Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/1426 E. , 2021/4170 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1426
Karar No : 2021/4170
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : … Emniyet Müdürlüğü emrinde emniyet amiri olarak görev yapan davacının, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun 55. maddesinin 19. fıkrası uyarınca re’sen emekliye sevk edilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı maaş ve diğer özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin, Danıştay Beşinci Dairesinin 07/11/2017 tarih ve E:2016/26256, 2017/22364 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararıyla; davacının 2012 yılında toplanan Merkez Değerlendirme Kurulu kararı ile 30/06/2011 tarihinden geçerli olmak üzere emniyet amiri rütbesine terfi ettirildiği, sonrasında yargı kararı gereği dört yıllık yükseköğrenimini bitirdiği 10/09/2001 tarihi itibariyle (A) grubu polis amiri sayılarak emniyet amiri rütbesindeki kıdeme esas tarihin 30/12/2008 olarak yeniden düzenlendiği, (A) grubu sayılmasına ilişkin davanın 2014 yılındaki Yüksek Değerlendirme Kurulu toplantı tarihinden sonra sonuçlandığı, bu sebeple davacının 2015 yılı rütbe terfi sınavına alındığı, sınav neticesinde “Başarısız” olduğu, … tarih ve … sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararı ile de 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun 6638 sayılı Kanun ile değişik 55. maddesinin 19. fıkrası uyarınca bulunduğu rütbeye terfi tarihinden itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemediğinden re’sen emekliye sevkedildiği, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun 55 inci maddesinin ondokuzuncu fıkrasında “bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarih” ve “bir üst rütbeye terfi edemeyen” ibarelerine yer vererek “fiilen atanılan tarih”in esas alındığı, madde metninde “bulundukları rütbeye terfi etmiş sayıldıkları tarihten” gibi bir ibareye yer verilmediği gibi aynı yasanın 14 üncü fıkrasında da ” Polis amirlerinin bir üst rütbeye terfiinde, bu rütbedeki fiili çalışma süresi esas alınır” düzenlemesine yer verildiği, dolayısıyla davacının emniyet amiri kadrosuna fiilen atandığı tarih esas alınarak terfi durumunun değerlendirilmesi gerektiği, bu durumda, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunun 55. maddesinin 19.fıkrası uyarınca bulunduğu rütbede beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemediğinden bahisle re’sen emekliye sevk edilmiş ise de, emniyet amiri rütbesine atanıp bu rütbede fiilen 29/06/2012 tarihinden itibaren görev yapan ve sadece (A) grubu polis amiri sayılması sonucu rütbeye terfi tarihi geriye çekilerek 30/12/2008 olarak düzenlenmiş olan davacı açısından, emniyet amiri rütbesiyle, yani bu rütbedeki çalışma-performansı değerlendirilerek yetkili kurul incelemesine girip beş yıl içinde terfi edememe halinden söz edilemeyeceğinden, yasal koşulları oluşmadığı halde 3201 sayılı Kanunun 55.maddesinin 19.bendi uyarınca tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlemden kaynaklanan parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince; Danıştay Başkanlık Kurulu’nun 18/12/2020 tarih ve 2020/62 sayılı “Danıştay Dava Daireleri Arasındaki İş Bölümü Kararı” uyarınca dairemize devredilen dosya incelendi ve tekemmül ettiği anlaşıldığından, davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
… Emniyet Müdürlüğünde emniyet amiri olarak görev yapan davacının 2012 yılında toplanan Merkez Değerlendirme Kurulu kararı ile 30/06/2011 tarihinden geçerli olmak üzere emniyet amiri rütbesine terfi ettirildiği, sonrasında dört yıllık yükseköğrenimini bitirdiği 10/09/2001 tarihi itibariyle (A) grubu polis amiri sayılarak rütbe kıdem ve terfi geçerlilik tarihlerinin buna göre düzenlenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle Emniyet Genel Müdürlüğü aleyhine açtığı davada … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile Danıştay 12. Dairesinin 30/12/2013 tarih ve E:2013/6131, K:2013/13090 sayılı bozma kararına uyularak işlemin iptaline karar verildiği, anılan karar gereği (A) grubu polis amiri statüsünde değerlendirildiği tarihin geriye çekilmesi sonucunda emniyet amiri rütbesindeki kıdeme esas tarihin 30/12/2008 olarak yeniden düzenlendiği, (A) grubu sayılmasına ilişkin davanın 2014 yılındaki Yüksek Değerlendirme Kurulu toplantı tarihinden sonra sonuçlandığı, bu sebeple davacının 2015 yılı rütbe terfi sınavına alındığı, sınav neticesinde “Başarısız” olduğu ve UYAP kayıtlarına göre bu işlemin iptaline yönelik bir davasının bulunmadığı, … tarih ve … sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararı ile de 3201 sayılı Kanununun 6638 sayılı Kanun ile değişik 55. maddesinin 19. fıkrası uyarınca bulunduğu rütbeye terfi tarihinden itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemediğinden re’sen emekliye sevkedildiği anlaşılmıştır.
