Danıştay Kararı 12. Daire 2020/599 E. 2022/5696 K. 22.11.2022 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2020/599 E.  ,  2022/5696 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/599
Karar No : 2022/5696

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmelik uyarınca 12/08/2018 tarihinde yapılan sözlü sınavda başarısız sayılan davacının, sınav sonucuna yaptığı itirazın reddine ilişkin … tarih ve E… sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; davacının katıldığı sözlü sınava ilişkin sınav komisyonunun Yönetmelik hükümlerine uygun olarak oluşturulduğu, sınav sonucunda davacıya komisyon üyeleri tarafından ayrı ayrı not takdir edildiği görülmüşse de; her üç komisyon üyesinin ayrı olarak düzenleyip imzaladığı sınav değerlendirme formlarında, Genel Kültür bilgisi kutucuğunda (0) puanının bulunduğu, davacıya yöneltilen; ” Bir dersin giriş bölümünde yer alan aşamalardan iki tanesini söyleyiniz., Klasik Türk müziğinin kurucusu olan ve 100 TL’lik banknotların arka yüzlerinde resmi bulunan sanatçı kimdir?, Öğretmenin ideal eğitimdeki rolünde ne gibi iyileştirmeler yapılabilir?, Etkileşimli tahta projesi sizce hangi ihtiyaçtan dolayı ortaya çıkmıştır? Yaygınlaştırılması hakkında düşünceleriniz nelerdir?” şeklindeki soru tiplerinin iki tanesinin net cevaplı, iki tanesinin ise yoruma dayalı nitelikte olduğu, değerlendirme formunun hiçbir yerinde davacının verilen sorulara hiç cevap vermediği veya veremediği şeklinde bir kayıt bulunmadığı, yine davacının, alan bilgisi ile eğitim bilimlerine yönelik bilgisinin ölçüldüğü yazılı KPSS sınavında 74,019310 puan aldığı ve davacının dava dilekçesinde sorulan soruların tamamına doğru cevap verdiği iddiası göz önüne alındığında, sözlü sınavda net cevaplı sorulara doğru cevap veremese dahi buna dair değerlendirme formunda bir kayıt bulunmamakta olup, değişik değerlendirmelere ve yorumlara açık sorulara verdiği cevabın hiç değerlendirilmediğinin anlaşıldığı, bu haliyle, davacının bilgi ve yeterliliğinin objektif ve nesnel biçimde değerlendirilmediği kanaatine ulaşılmış olup, anılan sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; Yönetmelik hükümleri doğrultusunda teşekkül etmiş olan sınav komisyonu tarafından sözlü sınavın yapıldığı, sınavda önceden hazırlandığı anlaşılan dört sorunun davacıya sorulduğu, sorulan soruların yer aldığı tutanağın davacı tarafından imzalandığı, girilen sınavda bilgi düzeyinin ölçülmesine yönelik ölçütler bulunduğu gibi, iletişim becerileri, özgüven, temsil yeteneği gibi ancak sözlü sınav anında ve komisyon üyelerinin takdiri ile değerlendirilebilecek gözlem ve kanaate dayalı değerlendirme ölçütlerinin de bulunduğu, anılan sözlü sınava ilişkin olarak mevzuatta, sınavın görüntülü veya sesli kayıt altına alınması gerektiğine dair bir düzenlemenin de bulunmadığı dikkate alındığında; hukuka uygun olarak teşekkül eden sınav komisyonunca, mevzuatta yer verilen hükümler çerçevesinde yapılan değerlendirme neticesinde, davacının sözleşmeli öğretmenlik mülakat sınavı sonucunda 52 puan alarak başarısız sayılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Sınav komisyonu tarafından sözlü sınav konularına ve ağırlıklarına uygun, objektif bir değerlendirme yapılmadığı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak 22/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Dava; Sözleşmeli Öğretmen İstihdamına İlişkin Yönetmelik hükümleri uyarınca sözleşmeli öğretmen adaylarına yönelik yapılan sözlü sınavda başarısız sayılan davacı tarafından, başarısız sayılmasına dair işleme yaptığı itirazın reddine ilişkin … tarih ve E… sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen Türkiye Cumhuriyeti Devletinin temel niteliklerinden olan “hukuk devleti” ilkesi, vatandaşlarına hukuk güvenliğini sağlayan, idarenin hukuka bağlılığını amaç edinen, buna karşılık kamu gücünün sınırsız, ölçüsüz ve keyfi kullanılmasını önleyen en önemli unsurlardan biridir. Nitekim hukuk devleti ilkesinin yaşama geçirilmesini sağlayacak araçlar arasında, Anayasanın 8. maddesinde, yürütme yetkisi ve görevinin, Anayasa ve kanunlara uygun olarak kullanılacağı ve yerine getirileceği; Anayasanın 125. maddesinde de, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu kuralına yer verilmiştir.
Sözlü sınavda başarısız sayılma işleminin; diğer idari işlemlerin yargısal denetiminde olduğu gibi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden yargısal denetiminin yapılması esastır. İdari işlemin yetki, şekil gibi salt usule ilişkin unsurları ile sınırlı olarak yapılacak bir yargısal denetim, hukuk devleti ilkesinin sağladığı güvenceyi temin etmeyecektir.
Sözlü sınavda başarısız sayılma işleminin yargısal denetimin tüm unsurlarıyla gerçekleştirebilmesi için; sözlü sınav öncesinde, sınavda sorulacak soruların ve cevaplarının (cevap anahtarının) hazırlanması ve tutanağa bağlanması, sınav sırasında, sınav komisyonunca her adaya sorulan soruların kayda geçirilmesi, adayların sorulara verdiği yanıtlara hangi komisyon üyesince, hangi notun takdir edildiğinin tutanakta ayrı ayrı gösterilmesi gerekmektedir. Ancak, bu şekilde gerçekleştirilen sözlü sınava ilişkin idari işlemin yetki ve şekil dışındaki unsurlar yönünden de hukuka uygunluk denetimi sağlanmış olacaktır.
Dava konusu uyuşmazlıkta; sınav komisyonunca her adaya sorulan soruların kayıt altına alındığını gösterir tutanak veya belgenin dosyaya ibraz edildiği, ancak sözlü sınav sorularına ait cevap anahtarının dosyada mevcut olmadığı görülmüş olup, sözlü sınavda etkili bir hukuki denetimin sağlanabilmesi açısından, adaylara sorulmak için önceden hazırlanan sorulara ilişkin cevap anahtarının da sözlü sınavın yapılmasından önce hazırlanmış olması ve davalı idarece dosyaya ibraz edilmesi gerekmektedir. Ancak, dava konusu uyuşmazlığın hukuki denetimi yapılırken, bu gerekliliğin Mahkemece göz ardı edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; İdare Mahkemesince eksik inceleme sonucunda verildiği anlaşılan kararda hukuki isabet bulunmadığından, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle karara katılmıyoruz.