Danıştay Kararı 12. Daire 2020/4983 E. 2022/4328 K. 29.06.2022 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2020/4983 E.  ,  2022/4328 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/4983
Karar No : 2022/4328

DAVACI : … Sendikası
VEKİLİ : Av. …

DAVALI : … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri Av. …

DAVANIN KONUSU: Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 02/06/2020 tarih ve 929 sayılı “COVID-19 Kapsamında Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Normalleşme ve Alınacak Tedbirler” konulu Genel Yazısı’nın (1) numaralı paragrafında geçen “…olan kanser hastaları ve organ nakli…” ibaresinin, (2) numaralı paragrafında geçen “…24. haftasından…” ibaresinin ve (3) numaralı paragrafının iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu Genel Yazı’nın, COVİD-19 pandemisinde en fazla zarar gören ve koronavirüse yakalanan sağlık çalışanlarının ortak ve güncel meşru menfaatlerini ihlal ettiği, anılan Genel Yazı’nın (1) nolu paragrafına göre kronik hastalığı olanlardan yalnızca kanser hastaları ve organ nakli olanların idari izinden yararlanacağı, böylece kronik hastalığı olanlar arasında sınırlama yapıldığı, kronik kalp rahatsızlığı olanlar, KOAH hastaları, yüksek tansiyon ve böbrek hastaları, astım ve bronşit gibi onlarca kronik hastalık olduğu ve bu hastalığa sahip olan davalı idare personelinin idari izinden yararlanamayacağı; öte yandan, kanser hastaları ve organ nakli olan personelin idari izinli sayılıp sayılmayacaklarının birim amirlerinin takdirine bırakıldığı ve böylece sağlık ve yaşam hakkının risk altına alındığı; (2) nolu paragrafında, hamile personelin, hamileliğin 24.-32. haftaları arasında idari izinli sayıldığı, hamile personelden 24. haftaya kadar çalışmasının istendiği, ancak 24. haftadan 32. haftaya kadar idari izinli sayılmalarının çelişkili olduğu, hamileliğin ilk haftasından doğuma kadar geçen sürenin bir bütün olduğu, bu sürecin tüm aşamalarının aynı riske sahip olduğu; (3) numaralı paragrafının açıkça mevzuata aykırı olduğu, kanser ve organ nakli olanların haricindeki kronik hastalığı olanlara idari izin verilmeyeceğinin açıkça düzenlendiği, Sağlık Bakanlığının açıkladığı kronik hastalıklar listesinde pek çok hastalık bulunduğu, bu hastalığa sahip olanların idari izinden yararlanamamasının eşitlik ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI : Anayasa’nın 56. maddesine göre, sağlık hizmetlerinden yararlanma ve sağlıklı yaşamanın bireyler için temel bir hak olduğu, yaşama hakkının etkin olarak korunması hususunda Devletin pozitif yükümlülüğünün bulunduğu; 1593 sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanunu, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu ve 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 352. maddesi uyarınca sağlık hizmetlerinin yürütülmesi hususunda Sağlık Bakanlığının görevli olduğu, Covid-19 salgınıyla mücadele kapsamında 29/05/2020 tarih ve 31139 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de 2020/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’nin yayımlanarak, 60 yaş üstü olan ve Sağlık Bakanlığınca belirlenen kronik hastalığı bulunan kamu personeline idari izin verilmesine olanak sağlandığı, bununla birlikte, salgınla mücadelede zafiyete yol açılmaması, sağlık kuruluşlarında yeterli personel bulundurulması, temel sağlık hizmetlerine erişimin ve sürdürülebilirliğin sağlanması ile sağlık hizmetlerinde aksamaların önlenmesi amacıyla anılan Genelge’de Sağlık Bakanlığı personelinin idari izin kapsamının dışında bırakıldığı, bu hususa ilişkin açıklamalar içeren dava konusu Genel Yazı’nın yürürlüğe konularak tüm teşkilata duyurulduğu; Genel Yazı’yla, salgınla mücadele için yeterli sayıda sağlık personelinin bulundurulmasının amaçlandığı, aksi halde, az sayıda sağlık personeline bu görevin yüklenmesinin söz konusu olacağı, Genel Yazı’nın üst hukuk normlarına, hizmet gereklerine ve kamu yararına uygun olduğu savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Davacı Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası vekili tarafından, Covid-19 salgını kapsamında sağlık personeline idari izin verilmesine ilişkin hususları düzenleyen Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünün “Covid-19 Kapsamında Normalleşme ve Alınacak Tedbirler” konulu, 02/06/2020 tarih ve 60438742-929 sayılı Genel Yazısının; 1. maddesinde yer alan “…olan kanser hastaları ve organ nakli…” ve 2. maddesindeki “…24 üncü haftasından…” ibareleri ile 3. maddesinin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler” kısmının Üçüncü Bölümünde yer alan A. Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması başlıklı 56. maddesinde herkesin, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu, çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevi olduğu belirtilmiş, başka bir deyimle sağlık hizmetlerinden yararlanma ve sağlıklı yaşamanın bireyler için temel bir hak olduğu, yaşama hakkının korunmasında Devletin yükümlü olduğu hüküm altına alınmıştır.
