Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2020/3560 E. , 2022/3589 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/3560
Karar No : 2022/3589
DAVACI : …
DAVALI : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU : Kırklareli ili, Kara Kuvvetleri Komutanlığı … Mekanize Piyade Tugay Komutanlığında piyade üsteğmen olarak görev yapan davacı tarafından, MSY 319-2 (B) Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi’nin “Konuttan Çıkma” başlıklı dördüncü bölümünün birinci maddesinin birinci fıkrasında 16/05/2019 tarihli Bakan Oluru ile yapılan değişiklikte yer alan “Anayasal düzene ve düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütü veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler ile (İlave 17/05/2019)” ibaresinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu ibarenin; masumiyet karinesini ihlal ettiği, 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu ve anılan Kanun uyarınca çıkarılan Kamu Konutları Yönetmeliği’nde düzenlenmediği, kanun ve yönetmelikle düzenlenmeyen bir hükmün yönergeyle düzenlenmesinin normlar hiyerarşisine aykırılık teşkil edeceği ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI : Kamu konutlarının kamu personeline tahsisine ilişkin usul, esas ve şartların Kamu Konutları Yönetmeliği ile belirlendiği, öte yandan, Türk Silahlı Kuvvetleri personeli için Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı bünyesindeki personele tahsis edilecek kamu konutlarının puanlama, tahsis, konuttan çıkarılma ve konutların yönetimine dair esasların ise belirtilen Yönetmelik esas alınarak hazırlanan MSY/319-2(B) TSK Konut Yönergesi ile düzenlendiği, anılan Yönergede 17/05/2019 tarihinde dava konusu değişikliğin yapıldığı, her çeşit güvenlik önlem ve tertiplerinin baş unsurunun personel olduğu, Silahlı Kuvvetlerle ilgili maddi ve manevi değerde saklanması veya gizlenmesi gereken her çeşit bilgi veya tesisin personelin fikri veya fiziki kontrolünde olduğu, dolayısıyla personelin hassas ölçülerle değerlendirilmesinin başlı başına güvenlik önlemi sayılacağı, kamu hizmetini yürütmekle görevli olan idarenin, milli güvenliğin ve Devletin devamlılığının sağlanabilmesi amacıyla bir takım tedbirler alması gerektiği, darbe girişiminin mahiyeti itibarıyla hızlı, etkili ve sonuç alıcı adımlar atılmasının kaçınılmaz bir zorunluluk olduğu, bu durumun bir gereği olarak Türk Silahlı Kuvvetlerinde FETÖ/PDY ile mücadeleye en küçük şüpheye mahal vermeyecek şekilde her platformda devam edildiği, bu kapsamda TSK’nın güvenlik ihtiyaçları ve Kurumun özel durumu dikkate alınarak Konut Yönergesine dava konusu ilavenin yapılarak Bakan Olur’u ile yürürlüğe konulduğu, Yönerge’de yapılan değişikliğin mevzuata uygun olduğu belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : MSY 319-2 (B) Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi’nin dördüncü bölümün birinci maddesinde yer alan iptali istenilen ibarenin üst hukuk normlarıyla çeliştiğinden bahisle iptali gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Dava; 55. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı emrinde Üsteğmen olarak görev yapmakta iken “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçlamasıyla hakkında … Ağır Ceza Mahkemesinde dava açılan … tarafından; MSY 319-2 (B) Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesinin “Konuttan Çıkma” başlıklı 4’üncü Bölümünün, 1’inci maddesinde 1’inci fıkrasında 16/05/2019 tarihli Bakan Oluru ile yapılan değişiklikte yer alan “terör örgütü üyeliği veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler” ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır.
Milli Savunma Bakanlığı’nın 16/05/2019 tarihli emirleriyle MSY 319-2 (B) Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesinde değişiklik yapılmış ve Yönergenin 4’üncü Bölüm, 1’inci madde, 1’inci fıkrasına, “Anayasal düzene ve düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütü üyeliği veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler ile Türk Ceza Kanunu’nun 221’inci maddesinden faydalanmak için başvuranlar kendilerine yapılan tebligat tarihinden itibaren bulundukları konutu 15 gün içerisinde tahliye eder……” ibaresi ilave edilmiştir.
