Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2020/3510 E. , 2021/7112 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/3510
Karar No : 2021/7112
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR
(DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
(DAVALILAR) : 1)… Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
2) … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, … Aile Sağlığı Merkezinde tabip olarak görev yapan davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125.maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca “Devlet memurluğundan çıkarma” cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Sağlık Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı işleminin iptali ile işlem sebebiyle manevi olarak uğradığı zararlarına karşılık 1.000.000,00-TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; davacı tarafından facebook hesabından yapılan paylaşımın içeriği “Türk Milletini aşağılama” olarak kabul edilse dahi, anılan paylaşımın davacının, memurluk sıfatını kullanarak yaptığı bir paylaşım niteliğinde olmaması ve “yüz kızartıcı ve utanç verici hareket” kapsamında bulunmamasından dolayı, davacıya isnat edilen eylemin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin (E) bendinin (g) alt bendinde ifade edildiği gibi, “Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” fiili ile uyumlu olmadığı, aksi bir yorum yapılmasının ölçülü bir değerlendirme olmayacağı, bu durumda; davacıya isnat edilen fiil ile uyumlu ve ölçülü olmayacak şekilde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca “devlet memurluğundan çıkarma” cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, davacının “devlet memurluğundan çıkarma” cezasının hukuka aykırılığının saptanmış olması, ilgilinin mutlaka tazminata hak kazanacağı veya idari işlemden manevi zararı olduğu anlamına gelmeyeceği, uyuşmazlıkta davacı lehine manevi tazminata hükmedilebilmesi için gerekli koşulların bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline, manevi tazminat talebi yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı ve davalılar tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİALARI :
Davacı tarafından; Dava konusu işlemin hukuka aykırılığının ortaya konulduğu, çekmiş olduğu eziyetlerinin karşılığı olarak maddi ve manevi tazmin taleplerinin kabul edilmesi gerektiği, Mahkeme kararında tazminata hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, Mahkeme kararının aleyhe olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı İstanbul Valiliği tarafından; memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerin sınırlı olarak sayılmasının mümkün olmadığı, idarelerin olayın oluş şekline göre yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerin neler olduğunu belirleyebilecekleri belirtilerek, Mahkeme kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı Sağlık Bakanlığı tarafından; davacı hakkındaki disiplin cezası işleminin 657 sayılı Kanun hükümlerine göre ve hukuka uygun olarak tesis edildiği, dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek, Mahkeme kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davalı idarelerden … Valiliği tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuş, diğer davalı idare ve davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, manevi tazminat talebi yönünden davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 27/12/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.