştir. Davacının işe iade başvurusu şirket tarafından reddedildiğinden, 4 ay boşta geçen süre ve 4 ay başlatmama tazminatı olmak üzere toplam 8 aylık maaş ödemesi yapılmış ve 4 ay boşta geçen süreye ilişkin SGK primleri ödenmiş olduğundan iş akdinin fesih tarihi 20/11/2017 + 4 ay olmak üzere 20/03/2018 tarihi olmuştur.
İş akdinin feshedilmesi nedeniyle, davacı tarafından, 657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi kapsamında istihdam edilmesi talebiyle … tarihinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığına başvuru yapılmış, bu başvurusu aynı tarih ve … sayılı dava konusu işlem ile reddedilmiştir.
Bunun üzerine davacının istihdam edilmesi talebiyle yaptığı başvurusunun reddi ile dayanağı olarak gösterilen düzenlemenin ilgili kısmının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle itirazen bakılan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
İlgili Mevzuat:
11/09/2014 tarih ve 29116 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanun’un 66. maddesiyle 657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin (C) bendine eklenen paragrafta, “Özelleştirme uygulamaları sebebiyle iş akitleri kamu veya özel sektör işverenince feshedilen ve 24/11/1994 tarih ve 4046 sayılı Kanun kapsamında diğer kamu kurum ve kuruluşlarına nakil hakkı bulunmayan personel de bu fıkra kapsamında yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazanıncaya kadar istihdam edilebilir. Bu kapsamda istihdam edileceklerin sayısı, öğrenim durumlarına göre çalışma şartları ve bunlara ödenecek ücretler ile diğer hususlar Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşleri üzerine Bakanlar Kurulunca belirlenir.” hükmü öngörülmüştür.
31/12/2014 tarih ve 29222 (4. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01/01/2015 tarihinde yürürlüğe giren ve 20. maddesi ile 03/05/2004 tarih ve 2004/7898 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nı yürürlükten kaldıran 29/12/2014 tarih ve 2014/7140 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekindeki Özelleştirme Uygulamaları Sonucunda İş Sözleşmeleri Sona Eren İşçilerin Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Geçici Personel Statüsünde İstihdam Edilmelerine İlişkin Esasların 2. maddesinde, 4046 sayılı Kanun’un değişik 22. maddesine göre nakil hakkı bulunmayan personelden iş sözleşmesi özelleştirme tarihinden sonra 2 yıl içinde özel sektör tarafından, kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona erdirilenlerin, fesih tarihini müteakip 60 gün içinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığına başvurmaları gerektiği kuralına, Geçici 1. maddesinde ise, “Bu Esasların 2. maddesinde getirilen istihdam hakkından bu Esasların yayımı tarihinden önce özelleştirilen kuruluşlarda çalışmakta iken 03/05/2004 tarih ve 2004/7898 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Esaslar çerçevesinde başvuru yapmayan veya başvuru yapıp atama teklifleri yapılanlardan, göreve başlamayan, istifa eden, herhangi bir nedenle hizmet sözleşmesi sona erdirilenler, bu Esaslar çerçevesinde başvuru yapma hakkına sahip değillerdir.” kuralına yer verilmiştir.
25/08/2015 tarih ve 29456 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 10/08/2015 tarih ve 2015/8048 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nın 1. maddesiyle de, 29/12/2014 tarih ve 2014/7140 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan “Özelleştirme Uygulamaları Sonucunda İş Sözleşmeleri Sona Eren İşçilerin Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Geçici Personel Statüsünde İstihdam Edilmelerine İlişkin Esaslar”ın 2. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “2 yıl içinde” ibaresi ile üçüncü fıkrasında yer alan “Fesih tarihini müteakip 60 gün içerisinde” ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır.
