Danıştay Kararı 12. Daire 2021/1498 E. 2022/3944 K. 20.06.2022 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2021/1498 E.  ,  2022/3944 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1498
Karar No : 2022/3944

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı/… Komutanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Komutanlığı bünyesinde uzman jandarma olarak görev yapmakta iken 25/04/2011 tarihinde TSK’dan ilişiği kesilerek 5434 sayılı Kanun’un 39/e maddesinin uygulanmasına ilişkin işlemin iptali, hukuki statüsünün önceki hâline getirilmesi, işlem tarihinden itibaren tüm mali, sosyal (OYAK, kimlik kartı, sağlık güvencesi vs.) haklarının ve maddi zararının karşılanması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; davacı tarafından esas itibarıyla … Komutanlığından ilişiğinin kesilmesine ilişkin 25/04/2011 tarihli işlemin iptalinin istenildiği, söz konusu işlemin 29/04/2011 tarihinde kendisine tebliğ edildiği, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda öngörülen 60 günlük sürede dava açılmadığı ve dava açma süresinin sona erdiği, 14/09/2018 tarihi itibarıyla yapılan başvuruların sona eren dava açma süresini canlandırmayacağı ve davanın süre aşımına uğradığı gerekçesiyle 2577 sayılı Kanun’un 15. maddesini (1/b) bendi uyarınca davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Türk Silahlı Kuvvetlerinden re’sen ayrılma/emeklilik işlemi ile kendisine uygulanan işlemin aynı olmadığını tespit ettiği, bu nedenle yok hükmünde sayılması için idareye başvuruda bulunduğu, 24/05/2011 tarihli ilişik kesme işlemine karşı değil 14/09/2018 tarihinde yaptığı başvuruya verilen cevaptan sonra idareyi kesin cevaba zorlamak amacıyla yaptığı 02/10/2018 tarihli başvurusunun zımmen reddine ilişkin işlemin iptalini talep ettiği, ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu süre aşımı nedeniyle ret kararının hukuka aykırı olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu edilen işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ve Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, davacının duruşma talebi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yerinde görülmeyerek, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY :
Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde uzman jandarma olarak görev yapmakta iken 25/04/2011 tarihinde TSK’dan ilişiği kesilerek 5434 sayılı Kanun’un 39/e maddesinin uygulanmasına karar verilen davacı tarafından, uygulandığı beyan edilen işlem ile mevcut uygulanan işlemin aynı olmadığından bahisle yok hükmünde sayılması, kaldırılması, iptali, geri alınması, hukuki statüsünün önceki hâline getirilmesi, işlem tarihinden itibaren tüm mali, sosyal (OYAK, kimlik kartı, sağlık güvencesi vs.) haklarının ve maddi zararının karşılanması istemiyle temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır.
Davacının 14/09/2018 tarihinde ilişik kesme işleminin yok hükmünde sayılması talebiyle davalı idareye yaptığı başvuruya, 24/09/2018 tarihinde verilen cevapta göreve dönmesinin uygun olmadığı belirtilerek başvurusu reddedilmiş, davacının 02/10/2018 tarihinde idareye kesin bir cevap vermesi isteği üzerine yeniden yapmış olduğu başvuruya ise 60 gün içinde cevap verilmeyerek talebi zımnen reddedilmiştir.

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 3. maddesinde; idari davaların, idare mahkemesi başkanlığına hitaben yazılmış imzalı dilekçeler ile açılacağı, dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktarın gösterileceği, dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrak örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı belirtildikten sonra 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde dilekçelerin 3. maddeye uygun olmaması halinde; otuz gün içinde 3. maddeye uygun şekilde yeniden düzenlemek veya noksanı tamamlamak üzere dilekçenin reddine karar verileceği kuralına yer verilmiştir.
Aynı Kanun’un 7. maddesinde; dava açma sürelerinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu belirtilmiş, dava açma tarihi itibarıyla yürürlükte olan 10. maddesinde; “İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem ve eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Altmış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler.” hükmü öngörülmüştür.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı Kanun’un yukarıda anılan düzenlemesi uyarınca, dava dilekçelerinde davanın konusunun açık ve net olarak belirtilmesi, iptali istenen işlem ya da işlemlerin, tarih ve varsa sayısı ve örnekleri gösterilerek tereddüte yer bırakmayacak şekilde ortaya konulması, bu şekilde düzenlenmeyen dilekçelerin yenilenmek üzere reddedilmesi gerekmektedir.
Bakılan uyuşmazlıkta dava dilekçesi incelendiğinde, davacı tarafından … tarih ve … sayılı işlemle ilişiğinin kesilerek hukuki statüsünde değişiklik meydana getiren Türk Silahlı Kuvvetlerinden re’sen ayrılma/emeklilik işleminin yok hükmünde sayılmasına ilişkin işlemin mi iptalinin talep edildiği, yoksa söz konusu ayırma işleminin yok hükmünde sayılması hususunda idareye yapmış olduğu 14/09/2018 tarihli ve 02/10/1018 tarihli başvuruların reddedilmesine ilişkin işlemlerin mi iptalinin talep edildiği anlaşılamamaktadır.
Davacı tarafından sunulan dilekçede hangi işlem veya işlemlerin iptalinin istenildiği konusunda açıklık bulunmayıp, dava konusu edilen işlem veya işlemlerin açık ve net şekilde ortaya konulamadığı; dolayısıyla, dava dilekçesinin bu haliyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 3. maddesi hükmüne uygun olarak düzenlenmediği sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda; İdare Mahkemesince 2577 sayılı Kanun’un 3. maddesine uygun olmayan dilekçenin reddine karar verilmesi gerekirken, davanın süre aşımı nedeniyle reddi yönünde karar verilmesinde ve bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin … İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 20/06/2022 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.