Danıştay Kararı 12. Daire 2021/1369 E. 2022/1575 K. 31.03.2022 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2021/1369 E.  ,  2022/1575 K.
T.C.

D A N I Ş T A Y

ONİKİNCİ DAİRE

Esas No : 2021/1369

Karar No : 2022/1575

TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı

2- … Genel Müdürlüğü

VEKİLLERİ : Av. ..

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…., K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: … İl Emniyet Müdürlüğünde 3. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacının, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 55. maddesinin 19. fıkrası uyarınca resen emekliye sevk edilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 30/10/2009 tarihinde 4. sınıf emniyet müdürlüğü rütbesine terfi eden davacının, 2013 yılı terfi döneminde 3. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmemesine ilişkin işleme karşı açtığı dava sonucunda idari yargı yerince verilen iptal kararı üzerine, 17/10/2015 tarihinde, 30/06/2013 tarihi itibarıyla 3. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfisinin yapıldığı, ancak davacının 3. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfisi yapılmadan önce resen emekliye sevk edildiği, 17/08/2015-14/05/2018 tarihleri arasında emekli statüsünde bulunduğu, … Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı gereği davacının 04/05/2018 tarihli İçişleri Bakanlığı onayıyla memuriyet görevine iade edildiği ve bu kararın 14/05/2018 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, davacının fiili olarak görev yapamadığından 2018 yılında yapılan rütbe terfii sınavlarına katılamadığı, bu haliyle yargı kararları uygulanarak 30/06/2013 tarihi itibarıyla 3.sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilen davacının davalı idarece dava konusu işlemle resen emekli edildiği tarihe kadar bulunduğu rütbede hiçbir rütbe terfii değerlendirilmesine tabi tutulma imkanı tanınmadığı göz önüne alındığında ve dava konusu işleme dayanak mevzuat düzenlemesinde yer verilen “terfi tarihinden itibaren 5 yıl içinde bir üst rütbeye terfii edememesi” halinin oluştuğunun kabulü için, -söz konusu rütbedeki bekleme süresinin 2 yıl olduğu da nazara alındığında- davalı idarece davacının 4 kez bir üst rütbeye terfi etme imkanının sağlanması gerektiği kanaatine varıldığından, 3. sınıf emniyet müdürlüğü rütbesindeki terfii süresini 2015 yılında tamamlayan davacı hakkında -bir üst rütbeye- terfii etme imkanı sağlanmaksızın, “beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemediğinden” bahisle re’sen emekliye sevk edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan, dava konusu işlemin hukuka aykırı bulunmuş olması karşısında, davacının dava konusu işlem nedeniyle kayba uğrayan maaş, fazla çalışma ücreti, tazminatlar ve diğer özlük haklarının, en erken dava tarihi olan 31/08/2018 tarihi olmak üzere her bir hakediş tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce davacıya ödenmesi gerektiği, diğer yandan, davalı idarelerce davacıya tazminat ödenmesi sırasında, davacının emekli olması nedeniyle hak etmiş olduğu hakların mahsubunun gerektiği gerekçeleriyle dava konusu işlemin iptaline, davacının dava konusu işlem nedeniyle kayba uğrayan tüm özlük haklarının, en erken dava tarihi olan 31/08/2018 tarihi olacak şekilde, her bir hakediş tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince dosya incelendi ve tekemmül ettiği anlaşıldığından, davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY :

… İl Emniyet Müdürlüğünde görev yapan davacı, 30/06/2009 tarihinde 4. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmiştir.

Öte yandan, davacı hakkında 3. sınıf emniyet müdürlüğü rütbesine terfi için 2013 yılı rütbe-terfi değerlendirme Kurulunda yapılan değerlendirmeyle “terfi etmez” kararı verilmiştir. Davacının bu karara karşı açtığı davada verilen ve kesinleşen iptal hükmü neticesinde, davacının 2013 yılı itibarıyla 3. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirildiği anlaşılmıştır.

