Danıştay Kararı 12. Daire 2021/399 E. 2021/4080 K. 17.06.2021 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2021/399 E.  ,  2021/4080 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/399
Karar No : 2021/4080

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : … Kapalı Cezaevinde infaz koruma memuru olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/E-(g) maddesinde yer alan “Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” fiilini işlediğinden bahisle, Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararla; “Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak, rüşvet almak ve vermek, infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak” suçlamasıyla yargılaması devam eden davacının, 01/05/2012 tarihinde … M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun A-2 odasında ele geçirilen cep telefonu, sim kartlar, hafıza kartı ve sarj aletini cezaevine soktuğunun hüküm özlü M.D., İ.D. ve A.K. tarafından ifade edildiği, M.D.’nin 31/05/2012 tarihli yeminli ifadesinde özetle; “cep telefonu, batarya, hafıza kartı ve MP3 müzik çalar, infaz koruma memuru olan davacı tarafından getirilerek kantin malzemeleri ile birlikte ayrı ayrı günlerde olmak üzere sigara paketinin içerisinde kamufle ederek kalmakta olduğumuz A-2 oda mazgalından bana verildi… Aramada bulunan malzemelerin karşılığı kendisine para olarak ödendi. Paranın kendisine İ.D.’nin yakınları ve arkadaşları tarafından ödendiğini biliyorum..” dediğinin görüldüğü, A.K.’nın 18/06/2012 tarihli yeminli ifadesinde özetle; tutuklu R.B.’ye ulaştırması için davacıya 4 adet batarya ve 4 adet sim kart teslim ettiği, değişik zamanlarda paket teslim ettiğini beyan ettiği; bu durumda, tanık ifadeleri ve dosya içerisindeki belgelerin değerlendirilmesinden; davacının birden fazla sayıdaki fiilleri ile memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunduğu sabit olduğundan Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Devlet memurluğundan çıkarma cezasına esas alınan fiilleri nedeniyle yargılandığı … Ağır Ceza Mahkemesindeki dosyada, Cumhuriyet Savcısınca beraatinin talep edildiği ve tüm suçlardan beraat ettiği, dolayısıyla üzerine atılı suçlamaların asılsız yalan ve iftira olduğunun ortaya çıktığı, cezaevinde 1 adet batarya bulunduğu halde, kendisinin cezaevine 4 tane batarya soktuğunun ileri sürüldüğü, yine cezaevine ne zaman sokulduğu belli olmayan cep telefonunu cezaevine sokmakla suçlandığı ifade edilerek, hukuki dayanaktan yoksun olan İdare Mahkemesi kararına yönelik itirazını reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince; Danıştay Başkanlık Kurulu’nun 18/12/2020 tarih ve 2020/62 sayılı “Danıştay Dava Daireleri Arasındaki İş Bölümü Kararı” üzerine Danıştay Beşinci Dairesince devredilen dosya incelendi ve tekemmül ettiği anlaşıldığından, davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
… Kapalı Cezaevinde infaz koruma memuru olarak görev yapan davacının, cezaevine sokulması suç olan malzemeleri sokup mahkum ve tutuklulardan para karşılığı menfaat temin ettiği iddiaları ile hakkında yapılan disiplin soruşturması neticesinde, davacının birden fazla sayıdaki fiilleri ile memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunduğu sabit olduğundan, Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu’nun … tarih ve … sayılı Kararı ile 657 sayılı Kanun’un 125/E-(g) maddesi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Davacının disiplin soruşturmasına konu aynı fiilleri nedeniyle hakkında yapılan ceza yargılaması sonucunda; … Ağır Ceza Mahkemesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla, davacının çıkar amaçlı suç örgütü kurma, örgüte üye olma, örgüte yardım etme suçları yönünden, unsurları itibariyle oluşmayan suçtan dolayı beraatine; cezaevine uyuşturucu madde sokmak ve nakletmek, cezaevine yasak eşya sokmak, rüşvet almak ve vermek suçlarını işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, mahkûmiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraatine karar verilmiş ve bu karar henüz kesinleşmemiştir.

