Danıştay Kararı 12. Daire 2021/1477 E. 2021/4370 K. 30.06.2021 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2021/1477 E.  ,  2021/4370 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1477
Karar No : 2021/4370

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- …Bakanlığı
2- …Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : …. İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : Konya ili, …İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde emniyet amiri olarak görev yapan davacının, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 55. maddesinin 19. fıkrası uyarınca re’sen emekliye sevk edilmesine ilişkin …tarih ve …sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesince, Danıştay Beşinci Dairesinin 04/12/2017 tarih ve E:2016/28922, 2017/23765 sayılı bozma kararına uyularak verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; davacının 10/05/2014 tarihinde onaylanan 2014 yılına ait rütbe kıdem bilgilerinin ”2014 yılı YDK terfi etmez” ve 22/06/2015 tarihinde onaylanan 2015 yılı kıdem bilgilerinden ”2015 yılı terfi sınavına girdi başarısız” şeklinde olduğu, 2015 yılı rütbe terfi sınavlarında başarısız olması nedeniyle 2015 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulu gündemine alınmadığı, bulunduğu emniyet amiri rütbesine 30/06/2010 tarihinden geçerli olmak üzere terfi ettirilen davacının bu tarihten ititbaren 5 yıl bir üst kademe olan 4. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi edemediğinden, 2015/3 sayılı Yüksek Değerlendirme Kurulu gündemine 3201 sayılı Kanun’un 55. maddesinin 19. fıkrası kapsamında alındığı ve 13/08/2015 tarihli Bakanlık Makamı’nın Olur’u ile emekliye sevk edildiği; 2014 yılı ile ilgili olarak 10/05/2014 tarih ve 2014/1 sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunca 4. sınıf emniyet müdürlüğü görev ünvanına karşılık gelen kadroların Bakanlar Kurulu’nun 05/05/2014 tarih ve 2014/6303 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle liyakat incelemesine tabi tutulmaksızın davacı hakkında ”terfi etmez” kararı verildiği, söz konusu Bakanlar Kurulu Kararı’nın Danıştay Onikinci Dairesince yürütülmesinin durdurulması nedeniyle 2014 tarihi itibariyle ve o tarihteki mevzuat çerçevesinde yeniden ele alınarak davacı hakkında ayrıca bir değerlendirme yapılmadığı ve 2014 yılında verilen ”terfi etmez” kararına karşı davacının dava açmadığı görüldüğünden, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 2014 yılında terfi edecek tüm personel hakkında alınan terfi etmez kararının yürütmesinin durdurulduğu, 2014 yılında terfi incelemesine girmemesi nedeniyle 5 yıl terfi etmeme şartının davacı açısından gerçekleşmediği, emeklilik işlemlerinin objektif kriterlerden uzak olarak tesis edildiği, liyakat ilkesinin gözetilmediği, Anayasa’da yer alan eşitlik ilkesine aykırı davranıldığı, emekliliğin hukuki güvenlik ve haklı beklenti ilkelerine aykırı olduğu, idareye tanınan yetkinin hukuka aykırı kullanıldığı, emniyet amiri rütbesine 2013 yılında terfi ettiği, fiilen iki yıl bulunduğu rütbede kaldıktan sonra re’sen emekliye sevk edildiği belirtilerek, İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İdare Mahkemesi kararının hukuka ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Danıştay Başkanlık Kurulu’nun 18/12/2020 tarih ve 2020/62 sayılı “Danıştay Dava Daireleri Arasındaki İş Bölümü Kararı” uyarınca Dairemize devredilen dosyada, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Konya ili …İlçe Emniyet Müdürlüğünde emniyet amiri olarak görev yapan davacı; 1999 yılında komiser yardımcısı, 2005 yılında komiser, 2011 yılında da başkomiser rütbesine terfi etmiştir. Başkomiser olarak görev yaparken, 4 yıllık fakülte mezunu olduğundan (A) grubu polis amiri statüsüne geçirilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddi üzerine açtığı iptal davası sonucunda, ……. İdare Mahkemesinin E:…, K:…sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verildiğinden, anılan kararın gereği olarak davacının bulunduğu rütbeye terfi ettiği tarihin geriye çekilmesi sonrası kıdeme esas tarihi 28/06/2013 tarihli işlemle 30/06/2010 tarihi olarak yeniden düzenlenmiştir.