Anılan davanın devam ettiği dönemde de davacının terfi edemediği anlaşıldığından, … tarih ve … sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararıyla, 3201 sayılı Kanun’un 55. maddesinin 19. fıkrası uyarınca re’sen emekliliğe sevk edilmiştir. Anılan işlem hakkında … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla verilen iptal kararı neticesinde de göreve iade edilmiştir.

Verilen iptal kararıyla 04/05/2018 tarihinde göreve yeniden başlayan davacı, … tarih ve … sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararıyla 3201 sayılı Kanun’un 55. maddesinin 19. fıkrası uyarınca re’sen emekliliğe sevk edilmiştir.

Bunun üzerine, anılan kararın iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:

3201 sayılı Yasa’nın 6638 sayılı Kanun ile değiştirilen 55. maddesinin birinci fıkrasında, polis amirlerinin rütbeleri sayılmış, ikinci fıkrasında polis amirlerinin rütbelerde ve meslek derecelerinde zorunlu en az bekleme süreleri gösterilmiş, üçüncü fıkrasında her amir rütbesinde bulunması gereken kadro sayısına esas alınacak oran azami olarak gösterilmiş, dördüncü fıkrasında bu rütbelere terfilerin yetkili kurullarda kıdem sırasına göre görüşüleceği ve maddede öngörülen sınav ve eğitim şartı saklı kalmak üzere liyakata göre yapılacağı belirtilmiş, beşinci fıkrasında kıdem sırasının tespitinde, bulunulan rütbeye terfi tarihinin esas alınacağı, aynı tarihte terfi edenlerden sicil notu yüksek, sicil notlarının eşitliği halinde ödül ve takdirnamesi fazla, ödül ve takdirnamelerin sayıca eşitliği halinde ise, sicil numarası daha küçük olanların diğerlerine göre kıdemli sayılacağı öngörülmüş, onbirinci fıkrasında rütbe terfiinin yetkili kurullarda görüşülebilmesi için gerekli koşullar hükme bağlanmıştır.

Aynı maddenin diğer fıkralarında da, rütbeler, bu rütbelere terfi esasları, terfi ve atama zamanı gibi hususlarda doğrudan Kanun hükümleriyle belirlenen çerçeve dahilinde kalmak koşuluyla, liyakat koşullarını belirlemek, üst rütbedeki boş kadro sayısına göre terfileri önermek ya da ikinci meslek derecesindeki görev unvanlarına ataması yapılacak personeli değerlendirmek ve öneride bulunmak üzere Genel Müdürlük Merkez Değerlendirme ve Yüksek Değerlendirme Kurullarının oluşturulması öngörülmüştür.

Anılan maddenin ondokuzuncu fıkrasında; “Bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen Emniyet Amirleri ile Dördüncü, Üçüncü ve İkinci Sınıf Emniyet Müdürleri, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olmaları kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve Bakan onayı ile emekliye sevk edilirler” hükmüne yer verilmiş ve yirmibirinci fıkrasında ise; ondokuzuncu fıkra hükümlerine göre emekliliğe sevk edilen emniyet amirlerine, emekliye sevk edildikleri tarihi takip eden ay başından itibaren, en yüksek devlet memuru aylığının %110’u oranında altmış yaşına kadar Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kadrosuzluk tazminatı ödeneceği hüküm altına alınmıştır.

3201 sayılı Kanun’un yukarıda aktarılan 55. maddesinde değişiklik yapan 6638 sayılı Kanun’un genel gerekçesinde, “Polis amirlerinin rütbe terfilerinde, tüm çağdaş ülkelerin aksine kıdeme dayalı bir sistem benimsenmiş, liyakat ikinci plana bırakılmıştır. Polis amirleri bulundukları rütbede zorunlu en az bekleme süresini tamamlamaları ve herhangi bir ceza almamaları halinde mesleki yeterliliklerine bakılmaksızın otomatik olarak bir üst rütbeye terfi etmeye başlamışlardır. Bu sistem, ihtiyaç duyulan amir rütbelerinde sayısal azlığa ve ihtiyaç duyulmayan rütbelerde ise aşırı yığılmalara neden olmuştur.