Öte yandan, 30/03/2018 tarih ve 30376 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 02/04/2018 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe giren ”Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar ile Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin 26/03/2018 tarih ve 2018/11587 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı”nın 2. maddesiyle Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına ilişkin Esaslar’a eklenen Ek 9. maddede ise ”24/11/1994 tarih ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde özelleştirme programına alınan kuruluşların (iştirakler hariç) kısmen veya tamamen satışı nedeniyle kamu tüzel kişiliğinin sona ermesi, devredilmesi, küçültülmesi, faaliyetlerinin durdurulması, kapatılması, tasfiye edilmesi halinde veya diğer sebeplerle bu kuruluşlarda programa alınma tarihi itibarıyla İş Kanunu hükümlerine tabi daimi işçi statüsünde istihdam edilen ve 4046 sayılı Kanunun değişik 22 nci maddesine göre nakil hakkı bulunmayan personelden iş sözleşmesi özelleştirme tarihinden önce kamu tarafından veya özelleştirme tarihinden sonra özel sektör tarafından kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona erdirilenler 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi kapsamında istihdam edilir.
Birinci fıkra kapsamında istihdam edilecek personelin;
a) Müracaat tarihi itibarıyla emeklilik veya yaşlılık aylığı almaya hak kazanamamış olması,
b) 657 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (1), (4), (6), (7) ve (8) numaralı alt bentlerinde yer alan genel şartları taşıması,
c) İş akitlerinin kamu tarafından feshedilmesi halinde kuruluşları kanalıyla, iş akitlerinin özel sektör tarafından feshedilmesi halinde ise özel sektör tarafından, bizzat veya posta yoluyla ekli 1 sayılı Başvuru Formu ile birlikte noter onaylı diplomalarıyla Özelleştirme İdaresi Başkanlığına başvurmaları, gerekir.
Özelleştirme İdaresi Başkanlığı bu madde kapsamında yapılacak müracaatları değerlendirerek hak sahibi olduğu tespit edilenleri Ocak, Mayıs ve Ekim aylarının ilk işgünü itibarıyla ve her dönem için tek liste halinde ekli 2 sayılı Bildirim Formunu kullanmak suretiyle yazılı ve elektronik ortamda Devlet Personel Başkanlığına intikal ettirir.
Programa alınma tarihinden sonra özelleştirme programındaki kuruluşlarda istihdam edilmeye başlanılan personel bu madde hükümlerinden yararlanamaz.” açıklamaları yapılmıştır.
Aynı Bakanlar Kurulu Kararı’nın 3. maddesi ile aynı Esaslar’a eklenen Geçici 13. madde ile ”657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrasına göre geçici personel olma hakkından yararlanmak için mülga 03/05/2004 tarih ve 2004/7898 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Esaslar kapsamında başvuru yapmayanlar, atama teklifi yapılmasına rağmen göreve başlamayanlar, istifa edenler veya göreve başladıktan sonra herhangi bir nedenle hizmet sözleşmesi sona erdirilenler ile 01/07/2014 tarihinden önce özelleştirilen kuruluşlarda, özelleştirme işlemini takip eden altı aylık süre geçtikten sonra iş sözleşmeleri sona erenler ek 9 uncu madde kapsamında başvuru yapamaz ve anılan madde hükümlerinden faydalanamaz.” düzenlemesi getirilmiştir.
Aynı konuda, 657 sayılı Kanun’da yapılan düzenlemelere bakıldığında, 24/12/2017 tarih ve 30280 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 17. maddesiyle 657 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (C) bendi yürürlükten kaldırılmış; birinci fıkrasının (B) bendinde yapılan değişiklik ile geçici personelin bu fıkra kapsamında istihdamına olanak sağlanmıştır. Söz konusu değişiklik ile,
”(Ek paragraf): Bir yıldan az süreli veya mevsimlik hizmet olduğuna Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşleri üzerine Bakanlar Kurulunca karar verilen görevlerde ve belirtilen ücret ve adet sınırları içinde sözleşme ile çalıştırılanlar da bu fıkra kapsamında istihdam edilebilir.
(Ek paragraf): Özelleştirme uygulamaları sebebiyle iş akitleri kamu veya özel sektör işverenince feshedilen ve 24/11/1994 tarih ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun kapsamında diğer kamu kurum ve kuruluşlarına nakil hakkı bulunmayan personel de bu fıkra kapsamında yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazanıncaya kadar istihdam edilebilir. Bu kapsamda istihdam edileceklerin sayısı, öğrenim durumlarına göre çalışma şartları ve bunlara ödenecek ücretler ile diğer hususlar Devlet Personel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşleri üzerine Bakanlar Kurulunca belirlenir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Aynı Kanun Hükmünde Kararname’nin 18. maddesiyle 657 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 44. madde ile, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki mevzuata göre 4. maddenin mülga (C) fıkrası kapsamında istihdam hakkı bulunan personelin, anılan maddenin (B) fıkrası ile tanınan istihdam hakkından yararlanabileceği öngörülmüştür.
