Danıştay Kararı 12. Daire 2020/4826 E. 2022/4302 K. 28.06.2022 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2020/4826 E.  ,  2022/4302 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/4826
Karar No : 2022/4302

DAVACI : … Sendikası
VEKİLİ : Av. …

DAVALI : … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri Av. …

DAVANIN KONUSU : Davacı Sendika tarafından, Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünce düzenlenen “Personel İşlemleri” konulu ve … tarih ve … sayılı Genel Yazı’nın 1, 2, 4, 5. ve 9. maddelerinin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Covid-19 salgınının başladığı tarihten bu yana 40.000 sağlık çalışanının hastalığa yakalandığı ve 107 personelin hayatını kaybettiği; personelin zor koşullarda çalışmasına karşın, idarece Kanun’la verilen yetki aşılarak, dava konusu düzenlemenin yapıldığı; dava konusu Genel Yazı’nın 7. maddesinde yer alan izin haklarının kaldırılmasına ilişkin düzenlemenin ise, sonradan tesis edilen işlemlerle telafi edildiği; ancak, dava konusu edilen kısımlar hakkında halen düzenleme yapılmadığı,
Yapılan düzenlemede; kanun önünde eşitlik, Anayasa’nın bağlayıcı ve üstün olduğu, olağanüstü hal ilan edilemesi haricinde temel hak ve özgürlüklere dokunulamayacağı, çalışma hakkı, çalışma şartları ve dinlenme hakkı, sağlık hakkı, sosyal güvenlik, ekonomik ve sosyal haklar, uluslararası sözleşmelerin bağlayıcılığı, memurların genel hakları gibi Anayasal ilkelerin ihlal edildiği; olağanüstü hal ilan edilmeksizin, ilan edilmiş gibi düzenleme yapıldığı; 1953 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nun gerçekleştirilen düzenlemelere yasal dayanak olarak kabul edilemeyeceği, pandemi nedeniyle ilan edilmiş bir afetin olmadığı, öte yandan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 96. maddesinde yer alan düzenlemenin uygulanmasına imkân bulunmadığı; emeklilik hakkının 657 sayılı Kanun’un 19. maddesinde düzenlendiği; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’nda pandemi koşullarında emeklilik işlemlerinin gerçekleştirilmeyeceği yolunda bir düzenlemenin bulunmadığı; 657 sayılı Kanun’un 72, 73. ve 74. maddelerinde yer alan, yer değiştirme, karşılıklı yer değiştirme ve kurumlar arası yer değiştirme haklarının ihlal edildiği, anılan maddelerde ise, idareye tanınan genel takdir yetkisi dışında bir sınırlandırma bulunmadığı,
Yapılan düzenlemeyle mağduriyetlerin oluştuğu, yasal ve Anayasal hakların özüne dokunulduğu; 657 sayılı Kanun’un 103. maddesine göre radyoaktif ışınlarla çalışan personelin bir aylık şua izinlerinin yıl içinde kullandırılmasının zorunluluk olduğu, dava konusu Yazı’nın 9. maddesinde bu zorunluluğun ihlal edilmiş olduğu; yeteri kadar diplomalı sağlık personeli bulunmasına karşın, Bakanlıkça yeni personel istihdam edilmeksizin, mevcut personelin insanüstü bir çaba göstermeye zorlanmasının hatalı olduğu ileri sürülmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI : Usul yönünden; dava konusu düzenlemenin 2, 5. ve 9. maddelerinin … tarih ve … sayılı ve … tarih ve … sayılı Genel Yazı’larla uygulamadan kaldırıldığı; 4. maddesinin ise, özel veya vakıf üniversiteleri de dahil olmak üzere öğretim üyesi kadrolarına atanacak personel ile kamu kurum ve kuruluşlarına idareci pozisyonunda atanacak personele Bakanlıklarınca atamaya muvafakat verilmesi suretiyle esnetildiği; dolayısıyla, davanın menfaat yokluğu nedeniyle reddinin gerektiği,
