Danıştay Kararı 12. Daire 2020/4532 E. 2022/1147 K. 16.03.2022 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2020/4532 E.  ,  2022/1147 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/4532
Karar No : 2022/1147

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Vergi denetmeni olarak görev yapmakta iken emekliye ayrılan davacı tarafından; 646 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca vergi denetmeni kadro unvanının kaldırılması üzerine, aynı Kanun Hükmünde Kararname ile ihdas edilen vergi müfettişi kadro unvanı için öngörülen ek gösterge ile makam ve görev tazminatından yararlandırılması talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; dava konusu işlemin makam ve görev tazminatı istemine ilişkin kısmı yönünden davanın reddi yolunda verilen kararın onanarak kesinleştiği, ek göstergeye ilişkin kısmı yönünden verilen iptal kararının Danıştay Onikinci dairesince bozulması üzerine, bozma kararına uyularak; dava konusu işlemin ek göstergeye ilişkin kısmının iptali yolundaki Mahkeme kararının Danıştay Onikinci Dairesinin 27/09/2019 tarih ve E:2018/5608, K:2019/6996 sayılı kararı ile bozulması üzerine, bozma kararına uyularak, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na ekli (I) sayılı Cetvelin I/g bendinde, en az üç yıllık yükseköğrenim mezunu olan ve yeterlik sınavı sonunda vergi müfettişliğine atananların (3600) ek göstergeden yararlanmalarının öngörüldüğü; diğer taraftan, 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle, 178 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 12. maddesinde yapılan değişiklikle de, vergi müfettişi kadrolarına atanmış sayılanlardan halen bu kadrolarda bulunanların, 657 sayılı Kanun’a ekli (I) sayılı Ek Gösterge Cetvelinin “I- Genel İdare Hizmetleri Sınıfı” bölümünün (g) bendinde öngörülen ek göstergelerden, anılan bentte belirtilen şartlar aranmaksızın yararlanacağı öngörülmek suretiyle, 15/11/2011 tarihinden sonra halen bu kadrolarda bulunanlar yönünden istisnai bir düzenleme yapıldığı; bu düzenlemenin 15/11/2011 tarihinden önce emekliye ayrılanları kapsamadığı açık olup, bu tarihten önce emekliye ayrılanların, 28/02/2012 tarihli (XXXI) sayılı Eşitlik Cetvelinin 34. sırası ile yapılan eşitlik işlemi uyarınca, 657 sayılı Kanun’a ekli (I) sayılı Ek Gösterge Cetvelinin “I-Genel İdare Hizmetleri Sınıfı” bölümünün (g) bendinde yer alan şartları taşımaları gerektiği hususunda kuşku bulunmadığı; bu durumda, 657 sayılı Kanun’a ekli (I) sayılı Ek Gösterge Cetvelinin I/g bendindeki “yeterlik sınavında başarılı olma” koşulunu taşımayan davacının; anılan bentteki ek göstergeden yararlandırılmamasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği; nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 23/01/2017 tarih ve E:2016/3467, K:2017/182 sayılı kararının da bu yönde olduğu gerekçesiyle, ek gösterge yönünden davanın reddine, ayrıca, 1.700,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun (I) sayılı Ek Gösterge Cetvelinin (g) bendinde ek gösterge rakamından, şartlar aranmaksızın yararlanan vergi müfettişleri için öngörülen rakamın, vergi denetmeni kadro unvanı üzerinden emekliye ayrılanlara da uygulanması gerektiği, bunun Anayasa’nın eşitlik ilkesinin bir gereği olduğu, davanın reddine ilişkin Mahkeme kararı, önceki Danıştay Kararları, Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulu Kararları ile eşitlik ilkesine aykırı olduğundan bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Vergi kontrol memuru kadrosunda görev yapmakta iken, 516 ve 543 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerle vergi denetmeni kadrosuna atanmış sayılan ve bu kadrodan da emekliye ayrılan davacının, 657 sayılı Kanuna ekli (I) sayılı Cetvelin I/g bendinde parantez içinde yer alan “yüksek öğrenimli olup, özel kanunların öngördüğü şartları taşıyanlardan en az sekiz yıl mesleki görev yaptıktan sonra yine bu kanunların öngördüğü usule göre seçilerek vergi müfettişliğine atanmak” koşulunu taşıdığı dikkate alındığında, vergi müfettişleri için öngörülen ek göstergeden yararlandırılması gerekirken, aksi yönde tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığından, temyiz isteminin kabulü ile davanın reddine ilişkin Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın esasa ilişkin kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Kararın, davalı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmına gelince:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararın düzeltilerek onanacağı hükmüne yer verilmiştir.
Bakılan davada, daha önce aynı Mahkemenin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile davalı idare lehine 600,00-TL vekâlet ücretine hükmedilmiş olması nedeniyle, davalı idare lehine yeniden vekâlet ücretine hükmedilmesine olanak bulunmamaktadır.
Bu itibarla, temyize konu İdare Mahkemesi kararında, “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine” hükmedilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.
Ancak bu husus, 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan, Mahkeme kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın reddi yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının hüküm fıkrasının vekâlet ücreti ile ilgili kısmının DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.