08/03/2018 tarih ve 30354 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7079 sayılı Kanun ile 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin söz konusu maddeleri aynen kabul edilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bakılan davada uyuşmazlık, özelleştirme programına alınan bir kuruluşta, özelleştirme programına alındıktan sonra çalışmaya başlayan ve 4046 sayılı Kanun kapsamında nakil hakkı bulunmayan personelin, özelleştirmeden sonra iş akdinin sona erdirilmesi nedeniyle kamu kurum ve kuruluşlarına istihdam edilmelerine imkân bulunup bulunmadığına ilişkindir.
29/12/2014 tarih ve 2014/7140 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekindeki Özelleştirme Uygulamaları Sonucunda İş Sözleşmeleri Sona Eren İşçilerin Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Geçici Personel Statüsünde İstihdam Edilmelerine İlişkin Esaslar’ın 2. maddesinde açıkça belirtilen “Programa alınma tarihinden sonra özelleştirme programındaki kuruluşlarda istihdam edilmeye başlanılan personel bu esaslardan yararlanamaz.” şeklindeki kural, 30/03/2018 tarih ve 30376 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 02/04/2018 tarihinden geçerli olmak üzere yayım tarihinde yürürlüğe giren ‘Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar ile Sözleşmeli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin 26/03/2018 tarih ve 2018/11587 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı”nın 2. maddesiyle Esaslar’a eklenen Ek 9. maddesinin dördüncü fıkrasında da mevcudiyetini korumuştur.
Dosyanın incelenmesinden, Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş.(TEDAŞ)’ın 02/04/2004 tarihinde özelleştirme programına alındığı; davacının, TEDAŞ’ın özelleştirme programına alınması üzerine oluşturulan 21 dağıtım bölgesinden biri olan … Elektrik Satış A.Ş.’de 01/01/2013 tarihinden itibaren büro elemanı olarak çalışmaya başladığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar, davacı tarafından, 26/03/2018 tarih ve 2018/11587 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nın 3. maddesi ile Özelleştirme Uygulamaları Sonucunda İş Sözleşmeleri Sona Eren İşçilerin Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Geçici Personel Statüsünde İstihdam Edilmelerine İlişkin Esaslar’a eklenen Geçici 13. maddede yer alan ”…. ile 01/07/2014 tarihinden önce özelleştirilen kuruluşlarda, özelleştirme işlemini takip eden altı aylık süre geçtikten sonra iş sözleşmeleri sona erenler” şeklindeki ibarenin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi kapsamında istihdam edilmesi yolundaki başvurunun reddine yönelik dava konusu işlemin hukuki dayanağı olduğu ileri sürülerek iptali istenilmekte ise de, davalı idarelerden Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca tesis edilen dava konusu işlemde, söz konusu başvurunun, Bakanlar Kurulunun 2004/7898, 2014/7140, 2018/11587 sayılı Kararları ekinde yer alan Esaslar uyarınca, 4046 sayılı Kanun çerçevesinde yapılan özelleştirmeler sonucu işini kaybedenlerin yeniden kamu kurum ve kuruluşlarında sözleşmeli personel olarak işe yerleştirilmelerine ilişkin düzenlemelerden yararlanmasına imkân olmadığı belirtilmek suretiyle reddedilmiş olduğu görüldüğünden, anılan ibarenin iptali istemi yönünden davanın reddi gerekmektedir.
Diğer taraftan, TEDAŞ’ın özelleştirme programına alındığı tarih olan 02/04/2004 tarihinden sonra, TEDAŞ’ın özelleştirme programına alınması üzerine oluşturulan 21 dağıtım bölgesinden biri olan … Elektrik Satış A.Ş.’de “büro elemanı” olarak çalışmaya başlayan davacının, özelleştirmelerden sonra işine son verilenlerin kamu kurum ve kuruluşlarına sözleşmeli personel olarak yerleştirilmesine ilişkin düzenlemelerden yararlanmasına hukuki olanak, bu yöndeki başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemde ise, hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelerden vekille temsil edilen Özelleşirme İdaresi Başkanlığına verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 29/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.