Danıştay Kararı 12. Daire 2021/1586 E. 2022/386 K. 09.02.2022 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2021/1586 E.  ,  2022/386 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1586
Karar No : 2022/386

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem :Türkiye Radyo Televizyon Kurumu Diyarbakır Müdürlüğünde operatör olarak görev yapan davacının, Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Personel Yönetmeliğinin 98. maddesinin (m) bendi uyarınca 1/30 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararla; davacının 29/06/2011 tarihli dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaların yanı sıra soruşturma kapsamında verdiği ifadede de benzer iddialarda bulunduğu, detaylı şekilde araştırılan bu iddiaların gerçeği yansıtmadığının tespit edildiği, bu bağlamda bizzat davacı tarafından gösterilen tanık beyanları ile de sözkonusu iddiaların çürütüldüğü, ayrıca ileri sürülen bu iddialardan bazılarının, (örneğin, kurum müdürü …’nın personele baskı yaptığı, odaları dinlediği, … Dernekleri Federasyonu sivil toplum kuruluşuna ve davacıya manevi baskı yaptığı ve suç işlediği, kurumu maddi kayıplara uğrattığı v.b. iddiaların) disiplin suçuna konu edilebilecek nitelik taşıdığı, disiplin suçu niteliğinde olmak üzere âmir ve arkadaşları hakkında uydurma şikâyetlerde ve ihbarlarda bulunduğu sabit olan davacının, 1/30 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Somut delillere dayalı olarak şikayet hakkını kullandığı, buna ilişkin ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğu, yapılan baskı ve haksız uygulamaların tespiti için müfettiş gönderilmesinin sağlanması amacıyla 29/06/2011 tarihli dilekçe ile başvuruda bulunduğu, dilekçede belirtilen iddiaların esasen ortaya konulduğu, tanık olarak gösterilen çoğu kişinin ifadesinin alınmadığı, amir ve arkadaşları hakkında uydurma şikayetlerde bulunmadığı, yetki saptırması ile işlem tesis edildiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacının 29/06/2011 tarihli dilekçesi ile çeşitli iddialarda bulunduğu, sözkonusu iddiaların araştırılması için müfettiş görevlendirildiği, yapılan araştırmada bu iddiaların gerçek olmadığının tespit edildiği, bu nedenle disiplin suçu oluşturan bu asılsız iddialar nedeniyle verilen disiplin cezasının hukuka uygun olduğu ileri sürülerek istemin reddi savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ :Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince; Danıştay Başkanlık Kurulu’nun 18/12/2020 tarih ve 2020/62 sayılı “Danıştay Dava Daireleri Arasındaki İş Bölümü Kararı” üzerine Dairemize devredilen dosya incelenerek işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Türkiye Radyo Televizyon Kurumu … Müdürlüğünde operatör olarak görev yapan davacının, TRT Genel Müdürlüğüne gönderdiği 29/06/2011 tarihli dilekçesinde, “….Bilindiği gibi, ilimiz, dolayısıyla Kurumumuz da, bir takım hassas dengelerin korunup gözetilmesi gereken, kendine özgü bir yapı arz etmektedir. TRT … Müdürü … göreve geldikten bu yana, gerek bu dengeleri doğru kurgulayamadıkları ve gerekse personeli eşit biçimde koruyucu/kollayıcı davranamadıkları için huzursuzluk artarak devam etmiş, çalışma huzuru ve barışı ciddi şekilde zarar görmüştür. Sadece düşük notlar içeren siciller bu sicillere itirazlar ve hepsinin yargı kararıyla personel lehine sonuçlanması bile yönetimin ciddi bir yanlış içinde olduğunun göstergesidir. Bu sicillere mesnet teşkil eden prosedür ortada yoktur. Şahsen ben de bu huzursuzluktan nasibimi fazlasıyla almış bulunmaktayım. TRT … Müdürü … ., başkanı olduğum … Dernekleri federasyonu sivil toplum kuruluşuna ve bu bağlamda şahsıma manevi (psikolojik) baskı uygulamaktadır. Ve yasa önünde suç işlemektedir. Hak etmediğim bu sıkıntılı durum, mevzuata uygun olarak yaptığım yer değişikliği talebinde ilgili yazışmalarda belgelenmiş durumdadır ki, bu yazışmaların bazıları tarafına belge olarak da şifahi olarak da iletilmişti. Ne yazıkki sorunlar artarak, idari yargıya intikal etme yolunda devam etmektedir. Dolayısıyla, konunun bir kez de yazılı olarak tarafınıza bildirilmesi de kaçınılmaz olmuştur. Şifahen de belirttiğimiz gibi, TRT … Müdürlüğünde çalışma barışı ve huzuru ve büyük ölçüde bozulmuş, aynı zamanda Kurumumuz maddi kayıplara da uğratılmıştır. Hem maddi, hem manevi boyutu olan bu yanlış yönetimin