Danıştay Kararı 12. Daire 2021/2596 E. 2021/4382 K. 30.06.2021 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2021/2596 E.  ,  2021/4382 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/2596
Karar No : 2021/4382

TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- (Davacı) …
VEKİLİ : Av. …
2- (Davalı) … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Aydın İl Emniyet Müdürlüğü’nde … olarak görev yapan davacının, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun 55. maddesinin 19. fıkrası gereğince re’sen emekliye sevk edilmesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine, işleme dayanak teşkil eden 3201 sayılı Kanun’un 6638 sayılı Kanun’un 22. maddesiyle değişik 55. maddesinin 19. fıkrasının Anayasa’ya aykırı olduğundan bahisle Anayasa Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince, Danıştay Beşinci Dairesinin 18/12/2017 tarih ve E:2016/27888, K:2017/24362 sayılı bozma kararına uyulmak suretiyle verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının 2015 yılında rütbe terfi sözlü sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Onaltıncı Dairesi’nin 21/06/2016 tarih ve E:2015/21890 sayılı kararıyla dava konusu işlemin yürütmesinin durdurulduğu dikkate alındığında, bu karar gereğince yeni düzenlemelerle belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde yeniden yapılacak sözlü sınava alınması ve sözlü sınav sonucuna göre işlem tesis edilmesi gerekirken, 2014 yılında bir yıl daha emniyet amiri rütbesinde kalmasına karar verilen davacının, yargı kararı gereklerine aykırı olarak 2015 yılında yeniden sözlü sınava alınmaksızın re’sen emekliye sevk edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline; bu kararın, davacının görevine dönmesi yolunda bir sonuç doğurmadığı, yeni düzenlemelerle belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde yeniden yapılacak sözlü sınav sonucunda ortaya çıkacak olan değerlendirme ve puana göre işlem tesis edilmesine yönelik olduğu açık olup, bu aşamada davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı maaş ve diğer özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin tazminat istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

TARAFLARIN İDDİALARININ ÖZETİ:
1- Davacı tarafından; İdare Mahkemesince dava konusu işlemin iptaline karar verilmesine rağmen, davacının bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının ödenmesine yönelik talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığı karar verilmiş olup, bu kararın idari yargılamaya yönelik kanun hükümlerine aykırılık teşkil ettiği; ayrıca emniyet amiri rütbesine fiilen terfi ettiği tarihin 02/07/2012 tarihi olduğu, bu rütbede 3 yıl fiilen görev yaptıktan sonra, bu rütbede 5 yıl boyunca terfi edemediğinden bahisle re’sen emekliye sevk edilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
2- Davalı idare tarafından; 3201 sayılı Kanun’un 55. maddesinin 19. fıkrası kapsamında Yüksek Değerlendirme Kurul gündemine alınan personelin emeklilik işleminin kurulun takdir veya tasarrufunda olmadığı ve yasal zorunluluğun karara bağlanmasından ibaret olduğu, idarenin tamamen hukuk devleti ilkelerine uygun olarak mevzuattan doğan yetki, görev ve yükümlülüklerini yerine getirebilmek için takdir yetkisine bağlı olarak verdiği kararları ortadan kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği ve bu hususun kuvvetler ayrılığı ilkesinin doğal bir gereği olduğu, dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olarak tesis edildiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMASININ ÖZETİ : Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Danıştay Başkanlık Kurulu’nun 18/12/2020 tarih ve 2020/62 sayılı “Danıştay Dava Daireleri Arasındaki İş Bölümü Kararı” üzerine Dairemize devredilen dosyada, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Aydın İl Emniyet Müdürlüğü’nde … olarak görev yapan davacı, 2012 tarihli Merkez Değerlendirme Kurulu kararı ile 30/06/2011 tarihinden geçerli olmak üzere emniyet amiri rütbesine terfi ettirilmiştir.
Davacının, dört yıllık yükseköğrenimini bitirdiği tarih itibariyle (A) grubu polis amiri sayılması talebiyle yaptığı başvurunun reddine yönelik … tarih ve … sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle açtığı davada, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi üzerine, anılan kararın uygulanması sonucunda, davacının bulunduğu rütbedeki kıdeme esas tarihi 30/10/2008 tarihine çekilmiştir.
