Danıştay Kararı 12. Daire 2021/2996 E. 2021/4691 K. 29.09.2021 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2021/2996 E.  ,  2021/4691 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/2996
Karar No : 2021/4691

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde astsubay olarak görev yapmakta iken 05/08/2000 tarihli Yüksek Askeri Şura kararı ile Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiği kesilen davacının, 926 sayılı TSK Personel Kanunu’nun geçici 32. maddesi kapsamında değerlendirilmek istemiyle yaptığı 29/02/2011 tarihli başvurusunun reddine ilişkin 05/07/2011 tarihli davalı idare işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada; … Mahkemesince verilen … tarih ve Gensek No:… , E:… , K:… sayılı davanın reddine dair kararı üzerine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne … tarihinde yapılan … sayılı başvurunun iç hukuk yollarının tüketilmediği için kabul edilemez olduğuna karar verildiğinden bahisle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun geçici 9. maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi ve söz konusu işlemin iptali istenilmektedir.
İdare Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun geçici 9. maddesi kapsamında bulunan yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulüyle işin esasının incelendiği; 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun Geçici 32. maddesi uyarınca, madde kapsamına girenlerin başvurularının kabulü veya reddi konusunda Milli Savunma Bakanı’na takdir yetkisi tanınmış olduğu, ancak bu yetkinin sınırsız olmadığı, kamu yararı amacıyla ve hizmet gereklerine uygun bir şekilde kullanılması gerektiği, uyuşmazlıkta, davalı idarece, davacının Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayırma işlemine tabi tutulmasına dayanak alınan fiillerin vasıf ve mahiyeti dikkate alınarak davacının geçici 32. madde kapsamında yapmış olduğu başvurunun reddine karar verildiği, buna karşılık davacının içinde bulunduğu tutum ve davranışların sübutu konusunda somut bir savunma getirilmediği, davacının başvurusu akabinde söz konusu istihbari bilgide yer alan bilgilerin doğruluğunun araştırılmadığı, davacı tarafından, hakkındaki istihbarat çalışmasının hatalı olduğu, babasıyla aynı sitede oturan ve çalıştığı işyeri ve soyadları yönünden benzerlik taşıyan şahıslarla karıştırıldığı iddia edilmekte ise de, davalı idarece bu husus araştırılmadan ve deliller tam olarak ortaya konulmadan dava konusu edilen işlemin tesis edildiği, bu haliyle takdir yetkisinin objektif kullanılıp kullanılmadığını söylemenin ve işlemin hukuki denetimini yapmanın mümkün olmayacağı, hukuka bağlı idarenin tesis ettiği işlem sırasında kullandığı takdir yetkisinin objektif ölçütlerini açıklaması ve kanıtlaması gerektiği halde davalı idarece bunun yapılmadığı, “içinde bulunduğu tutum ve davranışların vasıf ve mahiyeti” şeklindeki soyut savunmanın takdir yetkisinin objektif kullanıldığını kanıtlamaya elverişli ve yeterli olmadığı anlaşıldığından, davacının 926 sayılı Kanun’un geçici 32. maddesi ile getirilen imkanlardan yararlanmak istemiyle davalı idareye yapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle yargılanmanın yenilenmesi talebinin kabulü ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İdare Mahkemesince verilen kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan idare mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29/09/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.