Esas yönünden ise; Anayasa’nın 56. maddesinde, sağlık kuruluşlarının tek elden planlanması ve hizmetin düzenlenmesi yükümlülüğünün Devlete verildiği; 1593 sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca, Devlete verilen sağlık hizmetlerini yürütme görevinin, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 352. maddesiyle Bakanlıklarına verildiği, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nun 3. maddesinde ise, sağlık hizmetinin en uygun şekilde verilebilmesi amacıyla düzenleme yapma görevinin Bakanlıklarına verildiği, yine 1593 sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanunu’nun 64. maddesinde, salgın hastalık baş gösterdiğinde her türlü tedbiri alarak uygulama konusunda Bakanlıklarının yetkili kılındığı; Covid-19 salgınıyla mücadelede, kamu sağlığı hizmetinin kesintisiz ve etkin yürütülebilmesi amacıyla dava konusu düzenlemenin yapılmasının zaruri hale geldiği; bu şekilde, halk sağlığının korunması ve toplumun tüm bireylerinin yaşam hakkının korunmasının amaçlandığı, bu kapsamda, tecrübeli ve kalifiye personelin görevden ayrılmasının önüne geçilebilmesi için düzenleme yapıldığı, Devletin yaşam hakkının korunması için düzenleme yapma yükümlülüğünün bulunduğu, keza, aynı tarihlerde, sokağa çıkma kısıtlaması da dahil olmak üzere, maske takma, sosyal mesafeye uyma gibi düzenlemelerin yapıldığı, atamaların bir süreliğine durdurulmasının 1593 sayılı Kanun kapsamında Bakanlıklarına verilen yetkinin kullanılmasından ibaret olduğu,
Alınan tedbirler sonucu, salgın hızının azaltılmasıyla birlikte, salgınla mücadele stratejisinin geliştirildiği, sağlık hizmetinin etkin bir şekilde devamlılığının sağlanabildiği, Bakanlıklarının … tarih ve … sayılı ve … tarih ve … sayılı Genel Yazı’larıyla iptal istemine konu 2, 5. ve 9. maddelerin uygulamadan kaldırıldığı, 4. maddede öngörülen düzenlemenin ise, özel veya vakıf üniversiteleri de dahil olmak üzere öğretim üyesi kadroları ile kamu kurum ve kuruluşlarına idareci pozisyonunda atanacak personele muvafakat verilmesi yoluyla esnetildiği,
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 94. maddesinde, idare tarafından görevinden çekilme isteminin kabul edilmemesi hallerinde, memurun 30 gün geçtikten sonra görevden çekilme hakkı olduğunun düzenlendiği, dava konusu Genel Yazı’nın iptal istemine konu 1. maddesinin, belirtilen Kanun hükmünün işletilmesine engel teşkil etmediği, dolayısıyla, görevinden çekilmek isteyen personel yönünden hak kaybı oluşmadığı, Covid-19 salgını nedeniyle yeni vaka sayılarının arttığı bir dönemde Bakanlıklarının görevden istifa taleplerini kabule zorlanamayacağı; keza, dava konusu Genel Yazı’nın 4. maddesinde yer alan; “Eşinin emekliye ayrılmasından kaynaklanan atama, öğrenim durumuna dayalı atama, alt ve üst hizmet bölgelerine atama ile karşılıklı yer değiştirme ve engelli durumundan yapılacak atamaların ikinci bir duyuruya kadar durdurulması” yolundaki düzenlemenin de aynı kapsamda değerlendirilmesi gerektiği, idarenin takdir yetkisinin bulunduğu söz konusu atama işlemlerinin kazanılmış hak olarak kabul edilmesi ve hemen yerine getirilmesi gibi bir mecburiyetin bulunmadığı; kaldı ki, atama talepli başvurular yönünden zımni ret kararının oluşması için gerekli olan 60 günlük süreden bir miktar fazla olan ve ilgili personel tarafından tahammül edilebilecek mahiyetteki 80 günlük süre boyunca atama işlemlerinin durdurulmasının iptali gerektirir mahiyette olmadığı,
Dava konusu Genel Yazı’nın 5. maddesinde yer alan, başka kamu kuruluşuna atanan personelin ayrılışlarının durdurulması ve atama talep edecek personele bu dönem için muvafakat verilmemesi yolundaki düzenlemenin idarenin takdir yetkisi kapsamında bulunduğu, salgın hali göz önüne alındığında, sebep, konu ve maksat ögeleri bakımından hukuka uygun olduğu,
Radyoaktif ışınlarla çalışan personele verilecek sağlık (şua) izninin kurum amirlerinin uygun göreceği tarihte kullandırılmasının idarenin takdir yetkisi kapsamında olduğu; zira, normal şartlarda dahi, söz konusu izinlerin kullanılacağı tarihlerin belirlenmesinde kurum amirinin takdir yetkisinin bulunduğu,