Anayasa’nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında, memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceği hükmüne yer verilmiştir.
2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu’nun 3. maddesinde, kamu konut türleri ve konut tahsisine ilişkin düzenlemeler yer almış, maddenin son fıkrasında, konut tahsisinin yapılmasına ilişkin usul ve esasların yönetmelikte düzenleneceği, Kanun’un “Oturma süreleri” başlıklı 4. maddesinde de, özel, görev ve hizmet tahsisli konutlarda tahsise esas olan görev veya hizmetin devamı süresince oturulabileceği, sıra tahsisli konutlarda ise oturma süresinin beş yıl olduğu, ancak; bu sürenin tamamlanmasından sonra konuttan yararlanacak başka birinin olmaması halinde, belli bir süre verilmeksizin ve şartlı olarak oturmaya devam edilmesine izin verilebileceği hüküme bağlanmıştır.
2946 sayılı Kamu Konutları Kanununun 2 nci maddesinde belirtilen kurum personeline kamu konutlarının tahsis şekli, oturma süresi, kira, bakım, onarım ve yönetimine ait usül, esas ve şartlar ile uygulamaya dair diğer hususları tesbit etmek amacıyla yürürlüğe konulan Kamu Konutları Yönetmeliği’nin “Konuttan çıkma” başlıklı 33. maddesinde, özel tahsisli, görev tahsisli veya hizmet tahsisli konutlarda oturanların; tahsise esas görevin son bulduğu tarihten itibaren iki ay; başka kurumda aynı veya eşdeğer bir göreve nakledilenlerin en geç altı ay içerisinde konutları boşaltmak zorunda oldukları kurala bağlanmıştır.
926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun, açığa çıkarılan, tutuklanan veya firar ve izin tecavüzünde bulunan, cezası infaz edilmekte olan subaylar hakkında yapılacak işlemlerin düzenlendiği 65. maddesinin (f) bendinde, açığa alınan ya da tutuklananların, lojmandan faydalanma hükümlerinden yararlanmaya devam edecekleri hükmüne yer verilmiştir.
Hukuk düzenimizde normlar hiyerarşisi; Anayasa, kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi, yönetmelik ve adsız düzenleyici (karar, tebliğ, sirküler, esaslar, genel emir, tarife, ilke kararı, yönerge, talimat ve genelge gibi) işlemler olarak sıralanmakta ve denetime esas hiyerarşi de bu şekilde kabul edilmektedir. Anılan hiyerarşinin anlamı, alt normun üst normlara aykırı hükümler taşıyamayacağıdır. İdare Hukukunun temel ilkeleri uyarınca; normlar hiyerarşisinde kanunlardan sonra gelen ve idarelerin, takdir yetkisini kullanarak yaptıkları yönetmelik, tebliğ, genelge ve yönerge gibi düzenleyici işlemler; bir üst hukuk kuralının uygulanmasını göstermek amacıyla ve onlara aykırı hükümler içermemek şartıyla “açıklayıcı” hükümler taşıyan, dayanağı olan mevzuatta yer alan hükümlere aykırı düzenleme içermeyen genel düzenleyici işlemlerdir ve idare tarafından, anılan düzenleyici işlemler tesis edilirken, üst hukuk normlarına açıklık getirilmesi ve bu normlarca çizilen çerçeve içerisinde teknik detayların belirlenmesi, uygulamadaki belirsizliklerin giderilmesi amaçlanmalıdır. “Kanuni idare ilkesi” ve normlar hiyerarşisi uyarınca, idarenin eylem ve işlemlerinin bir kanuna dayanması, bu eylem ve işlemlerinin kanuna aykırı olmaması, idarenin kanun ile kendisine verilen yetkiyi kanuna uygun olarak kullanması gerekmektedir. İdarelerin düzenleme yetkisinin, yasalarla getirilen hükümleri aşacak veya daraltacak bir biçimde kullanılamayacağı da idare hukukunun en temel ilkelerindendir.