1593 sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanunu’nun “Devlet hidematı sıhhiyesi ve sıhhi Merciler” başlıklı 1. maddesinde; “Memleketin sıhhi şartlarını ıslah ve milletin sıhhatine zarar veren bütün hastalıklar veya sair muzır amillerle mücadele etmek ve müstakbel neslin sıhatli olarak yetişmesini temin ve halkı tıbbi ve içtimai muavenete mazhar eylemek umumi Devlet hizmetlerindendir.” hükmüne yer verilmiş; 2. maddesinde ise; “Umumi sıhhat ve içtimai muavenet hizmetlerine ait Devlet vazaifi Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaleti tarafından ifa ve hususi idarelerle belediyelere ve sair mahalli idarelere bırakılan hizmetlerin sureti icrası murakabe olunur. Milli Müdafaa teşkilatına ait sıhhi işler müstesna olmak üzere bütün sıhhat ve içtimai muavenet işlerinin mercii ve murakıbı bu Vekalettir.”, 64. maddesinde, “57 nci maddede zikredilenlerden başka her hangi bir hastalık istilai şekil aldığı veya böyle bir tehlike baş gösterdiği takdirde o hastalığın veya her hangi bir hastalık şeklinin memleketin her tarafında veya bir kısmında ihbarı mecburi olduğunu neşrü ilâna ve o hastalığa karşı bu kanunda mezkür tedabirin kaffesini veya bir kısmını tatbika Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaleti salahiyettardır.”
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nun sağlık hizmetleriyle ilgili temel esaslarının belirtildiği 3. maddesinde c) “Bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılması esastır. Sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesi bu esas içerisinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenlenir. …”, g) bendinde de, “Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı; sağlık ve yardımcı sağlık personelinin yurt düzeyinde dengeli dağılımını sağlamak üzere istihdam planlaması yapar. …” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasa hükümleri ile sağlık ve yardımcı sağlık personelinin yurt düzeyinde dengeli dağılımını sağlamak üzere istihdam planlamasını yapmakla ve sağlık hizmetlerinin yürütülmesinde, herhangi bir hastalık halinde bunun ilanı ve önlemlerin alınması ve uygulanmasında Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı görevli kılınmıştır.
29/05/2020 tarihli ve 31139 sayılı Mükerrer Resmi Gazete’de Cumhurbaşkanlığı tarafından “COVİD-19 Kapsamında Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Normalleşme ve Alınacak Tedbirler” konulu 2020/8 sayılı genelge yayınlanarak yürürlüğe konulmuş, Genelge hükmüne göre çalıştırılma biçimine bakılmaksızın kamu kurum ve kuruluşlarında (Sağlık Bakanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı hariç) çalışan yönetici kadro ve pozisyonunda bulunanlar hariç 60 yaş ve üzerinde olanlar ile Sağlık Bakanlığımızca belirlenen kronik hastalığı bulunanların idari izinli sayılacağı öngörülmüştür.