Üst hukuk normlarına ve hizmetin gereklerine uygun şekilde, takdir yetkisi dahilinde tesis edilen dava konusu düzenlemede hukuka ve usule aykırılık bulunmadığı, savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünce düzenlenen … tarih ve … sayılı, “Personel İşlemleri” konulu dava konusu Genel Yazı’nın 2, 5. ve 9. maddelerinin, Bakanlığın … tarih ve … sayılı ve … tarih ve … sayılı Genel Yazıları ile kaldırılarak uygulanmasına son verildiği, 4. maddesinin ise, özel veya vakıf üniversiteleri de dahil olmak üzere öğretim üyesi kadrolarına atanacak personel ile kamu kurum ve kuruluşlarına idareci pozisyonunda atanacak personele Bakanlıklarınca atamaya muvafakat verildiği; diğer taraftan, davalı idarenin … tarih ve … sayılı Genel Yazı’sında, yürürlüğe konulan … tarih ve E…. sayılı Genel Yazı ile … tarih ve E…. sayılı Genel Yazı’nın uygulanmasına 01/07/2021 tarihine kadar devam edileceği, bu tarihten sonra meri mevzuatın öngördüğü şekilde mutad uygulamalara devam edileceğinin belirtildiği görülmektedir.
Dava konusu Genel Yazı’nın, davalı idarenin yukarıda alıntısına yer verilen Genel Yazı’lar ile kaldırılarak, uygulanmasına son verilmesi nedeniyle, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Davacı Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikasının vekili tarafından, Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı, Personel İşlemleri konulu Genel Yazısının, 1., 2., 4., 5. ve 9. maddesinin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
Davalı idarenin usule ilişkin iddiaları yerinde görülmeyerek işin esasına geçildi.
2079 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler” kısmının Üçüncü Bölümünde yer alan A. Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması başlıklı 56. maddesinde herkesin, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu, çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevi olduğu belirtilmiş, başka bir deyimle sağlık hizmetlerinden yararlanma ve sağlıklı yaşamanın bireyler için temel bir hak olduğu, yaşama hakkının korunmasında Devletin yükümlü olduğu hüküm altına alınmıştır.
1593 sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanunu’nun “Devlet hidematı sıhhiyesi ve sıhhi Merciler” başlıklı 1. maddesinde; “Memleketin sıhhi şartlarını ıslah ve milletin sıhhatine zarar veren bütün hastalıklar veya sair muzır amillerle mücadele etmek ve müstakbel neslin sıhatli olarak yetişmesini temin ve halkı tıbbi ve içtimai muavenete mazhar eylemek umumi Devlet hizmetlerindendir.” hükmüne yer verilmiş; 2. maddesinde ise; “Umumi sıhhat ve içtimai muavenet hizmetlerine ait Devlet vazaifi Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaleti tarafından ifa ve hususi idarelerle belediyelere ve sair mahalli idarelere bırakılan hizmetlerin sureti icrası murakabe olunur. Milli Müdafaa teşkilatına ait sıhhi işler müstesna olmak üzere bütün sıhhat ve içtimai muavenet işlerinin mercii ve murakıbı bu Vekalettir.”, 64. maddesinde, “57 nci maddede zikredilenlerden başka her hangi bir hastalık istilai şekil aldığı veya böyle bir tehlike baş gösterdiği takdirde o hastalığın veya her hangi bir hastalık şeklinin memleketin her tarafında veya bir kısmında ihbarı mecburi olduğunu neşrü ilâna ve o hastalığa karşı bu kanunda mezkür tedabirin kaffesini veya bir kısmını tatbika Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaleti salahiyettardır.”
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nun sağlık hizmetleriyle ilgili temel esaslarının belirtildiği 3. maddesinde c) “Bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılması esastır.Sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesi bu esas içerisinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenlenir. …”, g) bendinde de, “Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı; sağlık ve yardımcı sağlık personelinin yurt düzeyinde dengeli dağılımını sağlamak üzere istihdam planlaması yapar. …” hükmüne yer verilmiştir.
