Danıştay Kararı 12. Daire 2021/1302 E. 2022/3951 K. 20.06.2022 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2021/1302 E.  ,  2022/3951 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1302
Karar No : 2022/3951

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- …Bakanlığı

2- …Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Emniyet Genel Müdürlüğünde 1. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacının, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun geçici 27. maddesi uyarınca re’sen emekliye sevk edilmesine ilişkin …tarih ve …sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararının iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı maaşlarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İdare Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesi’nin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’na 6638 sayılı Kanun ile eklenen geçici 27. maddede belirlenen re’sen emekliye sevk edilme şartlarını taşıyan davacının, bu hususta davalı idarece sahip olunan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek kullanılması sonucu emekliye sevkedilmesi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı tazminat isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu sonucunda, …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…, İstinaf No:…sayılı kararıya, süre aşımı nedeniyle istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; Tebligat Kanunu ile belirlenen usule göre tebliğ edilmeksizin, istinaf başvurusunun süresinde yapılmadığı gerekçesiyle istinaf isteminin süre aşımı nedeniyle reddi yönündeki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:…, İstinaf No:… sayılı kararında hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle anılan karar kaldırılarak istinafa konu edilen kararın istinaf incelemesi sonucunda; İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Re’sen emekliye sevk edilmesine dair dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu; görevinde başarılı olduğu, en az bekleme süresini doldurmadığı, emeklilik işlemi tesis etme yetkisi olan yüksek değerlendirme kurulu oluşturmadan emekliye sevk edildiği, 01/01/2015 tarihinden önce 1. sınıf emniyet müdürü rütbesini ihraz ettiği, objektif kriter olmaksızın karar alındığı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacının 679 sayılı KHK ile rütbelerinin alındığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının açıklamalı olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince; Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334. maddesi uyarınca Bölge İdare Mahkemesi tarafından adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesine rağmen, davacı tarafından temyiz aşamasında yeniden adli yardım talebinde bulunulmuş ise de, aynı Kanunun 335. maddesinin üçüncü fıkrasında, adli yardımın, hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceği belirtildiğinden, davacının temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, davalı idarece re’sen emeklilik işlemlerine yönelik olarak yapılan değerlendirmelerde; görevine devam ettirilen personelin kimi zaman sicil not ortalaması yüksek olmasına rağmen ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi, beceri bakımından re’sen emekli edilen personelin gerisinde kaldığı; kimi zaman ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi, beceri bakımından diğerlerinden önde olan personelin geçirdiği soruşturmalar ve aldığı cezalar dikkate alınarak görevine devam ettirilmediği; bir personelin görevine devam edebilmesi için önünde engel olan bir fiilin diğer bir personel için engel görülmediği; dolayısıyla, davalı idarece işlem tesis edilirken, personelin, geçmiş hizmetleri, haklarındaki soruşturma ve cezalar, performans puanları, temsil ve yöneticilik yetenekleri, özgüveni, verimlilik ve benzeri özelliklerinin gözetilmesinde eşit, objektif ve istikrarlı bir uygulamanın bulunmadığı, bunlardan birine öncelik verilmiş ise bunun gerekçelerinin açıklanmadığı anlaşılmaktadır.
Ancak, dosyanın incelenmesinden; davacının, milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen FETÖ/PDY terör örgütüne aidiyeti/iltisakı/irtibatı bulunduğundan bahisle, 679 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile rütbelerinin geri alındığı görülmektedir.
İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargısal denetiminin, kural olarak söz konusu işlemlerin tesis edildikleri tarihteki hukuki duruma göre yapılması esas ise de; dava konusu edilen işlemlerin niteliğine göre, idari işlemin tesis edildiği tarihten önceki dönemi ilgilendirmesi koşuluyla, yargılama sürecinde veya daha sonra ortaya çıkan tüm bilgi ve belgelerin işlemin hukuka uygunluk denetiminde göz önünde bulundurulması gerekmektedir.
Bakılan olayda, dava konusu re’sen emeklilik işleminin tesis edildiği tarih itibarıyla, görevine devam ettirilen personel ile re’sen emekliliğine karar verilen personelin değerlendirilmesinde dikkate alınması gereken ölçütlerin; eşit, objektif ve istikrarlı bir şekilde uygulanması gerekmekle birlikte, gelinen aşamada meydana gelen yeni hukuki durum itibarıyla, re’sen emekliye sevk edilen bir kısım personelin Kanun Hükmünde Kararnameler ile rütbelerinin geri alınmasına konu olan ve re’sen emeklilik işleminden önceki dönemleri kapsayan fiillerinin, re’sen emeklilik konusunda yapılacak değerlendirmede dikkate alınabileceği de açıktır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının yukarıda belirtilen açıklama ile ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Temyiz istemi adli yardımlı olarak incelendiğinden, temyiz giderlerinin davacıdan tahsili için İdare Mahkemesince vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın …İdare Mahkemesine gönderilmesine, 20/06/2022 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.