Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/4316 E. , 2022/5948 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/4316
Karar No : 2022/5948
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İzmir ili, Bergama ilçesi, … Tugay Komutanlığında …. olarak görev yapan davacının, son bir yıl içerisinde üç aydan fazla istirahat raporu aldığından bahisle 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca sözleşmesinin feshine ilişkin … Tugay Komutanlığının … tarih ve … sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen …. tarih ve E:… K:… sayılı kararla; dava dosyasında bulunan davacıya ait istirahat raporları incelendiğinde sırasıyla bu raporların ”5 gün”-”5 gün”- ”2 gün”- ” 2 gün”- ”45 gün”-”35 gün” olmak üzere toplamda 94 gün olduğu, Uzman Erbaş Kanunu ve Uzman Erbaş Yönetmeliği’nde; ”uzman erbaşların hava değişimi ve istirahat sürelerinin toplamının, tedavi süresi hariç olmak üzere istirahat ve hava değişiminin başladığı tarihten geriye doğru son bir yıl içerisinde üç ayı geçemeyeceğinin” belirtildiği, bu kapsamda üç aylık istirahat süresi hesaplanırken bu üç aylık süreye tedavi sürelerinin dahil edilmemesi gerektiği, dosya kapsamında yer alan ve davacıya ait olan istirahat raporlarında davacının ilk defa tedavi kurumuna gittiği ve tedavi olduğu gün dahil edilerek sürelerin belirlendiği, sözleşmenin feshine esas alınan sürelerde tedavi sürelerinin hiç dikkate alınmadığı, herhangi bir rahatsızlık sonucu tedavi amacıyla gidilen sağlık kurumunda kişinin tedavi süresinin ilgili hastalığın türü ve büyüklüğüne göre değişeceği, bu sürenin duruma göre birkaç saat, bir gün veya daha fazla olabileceği, bu kapsamda dava dosyasında yer alan bütün istirahat raporlarında davacının ilk defa sağlık kurumuna gittiği günün davalı idarece istirahat süresi olarak kabul edildiği yani ilk defa sağlık kurumuna gidilen ve tedavi süresinden sayılması gereken ilk günün davalı idare tarafından tedavi süresi olarak değil de sadece istirahat süresi olarak belirlendiği, dosya kapsamındaki bütün raporların ilk gününün tedavi süresi olarak kabul edilmesi durumunda dahi Kanun’un öngördüğü istirahatli sürenin son bir yıl içerisinde üç ayı geçemeyeceği hükmünün ihlalini oluşturmadığı sonucuna varıldığından, davacının sözlemesinin feshi yönünde tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline, tazmin isteminin kabulüne, davacının işlem nedeniyle mahrum kaldığı özlük haklarının davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istirahat sürelerinin başlangıç tarihinin ilgili sağlık kuruluşu tarafından düzenlenen raporlarda açıkça yazılı olduğu, buna göre ayakta tedavi öngörülen durumlarda rapor başlangıcının muayene tarihi olduğu ve istirahat raporunun ilk gününün hastanede muayene olunan ilk gün başladığı, yatarak tedavilerde ise rapor başlangıcının taburcu tarihi olduğu açık olduğundan mahkemenin iptal kararının gerekçesinin yerinde görülmediği, uyuşmazlıkta; davacı tarafından 08/03/2019 tarihinde geçici görevle gittiği Edirne ili Rahmanca Sınır Karakolunda sınır devriyesi görevi sırasında sakatlandığı, dizinin şiştiği, 10 gün boyunca hastaneye sevk edilmediği, bu nedenle izin alıp memleketine gittiğinde hastaneye başvurduğu ve burada ameliyat olduğu, istirahat raporlarının bu nedenle düzenlendiği iddia edilmiş ise de, anılan olaya ilişkin davacı iddiasından başka herhangi bir bilgi, belge, tutanak vs bulunmadığı, davalı idarece yapılan incelemede ise bu hususta herhangi bir kayda rastlanmadığının belirtildiği, anılan tarihlerde davacı tarafından yazılı olarak herhangi bir başvuruda da bulunulmadığı anlaşıldığından, raporlara sebep olan rahatsızlığın görev sırasında vuku bulmadığı sonucuna varıldığı, bu durumda, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu’nun, istirahat ve hava değişiminin başladığı tarihten geriye doğru, son bir yıl içinde alınan hava değişimi ve istirahat süresinin toplamı üç aydan fazla olanların sözleşmelerinin feshedileceğine ilişkin 10. maddesi uyarınca, geriye doğru son bir yıl içinde alınan istirahat süresinin toplamı üç aydan fazla olan davacının sözleşmesinin feshedilmesine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık, aksi yönde verilen mahkeme kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 08/03/2019 tarihinde geçici görevle gittiği Edirne ili Rahmanca Sınır Karakolunda sınır devriyesi görevi sırasında sakatlandığı ve diz çapraz bağlarının yırtıldığı, buna rağmen görevine devam ettiği, görev sonunda bölük komutanının yazılı ve sözlü talebine rağmen tutanak düzenlemeyi reddettiği, olayla ilgili personelin ifadelerinin alınmasının talep edildiği, Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi tarafından düzenlenen istirahat raporunda uzun süreli tedavi olması gerektiğinin belirtildiği, tedavisi bitinceye kadar izinli sayılması gerekirken sözleşmesinin feshedildiği, son istirahat raporu 13/06/2019 tarihinde bitmesine rağmen sözleşmesinin 10/06/2019 tarihi itibarıyla feshedildiği, mevzuat hükümleri uyarınca sözleşmesinin feshine neden olacak bir durumun bulunmadığı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemin ve Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali ile davacının işlem nedeniyle mahrum kaldığı özlük haklarının ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harcının davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 01/12/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.