Danıştay Kararı 12. Daire 2020/636 E. 2022/5027 K. 18.10.2022 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2020/636 E.  ,  2022/5027 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/636
Karar No : 2022/5027

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : …Başkanlığı
VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Çankırı İli, Yapraklı İlçesi, … Köyü Camisinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4/B maddesi kapsamın … olarak görev yapan davacının, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan “Atanmalarında dini öğrenim şartı esas alınan unvanlarda; itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklinde ortak bir nitelik taşımak” şartını kaybettiğinden bahisle, sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin … tarih ve E…. sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; soruşturma raporu ve ekindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının, 05/09/2018 tarihinde vermiş olduğu ifadesinin özetle: ”Haziran ayındaki seçimlerden sonra bilmediğim bir telefon numarasından A.S. (şikayetçi) olduğunu söyleyen birisi whatsapp üzerinden benimle görüşmeye başladı. Numarayı tanımadığım için yazışmayı yapan kişinin A.S. olmadığını bana oyun oynandığını düşündüm. Ancak yazışmalarda tamamen A.S. olarak yazıyordu. Ben inanmak için resmini göndermesini söyledim. Bana vesikalık bir resmini gönderdi ve buluşmak için önce köye sonra da Ankara’ya çağırdı. Ben önce Ankara’ya gelemeyeceğimi söyledim. Daha sonra birlikte başkasının göremeyeceği garantisini aldıktan sonra gelebileceğimi söyledim. Whatsapp görüşmesi içerisinde A.S.’den memelerinin resmini göndermesini istedim. Bunu isterken hata olduğunu kabul ediyorum ancak bana yazan kişinin A.S. olmayıp B.Ç olduğunu düşünmüştüm…Ankara’da Pursaklar’daki adrese gittim. A.S. beni telefonla arayıp parka gelmemi söyledi. Ben de parkın içine baktım A.S.’yi görmedim. Aracımla kaza yaptım. Ankara’ya gideceğimi eşime söylemediğim için bahse konu olaylarla ilgili şüpheye düşmesini engellemek için kazayı eşime Çankırı’da yaptığımı söyledim… Bana dinletilen A.S. ile yapılan telefon görüşmeleri ve B.Ç. olduğunu tahmin ettiğim ancak ismini kesin olarak bilmediğim kişiyle yapılan telefon görüşmelerindeki sesler bana aittir. A.S. ile yaptığım telefon görüşmesinde evde müsait olup olmadığını, çocuğunu uyutup uyutmadığını, kayın pederinin evde olup olmadığını ve yanına gelmek istediğimi söylediğim doğrudur. Ancak ben bu sözleri A.S.’nin amacının ne olduğunu öğrenmek için söyledim. Zaten evine de gitmedim. Bu telefon görüşmesi benim 26 Haziranda Ankara’ya gitmemden 3 gün önceydi.” şeklinde olduğu, şikayetçinin kayın pederi M.S.’nin 05/09/2018 tarihinde vermiş olduğu ifadesinde özetle: ”Oğlum Ş. 4,5 yıl Fransa da çalıştı. O yurt dışındayken gelinim A.S. bizim yanımızda kaldı… Ramazan Bayramından 3 gün sonra Hastaneye götürdüğümüzde hamile olduğu ortaya çıktı. A.S. bana … olarak bilinen köyün İmamı olan …tarafından hamile kaldığını söyledi. …’i ben tanımam… Gelinimin hamile olduğu köyde duyuldu. Hamile bırakanın da bir hoca olduğu dedikodusu köyde yayıldı. Bu olay üzerine yurt dışında olan oğlum Ş.S. dönüş yaptı.” şeklinde beyanda bulunduğu, A.S.’nin yaşadığı köyün imam hatibi olan T.D.’nin 04/09/2018 tarihli ifadesinden özetle: ”Görev yaptığım köyde A.S. isimli şahsın kocası yurt dışındayken hamile kaldığını duydum. Adı geçenin bir kaç erkekle ilişkisi olduğunu bunların içerisinde bir de hoca olduğu dedikodu şeklinde köyde konuşulmaktadır.” davacı ile aynı köyde yaşayan L.Y.’nin 04/09/2018 tarihli ifadesinde özetle: ”Ankara’ya düğüne gittiğimde orada bizim köyden olmayan isimlerini ve kimin çocukları olduğunu bilmediğim bir kaç kız çocuğunun …’in … Köyünden bir kadınla ilişkisi olduğunu konuştuklarını duydum. Kendilerine olayın detayını sorduğumda bana bir şey söylemediler.” şeklinde olduğu, dinlenen diğer tanıklardan, A.A.’nın 04/09/2018, B.Ç.’nin 03/09/2018 ve İ.Ç.’nin 13/08/2018 tarihli ifadelerininde benzer şekilde olduğu, davacının ikrarı, soruşturma aşamasında dinlenen tanık anlatımları, toplanan bilgi ve belgeler ışığında, anılan Yönetmelikteki ”itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklinde ortak bir nitelik taşımak” şartını kaybettiği sonucuna varılan davacının sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Şikayetçi ile aralarında herhangi bir ilişkinin bulunmadığı, şikayetçinin evine gitmediği, kendisine komplo kurulduğu, çocuğun babasının kendisi olmadığının DNA testi sonucunda ortaya çıktığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 18/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.