Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2020/541 E. , 2022/3269 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/541
Karar No : 2022/3269
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davalı idarede zabıta memuru olarak görev yapan davacının, 31/03/2014 – 31/12/2015 tarihleri arasında ödenmeyen sosyal denge tazminatlarının tarafına ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin 12/09/2017 tarihli işlem ile anılan işlemin dayanağı olan 27/06/2014 tarihinde … Sendikası (… -Sen) arasında imzalanan ve 31/03/2014 – 31/12/2015 tarihleri arasındaki dönemi kapsayan Sosyal Denge Sözleşmesinin 23. maddesinde yer alan “Emekliliği hak etmiş personelden aktif olarak idari (müdür ve daha üst) görevde bulunmayanlara sosyal denge sözleşmesi gereği herhangi bir ödeme yapılmaz” şeklindeki düzenlemenin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:…sayılı kararla; davaya konu düzenlemenin … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla iptal edildiği anlaşıldığından, iptali istenilen düzenleme yönünden davanın konusuz kalması sebebiyle, esası hakkından karar verilmesine yer olmadığı; 31/03/2014 – 31/12/2015 tarihleri arasında ödenmeyen sosyal denge tazminatlarının ödenmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemi yönünden ise; uyuşmazlığın, Sosyal Denge Sözleşmesinin 23. maddesinde yer alan düzenlemeden kaynaklandığı, emekliliği hak etmesine karşılık çalışmasını sürdüren idari (müdür ve daha üst) görevde bulunan personele sosyal denge tazminatı ödenmeye devam edildiği halde diğer personele ödeme yapılmamasının Anayasa’nın benimsediği ayrımcılık yasağı ve eşitlik ilkesine aykırılık teşkil ettiği, öte yandan; mevzuatta belediyeler ve bağlı kuruluşlar ile il özel idarelerinin kadrolarında istihdam edilen kamu görevlilerine ödenecek olan sosyal denge tazminatına ilişkin olarak herhangi bir kısıtlama kriteri getirilmediği halde, Sözleşme ile sınırlama getirildiği, nitekim davaya konu edilen düzenlemenin yargı kararıyla iptal edildiği dikkate alındığında, 31/03/2014-31/12/2015 tarihleri arasında ödenmeyen sosyal denge tazminatlarının işletilecek faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline, Sosyal Denge Sözleşmesinin 23. maddesinde yer alan düzenleme yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Emekliliğini doldurmuş memurlara sosyal denge yardımı ödenmemesinin davacıya yönelik bireysel bir işlem olmadığı, emekliliği haketmiş olan tüm memurlara uygulandığı, bu sebeple eşitlik ilkesine aykırılığın söz konusu olmadığı, dava konusu düzenleme ve işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ: Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddi ile dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesince verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki kararının onanması, temyiz isteminin kısmen kabulü ile İdare Mahkemesi kararının, Sosyal Denge Sözleşmesinin 23. maddesinde yer alan düzenleme yönünden karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmı yönünden istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
16/08/2011 tarihinde …Sendikası (…-Sen) arasında imzalanan ve 16/08/2011-30/03/2014 tarihleri arasındaki dönemi kapsayan Sosyal Denge Sözleşmesinin 24. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Emekliliği hak etmiş personelden aktif olarak idari (müdür ve daha üst) görevde bulunmayanlara sosyal denge sözleşmesi gereği herhangi bir ödeme yapılmaz” şeklindeki düzenlemenin … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla iptali üzerine; davalı idarece anılan Sosyal Denge Sözleşmesinin kapsadığı 16/08/2011 – 30/03/2014 tarihleri arasındaki döneme ilişkin olarak davacıya sosyal denge tazminatı ödenmiştir.
Davacı tarafından, 15/06/2017 tarihinde yapılan başvuruda; yapılan ödemenin 2014 yılı Mart ayına kadar olması sebebiyle, söz konusu tarihten sonraki sosyal denge tazminatının da yasal faiziyle birlikte ödenmesi talep edilmiştir.
Davalı idare tarafından, söz konusu başvuru üzerine tesis edilen 12/09/2017 tarihli işlemle; 31/03/2014 – 31/12/2015 tarihleri arasındaki dönemi kapsayan Sosyal Denge Sözleşmesinin 23. maddesinde yer alan “Emekliliği hak etmiş personelden aktif olarak idari (müdür ve daha üst) görevde bulunmayanlara sosyal denge sözleşmesi gereği herhangi bir ödeme yapılmaz” şeklindeki düzenleme gereğince 31/03/2014 – 31/12/2015 tarihleri arasında ödeme yapılmadığı bildirilmiştir.