ve yaşadığımız sorunların, yerinde tespiti ve Kurumumuzun daha fazla yıpranmaması için, acilen teftiş edilmesi gerekmektedir….” hususlarını belirtmesi üzerine hakkında soruşturma açıldığı, Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Personel Yönetmeliğinin 98. maddesinin (m) bendi uyarınca 1/30 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin tesis edilmesi üzerine temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2954 sayılı Türkiye Radyo ve Televizyon Kanununun 56. maddesinin birinci fıkrasında yer alan, “Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu personelinin işe alınmasındaki usul, şartlar, atanma, terfi, nakil, işe son verme, disiplin cezaları ve sicil ile ilgili konuları personel yönetmeliğinde düzenlenir.” hükmüne dayanılarak hazırlanan Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Personel Yönetmeliği 20/05/1988 tarih ve 19817 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulmuştur.
Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Personel Yönetmeliği’nin 98. maddesinde aylıktan kesme cezası verilmesini gerektiren fiil ve haller sayılmış ve bu maddenin (m) bendinde, “disiplin suçu niteliğinde olmak üzere amir ve arkadaşları hakkında uydurma şikayetlerde ve ihbarlarda bulunanlar” hakkında, aylıktan kesme cezası verileceği kurala bağlanmıştır.
Danıştay Onaltıncı Dairesinin 08/06/2016 tarih ve E:2015/15655 sayılı kararıyla, “disiplin cezalarının yönetmelikle düzenleneceğine” ilişkin 2954 sayılı Kanunun 56. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “…..disiplin cezaları….” ibaresinin Anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, iptali için itiraz yolu ile Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunulması üzerine, Anayasa Mahkemesinin 29/06/2017 tarih ve 30109 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 14/06/2017 tarih ve E:2016/182, K:2017/111 sayılı kararıyla, 2954 sayılı Kanunun 56. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “….disiplin cezaları….” ibaresinin iptaline karar verilmiş olup; Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararı gereği 12/06/2019 tarih ve 30799 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7176 sayılı Kanun’un 3., 4. ve 5. maddeleri ile 2954 sayılı Türkiye Radyo ve Televizyon Kanunu’na “Disiplin işlemleri ile disiplin amirleri” başlıklı 56/A maddesi, “Disiplin cezaları” başlıklı 56/B maddesi ve “Disiplin işlemlerinin uygulanma esasları” başlıklı 56/C maddesi eklenmiştir.
7176 sayılı Kanun’la 2954 sayılı Kanun’a eklenen 56/A maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacıyla kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve yönetmeliklerin öngördüğü ödevleri yurt içinde veya yurt dışında yerine getirmeyen, mevzuatın gerekli kıldığı hususlara uymayan veya yasakladığı işleri yapan memur ve kadro karşılığı sözleşmeli personel hakkında durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre bu anılan Kanunda yer alan disiplin cezaları verilir.” kuralına yer verilmiş; 56/B maddesinde ise, “Kurumda görev yapan memur ve kadro karşılığı sözleşmeli personele uygulanacak disiplin cezaları ile disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:…
3) Aylıktan kesme: Personelin brüt aylığı veya sözleşme ücretinden, 1/30-1/8 arasında kesinti yapılmasıdır. Bu ceza, 657 sayılı Kanunun 125. maddesinde yer alan aylıktan kesme cezasını gerektiren fiil ve haller ile aşağıda sayılan fiil ve hallerde verilir:
a) Görevinin gereklerini yerine getirmemek suretiyle veya görevli olmamakla birlikte fiil ve halleri ile yayının aksamasına sebep olmak.
b) Kuruma ait yayın içeriği barındıran bant, film, plak, CD, DVD, taşınabilir bellek gibi gereçler ile yayın malzemesi olarak kullanılacak program ve haber metinlerinin kaybına yol açmak.
c) Denetimden geçen metne aykırı program hazırlamak veya denetim sonucunda düzeltilmesi bildirilen hususları düzeltmeden programı yayınlamak yahut yayınlanmasına sebep olmak.
d) Program, haber ve haber programını denetimi yapılmadan yayınlamak yahut bunların yayınlanmasına sebep olmak.
e) Bu Kanun ile 15/2/2011 tarihli ve 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun uyarınca saklanması zorunlu olan görsel, işitsel içerik ve benzerlerini saklanma süresinin bitiminden önce silmek, sildirmek veya yok etmek.” düzenlemesi yer almaktadır.