3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun 55. maddesinin 6638 sayılı Yasa’nın 22. maddesi ile değişikliğe uğradığı ve değişikliğin 27/03/2015 tarihinde yürürlüğe girdiği dikkate alındığında, bulunduğu rütbede kıdeme esas tarihi 30/10/2008 olan davacının, anılan maddenin değişiklik öncesi haline göre zorunlu en az bekleme süresinin dört yıl olması nedeniyle bulunduğu rütbedeki bekleme süresini 30/10/2012 tarihinde doldurduğu görülmektedir.
Emniyet amiri rütbesinde bulunan davacının, bir üst rütbeye terfi kapsamında ilk olarak 2014 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulu gündemine alındığı ve “Terfi etmez” kararı verildiği, 2015 yılında ise rütbe terfi sözlü sınavına alındığı ve sınavda başarısız sayılması nedeniyle terfi değerlendirmesine alınmadığı, … tarih ve … sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararı ile de 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun 6638 sayılı Kanun ile değişik 55. maddesinin 19. fıkrası uyarınca bulunduğu rütbeye terfi tarihinden itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemediğinden bahisle re’sen emekliye sevk edilmesi üzerine, anılan işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3201 sayılı Kanun’un 6638 sayılı Kanun ile değiştirilen 55. maddesinin birinci fıkrasında, polis amirlerinin rütbeleri sayılmış, ikinci fıkrasında polis amirlerinin rütbelerde ve meslek derecelerinde zorunlu en az bekleme süreleri gösterilmiş, üçüncü fıkrasında her amir rütbesinde bulunması gereken kadro sayısına esas alınacak oran azami olarak gösterilmiş, dördüncü fıkrasında bu rütbelere terfilerin yetkili kurullarda kıdem sırasına göre görüşüleceği ve maddede öngörülen sınav ve eğitim şartı saklı kalmak üzere liyakata göre yapılacağı belirtilmiş, beşinci fıkrasında kıdem sırasının tespitinde, bulunulan rütbeye terfi tarihinin esas alınacağı, aynı tarihte terfi edenlerden sicil notu yüksek, sicil notlarının eşitliği halinde ödül ve takdirnamesi fazla, ödül ve takdirnamelerin sayıca eşitliği halinde ise, sicil numarası daha küçük olanların diğerlerine göre kıdemli sayılacağı öngörülmüş, onbirinci fıkrasında rütbe terfiinin yetkili kurullarda görüşülebilmesi için gerekli koşullar hükme bağlanmıştır.
Aynı maddenin diğer fıkralarında da, rütbeler, bu rütbelere terfi esasları, terfi ve atama zamanı gibi hususlarda doğrudan Kanun hükümleriyle belirlen çerçeve dahilinde kalmak koşuluyla, liyakat koşullarını belirlemek, üst rütbedeki boş kadro sayısına göre terfileri önermek ya da ikinci meslek derecesindeki görev unvanlarına ataması yapılacak personeli değerlendirmek ve öneride bulunmak üzere Genel Müdürlük Merkez Değerlendirme ve Yüksek Değerlendirme Kurullarının oluşturulması öngörülmüştür.
Anılan maddenin ondokuzuncu fıkrasında ise; “Bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen Emniyet Amirleri ile Dördüncü, Üçüncü ve İkinci Sınıf Emniyet Müdürleri, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olmaları kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve Bakan onayı ile emekliye sevk edilirler” hükmüne yer verilmiş, ve yirmibirinci fıkrasında ; ondokuzuncu fıkra hükümlerine göre emekliliğe sevk edilen emniyet amirlerine, emekliye sevk edildikleri tarihi takip eden ay başından itibaren, en yüksek devlet memuru aylığının %110’u oranında altmış yaşına kadar Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kadrosuzluk tazminatı ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
3201 sayılı Kanun’un yukarıda aktarılan 55. maddesinde değişiklik yapan 6638 sayılı Kanun’un genel gerekçesinde, “Polis amirlerinin rütbe terfilerinde, tüm çağdaş ülkelerin aksine kıdeme dayalı bir sistem benimsenmiş, liyakat ikinci plana bırakılmıştır. Polis amirleri bulundukları rütbede zorunlu en az bekleme süresini tamamlamaları ve herhangi bir ceza almamaları halinde mesleki yeterliliklerine bakılmaksızın otomatik olarak bir üst rütbeye terfi etmeye başlamışlardır. Bu sistem, ihtiyaç duyulan amir rütbelerinde sayısal azlığa ve ihtiyaç duyulmayan rütbelerde ise aşırı yığılmalara neden olmuştur.
Yapılan düzenleme ile bozulan personel piramidinin görev ve hizmet gereklerine uygun hale getirilmesi amacıyla; her rütbede yer alacak amir sayısı/oranı belirlenmekte, her rütbe terfiinde yazılı ve sözlü sınav şartı getirilmekte ve terfi için öngörülen asgari şartlara sahip personel arasından en kıdemli olanın değil en liyakatli olanın terfi etmesi öngörülmektedir. Ayrıca ihtiyaçtan fazla sayıdaki Birinci, İkinci, Üçüncü, Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürlerine ve emniyet amirlerine belli bir miktar ek ödeme yapılmak suretiyle resen emeklilik sistemi getirilmektedir.” değerlendirilmesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen Kanun hükümleri ile gerekçesi bir arada değerlendirildiğinde, Yasa’nın amacının, emniyet hizmetlerinin hizmet gereklerine uygun olarak yürütülebilmesi için her bir rütbede ihtiyaç duyulan emniyet amirlerinin azami kadro sayılarının belirlenmesi, bunun sonucunda ihtiyaç fazlası durumunda kalacak olan emniyet amirlerinin emekliye sevki ve azami sayıları Yasa ile belirlenen kadrolara atamalarda liyakat ilkesi çerçevesinde bir değerlendirmeye ve seçmeye imkan sağlanması olduğu anlaşılmaktadır.
Dava konusu işlemin dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun yukarıda aktarılan 55. maddesinin 19. fıkrasında, ilgili personelin re’sen emekliye sevk edilebilmesi için, bulunulan rütbeye terfi edilen tarihten itibaren, bekleme süresi de dahil olmak üzere beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edememe koşulu getirildiğinden, söz konusu beş yıl içinde kalan yıllardaki rütbe terfi işlemleri ile re’sen emeklilik arasında bir sebep-sonuç ilişkisi bulunmakta olup, re’sen emekliye sevk edilen personelin en az zorunlu bekleme sürelerini doldurdukları tarih itibariyle terfi değerlendirmesine alınıp alınmadığı, terfi ettirilmediği yıllara ilişkin davasının bulunup bulunmadığı ve davaların sonucu önem arz etmektedir.
Ayrıca anılan düzenlemede “bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren” ibaresi ile personelin re’sen emekliye sevk edilmesinde bulunulan rütbede fiili olarak çalışmaya başlanılan tarihin değil, bulunulan rütbeye hukuki olarak terfi edilen tarihin esas alınacağı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, kıdeme esas alınan ve üst rütbeye terfiin hak edildiği tarihin geriye çekildiği durumlarda, polis amirlerinin re’sen emekliye sevk koşulları değerlendirilirken, bulundukları rütbelerde kıdemlerine esas alınan tarih dikkate alınacak ve zorunlu en az bekleme süreleri de bu tarihten itibaren hesaplanarak, takip eden yıllarda rütbe terfi değerlendirmesine alınmaları gerekecektir.
Danıştay Beşinci Dairesinin 18/12/2017 tarih ve E:2016/27888, K:2017/24362 sayılı bozma kararı sonrasında İdare Mahkemesince 13/07/2018 ve 05/09/2018 tarihli ara kararları ile; davacının resen emekliye sevki için ön koşul olan, bekleme süresi dahil olmak üzere beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edip edemediğinin değerlendirilebilmesi için, bulunduğu rütbede kıdeme esas tarihinin geriye çekilmesi sonrasında, emniyet amiri rütbesindeki bekleme süresini 30/10/2012 tarihinde doldurduğu dikkate alınarak, takip eden 2012 ve 2013 itibariyle, her bir yıl için ayrı ayrı olmak üzere, terfiiyi hak eden tüm personel ile birlikte terfi değerlendirilmesine alınıp alınmadığı, alınmış ve terfi ettirilmemesine karar verilmiş ise bu işlemlerin iptaline yönelik açılmış davasının bulunup bulunmadığı, davacının 4. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmemesine ilişkin 2014 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulu kararının dayanağı Bakanlar Kurulu Kararı’nın 4. sınıf emniyet müdürlerinin görev unvanı karşılığı olan merkez ve taşro kadrolarının değiştirilmesine ilşkin kısmının Danıştay Onaltıncı Dairesinin 22/03/2016 tarih ve E:2015/11855, K:2016/1747 sayılı kararıyla iptal edilmesi üzerine davacının idareye yeniden rütbe terfi değerlendirilmesine alınması istemiyle başvuruda bulunup bulunmadığı, idare tarafından davacının 2014 yılına yönelik olarak yeniden rütbe değerlendirmesine alınıp alınmadığı, 2015 yılı rütbe terfi sözlü sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemin Danıştay Onaltıncı Dairesince yürütmesinin durdurulduğu ve bu karar gereğince davacının, yeni düzenlemelerle belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde yeniden yapılacak sözlü sınava alınıp alınmadığı, alınmış ve terfi ettirilmemesine karar verilmiş ise bu işlemin iptaline yönelik açılmış davasının bulunup bulunmadığı hususlarının davalı idareden ve Polis Akademisi Başkanlığı’ndan sorulmuş olup, ara kararlarına cevaben; davacı hakkında 2014 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulunca 30/10/2012 tarihinden geçerli “Terfi Etmez” kararı verildiği, davacının bu karara karşı idari yargıya başvurmadığı, davacının 2014 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulu kararının dayanağı Bakanlar Kurulu Kararı’nın 4. sınıf emniyet müdürlerinin görev unvanı karşılığı olan merkez ve taşro kadrolarının değiştirilmesine ilşkin kısmının Danıştay Onaltıncı Dairesinin 22/03/2016 tarih ve E:2015/11855, K:2016/1747 sayılı kararıyla iptal edilmesi üzerine idareye yeniden rütbe terfi değerlendirilmesine alınmasına yönelik olarak bir başvurusunun bulunmadığı, davacının, 2015 yılı rütbe terfi sözlü sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemin, Danıştay Onaltıncı Dairesinin 21/06/2016 tarih ve E:2015/21890 sayılı kararıyla yürütmesinin durdurulmasına istinaden ilk açılacak sınava alınacağının davacıya tebliğ edildiği, ancak 13/08/2015 tarihinde re’sen emekliye sevk edildiğinden hukuki ve fiili imkansızlıktan dolayı yeniden yapılan sınava alınmadığının beyan edildiği görülmektedir.
… tarih ve … sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu Kararının dayanağı olan Bakanlar Kurulu Kararının, 4. sınıf emniyet müdürlerinin görev unvanı karşılığı olan merkez ve taşra kadrolarının değiştirilmesine ilişkin kısmının Danıştay Onikinci Dairesinin 17/12/2014 tarih ve E:2014/6587 sayılı kararıyla yürütülmesinin durdurulduğu ve Danıştay Onaltıncı Dairesinin 22/03/2016 tarih ve E:2015/11855, K:2016/1747 sayılı kararıyla da iptaline hükmedildiğinden ve bu hukuki durumun davacı da dahil olmak üzere, 10/05/2014 tarih ve 2014/1 sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu Kararında bir üst rütbeye terfi ettirilmeyen 3. sınıf emniyet müdürü, 4. sınıf emniyet müdürü ve emniyet amiri rütbesinde bulunan tüm personeli etkilemesi söz konusudur.