Bu çerçevede davalı Sağlık Bakanlığınca davaya konu Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünün “Covid-19 Kapsamında Normalleşme ve Alınacak Tedbirler” konulu, 02/06/2020 tarih ve 60438742-929 sayılı Genel Yazısı yürürlüğe konularak 81 İl Valiliğine (İl Sağlık Müdürlüğü) dağıtılmış, bu Genel Yazının; 1. maddesinde, “COVİD-19 hastalığı için risk grubunda olan kanser hastaları ve organ nakli olanların durumları; Bakanlık Merkez Teşkilatında birim amirlerince, Bakanlığın ilgili bağlı kuruluşlarında, İllerde İl Sağlık Müdürü, İl Sağlık Müdürleri ile istişare etmek suretiyle İlçe Sağlık Müdürü/Toplum Sağlık Merkezi Başkanı ve sağlık tesislerinde ise Başhekimliklerce değerlendirilerek idari izinli sayılıp sayılmayacaklarına karar verilecektir.”, 2. maddesinde, “Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığının, 2/6/2020 tarihli ve 19531 sayılı genel yazıları uyarınca, Bakanlığımız merkez ve taşra teşkilatında görev yapan hamile personele, hamileliğinin 24 üncü haftasından 32 nci haftasına kadar olan süre içerisinde idari izin verilecektir.” aynı Genel Yazının 3. maddesinde de, “1 inci ve 2 nci madde de belirtilenler hariç hiç bir personele idari izin verilmeyecektir.” kuralına yer verilmiştir.
İdarece bir karar alınmadan veya işlem tesis edilmeden önce var olan ve idareyi belli bir karar veya işlem tesis etmeye götüren hukuki veya fiili durum işlemin sebep unsurunu oluşturur. İdare, tesis ettiği idari işlemi, gerçek ve hukuka uygun, sebep ya da sebeplere dayandırmak zorundadır. İdarenin dayandığı sebebin gerçek olması, usulüne uygun olarak yapılan tespitlerle ortaya konulmuş bulunmasını ifade eder.
Kamu hizmetlerinin hangi koşullar altında ve nasıl yürütüleceğini önceden saptamak her zaman mümkün olmadığı için, idarelerin gelişen durumlara ayak uydurmak ve ortaya çıkan ihtiyaçları karşılayabilmek amacıyla düzenleyici işlemler üzerinde gerekli değişiklikleri yapma hususunda takdir yetkisi bulunmaktadır. İdarelere tanınan takdir yetkisi mutlak ve sınırsız olmayıp kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlıdır. İdarelerce takdir yetkisi kapsamında düzenlemeler yapılırken kamu yararı ve hizmet gerekleri ile birlikte eşitlik ilkesinin de gözetilmesi gerekir.
Bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun davranmak zorunda olan idarece düzenlenen dava konusu Genel Yazı ile Covid-19 hastalığı için risk grubunda bulunanlardan kanser hastaları ve organ nakli olanların durumları görev yerlerine göre birim amirleri veya sağlık müdürleri, sağlık başkanlıkları yahut başhekimliklerce değerlendirip idari izinli sayılıp sayılmayacaklarının belirleneceği, diğer taraftan Bakanlıklarının merkez ve taşra teşkilatlarında görev yapan personelden hamilelerin, hamileliklerinin 24 üncü haftasından 32 nci haftasına kadar olan süre içerisinde idari izin verilmesi öngörülmüş, ancak davalı idarece, yapılan düzenleme ile idari izin verilmesi konusunda bu haktan yararlandırılmayarak kapsam dışı bırakılan diğer kronik rahatsızlığı olan hastalar arasındaki farkların veya kronik hastalıklar arasında sayılan kanser hastaları ve organ nakli olanların diğer kronik hastalığı bulunanlara göre neden ayrıcalıklı veya öncelikli olduğunun bilimsel verilerle ortaya konulmadığı, diğer taraftan hamile olan personelin hamileliğinin 24. haftasından 32. haftasına kadar olan süre içerisinde idari izin verileceği öngörülmesine karşın, hamileler arasında, hamilelik süreleri dikkate alınarak bir kısmına idari izin verilmesi, ilk 24 haftalık sürede düşük yapma tehlikesi de bulunan hamilelerin neden kapsam dışı bırakıldığına yönelik bilgi ve belge de sunulmadığı anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan davalı idarece davaya konu Genel Yazıyla, salgınla mücadele için yeterli sayıda sağlık personelinin bulundurulmasının amaçlandığı, aksi halde, az sayıda sağlık personeline bu görevin yüklenmesinin söz konusu olacağı, Genel Yazının üst hukuk normlarına, hizmet gereklerine ve kamu yararına uygun olduğu ileri sürülmekte ise de, salgınla mücadele eden sağlık personeli içinde Sağlık Bakanlığınca belirlenen kronik hastalığı bulunan sağlık çalışanlarının sayısı ve bu sayının sağlık çalışanlarına oranı konusunda herhangi bir bilgi sunulmadığından kronik rahatsızlığı bulunan ve idari izin verilecek personel kapsamı dışında tutulan sağlık personeline idari izin verilmesi halinde salgınla mücadele edecek sağlık personeli sayısının ne kadar azalacağı ve sağlık hizmet sunumunu olumsuz yönde ne kadar etkileyeceği belirsiz olduğundan bu iddiaya itibar edilmesi mümkün değildir.
