Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/211 E. , 2022/2029 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/211
Karar No : 2022/2029
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri V. …
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul İli, Üsküdar İlçesi, … Camii’nde imam hatip olarak görev yapan davacının, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan ortak nitelik şartını kaybettiğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin …tarih ve …sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kalınan mali ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararla; davacının eyleminden dolayı yapılan soruşturma esnasında eşinin alınan ifadesinde de, davacının imam nikahlı olarak başka bir insanla yaşamını devam ettirmesine rızasının olduğunu beyan ettiği, kaldı ki, … isimli şahsın davacı hakkında yapmış olduğu şikayeti sonrası başlatılan soruşturma sonrasında, Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın …tarih ve …soruşturma, … karar sayılı dosyasında davacı hakkında kovuşturmaya yer olmadığı yönünde karar verildiği; öte yandan, Yönetmeliğin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan ortak nitelik şartını kaybettiğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca göreve son verme işleminin tesis edilebilmesi için, sözü edilen koşulun sonradan kaybedildiğinin idarece yapılacak bir soruşturma ile hukuken kabul edilebilir somut delillerle hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ilgilinin de usulüne uygun ifadesi alınmak suretiyle açıkça ortaya konulması gerekmesi karşısında; davacıya isnat edilen suçlamaların hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde açıkça ortaya konulamadığı, müfettiş tarafından, düzenlenen soruşturma raporunda davacıya isnat edilen fiil ve eylemlerle ilgili müşteki …’nin Müfettişliklerine verdiği itirafından başka bir delil bulunmadığının belirtildiği, davacı hakkında başlatılan soruşturma sonrasında Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nca kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği göz önüne alındığında, davacının mesleğinde itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklinde ortak nitelik şartını kaybettiğinden bahsedilemeyeceği anlaşıldığıdan, görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; diğer taraftan, davacının hukuka aykırılığı ortaya konulan işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının da kendisine iadesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işleminin iptaline, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı tüm maddi ve özlük haklarının iadesi talebinin kabulü ile davacıya iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; davacı hakkında başlatılan disiplin soruşturması ve yapılan mahalli tahkikat neticesinde düzenlenen soruşturma raporu ekinde yer alan ifadeler, tutanaklar, tanık beyanları ve fotoğraflar ile diğer görsel belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, davacının evli olduğu halde imam nikahı adı altında başka bir şahısla “evlilik hayatı” yaşadığı, bu birlikteliğinin İslam dini inanç esasları ve örfüne uygunluk arz etmediğinin müşteki şahsın beyanları ve ekinde sunduğu görsel belgelerden anlaşıldığı, davacıya ifa ettiği görev bakımından, gerek İslam dininin öngördüğü emir ve yasaklara, gerekse toplumun örf ve adetleri ile genel ahlak kurallarına uygun bir yaşam sürdürerek manevi yönden çevresine örnek olma görevinin yüklendiği, buna karşın resmi olarak evli ve çocuklu olan davacı ile … isimli şahsın aralarında dini nikah yapmak suretiyle kurdukları birlikteliğin İslam törelerinde kabul gören ortak bir aile yaşantısı tarzında değil, belli aralıklarla ve farklı amaçlarla sürdürüldüğü ve davacının bu birliktelik esnasında bir din görevlisine yakışmayacak şekilde hakaret ve tehdit içerikli tutum ve davranışlar sergilediği, İslâm törelerine uygunluğundan söz edilemeyecek olan bu tutum ve davranışlarının adli mercilere intikal ettiği ve davacının çevresi tarafından da bilinir hale geldiği; bu durumda, davacının cami imam hatibi olarak yürüttüğü kamu hizmetinin niteliği de göz önüne alındığında, hakkında taciz suçlamasıyla yapılan şikayet üzerine başlatılan tahkikat kapsamında elde edilen bilgi ve belgelerden Yönetmelikte belirtilen “ortak nitelik” şartını kaybettiği sonucuna varılmakla, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Diyanet İşleri Başkanlığındaki görevine son verilmesi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, davacı tarafından bu işlem nedeniyle uğranıldığı iddia olunan mali ve özlük hak kayıplarının iadesi talebi de yerinde görülmediği gerekçesiyle istinaf isteminin kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dini nikah ile birliktelik yaşamanın İslam törelerine aykırı olmadığı, … ile dini nikahlı olarak birlikte yaşadığı ve bu evlilikte sorunlar yaşadığını kabul etmekle birlikte dini nikahlı eşiyle arasında geçenlerin cami cemaati ve çevresinde bilinir olduğuna ilişkin somut bir delilin bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek, işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı tüm maddi ve özlük haklarının iadesi talebinin kabulü ile davacıya iadesine ilişkin … İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin temyize konu …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 14/04/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dava; İstanbul İli, Üsküdar İlçesi, … Camii’nde imam hatip olarak görev yapan davacının, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan ortak nitelik şartını kaybettiğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 98/b maddesi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin Diyanet İşleri Başkanlığının … tarih ve … sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesinin birinci fıkrasının “Özel şartları” belirleyen (B) bendinin (2) numaralı alt bendinde, “Kurumların özel kanun veya diğer mevzuatında aranan şartları taşımak” kuralına yer verilmiş; 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, “Memurluğa alınma şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya memurlukları sırasında bu şartlardan her hangi birini kaybetmesi” hali, Devlet memurluğunu sonra erdiren haller arasında sayılmıştır.