İLGİLİ MEVZUAT:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/E-(g) maddesinde, ”Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” devlet memurluğundan çıkarma cezası verilmesini gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır. Aynı Kanun’un 131. maddesinde ise, “Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması disiplin kovuşturmasını geciktiremez. Memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz.” hükmü yer almaktadır.
657 sayılı Kanunun anılan hükmü kapsamında ceza mahkemesi kararlarının, disiplin cezalarına etkisinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Disiplin cezasının sebebini oluşturan eylem ve davranışlar, aynı zamanda Ceza Kanununda da suç sayılabilir. Bu durumda, disiplin cezası yaptırımı ile birlikte ceza yaptırımı da uygulanabilir. Bu iki yaptırım türünün hukuki dayanağı, amaç ve sonuçları birbirlerinden farklıdır. Ceza yargılamasında suçun niteliği ve delillerin takdirinde uygulanan ilke ve kurallar ile disiplin hukuku açısından uygulanan ilke ve kurallar birbirinden farklı olduğundan, idarenin, kamu görevlisi hakkında disiplin cezası vermemesi, ceza mahkemelerince ceza verilmesine hukuki engel oluşturmayacağı gibi, aynı şekilde, ceza yargılaması sonucu beraat kararı verilmiş olmasının da, kuramsal olarak, disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmeyeceği açıktır.
Ancak; ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı ya da suçun o kişi tarafından işlenmediği gerekçesiyle verilen beraat kararının, disiplin cezası bakımından da sadece aynı suç nev’i bakımından bağlayıcı olacağı; bir başka ifadeyle, ceza yargılamasının (beraat kararının) konusunu teşkil eden suç, disiplin hukuku yönünden de aynı suç kapsamında değerlendirilerek disiplin cezası verilemeyeceği kuşkusuzdur.
Öte yandan, ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle ya da delil yetersizliğinden dolayı beraat eden memurun eylem, tutum ve davranışlarının bir başka disiplin suçu kapsamına girmesi halinde, Disiplin Hukuku yönünden bir başka disiplin cezası ile cezalandırılmasına hukuki bir engel bulunmamaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacının üzerine atılı ve disiplin soruşturmasına konu olan fiillerin aynı zamanda Türk Ceza Kanunu kapsamında da suç teşkil etmesi nedeniyle davacının da aralarında bulunduğu kamu görevlileri ve diğer kişiler hakkında yapılan yargılamada, … Ağır Ceza Mahkemesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı ile, davacının çıkar amaçlı suç örgütü kurma, örgüte üye olma, örgüte yardım etme, yönetme suçları bakımından yapılan yargılama sonucunda, sanıklar arasında suç işleme iradesine ilişkin hiyerarşik ilişki saptanamadığı, kamu görevlisi olan ve kamu görevlisi olmayan sanıkların gerek kendi aralarında gerek kül halinde herhangi bir kişinin liderliğinde, az veya çok hiyerarşik bir yapı bulunmak suretiyle süreklilik arz edecek biçimde hukuka aykırı menfaat temin etmek amacıyla örgüt kurdukları yönünde unsurları itibariyle oluşmayan müsnet suçtan beraat kararı verilmiş; cezaevine uyuşturucu madde sokmak ve nakletmek, cezaevine yasak eşya sokmak, rüşvet almak ve vermek suçlarını işlediğine dair her türlü şüpheden uzak mahkûmiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden davacının beraatine karar verilmiştir.
UYAP ortamında yapılan araştırmada, davacıya isnad edilen ve soruşturma konusu eylemleri nedeniyle hakkında … Ağır Ceza Mahkemesince verilen berat kararına karşı yapılan itiraz başvurusunun … Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dairesinin E:… sayılı dosyası ile yargılamasına devam edildiği anlaşıldığından, bu ceza davasının sonucunun araştırılması ve davacı hakkındaki ceza yargılaması sonucuna göre disiplin cezasına konu fiillerin işlenip işlenmediği konusunda bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, bu hususlar gözetilmeksizin ve ceza yargılaması sonucu beklenilmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucu verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Kullanılmayan … TL yürütmeyi durdurma harcının davacıya iadesine,
4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 17/06/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.