Yapılan düzenleme ile bozulan personel piramidinin görev ve hizmet gereklerine uygun hale getirilmesi amacıyla; her rütbede yer alacak amir sayısı/oranı belirlenmekte, her rütbe terfiinde yazılı ve sözlü sınav şartı getirilmekte ve terfi için öngörülen asgari şartlara sahip personel arasından en kıdemli olanın değil en liyakatli olanın terfi etmesi öngörülmektedir. Ayrıca ihtiyaçtan fazla sayıdaki Birinci, İkinci, Üçüncü, Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürlerine ve emniyet amirlerine belli bir miktar ek ödeme yapılmak suretiyle resen emeklilik sistemi getirilmektedir.” değerlendirilmesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Yukarıda yer verilen Kanun hükümleri ile gerekçesi bir arada değerlendirildiğinde, Kanun’un amacının, emniyet hizmetlerinin hizmet gereklerine uygun olarak yürütülebilmesi için her bir rütbede ihtiyaç duyulan emniyet amirlerinin azami kadro sayılarının belirlenmesi, bunun sonucunda ihtiyaç fazlası durumunda kalacak olan emniyet amirlerinin emekliye sevki ve azami sayıları Yasa ile belirlenen kadrolara atamalarda liyakat ilkesi çerçevesinde bir değerlendirmeye ve seçmeye imkan sağlanması olduğu anlaşılmaktadır.

Dava konusu işlemin dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun yukarıda aktarılan 55. maddesinin 19. fıkrasında, ilgili personelin re’sen emekliye sevk edilebilmesi için bulunulan rütbeye terfi edilen tarihten itibaren, bekleme süresi de dahil olmak üzere beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edememe koşulu getirildiğinden, söz konusu beş yıl içinde kalan yıllardaki rütbe terfi işlemleri ile re’sen emeklilik arasında bir sebep-sonuç ilişkisi bulunmakta olup, re’sen emekliye sevk edilen personelin en az zorunlu bekleme sürelerini doldurdukları tarih itibarıyla terfi değerlendirmesine alınıp alınmadığı, terfi ettirilmediği yıllara ilişkin davasının bulunup bulunmadığı ve davaların sonucu önem arz etmektedir.

Ayrıca anılan düzenlemede “bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren” ibaresi ile personelin resen emekliye sevk edilmesinde bulunulan rütbede fiili olarak çalışmaya başlanılan tarihin değil, bulunulan rütbeye hukuki olarak terfi edilen tarihin esas alınacağı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, kıdeme esas alınan ve üst rütbeye terfiin hak edildiği tarihin geriye çekildiği durumlarda, polis amirlerinin resen emekliye sevk koşulları değerlendirilirken, bulundukları rütbelerde kıdemlerine esas alınan tarih dikkate alınacak ve zorunlu en az bekleme süreleri de bu tarihten itibaren hesaplanarak, takip eden yıllarda rütbe terfi değerlendirmesine alınmaları gerekecektir.

Uyuşmazlıkta, davacının, … tarih ve … sayılı Kurul kararıyla re’sen emekliye sevk edildiği, anılan işlemin iptali istemiyle açtığı davada verilen iptal kararı neticesinde 04/05/2018 tarihinde göreve yeniden başlatıldığı anlaşılmıştır.

Bu durumda, yukarıda anılan mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, davacının fiilen göreve yeniden başlama tarihi dikkate alınarak değil, bulunduğu rütbelere hukuken terfi tarihlerinin ve bu tarihlere ilişkin çıkan uyuşmazlıklara dair dava açıp açmadığı, açmış ise neticelerinin dikkate alınarak re’sen emeklilik için şartları taşıyıp taşımadığı konusunda bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlar araştırılmadan karar verildiği görülmüştür.

Bu itibarla, dava konusu işlemin iptaline dair İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,

2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,

3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 31/03/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :

Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşüncesiyle aksi yönde oluşan çoğunluk görüşüne katılmıyorum.