Bunun üzerine anılan işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı maaş ve diğer özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3201 sayılı Kanun’un 6638 sayılı Kanun ile değiştirilen 55. maddesinin birinci fıkrasında, polis amirlerinin rütbeleri sayılmış, ikinci fıkrasında polis amirlerinin rütbelerde ve meslek derecelerinde zorunlu en az bekleme süreleri gösterilmiş, üçüncü fıkrasında her amir rütbesinde bulunması gereken kadro sayısına esas alınacak oran azami olarak gösterilmiş, dördüncü fıkrasında bu rütbelere terfilerin yetkili kurullarda kıdem sırasına göre görüşüleceği ve maddede öngörülen sınav ve eğitim şartı saklı kalmak üzere liyakata göre yapılacağı belirtilmiş, beşinci fıkrasında kıdem sırasının tespitinde, bulunulan rütbeye terfi tarihinin esas alınacağı, aynı tarihte terfi edenlerden sicil notu yüksek, sicil notlarının eşitliği halinde ödül ve takdirnamesi fazla, ödül ve takdirnamelerin sayıca eşitliği halinde ise, sicil numarası daha küçük olanların diğerlerine göre kıdemli sayılacağı öngörülmüş, onbirinci fıkrasında rütbe terfiinin yetkili kurullarda görüşülebilmesi için gerekli koşullar hükme bağlanmıştır.
Aynı maddenin diğer fıkralarında da, rütbeler, bu rütbelere terfi esasları, terfi ve atama zamanı gibi hususlarda doğrudan Kanun hükümleriyle belirlen çerçeve dahilinde kalmak koşuluyla, liyakat koşullarını belirlemek, üst rütbedeki boş kadro sayısına göre terfileri önermek ya da ikinci meslek derecesindeki görev unvanlarına ataması yapılacak personeli değerlendirmek ve öneride bulunmak üzere Genel Müdürlük Merkez Değerlendirme ve Yüksek Değerlendirme Kurullarının oluşturulması öngörülmüştür.
Anılan maddenin ondokuzuncu fıkrasında ise; “Bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen Emniyet Amirleri ile Dördüncü, Üçüncü ve İkinci Sınıf Emniyet Müdürleri, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olmaları kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve Bakan onayı ile emekliye sevk edilirler” hükmüne yer verilmiş, ve yirmibirinci fıkrasında ; ondokuzuncu fıkra hükümlerine göre emekliliğe sevk edilen emniyet amirlerine, emekliye sevk edildikleri tarihi takip eden ay başından itibaren, en yüksek devlet memuru aylığının %110’u oranında altmış yaşına kadar Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kadrosuzluk tazminatı ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
3201 sayılı Kanun’un yukarıda aktarılan 55. maddesinde değişiklik yapan 6638 sayılı Kanun’un genel gerekçesinde, “Polis amirlerinin rütbe terfilerinde, tüm çağdaş ülkelerin aksine kıdeme dayalı bir sistem benimsenmiş, liyakat ikinci plana bırakılmıştır. Polis amirleri bulundukları rütbede zorunlu en az bekleme süresini tamamlamaları ve herhangi bir ceza almamaları halinde mesleki yeterliliklerine bakılmaksızın otomatik olarak bir üst rütbeye terfi etmeye başlamışlardır. Bu sistem, ihtiyaç duyulan amir rütbelerinde sayısal azlığa ve ihtiyaç duyulmayan rütbelerde ise aşırı yığılmalara neden olmuştur.
