Danıştay Kararı 12. Daire 2021/386 E. 2021/5304 K. 21.10.2021 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2021/386 E.  ,  2021/5304 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/386
Karar No : 2021/5304

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Denizli İli, Pamukkale İlçesi, … Camii İmam-Hatibi olarak görev yapan davacı tarafından, 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’un “Siyasetle İlgilenme” başlıklı 25. maddesine aykırı hareket ettiği gerekçesiyle görevine son verilmesine ilişkin Diyanet İşleri Başkanlığı’nın … tarih ve … sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 128. maddesi uyarınca davalı idarenin bütün siyasi görüş ve düşünüşlerin dışında kalarak özel kanununda kendisine verilen görevleri yapmakla yükümlü bulunduğu, davacının savunmasının ve konuyla ilgili bilgisi olduğu değerlendirilen kişilerin beyanlarının alınmasını miteakip hazırlanan 18/01/2016 tarihli soruşturma raporu sonucunda; davalı idare bünyesinde din görevlisi olarak görev yapan davacının, 7 Haziran 2015 Genel Seçiminin hemen öncesinde cami cemaati ve mahalle esnafı ile yaptığı bazı sohbetlerde “…Parti’ye oy vermenin doğru olmadığını söylediği, Cumhurbaşkanı ve … Partilileri itham eden sözler sarf ettiği ve … Partiye oy verilmemesi ve diğer siyasi partilere oy verilmesi gerektiği yönünde siyasi propagandalar yaptığı” şeklindeki fiillerinin sübuta erdiği, davacının anılan fiillerinin 633 sayılı Kanun’un 25. maddesinde düzenlenen siyasetle ilgilenme yasağını ihlal edici mahiyette olduğu, davacının Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin 5/1-(b) maddesi uyarınca davalı idarenin personeli olmanın genel şartları arasında sayılan ortak nitelik şartını kaybettiği, işlemin aynı Yönetmeliğin 42/2-b ve 42/2-ç maddeleri uyarınca Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Kurulu’nun teklifi ve Başkanlık Makamı oluru ile tesis edildiği; öte yandan, davacının fiillerinin düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamını aşan ve siyasetle ilgilenme boyutuna varan fiiller olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, işlemin, disiplin ceza zamanaşımı süresi içinde tesis edilmediği, somut olarak eylemlerin belirtilmediği, yetkili makam tarafından “Olur” verilmediği, yapılan işlemin disiplin cezası niteliğinde olduğu ve bu işlemin yetkili olmayan Atama ve Yer Değiştirme Kurulu’nca tesis edildiği, savunması alınmadığından savunma hakkının ihlal edildiği, soruşturma raporunun kendisine tebliğ edilmediği, müsnet suçlama nedeniyle eylem ve fiil belirtilmeksizin ceza verildiği, ifade ettiği düşüncelerinin düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında olduğu, sırf görüşünü dile getirdiği için cezalandırıldığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince; Danıştay Başkanlık Kurulu’nun 18/12/2020 tarih ve 2020/62 sayılı “Danıştay Dava Daireleri Arasındaki İş Bölümü Kararı” üzerine Danıştay Beşinci Dairesince devredilen dosya incelenerek gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 21/10/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.