Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/1628 E. , 2021/4143 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1628
Karar No : 2021/4143
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : … E Tipi Kapalı ve Açık Cezaevi İkinci Müdürü olarak görev yapan davacının, … E Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu Birinci Müdürü olarak görev yaptığı dönemde işlediği fiilleri nedeniyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (ı) alt bendi uyarınca 3 yıl süreyle kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevfik Evleri Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemi ile bu işleme karşı yapılan itirazın reddine dair Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince, Danıştay Onaltıncı (Kapatılan) Dairesinin 02/04/2015 tarih ve E:2015/10268, K:2015/1290 sayılı usule ilişkin bozma kararına uyulmak suretiyle verilen … tarih ve E:…, K:… kararla; olayda, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının uygulanmasına karar veren Adalet Bakanlığı Disiplin Kurulunca, teklif edilen cezanın kabulü ya da reddi yönünde karar verilmesi gerekirken, usule aykırı olarak, sonuçlarının ağırlığı hususu tartışmasız görülen üç yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılması şeklindeki görüşü doğrultusunda tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemlerin hukuka uygun olarak tesis edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Danıştay Başkanlık Kurulu’nun 18/12/2020 tarih ve 2020/62 sayılı “Danıştay Dava Daireleri Arasındaki İş Bölümü Kararı” üzerine Danıştay Beşinci Dairesince devredilen dosya incelenerek işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
… E Tipi Kapalı ve Açık Cezaevi ikinci müdürü olarak görev yapan davacının, … E Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu Birinci Müdürü olarak görev yaptığı dönemde, 28/10/2012 tarihinde akşam saatlerinde B-4 koğuşunda hükümlülerden birinin koğuştan ayrılmasını istemeleri üzerine görevli başmemurun meseleyi çözememesi sebebiyle, o gün nöbetçi olmayan Ceza İnfaz Kurumu İkinci Müdürünün, alkollü bir vaziyette kuruma gelerek olaya müdahale ettiği ve koğuşta bulunanlara küfrettiği, ardından bir hükümlüye tokat attığı, olay neticesinde bu hükümlünün jiletle kendisini keserek 72 dikiş atılacak şekilde yaraladığı, olay hakkında başmemur tarafından hazırlanan tutanakta olayın tam olarak anlatılmadığı, söz konusu tutanağın diğer infaz koruma memurlarınca imzalandığı, yine olaya ertesi gün vakıf olan davacının, olayı adli mercilere eksik aktardığı ve olayın kapanması yönünde hükümlülerle görüşmeler yaptığı iddialarının soruşturulması sonucunda düzenlenen soruşturma raporunda; davacı hakkında, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun’un 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (ı) alt bendi uyarınca, “Görevin yerine getirilmesinde … , kişilerin yarar ve zararını hedef tutan davranışlarda bulunmak” şeklindeki sübut bulan eylemi nedeniyle kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının uygulanmasının uygun olacağı teklif edilmiştir.
Soruşturma raporundaki teklif uyarınca davacıya, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun’un 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (ı) alt bendi uyarınca “kademe ilerlemesinin durdurulması cezası” verilmesi hususunda görüş alınması için 657 sayılı Kanun’un 126. maddesi ile Adalet Bakanlığı Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Yönetmeliği’nin 17. maddesi uyarınca soruşturma dosyası, Adalet Bakanlığı Disiplin Kuruluna gönderilmiştir.
Adalet Bakanlığı Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı kararıyla; davacının eyleminin, 657 sayılı Kanunun 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (ı) alt bendinde belirtilen “Görevin yerine getirilmesinde …., kişilerin yarar ve zararını hedef tutan davranışlarda bulunmak” hükmü kapsamında kalması nedeniyle; davacının 657 sayılı Kanunun 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (ı) alt bendi uyarınca takdiren ve teşdiden üç yıl süreyle ile kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılması gerektiği kararı verilmiştir.