1593 sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanunu, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu uyarınca sağlık ve yardımcı sağlık personelinin yurt düzeyinde dengeli dağılımını sağlamak üzere istihdam planlamasını yapmakla ve sağlık hizmetlerinin yürütülmesinde, herhangi bir hastalık halinde bunun ilanı ve önlemlerin alınması ve uygulanmasında Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı görevlidir.
Bu çerçevede Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanıp yurt çapında Valiliklere (İl Sağlık Müdürlüklerine) dağıtımı öngörülen Personel İşlemleri konulu … tarih ve … sayılı Genel Yazısının iptal istenilen 2. maddesinde, “5434 sayılı Kanun’un 40 ıncı maddesine göre yaş tahsisi haddinden emekli olacaklar ile 5510 sayılı Kanun’a göre malulen emekli olacakların ayrılışları yapılacak olup bu kapsam dışındakilere yönelik olarak emeklilik işlemi tesis edilmeyecektir.”, 5. maddesinde, “Sağlık tesislerinde görev yapmakta iken, başka kamu kurum ve kuruluşlarına atama talep edilip de ataması yapılan personelin, ayrılışı yapılmayacak olup başka kamu kurum ve kuruluşlarına atanma talep eden personele bu süreçte muvafakat verilmeyecektir.”, 9. maddesinde, “657 sayılı Kanun’un 103. maddesinin son fıkrasına göre radyoaktif ışınlarla çalışan personele verilmekle yükümlü olunan bir aylık sağlık izni (şua) kurum amirlerinin uygun görecekleri zamanlarda kullandırılacaktır.” kuralına yer verilmiştir.
Dosyada bulunan belgelerden davalı idarenin … tarih ve … sayılı Genel Yazısında, kamu kurum ve kuruluşları ile özel vakıf üniversitelerince tıpta, diş hekimliğinde, eczacılıkta uzmanlık ve yan dal uzmanlık sınavları ile KPSS dahil personel alımına yönelik yapılan sınavları kazanan personelin sınavla yerleştikleri yerde göreve başlayabilmeleri için ayrılışlarına izin verildiği, bakanlıklarda görev yapan ve belirtilen durumda olan personelin haklarını kaybetmemeleri amacıyla sınavla yerleşmeleri hak kazandıklarını belgelendirmek kaydıyla kadrolarından ayrılma taleplerinde, bakanlıkları ve bağlı kuruluşlarına yerleşmeye hak kazanan personele yönelik yapılan uygulamanın bu kapsamdaki personele de aynı şekilde uygulanacağı, yine davalı idarenin … tarih ve … sayılı Genel Yazısının 3. maddesinde, 657 sayılık Kanun’un 103. maddesinin son fıkrasına göre radyoaktif ışınlarla çalışan personele verilmekle yükümlü olunan bir aylık sağlık izninin (şua) kurum amirlerinin uygun göreceği zamanlarda kullandırılacağı, 4. maddesinde, sağlık tesislerinde görev yapmakta iken, başka kurum ve kuruluşlara atama talep edip de ataması yapılan personelin, ayrılışı yapılmayacak olup başka kamu kurum ve kuruluşlarına atanma talep eden personele bu süreçte muvafakat verilmeme uygulamasına devam olunacağı, ancak özel/vakıf da dahil üniversitelerin öğretim üyesi kadrolarına atanacak personel ile kamu kurum ve kuruluşların idareci pozisyonuna atanacak personele muvafakat verilmesi yoluna gidileceği, 5. maddesinde, emeklilik talebinde bulunan personelin emeklilik taleplerinin karşılanarak emeklilik işlemlerinin yerine getirileceği, 6. maddesinde ise; yukarıda belirtilen durumlar haricinde, Bakanlık Makamının … tarih ve … sayılı olurları ile yürürlüğe konulan Genel Yazı’nın 1, 4, 6, 10. ve 12. maddelerinin aynı şekilde uygulanmasına devam edileceğinin belirtilmiştir.
Bu durumda dava konusu Genel Yazı’nın iptali istenilen 2., 5., 9. maddelerinin, davalı İdarenin … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı Genel Yazıları ile kaldırılarak uygulanmasına son verildiği anlaşıldığından iptali istenilen bu maddeler yönünden davanın konusu kalmamıştır.
