Danıştay Kararı 12. Daire 2021/1300 E. 2022/5909 K. 30.11.2022 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2021/1300 E.  ,  2022/5909 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1300
Karar No : 2022/5909

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Genel Müdürlüğü Strateji Geliştirme Başkanlığında Gaz … Bölge Müdürü kadrosunda görev yapan davacının, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu’nun 39. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince resen emekliye sevkedilmesine ilişkin 09/02/2017 tarihli işlemin iptali ile anılan işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının işlem tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; 5434 sayılı Kanun’da idarelere 30 hizmet yılını tamamlamış olanlar ile 61 yaşını dolduranların resen emekliye sevkedilmesi hususunda yetki verilmiş ise de, bu yetkinin mutlak ve sınırsız olmayıp, emekliye sevk işleminin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğunun, hukuken geçerli somut bilgi ve belgelerle kanıtlanması gerektiği; uyuşmazlıkta, davacının, hizmetlerini aksattığı, verimli çalışmadığı, görevini yapamayacak derecede bedenen ve fikren güçlü olmadığı yolunda yapılan bir tespit ve somut bir veri bulunmadığı anlaşıldığından, davacının resen emekliye sevkedilmesine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların dava tarihi olan 20/02/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; idarenin bir kısım faaliyetlerinin sona ermesine bağlı olarak idare organizasyonunda yapılan değişiklikler ile kadro sayılarında azaltılmaya gidildiği ve davacının yaş ve hizmet süresi şartlarını sağlayarak emekli aylığı ve emekli ikramiyesini almaya hak kazandığı dikkate alındığında; davalı EGO Genel Müdürlüğü teşkilatındaki yeniden yapılanma sonucu hizmetine ihtiyaç bulunmadığı değerlendirilen ve takdir yetkisi çerçevesinde kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı olarak tesis edildiği somut delillerle ortaya konulamayan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf isteminin kabulüne, iptale ilişkin İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin dayanağı olan Kanun hükmünün yürürlükten kaldırıldığı, davalı idareye tanınan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanılıp kullanılmadığı hususunda, Bölge İdare Mahkemesince yeterli incelemenin yapılmadığı, eksik incelemeye dayalı kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :
Davalı EGO Genel Müdürlüğü tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuş; diğer davalı idarece savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Dava; … İşletme Müessesesi (… Genel Müdürlüğü) Strateji Geliştirme Başkanlığında Gaz … Bölge Müdürü kadrosunda görev yapan davacının, 41 hizmet yılı ve 63 yaşını doldurduğu ve hizmetine ihtiyaç duyulmadığından bahisle, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu’nun 39. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince resen emekliye sevkine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının işlem tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun “5434 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı Geçici 4. maddesinde; ”Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır.” kuralına yer verilmiştir.
5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu’nun “Emekli Aylığı Bağlanacak Haller” başlıklı 39. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; 25 fiili hizmet yılını dolduran iştirakçilerden kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını dolduranların istekleri üzerine, aynı bendin ikinci paragrafında, seçilmiş belediye başkanları ve illerin daimi komisyonu üyeleri hariç olmak üzere 30 hizmet yılını tamamlamış olanların, kurumlarınca lüzum görüldüğünde yaş kaydı aranmaksızın resen emekli edilebilecekleri, “Yaş Hadleri” başlıklı 40. maddesinde, iştirakçilerin görevleriyle ilgilerinin kesilmesini gerektiren yaş haddinin 65 yaşını doldurdukları tarih olduğu, bu görevlere, 65 yaşını dolduranların açıktan veya naklen atamalarının yapılamayacağı hükme bağlanmıştır.
08/07/2003 tarih ve 4919 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile, 5434 sayılı Kanun’un 40. maddesinin, iştirakçilerin görevleri ile ilgilerinin kesilmesini gerektiren yaş haddinin 61 yaşını doldurdukları tarih olarak değiştirilmiş, bu değişikliğin iptali istemiyle yapılan başvuru üzerine, Anayasa Mahkemesinin 28/02/2004 tarih ve 25387 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2003 tarih ve E:2003/67, K:2003/88 sayılı kararıyla; anılan değişikliğin 65 yaşını doldurmayanlar yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olup, Anayasa Mahkemesinin söz konusu kararı gereğince dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla 5434 sayılı Kanun’un 40. maddesinde belirlenen yaş haddi 65 olarak uygulanmaya devam edilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat ve açıklamaların birlikte değerlendirilmesinden; 5434 sayılı Kanun’da, mevzuatımızda genel olarak kabul edilmiş bulunan memur güvencesinin doğal sonucu olarak emeklilik uygulaması isteğe bağlanmış olup, resen emekliye sevk uygulaması ise istisnai nitelik taşımakta, çalışana ve hizmete yönelik birtakım koşullara bağlı bulunmaktadır.
Diğer taraftan, 5434 sayılı Kanun’un anılan maddeleri ile idarelere, 30 hizmet yılını tamamlamış olanlar ile 61 yaşını dolduranların resen emekliye sevki konusunda takdir yetkisi verilmiş ise de, bu yetki mutlak ve sınırsız olmayıp, emekliye sevk işleminin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğunun hukuken geçerli, somut bilgi ve belgelerle kanıtlanması gerekmektedir.
Bakılan davada, davacı hakkındaki resen emekliye sevk işleminin, … İşletme Müessesesinin (EGO Genel Müdürlüğü) faaliyet alanları ve günün gelişmeleri de dikkate alınarak, teşkilat yapısında ve kadro sayısında küçülmeye gidilmesinin yanı sıra, davacının unvan itibarıyla yürüttüğü herhangi bir görevinin olmadığından bahisle, hizmetine ihtiyaç duyulmadığı gerekçesiyle tesis edildiği belirtilmiştir.
Ancak temyize konu dosyanın incelenmesinden; kuruluş tarafından yürütülen doğal gaz hizmetlerinin 12/06/2007 tarih ve 26550 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 5669 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu’nda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun gereğince özelleştirilerek, 01/09/2007 tarihinden geçerli olmak üzere Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından kurulan … A.Ş.ye devredilmesine rağmen, davacının bu tarihten itibaren uzun bir süre görev yaptığı, çalışma süresince hizmetlerini aksattığı, etkin ve verimli çalışmadığı ya da görevini yapamayacak derecede bedenen ve fikren güçlü olmadığı yolunda yapılan bir tespit ve somut bir veri ile idarelerin yazılı beyanı dışında dava konusu işleme gerekçe gösterilen hususları kanıtlayacak herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı görülmekte olup, idarelerce takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacının resen emekliye sevk edilmesi için yeterli ve gerekli nedenlerin bulunmadığı göz önüne alındığında, davacının resen emekliye sevkine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmemiştir.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların dava tarihi olan 20/02/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların dava tarihi olan 20/02/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki temyize konu … Bölge Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge Mahkemesi … İdari Dava Dairesi gönderilmesine, kesin olarak 30/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.