Davacının bulunduğu emniyet amirliği rütbesine 2010 yılında terfi etmiş olması ve 4 yıllık zorunlu bekleme süresini 2014 yılında doldurması nedeniyle, bir üst rütbeye terfi durumunun ilk defa görüşüldüğü 2014 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulu Kararı ile davacı hakkında terfi etmez kararı verildiği; 2015 yılı rütbe terfi sınavında başarısız olması sebebiyle kurul gündemine alınma koşullarını taşımadığından, terfi durumunun görüşülmediği ve 13/08/2015 tarih ve 2015/3 sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu Kararı ile de 3201 sayılı Kanun’un 55. maddesinin 19. fıkrası uyarınca bulunduğu rütbeye terfi tarihinden itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemediğinden re’sen emekliye sevkedilmesi üzerine, anılan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenerek dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
3201 sayılı Kanun’un 6638 sayılı Kanun ile değiştirilen 55. maddesinin birinci fıkrasında, polis amirlerinin rütbeleri sayılmış, ikinci fıkrasında polis amirlerinin rütbelerde ve meslek derecelerinde zorunlu en az bekleme süreleri gösterilmiş, üçüncü fıkrasında her amir rütbesinde bulunması gereken kadro sayısına esas alınacak oran azami olarak gösterilmiş, dördüncü fıkrasında bu rütbelere terfilerin yetkili kurullarda kıdem sırasına göre görüşüleceği ve maddede öngörülen sınav ve eğitim şartı saklı kalmak üzere liyakata göre yapılacağı belirtilmiş, beşinci fıkrasında kıdem sırasının tespitinde, bulunulan rütbeye terfi tarihinin esas alınacağı, aynı tarihte terfi edenlerden sicil notu yüksek, sicil notlarının eşitliği halinde ödül ve takdirnamesi fazla, ödül ve takdirnamelerin sayıca eşitliği halinde ise, sicil numarası daha küçük olanların diğerlerine göre kıdemli sayılacağı öngörülmüş, onbirinci fıkrasında rütbe terfiinin yetkili kurullarda görüşülebilmesi için gerekli koşullar hükme bağlanmıştır.
Aynı maddenin diğer fıkralarında da, rütbeler, bu rütbelere terfi esasları, terfi ve atama zamanı gibi hususlarda doğrudan Kanun hükümleriyle belirlen çerçeve dahilinde kalmak koşuluyla, liyakat koşullarını belirlemek, üst rütbedeki boş kadro sayısına göre terfileri önermek ya da ikinci meslek derecesindeki görev unvanlarına ataması yapılacak personeli değerlendirmek ve öneride bulunmak üzere Genel Müdürlük Merkez Değerlendirme ve Yüksek Değerlendirme Kurullarının oluşturulması öngörülmüştür.
Anılan maddenin ondokuzuncu fıkrasında ise; “Bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen Emniyet Amirleri ile Dördüncü, Üçüncü ve İkinci Sınıf Emniyet Müdürleri, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olmaları kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve Bakan onayı ile emekliye sevk edilirler” hükmüne yer verilmiş, ve yirmibirinci fıkrasında ; ondokuzuncu fıkra hükümlerine göre emekliliğe sevk edilen emniyet amirlerine, emekliye sevk edildikleri tarihi takip eden ay başından itibaren, en yüksek devlet memuru aylığının %110’u oranında altmış yaşına kadar Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kadrosuzluk tazminatı ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
3201 sayılı Kanun’un yukarıda aktarılan 55. maddesinde değişiklik yapan 6638 sayılı Kanun’un genel gerekçesinde, “Polis amirlerinin rütbe terfilerinde, tüm çağdaş ülkelerin aksine kıdeme dayalı bir sistem benimsenmiş, liyakat ikinci plana bırakılmıştır. Polis amirleri bulundukları rütbede zorunlu en az bekleme süresini tamamlamaları ve herhangi bir ceza almamaları halinde mesleki yeterliliklerine bakılmaksızın otomatik olarak bir üst rütbeye terfi etmeye başlamışlardır. Bu sistem, ihtiyaç duyulan amir rütbelerinde sayısal azlığa ve ihtiyaç duyulmayan rütbelerde ise aşırı yığılmalara neden olmuştur.
