Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/1415 E. , 2022/6348 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1415
Karar No : 2022/6348
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Bakanlığı
VEKİLİ: Av. …
DİĞER DAVALI: … Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : … mirasçıları
1- …
2- …
3- …
VEKİLLERİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhe olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: … İl Emniyet Müdürü olarak görev yapmakta iken, 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’na 2559 sayılı Kanun’un 4. maddesiyle eklenen Ek Geçici 16. madde uyarınca 29/01/1982 tarihli işlemle resen emekliye sevk edilen davacı tarafından, anılan Kanun maddesinin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi üzerine, davalı idarelere yaptığı başvuruların reddine ilişkin işlemlerin iptali ile yaş haddinden emekli olacağı tarihe kadar olan dönemi kapsayan görev maaşı ile aldığı emekli maaşı arasındaki farkı oluşturan tüm maaş ve özlük haklarının bugünkü değer üzerinden yasal faizi ile birlikte ödenmesi, re’sen emekli edildiği tarihte aldığı emekli ikramiyesi ile yaş haddinden emekli olacağı tarihteki alacağı emekli ikramiyesi farkının işlemiş faiziyle ödenmesi, yaş haddinden emekli edilmesi gerektiği tarihte yükseleceği derece ve kademe esas alınarak emekli maaşı bağlanarak ödenmesi, resen emekli edilmeseydi yaş haddinden emekli olacağı tarihte alacağı emekli maaşı ile halihazırda aldığı emekli maaşı farkı toplamının yasal faizi ile birlikte ödenmesi ve 30.000,00-TL manevi tazminatın başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince, davanın reddine ilişkin ısrar kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 02/05/2019 tarih ve E:2018/446, K:2019/2062 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak; davacılar murisinin re’sen emekliye sevk edilmesine ilişkin işlemin yasal dayanağı olan 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’na 2559 sayılı Kanun’un 4. maddesiyle eklenen Ek Geçici 16. maddesi, Anayasa Mahkemesince iptal edildiğinden, söz konusu Kanun hükmü uyarınca resen emekliye sevk edilme işleminin hukuksal temelinin ortadan kalkmış bulunduğu, bu bağlamda, Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra oluşan yeni hukuki durum karşısında, davacılar murisinin resen emekliye sevk işlemi nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi için davalı idarelere yapılan başvuruların reddine ilişkin işlemlerde, yasal dayanaktan yoksun kalmış olmaları ve bu nedenle hukuka aykırı bir durum oluşturmaları nedeniyle hukuka uygunluk görülmediği, öte yandan, Anayasa Mahkemesince yasal dayanağı iptal edilmekle hukuka aykırılığı ortaya çıkan resen emeklilik işlemi nedeniyle 5.000,00-TL manevi tazminatın davacılara ödenmesi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle, dava konusu işlemlerin iptaline, davacılar murisinin resen emekliye sevk edilmesi işlemi nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük hakların idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, davacıların 5.000,00-TL manevi tazminat talebinin kabulüne; fazlaya ilişkin kısmının (25.000,00-TL) ise reddine, hükmedilen 5.000,00-TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının resen emekliye sevk edildiği 15/02/1982 tarihi ile 5434 sayılı Kanun’un 40. maddesine göre rütbesindeki yaş haddini tamamlaması gereken 26/11/2003 tarihleri arasında emekli statüsünde geçen 21 yıl 9 ay 11 günlük sürede fiilen görev yapmadığı ve özlük haklarının ödenmesine dair her hangi bir mahkeme kararı olmadığı için yürürlükteki yasalar doğrultusunda hizmetine eklenmesine, 5434 sayılı Kanun’un 32/b maddesi gereğince fiili hizmet zammı (yıpranma) verilmesine ve maaş farklarının ödenmesine kanunen imkan bulunmadığı, ayrıca Anayasa’nın 153. maddesi gereğince Anayasa Mahkemesince iptal edilen 5434 sayılı Kanun’un, 2559 sayılı Kanunla eklenen Ek Geçici 2. maddesinin geriye yürümeyeceği, diğer yandan idarenin manevi tazminat yükümlülüğünün doğması için, idarenin eyleminin hukuka aykırı olması, ağır hizmet kusurunun bulunması, bu eylemden zarar oluşması ve hukuka aykırı bu eylemle meydana gelen zarar arasında direkt bir sebep sonuç iliskisinin bulunması gerektiği, bu koşulların oluşmadığı, Mahkeme kararının aleyhe olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idarelenin temyiz gerekçelerinin hukuka aykırı olduğu, kararın onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarelerden İçişleri Bakanlığının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali, davacılar murisinin resen emekliye sevk edilmesi işlemi nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük hakların idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesi, davacıların … TL manevi tazminat talebinin kabulü; fazlaya ilişkin kısmının (… TL) ise reddi, hükmedilen … TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesi yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyiz edilen kısmının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.