Yapılan düzenleme ile bozulan personel piramidinin görev ve hizmet gereklerine uygun hale getirilmesi amacıyla; her rütbede yer alacak amir sayısı/oranı belirlenmekte, her rütbe terfiinde yazılı ve sözlü sınav şartı getirilmekte ve terfi için öngörülen asgari şartlara sahip personel arasından en kıdemli olanın değil en liyakatli olanın terfi etmesi öngörülmektedir. Ayrıca ihtiyaçtan fazla sayıdaki Birinci, İkinci, Üçüncü, Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürlerine ve emniyet amirlerine belli bir miktar ek ödeme yapılmak suretiyle resen emeklilik sistemi getirilmektedir.” değerlendirilmesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen Yasa hükümleri ile gerekçesi bir arada değerlendirildiğinde, Yasa’nın amacının, emniyet hizmetlerinin hizmet gereklerine uygun olarak yürütülebilmesi için her bir rütbede ihtiyaç duyulan emniyet amirlerinin azami kadro sayılarının belirlenmesi, bunun sonucunda ihtiyaç fazlası durumunda kalacak olan emniyet amirlerinin emekliye sevki ve azami sayıları Yasa ile belirlenen kadrolara atamalarda liyakat ilkesi çerçevesinde bir değerlendirmeye ve seçmeye imkan sağlanması olduğu anlaşılmaktadır.
Dava konusu işlemin dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun yukarıda aktarılan 55. maddesinin 19. fıkrasında, ilgili personelin re’sen emekliye sevk edilebilmesi için, bulunulan rütbeye terfi edilen tarihten itibaren, bekleme süresi de dahil olmak üzere beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edememe koşulu getirildiğinden, söz konusu beş yıl içinde kalan yıllardaki rütbe terfi işlemleri ile re’sen emeklilik arasında bir sebep-sonuç ilişkisi bulunmakta olup, re’sen emekliye sevk edilen personelin en az zorunlu bekleme sürelerini doldurdukları tarih itibariyle terfi değerlendirmesine alınıp alınmadığı, terfi ettirilmediği yıllara ilişkin davasının bulunup bulunmadığı ve davaların sonucu önem arz etmektedir.
Ayrıca anılan düzenlemede “bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren” ibaresi ile personelin re’sen emekliye sevk edilmesinde bulunulan rütbede fiili olarak çalışmaya başlanılan tarihin değil, bulunulan rütbeye hukuki olarak terfi edilen tarihin esas alınacağı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, kıdeme esas alınan ve üst rütbeye terfiin hak edildiği tarihin geriye çekildiği durumlarda, polis amirlerinin re’sen emekliye sevk koşulları değerlendirilirken, bulundukları rütbelerde kıdemlerine esas alınan tarih dikkate alınacak ve zorunlu en az bekleme süreleri de bu tarihten itibaren hesaplanarak, takip eden yıllarda rütbe terfi değerlendirmesine alınmaları gerekecektir.
Mahkeme tarafından yapılan ara kararla; davacının resen emekliye sevki için ön koşul olan, bekleme süresi dahil olmak üzere beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edip edemediğinin değerlendirilebilmesi için, bulunduğu rütbede kıdeme esas tarihi 30/12/2008 olan davacının üst rütbeye terfisi için 2012, 2013, 2014 yılları itibariyle her bir yıl için ayrı ayrı değerlendirmeye alınıp alınmadığı, herhangi bir dava açıp, açmadığının sorulması üzerine; davalı idarece, davacının 22/06/2015 tarihinde yapılan rütbe terfi sınavlarına katıldığı ve başarısız olduğu, bu itibarla da 30/12/2012 yılından geçerli bir üst rütbeye terfi durumunun görüşülebilmesi için Yüksek Değerlendirme Kurulunun gündemine mevzuat hükmü gereği alınmadığı, ayrıca 2012, 2013 ve 2014 yıllarına ait dava kaydı olmadığı yönünde beyanda bulunulduğu, yine davacının 22/10/2018 tarihli beyan dilekçesinde de “terfi değerlendirmesine ilişkin açılmış bir davasının bulunmadığının” belirtildiği görülmüştür.
10/05/2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin ilgili maddelerinin iptali istemiyle açılan davada Danıştay Onaltıncı Dairesinin 25/01/2016 tarih ve E:2015/21285 sayılı kararıyla yürütmenin durdurulmasına ve Danıştay Beşinci Dairesinin 07/02/2019 tarih ve E:2016/21123, K:2019/873 sayılı kararıyla da, aynı gerekçelerle anılan Yönetmelik maddelerinin iptaline karar verildiğinden ve davacının rütbe terfi sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemin dayanağı ortadan kalkmıştır.
Bu durumda, 2015 yılı itibariyle davacının yeni yapılacak düzenleme sonrasında yeniden sınava alınıp alınmadığı, alınmış ve başarısız sayılmış ise bu işlemin iptali istemiyle açılan bir davasının olup olmadığının araştırılması gerekmektedir.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali ile işlemden kaynaklanan parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ve işlemden kaynaklanan parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 23/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.