Yapılan düzenleme ile bozulan personel piramidinin görev ve hizmet gereklerine uygun hale getirilmesi amacıyla; her rütbede yer alacak amir sayısı/oranı belirlenmekte, her rütbe terfiinde yazılı ve sözlü sınav şartı getirilmekte ve terfi için öngörülen asgari şartlara sahip personel arasından en kıdemli olanın değil en liyakatli olanın terfi etmesi öngörülmektedir. Ayrıca ihtiyaçtan fazla sayıdaki Birinci, İkinci, Üçüncü, Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürlerine ve emniyet amirlerine belli bir miktar ek ödeme yapılmak suretiyle resen emeklilik sistemi getirilmektedir.” değerlendirilmesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen Kanun hükümleri ile gerekçesi bir arada değerlendirildiğinde, Yasa’nın amacının, emniyet hizmetlerinin hizmet gereklerine uygun olarak yürütülebilmesi için her bir rütbede ihtiyaç duyulan emniyet amirlerinin azami kadro sayılarının belirlenmesi, bunun sonucunda ihtiyaç fazlası durumunda kalacak olan emniyet amirlerinin emekliye sevki ve azami sayıları Yasa ile belirlenen kadrolara atamalarda liyakat ilkesi çerçevesinde bir değerlendirmeye ve seçmeye imkan sağlanması olduğu anlaşılmaktadır.
Dava konusu işlemin dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun yukarıda aktarılan 55. maddesinin 19. fıkrasında, ilgili personelin re’sen emekliye sevk edilebilmesi için, bulunulan rütbeye terfi edilen tarihten itibaren, bekleme süresi de dahil olmak üzere beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edememe koşulu getirildiğinden, söz konusu beş yıl içinde kalan yıllardaki rütbe terfi işlemleri ile re’sen emeklilik arasında bir sebep-sonuç ilişkisi bulunmakta olup, re’sen emekliye sevk edilen personelin en az zorunlu bekleme sürelerini doldurdukları tarih itibariyle terfi değerlendirmesine alınıp alınmadığı, terfi ettirilmediği yıllara ilişkin davasının bulunup bulunmadığı ve davaların sonucu önem arz etmektedir.
Ayrıca anılan düzenlemede “bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren” ibaresi ile personelin re’sen emekliye sevk edilmesinde bulunulan rütbede fiili olarak çalışmaya başlanılan tarihin değil, bulunulan rütbeye hukuki olarak terfi edilen tarihin esas alınacağı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, kıdeme esas alınan ve üst rütbeye terfiin hak edildiği tarihin geriye çekildiği durumlarda, polis amirlerinin re’sen emekliye sevk koşulları değerlendirilirken, bulundukları rütbelerde kıdemlerine esas alınan tarih dikkate alınacak ve zorunlu en az bekleme süreleri de bu tarihten itibaren hesaplanarak, takip eden yıllarda rütbe terfi değerlendirmesine alınmaları gerekecektir.