Görevden uzaklaştırma (açığa alma); kamu görevlisi olma statüsünü değiştirmeyen, kamu görevlisinin kadrosu ile bağının kesilmesi sonucunu doğurmayan ve buna bağlı olarak anılan statünün devamı süresince statü kapsamında sağlanan haklardan yararlanmanın devam ettiği, görevden ayrı kalınan sürenin hizmetten sayıldığı, bu süre içinde ilgili personelin asker kişi sıfatının sürdüğü ihtiyati bir tedbir olduğu, 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu ve Uygulama Yönetmeliğinde “konuttan çıkma” hallerinin sayılmak sureti ile gösterildiği, 926 sayılı TSK Personel Kanunu’nun 65. maddesinin 1/f-1 alt bendinde, açığa alınan ya da tutuklananların lojmandan yararlanmaya devam edeceklerinin öngörüldüğü dikkate alındığında, dava konusu düzenlemenin Kanunla tanınan bir hakkı daraltıcı nitelikte olduğu anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; kamu görevlisinin Kanun ve yönetmelikle tanınan lojmandan faydalanma hakkının Yönerge değişikliği ile kaldırılması mümkün olmadığından, dava konusu düzenleminin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; MSY 319-2 (B) Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesinin 4’üncü Bölüm, 1’inci madde, 1’inci fıkrasında yapılan değişiklikte yer alan “terör örgütü üyeliği veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler” ibaresinin İPTALİNE karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
21/08/2017 tarihinden itibaren davacı adına tahsis edilen lojmanın, Kara Kuvvetleri Komutanlığı 55.Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı Personel Müdürlüğünün 06/11/2019 tarihli işlemi ile tahliyesi istenmiştir. 07/11/2019 tarihinde davacı tarafından, hakkında tesis edilen 06/11/2019 tarihli işlem ile işlemin dayanağı MSY 319-2 (B) Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi’nde yapılan değişikliğin iptali ve yürütmesinin durdurulması talebiyle yerel mahkemede açılan davada, Mahkeme tarafından “Görev Ret, Danıştay’a Gönderme” kararı verilmiştir.
Dairemizce 11/03/2020 tarihinde “Dilekçe Ret” kararı verilmiş olup, anılan karar 13/07/2020 tarihinde tebliğ edilmiş, davacı 25/08/2020 tarihinde yenileme dilekçesi vermiştir. Yenileme dilekçesinde MSY 319-2 (B) Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi’nin “Konuttan Çıkma” başlıklı dördüncü bölümünün birinci maddesinin birinci fıkrasında 16/05/2019 tarihli Bakan Oluru ile yapılan değişiklikte yer alan “terör örgütü üyeliği veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler” ibaresinin iptali istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun “Açığa çıkarılan, tutuklanan veya firar ve izin tecavüzünde bulunan, cezası infaz edilmekte olan subaylar hakkında yapılacak işlem:” başlıklı 65. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde ise; “(Değişik: 26/3/1982 – 2642/10 md.) Açığa alınan ya da tutuklananlar;
1) Hizmet eri tazminatından ve bu Kanunda öngörülen aile yardım ödeneği, mahrumiyet yeri ödeneği, doğum yardım ödeneği, ölüm yardım ödeneği, tedavi ve cenaze masrafları, yakacak yardımı, giyecek ve yiyecek (tayın bedeli) yardımı, tahsil bursları ve yurttan faydalanma, lojmandan faydalanma hükümlerinden yararlanmaya devam ederler.” hükmü düzenlenmiştir.
Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi’nin “Konuttan Çıkma, Konuttan Çıkarılma ve Konutun İadesi” başlıklı dördüncü bölümünün birinci maddesinin (l) bendinde; “Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütü üyeliği veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler ile (ilave 17/05/2019) Türk Ceza Kanununun 221. maddesinden faydalanmak için başvuranlar kendilerine yapılan tebligat tarihinden itibaren bulundukları konutu 15 gün içerisinde tahliye eder. Söz konusu personel kimlikleri, MSB.lığı, Gnkur.Bşklığı ve Kuv.K.lıkları tarafından konut tahsis makamlarına bildirilir. Tebligat işlemleri ise konut tahsis makamları tarafından zaman geçirmeksizin yapılır. (ilave 29/06/2018)” kuralı yer almaktadır.