İdare Mahkemesince; emniyet amiri rütbesindeki bekleme süresini 30/10/2012 tarihinde dolduran davacının takip eden 2012 ve 2013 yıllarında her bir yıl için ayrı ayrı olmak üzere terfi değerlendirilmesine alınmadığı, 2014 yılında, söz konusu 2012 ve 2013 yılları için geriye dönük değerlendirme yapılarak davacının bu yıllar için de ayrı ayrı terfi ettirilmediği, Yüksek Değerlendirme Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararında, emniyet amiri rütbesinde bulunan tüm personelin terfi ettirilmemesine karar verilmekle birlikte emniyet amiri rütbesindeki personelin bulundukları rütbede bir yıl daha kalmaları gerektiğinin belirtildiği, bu itibarla 2014 yılında emniyet amiri rütbesinde bir yıl daha kalmasına karar verilen davacının re’sen emekliye sevk edilmesi için söz konusu karar yeterli olmayıp 2015 yılı için terfi değerlendirilmesine alınması, söz konusu değerlendirme sonucunda verilecek karara göre re’sen emeklilik konusunda işlem tesis edilmesi gerektiği; 2015 yılında rütbe terfi sözlü sınavına alınan ve söz konusu sınavda başarısız sayılan davacının, başarısız sayılmasına ilişkin işlem ile düzenleyici işlemin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Onaltıncı Dairesinin 21/06/2016 tarih ve E:2015/21890 sayılı kararıyla dava konusu işlemin yürütmesinin durdurulduğu dikkate alındığında, bu karar gereğince yeni düzenlemelerle belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde yeniden yapılacak sözlü sınava alınması ve sözlü sınav sonucuna göre işlem tesis edilmesi gerekirken, 2014 yılında bir yıl daha emniyet amiri rütbesinde kalmasına karar verilen davacının, yargı kararı gereklerine aykırı olarak 2015 yılında yeniden sözlü sınava alınmaksızın re’sen emekliye sevk edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından bahisle işlemin iptali yolunda karar verilmişse de; yukarıdaki paragrafta da değinildiği gibi, … tarih ve … sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu Kararının dayanağı olan Bakanlar Kurulu Kararının, 4. sınıf emniyet müdürlerinin görev unvanı karşılığı olan merkez ve taşra kadrolarının değiştirilmesine ilişkin kısmının Danıştay Onikinci Dairesinin 17/12/2014 tarih ve E:2014/6587 sayılı kararıyla yürütülmesinin durdurulduğu ve Danıştay Onaltıncı Dairesinin 22/03/2016 tarih ve E:2015/11855, K:2016/1747 sayılı kararıyla da iptaline hükmedildiğinden ve bu hukuki durumun davacı da dahil olmak üzere, … tarih ve … sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu Kararında bir üst rütbeye terfi ettirilmeyen 3. sınıf emniyet müdürü, 4. sınıf emniyet müdürü ve emniyet amiri rütbesinde bulunan tüm personeli etkilemesi söz konusu olduğundan, davacının 2014 yılı rütbe terfi dönemine ilişkin olarak hukuka uygun bir şekilde davalı idare tarafından kıdem ve liyakat yönünden terfi değerlendirilmesine alınıp alınmadığı, alınmış ise bir üst rütbeye terfi ettirilip ettirilmediği, 2014 yılında terfi ettirilmemiş ise bu işleme karşı bir dava açıp açmadığı; 2015 yılında rütbe terfi sözlü sınavına alınan ve söz konusu sınavda başarısız sayılan davacının, başarısız sayılmasına ilişkin işlem ile düzenleyici işlemin iptali istemiyle açtığı davada, Danıştay Onaltıncı Dairesinin 21/06/2016 tarih ve E:2015/21890 sayılı kararıyla dava konusu işlemin yürütmesinin durdurulmasına, Danıştay Beşinci Dairesinin 26/06/2019 tarih ve E:2016/21248, K:2019/4347 sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verilmesinden sonra davacının, yeniden yapılacak sözlü sınava alınıp alınmadığı, alınmış ve terfi ettirilmemesine karar verilmiş ise bu işlemin iptaline yönelik açılmış davasının bulunup bulunmadığı hususlarının da araştırılması gerekmektedir.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali ile davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı maaş ve diğer özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin tazminat istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönündeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan tarafların temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali ile davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı maaş ve diğer özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin tazminat istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 30/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.