Adalet Bakanlığı Disiplin Kurulunun bu kararı üzerine, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı kararıyla da; davacı, 657 sayılı Kanunun 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (ı) alt bendi uyarınca üç yıl süre ile kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılmış ve bu karara karşı yapılan itirazın Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararı ile reddedilmesi üzerine, anılan işlemlerin iptali istemiyle temyizen incelenen davanın açıldığı açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinde, kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, “Fiilin ağırlık derecesine göre memurun, bulunduğu kademede ilerlemesinin 1-3 yıl durdurulmasıdır.” şeklinde tanımlanmış, aynı bendin (ı) alt bendinde “Görevin yerine getirilmesinde, … kişilerin yarar veya zararını hedef tutan davranışlarda bulunmak,” fiili, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmış; “Disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullar” başlıklı 126. maddesinin birinci fıkrasında, “Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarının disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının ise, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amirler, il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde ise Valiler tarafından verileceği”; üçüncü fıkrasında ise “Disiplin kurulu ve yüksek disiplin kurulunun ayrı bir ceza tayinine yetkisi olmadığı, cezayı kabul veya reddedeceği; ret halinde atamaya yetkili amirlerin 15 gün içinde başka bir disiplin cezası vermekte serbesttirler.” kuralına yer verilmiştir.
Dava konusu olay tarihinde yürürlükte olan ve 30/05/1999 tarih ve 23710 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe konulan Adalet Bakanlığı Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Yönetmeliği’nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinde, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiil ve haller yönünden 657 sayılı Kanunla benzer düzenlemeler getirmiştir. Anılan Yönetmeliğin “Disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullar” başlıklı 8. maddesinde, “Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının, bu Yönetmeliğin 17. maddesinde gösterilen usûle göre, 12’nci maddede belirtilen Bakanlık Disiplin Kurulunun uygun görüşü alınarak, atamaya yetkili âmirce verileceği”; 17. maddesinde “Disiplin Kurulunun, kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile ilgili işlerde, soruşturma dosyasını aldığı tarihten itibaren 30 gün içinde, soruşturma evrakına göre karar vereceği ve atamaya yetkili makama bildireceği, bunun üzerine atamaya yetkili âmir tarafından 20 gün içinde kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının verileceği. ” düzenlenmiş; 19.maddede ise “Disiplin Kurulu ve Yüksek Disiplin Kurulunun, 657 sayılı Kanunun 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen alt ceza uygulaması hariç, ayrı bir ceza tayinine yetkisi olmadığı; cezayı kabul veya reddedeceği, ret halinde, atamaya yetkili âmir tarafından, 15 gün içinde başka bir disiplin cezası verilebileceği” kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda belirtilen mevzuat uyarınca; Adalet Bakanlığı memurlarına kademe
ilerlemesinin durdurulması cezası verilmesinin, Bakanlık Disiplin Kurulunun uygun görüşünün alınmasına bağlı olduğu, “atamaya yetkili amir” sıfatıyla hareket eden makamın ise Kurulun vereceği karar doğrultusunda işlem tesis edeceği; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası yönünden cezanın alt veya üst haddinin verilmesinin idarenin takdirinde olduğu, fiilin ağırlığı ve doğurduğu sonuçlar dikkate alınarak kişiye cezanın hangi sınırdan verileceğinin cezayı veren makam tarafından değerlendirileceği açıktır.
Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının 1 veya 3 yıl süre ile uygunlanmasında, verilen ceza tür olarak değişmemekte, sadece cezanın ağırlığı değişmektedir. Bu açıdan; Disiplin Kurularının, fiilin ağırlığı ve doğurduğu sonuçları dikkate alarak kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının süresi hususunda görüşü bildirmesinin, ayrı bir ceza tayin edildiği anlamına gelmeyeceği kuşkusuzdur.
Uyuşmazlıkta; atamaya yetkili makamca, Adalet Bakanlığı Disiplin Kuruluna teklif edilen cezanın süre belirtilmeksizin kademe ilerlemesinin durdurulması cezası olması, anılan Disiplin Kurulunun da, kastın yoğunluğu, icra edilen görevin niteliği, önem ve hassasiyeti, ceza infaz kurumlarının düzeltilmesi için harcanan yoğun çabalar dikkate alınarak davacıya 3 yıl süre ile kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verilmesi gerektiği yolunda görüş bildirmesinde ve yetkili disiplin amiri tarafından karar verilirken de takdir yetkisinin aynı şekilde kullanmış olmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Bu durumda, İdare Mahkemesince uyuşmazlığın esasının incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, Adalet Bakanlığı Disiplin Kurulu Kararının usule aykırı olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalının idarenin temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 22/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.