Danıştay Beşinci Dairesinin 04/12/2017 tarih ve E:2016/28922, 2017/23765 sayılı bozma kararı sonrasında, İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…sayılı ara kararı ile; davacının hizmet cetvelinin onaylı bir sureti, ayrıca davacının 4. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmemesine ilişkin 2014 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulu Kararının dayanağı olan Bakanlar Kurulu Kararı’nın 4. sınıf emniyet müdürlerinin görev unvanı karşılığı olan merkez ve taşra kadrolarının değiştirilmesine ilişkin kısmının, Danıştay Onikinci Dairesince yürütülmesinin durdurulması, akabinde Danıştay Onaltıncı Dairesinin 22/03/2016 tarih ve E:2015/11855, K:2016/1747 sayılı kararıyla iptal edilmesi üzerine, davacının idareye yeniden rütbe terfi değerlendirilmesine alınması istemiyle başvuruda bulunup bulunmadığı, idare tarafından davacının 2014 yılına yönelik olarak yeniden rütbe değerlendirmesine alınıp alınmadığı, alınmış ve terfi ettirilmemesine karar verilmiş ise bu işlemin iptaline yönelik açılmış davasının bulunup bulunmadığı hususlarının sorularak bu hususlara ilişkin tüm bilgi ve belgeler istenmiş olup; davalı idarenin ara karar cevabında, 10/05/2014 tarih ve 2014/1 sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunca 4. sınıf emniyet müdürlüğü görev ünvanına karşılık gelen kadroların Bakanlar Kurulu’nun …tarih ve …sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle liyakat incelemesine tabi tutulmaksızın davacı hakkında ”terfi etmez” kararı verildiği, söz konusu Bakanlar Kurulu Kararı’nın Danıştay Onikinci Dairesince yürütülmesinin durdurulması nedeniyle 2014 tarihi itibariyle ve o tarihteki mevzuat çerçevesinde yeniden ele alınarak davacı hakkında ayrıca bir değerlendirme yapılmadığı ve 2014 yılında verilen ”terfi etmez” kararına karşı davacının dava açmadığı belirtilmiştir.
10/05/2014 tarih ve 2014/1 sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu Kararının dayanağı olan Bakanlar Kurulu Kararının, 4. sınıf emniyet müdürlerinin görev unvanı karşılığı olan merkez ve taşra kadrolarının değiştirilmesine ilişkin kısmının Danıştay Onikinci Dairesinin 17/12/2014 tarih ve E:2014/6587 sayılı kararıyla yürütülmesinin durdurulduğu ve Danıştay Onaltıncı Dairesinin 22/03/2016 tarih ve E:2015/11855, K:2016/1747 sayılı kararıyla da iptaline hükmedildiğinden ve bu hukuki durumun davacı da dahil olmak üzere, 10/05/2014 tarih ve 2014/1 sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu Kararında bir üst rütbeye terfi ettirilmeyen 3. Sınıf emniyet müdürü, 4. Sınıf emniyet müdürü ve emniyet amiri rütbesinde bulunan tüm personeli etkilemesi söz konusu olduğundan, söz konusu kararın gereği olarak, davacının 2014 yılı rütbe terfi dönemine ilişkin olarak başvurusunun olup olmadığı, hukuka uygun bir şekilde davalı idare tarafından kıdem ve liyakat yönünden terfi değerlendirilmesine alınıp alınmadığı, alınmış ise bir üst rütbeye terfi ettirilip ettirilmediği, 2014 yılında terfi ettirilmemiş ise bu işleme karşı bir dava açıp açmadığının araştırılması gerekmektedir.
Ayrıca, 10/05/2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin ilgili maddelerinin iptali istemiyle açılan davada Danıştay Onaltıncı Dairesinin 23/02/2016 tarih ve E:2015/22524 sayılı kararıyla yürütmenin durdurulmasına ve Danıştay Beşinci Dairesinin 07/02/2019 tarih ve E:2016/21726, K:2019/859 sayılı kararıyla da, aynı gerekçelerle anılan Yönetmelik maddelerinin iptaline karar verildiğinden, davacının rütbe terfi sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemin dayanağı ortadan kalkmış olduğundan, davacının yeni yapılacak düzenleme sonrasında yeniden sınava alınıp alınmadığı, alınmış ve başarısız sayılmış ise bu işlemin iptali istemiyle açılan bir davasının olup olmadığının araştırılması gerekmektedir.
Bu durumda; davacının resen emekliye sevki için ön koşul olan, bekleme süresi dahil beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edip edemediği hususunun değerlendirilebilmesi için, 2014 ve 2015 yıllarına ilişkin hukuki durumlar yönünden araştırma yapılarak bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlar araştırılmadan, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu …. İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 30/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.