Bu durumda idari izinli sayılma konusunda kronik hastalığı bulunanlar ve hamilelerin tamamını kapsayacak şekilde değilde, bunlardan sadece belli bir kısmının bu haktan yararlandırılması öngörülmek suretiyle aynı durumda bulunan personel arasında farklılık yaratacak şekilde düzenleme yapılmasını gerektiren hukuki veya fiili durumun ne olduğu ve idari izinli sayılacak personel belirlenirken hangi kriterlerin esas alındığı, hukuken kabul edilebilir bilimsel veri ve gerekçeler ile ortaya konulamadığından davaya konu Genel Yazının iptali istenilen kısımlarındaki düzenlemelerde hukuka uyarlık görülmemiştir.
Belirtilen nedenlerle, söz konusu Genel Yazı’nın 1. maddesinde yer alan “…olan kanser hastaları ve organ nakli…” ve 2. maddesindeki “…24 üncü haftasından…” ibareleri ile 3. maddesinin iptali gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
29/05/2020 tarih ve 31139 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığının “COVİD-19 Kapsamında Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Normalleşme ve Alınacak Tedbirler” konulu 29/05/2020 tarih ve 2020/8 sayılı Genelgesi ile COVİD-19 salgını ile mücadele amacıyla yürürlüğe konulan “Kamu görevlilerinin yurtdışına çıkış izni” konulu 2020/2 sayılı Genelgesi ile “COVİD-19 kapsamında kamu çalışanlarına yönelik ilave tedbirler” konulu 2020/4 sayılı Genelgesi 01/06/2020 tarihi itibarıyla yürürlükten kaldırılmış; kamu kurum ve kuruluşlarında (Sağlık Bakanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı hariç) çalışan yönetici kadro ve pozisyonlarında bulunanlar hariç 60 yaş ve üzerinde olanlar ile Sağlık Bakanlığının belirlediği kronik hastalığı bulunanların idari izinli sayılacağı, idari izinli sayılanların bu sürede görevlerini fiilen yerine getirmiş sayılacağı, bunların mali ve sosyal hak ve yardımları ile diğer özlük haklarının saklı kalacağı düzenlemesi yapılmıştır.
Dava konusu edilen Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 02/06/2020 tarih ve 929 sayılı Genel Yazısı ile;
“1. COVİD-19 hastalığı için risk grubunda olan kanser hastaları ve organ nakli olanların durumları; Bakanlık Merkez Teşkilatında birim amirlerince, Bakanlığın ilgili ve bağlı kuruluşlarında, kuruluşun en üst amirince, İllerde İl Sağlık Müdürü, İl Sağlık Müdürleri ile istişare etmek suretiyle İlçe Sağlık Müdürü/Toplum Sağlık Merkezi Başkanı ve sağlık tesislerinde ise Başhekimliklerce değerlendirilerek idari izinli sayılıp sayılmayacaklarına karar verilecektir.
2.Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığının, 2/6/2020 tarihli ve 19531 sayılı genel yazıları uyarınca; Bakanlığımız merkez ve taşra teşkilatında görev yapan hamile personele, hamileliğinin 24 üncü haftasından 32 nci haftasına kadar olan süre içerisinde idari izin verilecektir.
3. 1 inci ve 2 nci maddede belirtilenler hariç hiçbir personele idari izin verilmeyecektir.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Bunun üzerine, davacı Sendika tarafından bakılan dava açılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT :
Anayasa’nın Üçüncü Bölümünde “Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler” kısmında yer alan “Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması” başlıklı 56. maddesinde; herkesin, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu, çevreyi geliştirmenin çevre sağlığını korumanın ve çevre kirlenmesini önlemenin Devletin ve vatandaşların ödevi olduğu hüküm altına alınmıştır.