633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’un “Personelin nitelikleri” başlıklı 9. maddesinin ikinci fıkrasında; “Başkanlık personelinin 657 sayılı Kanunda ve bu Kanunda yer almayan diğer nitelikleri ile atanmalarında dinî öğrenim şartı arananlara ilişkin ortak nitelikler yönetmelikle düzenlenir.” hükmü yer almaktadır.
25/10/2011 tarih ve 28095 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin “Genel şartlar” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, “Atanmalarında dini öğrenim şartı esas alınan unvanlarda; itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklinde ortak bir nitelik taşımak” hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; İstanbul İli, Üsküdar İlçesi, … Camii’nde imam hatip olarak görev yapan davacı hakkında başlatılan soruşturma sonucu düzenlenen …tarih ve …sayılı soruşturma raporunda; davacının Ö.B. isimli bayanla 2016 yılı Nisan ayından itibaren cinsel ilişki de dahil olmak üzere birliktelik yaşadığı, adı geçenler arasında bu birlikteliği gösterir çok sayıda fotoğraf ve yazışmaların yanında beyan ve ikrarlarının bulunduğu, bu süreçte kıyıldığı öne sürülen dini nikahın davacı ile … arasında gerçekleşen buluşma, görüşme ve cinsel ilişkiyi perdelemeye yönelik çabalar olduğu, birlikteliklerini sürdürdükleri iki yıllık süreç içerisinde aralarında zaman zaman şiddetli tartışmaların yaşandığı ve adı geçen bayanı tehdit ve taciz ettiği iddiasıyla Mahkemece davacı hakkında mağdur …’ye 6 ay süreyle yaklaşmaması yönünde karar verildiği anlaşıldığından, din görevlisinin itibar ve itimadını sarsıcı nitelikte, İslam törelerine uygun olmayan bir davranış olarak değerlendirilmesi sebebiyle, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan, “atanmalarında dini öğrenim esas alınan unvanlarda; itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslam törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olması” şeklindeki ortak nitelik şartını görevi esnasında kaybettiğinden bahisle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 98/b maddesi uyarınca Diyanet İşleri Başkanlığındaki görevine son verildiği anlaşılmaktadır.
Anayasa’nın 20. maddesinde, herkesin özel hayatına saygı gösterilmesi hakkına sahip olduğu ve özel hayatın gizliliğine dokunulamayacağı düzenlemesine yer verilmiştir. “Özel hayat”; gerek özel hukukta ve gerekse kamu hukukunda, kişinin girilmesine ya da müdahale edilmesine açık veya zımni rızasının olup olmadığı yönünden hukuki denetime tabi olup, özellikle, kişinin bire bir özel (sır) yaşam alanını, gizli tutmak istediği, bir başka kişi ya da kişilerin bilmesini istemediği konuları içermektedir. Bu itibarla, hukuken çok sıkı biçimde korunan, dokunulamayan bu alana idari makamlarca doğrudan müdahale edilmesi veya bu alanı sınırlayıcı idari yaptırım kararlarının uygulanması imkanı bulunmamaktadır.
Bakılan uyuşmazlıkta; davacının üzerine atılı bulunan ve soruşturma konusu olan eylemin özel hayatına ilişkin olduğu; kendisini şikayet eden … isimli şahsın davacı hakkında yapmış olduğu şikayeti sonrası başlatılan soruşturma sonrasında, Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın …tarih ve …soruşturma, …karar sayılı dosyasında davacı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği; davacı ile .. isimli bayan arasında geçen görüşme ve mesajların soruşturma raporuna esas alınarak yapılan teklif uyarınca davacı hakkında nitelik kaybı nedeniyle işlem tesis edilmiş olduğu dikkate alındığında, davacının yürütmekte olduğu kamu göreviyle, bir başka ifadeyle mesleki faaliyetiyle ilgisinin olmadığı anlaşıldığından, davacının atanmasında itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinde İslam törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğuna dair ortak nitelik şartını taşımadığından bahisle imam hatiplik görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediğinden, … İdare Mahkemesince verilen iptal kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle, aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum