Danıştay Kararı 12. Daire 2021/2000 E. 2021/1644 K. 25.03.2021 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2021/2000 E.  ,  2021/1644 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/2000
Karar No : 2021/1644

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …’ı temsilen … Sendikası
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kars Devlet Hastanesinde … olarak görev yapan davacı tarafından, Kafkas Üniversitesi, Atatürk Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulunun iki yıl süreli Tıbbi Laboratuvar önlisans bölümünden mezun olması nedeniyle, önlisans düzeyinde ödenen mali haklarının 2010 yılının Ocak ayı itibarıyla lise düzeyine düşürüldüğünden bahisle, maaş ve özlük haklarının yeniden önlisans düzeyinden ödenmesi talebiyle 17/11/2011 tarihli dilekçeyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kalınan parasal hakların ilk eksik ödemenin yapıldığı 15/01/2010 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 15/05/2019 tarih ve E:2018/8172, K:2019/3645 sayılı bozma kararına uyularak; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 152. maddesi ve 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Karar’ın 4. maddesine göre Sağlık Hizmetleri ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfında yer alan personele, zam ve tazminatlarının bitirdikleri üst öğrenime göre ödenebilmesi için, bitirilen üst öğrenimin hizmet sınıfı ve mesleğiyle ilgili olması gerektiği; Yükseköğretim Kurulu tarafından “tıbbi laboratuvar” programı mezunlarının “sağlık teknikeri” unvanını kullanmasına ve sağlık teknikeri unvanı veren önlisans programlarının da ortaöğretim sağlık hizmetleri sınıfı için üst öğrenim sayılmasına karar verildiği; bu durumda Sağlık Hizmetleri ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfında … olarak görev yapan davacının, bitirmiş olduğu tıbbi laboratuvar önlisans programının mesleki bir üst öğrenim olduğu anlaşıldığından; davacının zam ve tazminatlarının önlisans düzeyinden ödenmesi gerekirken, aksi yönde tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptali ile yoksun kalınan parasal hakların ilk eksik ödemenin yapıldığı 15/01/2010 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, tıbbi laboratuvar önlisans programının sağlık çalışanları için mesleki üst öğrenim olup olmadığı hususunda karar verme yetkisinin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına ait olduğu; Yükseköğretim Kurulu kararlarıyla tıbbi laboratuvar bölümünün hemşirelik mesleğinin bir üst öğrenimi olmadığına karar verildiği ve bu karar doğrultusunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Daire kararında belirtilen gerekçeyle, temyiz isteminin kısmen reddi ve kısmen kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İLGİLİ MEVZUAT VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, temyize konu Mahkeme kararının “dava konusu işlemin iptaline” ilişkin kısmında 49. maddede belirtilen bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, kararın bu kısmına yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
Kararın “yoksun kalınan parasal hakların ilk eksik ödemenin yapıldığı 15/01/2010 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine” ilişkin kısmına gelince;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesinde, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay’da ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu; 12. maddesinde ise, ilgililerin haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştay’a, idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilecekleri, bu halde de ilgililerin 11. madde uyarınca idareye başvurma haklarının saklı olduğu kurala bağlanmıştır.
Belli bir uygulama tarihi esas alınarak istekte bulunulan davalarda, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesine göre uygulama tarihinden itibaren 60 gün içinde, uygulama üzerine davacı tarafından idareye başvurulmuş ise, 12. maddenin yollamada bulunduğu 11. maddeye göre, idarenin bu başvuruya cevap vermemiş olduğu hallerde, uygulama tarihinden itibaren en geç 120 gün, idarenin cevap verdiği durumlarda ise, uygulama tarihine kadar geçen süre de hesaba katılmak koşuluyla cevabın davacıya tebliğ edildiği tarihten itibaren 60 gün içinde idari davanın açılmış olması gerekmektedir.
Başka bir anlatımla dava, davacının idareye başvurduğu tarihten itibaren 120 gün içinde açılmış ise, ilgiliye, davanın açıldığı tarihten geriye doğru 120 günü geçmemek üzere, başvuru tarihinden geriye doğru 60 günlük süre içindeki ilk uygulama esas alınarak parasal hakların verilmesi, idareye başvuru tarihinden itibaren 120 günlük ya da idarenin cevabının tebliğ tarihinden itibaren 60 günlük süreler geçtikten sonra açılmış olan davalarda ise, ancak dava tarihinden geriye doğru 60 günlük süre içinde kalan ilk uygulamadan doğan parasal hakların ödenmesi mümkündür.
Bu durumda; 17/11/2011 tarihli dilekçeyle yapılan başvurunun, davalı idarenin 17/11/2011 tarihli işlemiyle reddi üzerine, 13/12/2011 tarihinde bakılan davanın açıldığı dikkate alındığında; Mahkemece, başvuru tarihinden geriye doğru 60 günlük süre içindeki ilk uygulama tarihi belirlenerek, söz konusu tarihten itibaren, davacının yoksun kaldığı parasal hakların ödenmesine karar verilmesi gerekirken, Mahkemece ilk eksik ödemenin yapıldığı 15/01/2010 tarihinden itibaren yoksun kalınan parasal hakların ödenmesine karar verilmesinde, usul hükümlerine uygunluk görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddi ile … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının ONANMASINA;
2. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulü ile Mahkeme kararının yoksun kalınan parasal hakların ilk eksik ödemenin yapıldığı 15/01/2010 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısmının BOZULMASINA;
3. Dosyanın bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 25/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.