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nun sağlık hizmetleriyle ilgili temel esaslarının belirtildiği 3. maddesinin (c) bendinde “Bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılması esastır. Sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesi bu esas içerisinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenlenir. …”, (g) bendinde de; “Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı; sağlık ve yardımcı sağlık personelinin yurt düzeyinde dengeli dağılımını sağlamak üzere istihdam planlaması yapar. …” hükmüne yer verilmiştir.
13/03/2020 tarih ve 31067 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2020/2 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi uyarınca; Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğünün 13/03/2020 tarih ve E.12362 sayılı yazısı ile; yurt dışında bulunan kamu görevlilerinin yurda dönüş tarihinden itibaren 14 gün evde tecrit oldukları sürenin mesai saatlerine tekabül eden kısımlarında idari izinli sayılmaları, hamileler, yasal süt izni kullananlar, engelli çalışanlar, yönetici pozisyonundakiler hariç 60 yaş ve üzeri olanların, Sağlık Bakanlığının belirlediği dezavantajlı grupların (bağışıklık sorunu olanlar, kanser hastaları, kronik solunum yolu rahatsızlığı olanlar, obezite ve diabet, kalp damar hastaları, organ nakli olanlar, kronik hastalar) 16/03/2020 tarihinden itibaren 12 gün idari izinli sayılmaları, Cumhurbaşkanlığının 22/03/2020 tarih ve 2020/4 sayılı Genelgesi ile daha önce COVİD-19 kapsamında idari izinli sayılanların yeni bir karar verilinceye kadar idari izinli sayılmalarına devam edileceği hususları düzenlenmiştir.
Dava konusu işlemin dayanağı 2020/8 sayılı Genelge ile mezkur Genelgeler yürürlükten kaldırılarak, çalıştırılma biçimine bakılmaksızın kamu kurum ve kuruluşlarında (Sağlık Bakanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı hariç) çalışan yönetici kadro ve pozisyonunda bulunanlar hariç 60 yaş ve üzerinde olanlar ile Sağlık Bakanlığınca belirlenen kronik hastalığı bulunanların idari izinli sayılacağı öngörülmüştür.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Sağlık hizmetlerinden yararlanma ve sağlıklı yaşamanın bireyler için temel bir hak olduğu, yaşama hakkının korunmasında Devletin yükümlü olduğu Anayasa’da hüküm altına alınmıştır.
Yukarıda yer verilen Kanun hükümleri ile sağlık ve yardımcı sağlık personelinin yurt düzeyinde dengeli dağılımını sağlamak üzere istihdam planlamasını yapmakla ve sağlık hizmetlerinin yürütülmesinde, herhangi bir hastalık halinde bunun ilanı ve önlemlerin alınması ve uygulanmasında Sağlık Bakanlığı görevli kılınmıştır.
Covid-19 salgınıyla mücadele kapsamında 29/05/2020 tarih ve 31139 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de 2020/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi yayımlanarak 60 yaş üstü olan ve Sağlık Bakanlığınca belirlenen kronik hastalığı bulunan kamu personeline idari izin verilmesine olanak sağlandığı, bununla birlikte, salgınla mücadelede zafiyete yol açılmaması, sağlık kuruluşlarında yeterli personel bulundurulması, temel sağlık hizmetlerine erişimin ve sürdürülebilirliğin sağlanması ile sağlık hizmetlerinde aksamaların önlenmesi amacıyla anılan Genelge’de Sağlık Bakanlığı personeli idari izin kapsamının dışında bırakılmış, bu hususa ilişkin açıklamalar içeren dava konusu Genel Yazı yürürlüğe konularak tüm teşkilata duyurulmuştur.
Söz konusu Genel Yazı’yla, salgınla mücadele için yeterli sayıda sağlık personelinin bulundurulmasının amaçlandığı, aksi halde, az sayıda sağlık personeline bu görevin yüklenmesinin söz konusu olacağı, Genel Yazı’nın üst hukuk normlarına, hizmet gereklerine ve kamu yararına uygun olduğu anlaşıldığından, iptali istenilen düzenlemelerde hukuka aykırılık görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 02/06/2020 tarih ve 929 sayılı Genel Yazısı’nın iptali istenilen ibareleri yönünden DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın, kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 29/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.