375 sayılı “657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 2802 Sayılı Hâkimler Ve Savcılar Kanunu, 2914 Sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu, 5434 Sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu İle Diğer Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması, Devlet Memurları Ve Diğer Kamu Görevlilerine Memuriyet Taban Aylığı Ve Kıdem Aylığı İle Ek Tazminat Ödenmesi Hakkında Kanun Hükmünde Kararname”ye 25/7/2018 tarih ve 7145 sayılı “Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un 26. maddesiyle eklenen Geçici 35. maddenin ilgili kısmı ise şu şekildedir:
“A) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen Anayasa Mahkemesi üyeleri hakkında Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun salt çoğunluğunca; Yargıtay daire başkanı ve üyeleri hakkında Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunca; Danıştay daire başkanı ve üyeleri hakkında Danıştay Başkanlık Kurulunca; hâkim ve savcılar hakkında Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunca, askeri hâkimler hakkında Milli Savunma Bakanının başkanlığında, Milli Savunma Bakanı tarafından birinci sınıf askeri hâkimler arasından seçilecek iki askeri hâkimden oluşan komisyonca ve Sayıştay meslek mensupları hakkında Sayıştay Başkanının başkanlığında, başkan yardımcıları ile Sayıştay Başkanı tarafından belirlenecek bir daire başkanı ve bir üyeden oluşan komisyonca meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilir. Bu kararlar, Resmî Gazetede yayımlanır ve yayımı tarihinde ilgililere tebliğ edilmiş sayılır. Meslekten çıkarma kararlarına karşı ilgili kanunlarda yer alan hükümler uyarınca itiraz edilmesi veya yeniden inceleme talebinde bulunulması üzerine verilen kararlar da Resmî Gazetede yayımlanır ve yayımı tarihinde ilgililere tebliğ edilmiş sayılır. Bu kişiler hakkında alınan kararlar on beş gün içinde Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. Görevden uzaklaştırılanlar veya görevlerine son verilenlerin silah ruhsatları ve pasaportları iptal edilir ve bu kişiler oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından on beş gün içinde tahliye edilir.
Bu fıkranın birinci paragrafı uyarınca görevine son verilenler hakkında bu maddenin (B) fıkrasının ikinci paragrafı hükümleri uygulanır. Ayrıca askeri hâkimlerin askeri rütbeleri, mahkûmiyet kararı aranmaksızın alınır.
B) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen;
1) 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununa tabi personel Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır.
…
Bu fıkraya göre görevlerine son verilenlerin silah ruhsatları, gemi adamlığına ilişkin belgeleri ve pilot lisansları iptal edilir ve bu kişiler oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından on beş gün içinde tahliye edilir. Bu kişiler özel güvenlik şirketlerinin kurucusu, ortağı ve çalışanı olamaz.
…” hükümlerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda açık metinlerine yer verilen 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu hükümleri uyarınca açığa alınan ya da tutuklanan subay, astsubay ve askeri memurların, taraflarına tahsis edilen kamu konutlarından faydalanmaya devam edecekleri anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, yukarıda alıntısına yer verilen 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesinin (B) bendinde, 926 sayılı Kanun’a tabi personelden, yalnızca görevlerine son verilenlerin kamu konutlarından tahliye edileceği hükmüne yer verilmiştir. Aynı maddenin (A) bendi incelendiğinde ise; göreve son verilme şartının aranmadığı, anılan bentte sayma yoluyla belirtilen kamu görevlilerinin görevden uzaklaştırılmaları halinde, tahsis edilen kamu konutlarından tahliye edilecekleri hüküm altına alınmıştır.