Söz konusu Genel Yazı’nın, 1. maddesinde, “Her ne sebeple olursa olsun, bu süreçte görevinden çekilme (İstifa) talebinde bulunan personelin mezkür talebi kabul edilmeyecektir.”
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Zorla çalıştırma yasağı” başlıklı 18. maddesinde, “Hiç kimse zorla çalıştırılamaz. Angarya yasaktır. Şekil ve şartları kanunla düzenlenmek üzere hükümlülük veya tutukluluk süreleri içindeki çalıştırmalar; olağanüstü hallerde vatandaşlardan istenecek hizmetler; ülke ihtiyaçlarının zorunlu kıldığı alanlarda öngörülen vatandaşlık ödevi niteliğindeki beden ve fikir çalışmaları, zorla çalıştırma sayılmaz.” hükmüne yer verilmiş, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Memurluğun Sona Ermesi” başlıklı kısmında “Çekilme” başlıklı 94. maddesinde, “Devlet memuru bağlı olduğu kuruma yazılı olarak müracaat etmek suretiyle memurluktan çekilme isteğinde bulunabilir. (Ek hüküm: 31/7/1970 – 1327/75 md.) Mezuniyetsiz veya kurumlarınca kabul edilen mazereti olmaksızın görevin terk edilmesi ve bu terkin kesintisiz 10 gün devam etmesi halinde, yazılı müracaat şartı aranmaksızın, çekilme isteğinde bulunulmuş sayılır. Çekilmek istiyen memur yerine atanan kimsenin gelmesine veya çekilme isteğinin kabulüne kadar görevine devam eder. Yerine atanan kimse bir aya kadar gelmediği veya yerine bir vekil atanmadığı takdirde, üstüne haber vererek görevini bırakabilir. Olağanüstü mazeretle çekilenler, üstüne haber vermek şartiyle bir ay kaydına tabi değildirler.”, “Olağanüstü yönetim hallerinde çekilme usulü” başlıklı 96. maddesinde (Değişik: 15/8/2017 – KHK-694/27 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/27 md.), “Olağanüstü hal, seferberlik ve savaş hallerinde veya genel hayata müessir afetlere uğrayan yerlerdeki Devlet memurları, çekilme istekleri kabul edilmedikçe veya yerine atanacaklar gelip işe başlamadıkça görevlerini bırakamazlar.” hükmüne yer verilmiştir.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 4. maddesi ile Siyasi ve Medeni Haklar Uluslararası Sözleşmesinin 8. maddesinde, hiç kimsenin zorla çalıştırılamayacağı veya zorunlu çalışmaya tabi tutulamayacağı belirtilmiştir.
Anılan yasal düzenlemelerden, devlet memurlarının memurlukta çekilme (istifa) istemlerinin sadece olağanüstü hal, seferberlik ve savaş hallerinde veya genel hayata müessir afetlerin olması hallerinde kabul edilmeyebileceği, bunun dışındaki durumlarda istifa istemlerinin kabulünün zorunlu, olduğu aksi durumun zorla çalıştırma yasağına ters düşeceği açıktır.
Davalı idarece salgın halinde olan Covid-19 hastalığı nedeniyle verilen mücadelede sağlık hizmetlerinin etkin olarak kesintisiz şekilde sürdürülebilmesi için personelin, görevden çekilme (istifa), emeklilik, yer değiştirme, atanma, ve izin konularına ilişkin düzenlemeler yapılmış olup, davaya konu Genel Yazı’nın 1. maddesinde de istifa taleplerinin kabul edilmeyeceği bildirilmiştir.
Bu durumda Covid-19 hastalığı nedeniyle ilan edilen olağanüstü hal veya seferberlik hali bulunmaması karşısında, davaya konu Genel Yazı’nın iptali istenilen 1. maddesinde personelin görevden çekilme (istifa) taleplerinin kabul edilmeyeceği yolunda yapılan düzenleme anılan yasa hükümlerine aykırı olduğundan hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Söz konusu Genel Yazısının, 4. maddesinde, “Eşinin emekliye ayrılmasından kaynaklı atama, öğrenim durumuna dayalı atama, alt ve üst hizmet bölgelerine atama ile karşılıklı yer değiştirme ve engelli durumundan yapılacak atamalar ikinci bir duyuruya kadar durdurulmuştur.”