Bunun üzerine; anılan işlemin ve dayanağı olan düzenlemenin iptali istemiyle temyizen bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Dava açma süresi” başlıklı 7. maddesinin birinci fıkrasında, “Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür.”; dördüncü fıkrasında, “İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz.”; 11. maddesinde ise; “1- İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. 2- Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. 3- İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır.” hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize konu karar, 27/06/2014 tarihinde imzalanan ve 31/03/2014 – 31/12/2015 tarihleri arasındaki dönemi kapsayan Sosyal Denge Sözleşmesinin 23. maddesinde yer alan düzenlemenin iptali istemi yönünden incelendiğinde;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda, dava açma süresinin, özel yasalarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem ya da her ikisine karşı dava açabilecekleri belirtilmiştir.
Buna göre, ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayan dava açma süresi içinde idari davaya konu edilmeyen düzenleyici işlemlerin, bu tarihten sonra davaya konu edilebilmeleri için, ilgili hakkında uygulama işlemi yapılmış olması, bireysel işlemin ise birlikte dava konusu yapıldığı düzenleyici işlemin uygulanması niteliğinde bulunması gerekmektedir.
4688 sayılı Kanun’un 32. maddesi gereğince, belediyeler ile yetkili sendika arasında imzalanan ve düzenleyici işlem niteliğinde olan Sosyal Denge Sözleşmesinin, sadece taraflarca belirlenen sözleşme dönemini kapsadığı ve sosyal denge tazminatının her ay düzenli olarak yapılan bir ödeme olduğu dikkate alındığında; 2577 sayılı Kanun’un 7. ve 11. maddelerinde belirtilen süreler içerisinde dava konu edilebilecekleri açıktır.
Dosyanın incelenmesinden; davalı idare ile yetkili sendika arasında 16/08/2011 tarihinde imzalanan ve 16/08/2011 – 30/03/2014 tarihleri arasındaki dönemi kapsayan Sosyal Denge Sözleşmesinin 24. maddesinin birinci fıkrasının yargı kararıyla iptali üzerine, davalı idarece yargı kararı gereğince anılan sözleşme dönemine ilişkin olarak ödeme yapıldığı, davacının ise 15/06/2017 tarihli başvurusu ile; 2014 yılı Mart ayından sonraki sosyal denge tazminatlarının yasal faiziyle birlikte ödenmesini talep ettiği, dava konusu 12/09/2017 tarihli işlemle, talep edilen döneme ilişkin sosyal denge tazminatının 27/06/2014 tarihinde imzalanan ve 31/03/2014 – 31/12/2015 tarihleri arasındaki dönemi kapsayan Sosyal Denge Sözleşmesinin 23. maddesi gereğince ödenmediğinin bildirilmesi üzerine, söz konusu işlemin ve dayanağı olan sözleşme hükmünün iptali istemiyle temyizen bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacı tarafından ödenmesi talep edilen sosyal denge tazminatının; 31/03/2014-31/12/2015 tarihleri arasındaki dönemi kapsayan Sosyal Denge Sözleşmesinden kaynaklandığı, davaya konu düzenlemenin de davacı hakkında son olarak 31/12/2015 tarihinde uygulandığı dikkate alındığında, sözleşme süresinin bitiminden itibaren en geç 60 gün içerisinde veya bu süre içerisinde davalı idareye yapılan başvurunun reddi üzerine süresi içerisinde dava açılması gerekirken, 15/06/2017 tarihli başvuru üzerine tesis edilen işlem ile birlikte iptali istenilen dava konusu düzenleme yönünden davada süre aşımı bulunması nedeniyle esasının incelenmesine hukuken imkan bulunmamaktadır.
Bu itibarla; dava konusu düzenleme yönünden davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esasına ilişkin olarak verilen Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Temyize konu karar, dava konusu 12/09/2017 tarihli işlemin iptali istemi yönünden incelendiğinde;
İdare Hukuku ilkelerine göre, iptal kararları, iptali istenilen işlemi tesis edildiği tarih itibarıyla ortadan kaldırarak, o işlemin tesisinden önceki hukuki durumun geri gelmesini sağlar. Bir genel düzenleyici işlemin iptal edilmesi durumunda, verilmiş olan yargı kararının, sadece o davayı açanı değil, bu genel düzenleyici işlem ile ilgili diğer kişileri de etkileyeceği kuşkusuzdur.
Genel düzenleyici nitelikteki bir işlemin iptali yolundaki kararın, o düzenleme ile ilgili herkes için hüküm ifade edeceği dikkate alındığında; dava konusu işlemin dayanağı olan 27/06/2014 tarihinde imzalanan ve 31/03/2014 – 31/12/2015 tarihleri arasındaki dönemi kapsayan Sosyal Denge Sözleşmesinin 23. maddesinin, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla iptal edilmesi sebebiyle, davacının da söz konusu iptal kararının sonuçlarından yararlanması ve bu kapsamda kendisine 31/03/2014 – 31/12/2015 tarihleri arasındaki döneme ilişkin sosyal denge tazminatlarının ödenmesi gerekmektedir.
Bu duruma göre; İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddi ile dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesince verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
2. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulü ile İdare Mahkemesi kararının, Sosyal Denge Sözleşmesinin 23. maddesinde yer alan düzenleme yönünden karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmı yönünden istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3. Dosyanın, bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak 02/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.