Türk Silahlı Kuvvetleri personeli yönünden kamu konutlarından tahliye için açığa alınmanın ya da tutuklanmanın yeterli görülmeyerek, göreve son verilme şartının öngörülmesi karşısında; görevinden uzaklaştırılan veya Mahkemece hakkında düzenlenen iddianame kabul edilerek, sanık sıfatıyla yargılanmaya başlayan Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin kamu konutlarından tahliye edilemeyeceği sonucuna ulaşılmaktadır.
Ancak dava konusu edilen Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi’nde, yukarıda açıklanan kanuni düzenlemelere aykırı şekilde; anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütü üyeliği veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenlerin on beş (15) gün içerisinde oturdukları konutu tahliye etmeleri gerektiği düzenlenmiştir.
Bu durumda, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 124. maddesi hükmü uyarınca, kanun koyucunun genel prensipleri belirlemesi koşuluyla düzenlenecek konunun uygulanması ve uygulamaya ilişkin ayrıntıların belirlenmesi amacıyla idareye tanınan alt düzenlemeler yapma yetkisi, yasama organının çizdiği sınırlar içinde, başta Anayasa olmak üzere, kanun, tüzük gibi üst hukuk normlarına aykırı olmamak kaydıyla kullanılabileceğinden, üst hukuk normlarına aykırı olan dava konusu düzenlemede hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Öte yandan, her ne kadar idare tarafından; “Silahlı Kuvvetlerle ilgili maddi ve manevi değerde saklanması veya gizlenmesi gereken her çeşit bilgi veya tesisin personelin fikri veya fiziki kontrolünde olduğu, dolayısıyla personelin hassas ölçülerle değerlendirilmesinin başlı başına güvenlik önlemi sayılacağı, 15 Temmuz 2016 tarihinde Devlet aleyhinde gerçekleşen hain bir darbe girişiminde bulunulduğu, anayasal düzenin, milli iradenin, hukuk devletinin, demokrasinin ve temel hak ve hürriyetlerin korunması, benzer bir girişimin tekrar etmemesi ve terörle mücadelenin etkin bir biçimde sürdürülebilmesi amacıyla OHAL ilan edildiği ve OHAL süresince birtakım ivedi tedbirlerin alınmasının zorunlu hale geldiği, kamu hizmetini yürütmekle görevli olan idarenin, milli güvenliğin ve Devletin devamlılığının sağlanabilmesi amacıyla birtakım tedbirler alması gerektiği” ifade edilerek, bu hususi durumun, tesis edilen işlemin gerekçesi olduğu belirtilmekte ise de; 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35. maddesinde; idarenin savlarında belirtilen olağanüstü süreçle bağlantılı birtakım tedbirler düzenleme altına alınırken, kanun koyucu tarafından Türk Silahlı Kuvvetleri personeli bakımından açığa alınmanın, hakkında ceza davası açılmış olmasının yeterli görülmemesi ve 926 sayılı Kanun hükümlerine istisna getirir nitelikte bir düzenleme yapılmaması karşısında, bu savunmaya itibar edilmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Dava konusu MSY 319-2 (B) Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi’nin dördüncü bölüm birinci madde birinci fıkrasının (l) bendinde yer alan “Anayasal düzene ve düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütü veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler (İlave 17/05/2019)” ibaresinin İPTALİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
3. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 13/06/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X)KARŞI OY :
Dairemizin 17/05/2022 tarih ve E:2019/5593, K:2022/2597 sayılı kararı ile dava konusu MSY/319-2(B) Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesi’nin “Konuttan çıkma, konuttan çıkarılma ve konutun iadesi” başlıklı dördüncü bölümünün 1. maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinde yer alan; “Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütü üyeliği veya yöneticiliği suçlarından haklarında düzenlenen iddianamenin kabulüne karar verilenler ile (İlave 17/05/2019)” şeklindeki ibarenin iptaline karar verildiğinden, bu davada, aynı ibarenin iptali istemi hakkında yeniden bir karar verilmesine yer bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle, işbu davada iptali istenilen ibare hakkında “karar verilmesine yer olmadığına” hükmedilmesi gerektiği görüşüyle, karara katılmıyorum.