Aynı Kanun’un, 7176 sayılı Kanun’un 5. maddesiyle eklenen 56/C maddesinde ise, “Memur ve kadro karşılığı sözleşmeli personel hakkındaki disiplin işlemlerinde bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 657 sayılı Kanunun Dördüncü Kısmının ‘Disiplin’ başlıklı Yedinci Bölümünde yer alan hükümler uygulanır.” kuralına yer verilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin dördüncü fıkrasında, “Yukarıda sayılan ve disiplin cezası verilmesini gerektiren fiil ve hallere nitelik ve ağırlıkları itibariyle benzer eylemlerde bulunanlara da aynı neviden disiplin cezaları verilir.” hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa Mahkemesi’nin 29/06/2017 tarih ve 30109 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 14/06/2017 tarih ve E:2016/182, K:2017/111 sayılı kararıyla; 2954 sayılı Türkiye Radyo ve Televizyon Kanunu’nun 56. maddesinin birinci fıkrasında yer alan; “… disiplin cezaları…” ibaresinin, Anayasa’nın 38. ve 128. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline ve kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasından başlayarak 1 yıl sonra yürürlüğe girmesine karar verildikten sonra; 12/06/2019 tarih ve 30799 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7176 sayılı Kanun’un 3., 4. ve 5. maddeleriyle 2954 sayılı Kanun’a eklenen 56/A, 56/B ve 56/C maddeleri ile TRT Genel Müdürlüğünde görev yapan memur ve kadro karşılığı sözleşmeli personele uygulanacak disiplin cezalarına ilişkin düzenlemeler yapılmış olup; 56/C maddesinde; “Memur ve kadro karşılığı sözleşmeli personel hakkındaki disiplin işlemlerinde bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 657 sayılı Kanunun Dördüncü Kısmının “Disiplin” başlıklı Yedinci Bölümünde yer alan hükümler uygulanır. Bu bölümde yer alan “Devlet memurluğundan çıkarma” cezasına ilişkin düzenlemeler “İşten çıkarma” cezası hakkında uygulanır…” hükmü yer almaktadır.
Anayasa Mahkemesince bir Kanun maddesinin iptal edilmesinden sonra yasama organınca yeni bir yasal düzenleme yapılırsa, uyuşmazlığın bu düzenlemeye göre çözümlenmesi gerekmektedir. Aksi yaklaşımın, işlenen fiillerin cezasız kalması neticesini doğuracağı açıktır.
Dava konusu uyuşmazlıkta, Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda anılan iptal kararından sonra, 7176 sayılı Kanun’un 3., 4. ve 5. maddeleriyle 2954 sayılı Kanun’un 56/B maddesinde öngörülen disiplin cezaları uygulanmakla birlikte; 56/C maddesinde personele uygulanacak disiplin işlemlerinde bu Kanun’da hüküm bulunmayan hallerde 657 sayılı Kanun’a atıf yapıldığından, uyuşmazlığın yeni yasal düzenlemeye göre çözümlenmesi gerekmektedir.
Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 06/07/2020 tarih ve E:2019/2976, K:2020/1348 sayılı kararı da bu yöndedir.
Bu bakımdan, uyuşmazlıkta, davacıya isnat olunan fiilin sabit olduğu anlaşılmakta ise de, İdare Mahkemesince, yeni hukuki durum sebebiyle, dava konusu disiplin cezasının dayanağı Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Personel Yönetmeliği hükmü ile 2954 sayılı Kanun’un 56/B maddesi ve 56/C maddesi ile atıf yapılan 657 sayılı Kanun’un 125. maddesinde öngörülen fiiller ve bunların karşılığı disiplin cezaları karşılaştırılarak davacının işlediği fiile anılan Kanunda yer verilip verilmediği, daha hafif bir ceza öngörülüp öngörülmediği hususları yönünden bir değerlendirme yapılmak suretiyle yeniden karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 09/02/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.