Anayasamızda güvence altına alınan sağlık hakkının korunması, iyileştirilmesi ve etkin hale getirilmesinde Devlet, insan yaşamını korumak için gerekli adımları atmak, bu kapsamda diğer kişilerin yaşamsal tehlike oluşturan eylemlerinden korumak için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür.
Kamu hizmetlerinin hangi koşullar altında ve nasıl yürütüleceğini önceden saptamak her zaman mümkün olmadığı için, gelişen durumlara ayak uydurmak ve ortaya çıkan ihtiyaçları karşılayabilmek amacıyla üst hukuk normlarına uygun olarak düzenleyici işlemler üzerinde gerekli değişiklikleri yapma hususunda takdir yetkisi bulunmaktadır. İdarelere tanınan takdir yetkisi mutlak ve sınırsız olmayıp kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlıdır.
İptali istenilen 4. maddedeki düzenlemenin, Covid-19 hastalığından kaynaklanan salgın nedeniyle halk sağlığının ve bireylerin yaşam hakkının korunmasını sağlamak amacıyla sağlık hizmetlerinin aksamadan etkin şekilde sürdürülmesi ve devamlılığının sağlanması için, 1593 ve 3359 sayılı yasaların anılan hükümleri ile verilen yetki uyarınca pandeminin seyrine göre sağlık hizmetlerinin yürütülmesinde ve önlemlerin alınması ve uygulanması kapsamında kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek yapıldığı sonucuna ulaşıldığından bu madde de hukuka aykırılık görülmemiştir.
Belirtilen nedenlerle Genel Yazı’nın konusu kalmayan 2., 5., 9. maddelerinin iptali istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığı, 1. maddesinin iptali, 4. maddesinin iptali isteminin ise, reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra davalı idarenin usule ilişkin iddiaları yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY
Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünce Bakanlık merkez ve taşra teşkilatında görevli bütün personel yönünden … tarih ve … sayılı ve “Personel İşlemleri” konulu Genel Yazı düzenlenerek, yurt çapındaki Valiliklere (İl Sağlık Müdürlüklerine) dağıtılmıştır.
Söz konusu Genel Yazının;
1. maddesi; “Her ne sebeple olursa olsun, bu süreçte görevinden çekilme (İstifa) talebinde bulunan personelin mezkûr talebi kabul edilmeyecektir.” ,
2. maddesi; ” 5434 sayılı Kanun’un 40 ıncı maddesine göre yaş haddinden emekli olacaklar ile 5510 saylı Kanun’a göre, malulen emekli olacakların ayrılışları yapılacak olup bu kapsam dışındakilere yönelik olarak emeklilik işlemi tesis edilmeyecektir.” ,
4. maddesi; “Eşinin emekliye ayrılmasından kaynaklı atama, öğrenim durumuna dayalı atama, alt ve üst hizmet bölgelerine atama ile karşılıklı yer değiştirme ve engelli durumundan yapılacak atamalar ikinci bir duyuruya kadar durdurulmuştur.” ,
5. maddesi; “Sağlık Tesislerinde görev yapmakta iken, başka kamu kurum ve kuruluşlarına atama talep edip de ataması yapılan personelin, ayrılışı yapılmayacak olup başka kamu kurum ve kuruluşlarına atanma talep eden personele bu süreçte muvafakat verilmeyecektir.” ,
9. maddesi; “657 sayılı Kanun’un 103’üncü maddesinin son fıkrasına göre radyoaktif ışınlarla çalışan personele verilmekle yükümlü olunan bir aylık sağlık izni (şua) kurum amirlerinin uygun görecekleri zamanlarda kullandırılacaktır.” şeklindedir.
Davacı Sendika tarafından, söz konusu maddelerde yer alan düzenlemelerin iptaline karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın İkinci Kısımının “Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler”in düzenlendiği Üçüncü Bölümünde yer alan “A. Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması” başlıklı 56. maddesinde;
“Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.
Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir.
Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler.
Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
06/05/1930 tarih ve 1489 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 1593 sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanunu’nun “Devlet hidematı sıhhiyesi ve sıhhi Merciler” başlığı altında yer alan 1. maddesinde;
“Memleketin sıhhi şartlarını ıslah ve milletin sıhhatine zarar veren bütün hastalıklar veya sair muzır amillerle mücadele etmek ve müstakbel neslin sıhatli olarak yetişmesini temin ve halkı tıbbi ve içtimai muavenete mazhar eylemek umumi Devlet hizmetlerindendir.” ,
2. maddesinde;
“Umumi sıhhat ve içtimai muavenet hizmetlerine ait Devlet vazaifi Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaleti tarafından ifa ve hususi idarelerle belediyelere ve sair mahalli idarelere bırakılan hizmetlerin sureti icrası murakabe olunur. Milli Müdafaa teşkilatına ait sıhhi işler müstesna olmak üzere bütün sıhhat ve içtimai muavenet işlerinin mercii ve murakıbı bu Vekalettir.” ,
64. maddesinde; “57 nci maddede zikredilenlerden başka her hangi bir hastalık istilai şekil aldığı veya böyle bir tehlike baş gösterdiği takdirde o hastalığın veya her hangi bir hastalık şeklinin memleketin her tarafında veya bir kısmında ihbarı mecburi olduğunu neşrü ilâna ve o hastalığa karşı bu kanunda mezkür tedabirin kaffesini veya bir kısmını tatbika Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaleti salahiyettardır.” hükmü öngörülmüştür.
15/05/1987 tarih ve 19461 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nun “Temel Esaslar” başlıklı 3. maddesinde;
“Sağlık hizmetleriyle ilgili temel esaslar şunlardır:
a) Sağlık kurum ve kuruluşları yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, diğer ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak planlanır, koordine edilir, mali yönden desteklenir ve geliştirilir. …. ….. ,
c) “Bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılması esastır.Sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesi bu esas içerisinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenlenir. ….. …. ,
g) Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı; sağlık ve yardımcı sağlık personelinin yurt düzeyinde dengeli dağılımını sağlamak üzere istihdam planlaması yapar. …” kuralına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Yukarıda açık metinlerine yer verilen yasal düzenlemelerin birlikte değerlendirilmesinden, sağlık hizmetlerinin yürütülmesi, salgın hastalık hali bulunması durumunda ilan edilmesi, hastalıkla mücadelede her türlü önlemin alınması ve yerine getirilmesi ile sağlık ve yardımcı sağlık personelinin yurt düzeyinde dengeli dağılımını sağlamak amacıyla istihdam planlamasını yapma konusunda Sağlık Bakanlığının görevli olduğu anlaşılmaktadır.
Bakılmakta olan uyuşmazlıkta, Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünün yukarıda açık metinlerine yer verilen dava konusu … tarih ve … sayılı Genel Yazı’sında, Dünya Sağlık Örgütünce pandemi olarak kabul ve ilan edilen Covid-19 salgını ile mücadele edilebilmesi amacıyla bir takım tedbirlerin alınmasının öngörüldüğü; Genel Yazı’nın iptali istenilen maddelerinde, Bakanlık merkez ve taşra teşkilatında görevli tüm personelin görevden çekilme (istifa) talepleri, emeklilik işlemleri, atama ve yer değiştirme işlemleri, ayrılış ve muvafakat işlemleri ile radyoaktif ışınlarla çalışan personele verilecek olan bir aylık şua izninin kullanım usulü hakkında düzenlemelere yer verilerek, söz konusu Genel Yazı’nın yurt çapındaki tüm Valiliklere (İl Sağlık Müdürlüklerine) gönderildiği; diğer taraftan, Bakanlıkça dava konusu Genel Yazı ile düzenlenen hususlarda yeniden düzenlemeler yapıldığı; bu kapsamda, Sağlık Bakanlığının … tarih ve … sayılı Genel Yazı’sında, kamu kurum ve kuruluşları ile özel vakıf üniversitelerince tıpta, diş hekimliğinde, eczacılıkta uzmanlık ve yan dal uzmanlık sınavları ile KPSS dahil personel alımına yönelik yapılan sınavları kazanan personelin sınavla yerleştikleri yerde göreve başlayabilmeleri amacıyla ayrılışlarına izin verildiği, Bakanlıklarda görev yapan ve belirtilen durumda olan personelin haklarını kaybetmemeleri amacıyla sınavla yerleşmeleri hak kazandıklarını belgelendirmek kaydıyla kadrolarından ayrılma taleplerinde, bakanlıkları ve bağlı kuruluşlarına yerleşmeye hak kazanan personele yönelik yapılan uygulamanın bu kapsamdaki personele de aynı şekilde uygulanacağı yolunda düzenleme yapıldığı; … tarih ve … sayılı Genel Yazı’sının 3. maddesinde; 657 sayılı Kanun’un 103. maddesinin son fıkrasına göre radyoaktif ışınlarla çalışan personele verilmekle yükümlü olunan bir aylık sağlık izninin (şua) kurum amirlerinin uygun göreceği zamanlarda kullandırılacağı, 4. maddesinde; sağlık tesislerinde görev yapmakta iken, başka kurum ve kuruluşlara atama talep etmesi nedeniyle ataması yapılan personelin, ayrılışının yapılmayacağı, bu kapsamda, başka kamu kurum ve kuruluşlarına atanma talep eden personele bu süreçte muvafakat verilmeme uygulamasına devam olunacağı, ancak, özel ve vakıf üniversiteleri de dahil olmak üzere üniversitelerin öğretim üyesi kadrolarına atanacak personel ile kamu kurum ve kuruluşların idareci pozisyonuna atanacak personele muvafakat verileceği, 5. maddesinde; emeklilik talebinde bulunan personelin emeklilik taleplerinin karşılanarak emeklilik işlemlerinin yerine getirileceği, 6. maddesinde; yukarıda belirtilen durumlar haricinde, Bakanlık Makamının 27/10/2020 tarih ve 3137 sayılı Olurları ile yürürlüğe konulan Genel Yazı’nın 1, 4, 6, 10. ve 12. maddelerinin aynı şekilde uygulanmasına devam edileceğinin belirtildiği; dolayısıyla, dava konusu Genel Yazı’nın iptali istenilen 2, 5., 9. maddelerinin, davalı İdarenin 08/01/2021 tarih ve 38 sayılı, … tarih ve … sayılı Genel Yazıları ile uygulanmasına son verildiği; konu hakkında Sağlık Bakanlığınca düzenlenen … tarih ve … sayılı Genel Yazı’da ise; COVID-19 salgınıyla olan mücadelede, gerek kamu sağlık hizmetinin verildiği sağlık tesislerinde, gerekse merkez ve taşra teşkilatında görevli personelin enfekte olma riskini en aza indirebilmek ve kamu sağlık hizmetinin kesintisiz, etkin, verimli, salgın yayılımının önlenmesi ve salgınla mücadelede her alanda yeterli sayıda ve mücadelede tecrübe kazanmış personel eliyle yürütülebilmesini teminen, personel iş ve işlemlerine yönelik olarak Cumhurbaşkanlığınca yayımlanan genelgeler dayanak alınarak, Bakanlık makamının olurları ile Mart 2020 tarihinden itibaren birçok genel yazının hazırlanarak teşkilata duyurulduğu, bu sürecin son döneminde, yürürlüğe konulan … tarih ve E…. sayılı Genel Yazı ile … tarih ve E…. sayılı Genel Yazı’nın uygulanmasına 01/07/2021 tarihine kadar devam edileceği, bu tarihten sonra meri mevzuatın öngördüğü şekilde mutad uygulamalara devam edileceğinin belirtildiği görülmektedir.
Bu durumda, dava konusu Genel Yazının iptal istemine konu maddelerinin uygulanmasına, Sağlık Bakanlığının yukarıda alıntısına yer verilen … tarih ve … sayılı ve … tarih ve … sayılı Genel Yazıları ile kısmen son verildiği; öte yandan, pandemiyle mücadele döneminde Genel Yazılarla düzenlenen hususlarda, Bakanlığın yukarıda belirtilen … tarih ve … sayılı Genel Yazı’sı uyarınca, 01/07/2021 tarihi itibarıyla yürürlükte olan yasal mevzuat kapsamında işlem tesis edilmeye başlandığı anlaşıldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Dava konusu Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı, ”Personel İşlemleri” konulu Genel Yazı’sının 1, 2, 4, 5. ve 9. maddelerinin iptali istemi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama gideri ile karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen …-TL vekâlet ücretinin davanın açılmasına sebebiyet veren davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
3. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 28/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.