Danıştay Kararı 12. Daire 2021/4319 E. 2021/6084 K. 24.11.2021 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2021/4319 E.  ,  2021/6084 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/4319
Karar No : 2021/6084

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Bakanlığı
VEKİLLERİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLLERİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Emniyet Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Antalya Bölge Başkanlığında 1. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacının, 3201 sayılı Yasanın 55/20. maddesi gereğince kadrosuzluk nedeniyle emekliliğe sevk edilmesine ilişkin 25/05/2018 tarih ve 2018/1 sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararının iptali ile anılan karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararla; 3201 sayılı Kanunla rütbeli personel norm kadro sayısının belirlendiği, idarenin kanuni oranların üzerinde rütbeli personel çalıştırmasının mümkün olmadığı, söz konusu Kanunun belirlediği usul içinde kalınarak ve Kanunla verilen yetki kullanılarak Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve İçişleri Bakanının onayı ile emeklilik hakkını elde etmiş olan toplam 45 personel içinde yer alan davacının kadrosuzluk nedeniyle re’sen emeklilik işlemine tabi tutularak kurumuyla ilişiğinin kesilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince; görevine devam ettirilen personelin, kimi zaman sicil not ortalaması yüksek olmasına rağmen ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi, beceri bakımından re’sen emekli edilen personelin gerisinde kaldığı, bir personelin görevine devam edebilmesi için önünde engel olan bir fiilin diğer bir personel açısından engel olarak görülmediği, dolayısıyla, davalı idarece yapılan değerlendirmede dikkate alındığı belirtilen, personelin geçmiş hizmetleri, haklarındaki soruşturma ve cezalar, performans puanları, temsil ve yöneticilik yetenekleri, özgüveni, verimlilik ve benzeri özellikleri yönünden eşit, objektif ve istikrarlı bir uygulamanın söz konusu olmadığı, bunlardan birine öncelik verilmiş ise bunun gerekçelerinin açıklanmadığı, bu durumda, davalı idarece, re’sen emekliye sevk edilecek personelin seçiminde kullanıldığı belirtilen ölçütlerin uygulanmasında eşit, objektif ve istikrarlı şekilde işlem tesis edildiğinin ortaya konulamadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; dava konusu işlem hukuka aykırı bulunduğundan davacının yoksun kaldığı parasal haklarının hakediş tarihleri esas alınarak işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesinin gerektiği; özlük hakkı talebine gelince, özlük hakkına ilişkin talebin mahiyetinin belirli olmaması, söz konusu talebin iptal ve tazminat davası olarak nitelendirilmesinin mümkün olmaması ve son olarak da idari yargı makamlarınca aynen ifaya veya tazmine karar verilmesinin olanaklı olmaması ve idari eylem ve işlem niteliğinde yargı kararı verilememesi nedeniyle, memur mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda parasal hak talebi haricinde ayrıca yöneltilen özlük haklarının iadesi/verilmesi taleplerinin, idari yargı makamlarınca incelenmesine olanak bulunmadığından, davacı tarafça parasal hak talebinden ayrı olarak yöneltilen özlük hakkı talebi açısından davanın incelenmeksizin reddine karar vermek gerektiği; bu talebin iptal ve parasal hak talebi karşısındaki ikincil niteliği ve şimdiye kadar uygulanagelen idari yargı pratiği dikkate alındığında, özlük hakkı açısından davanın incelenmeksizin reddedilmesi nedeniyle davalı idare lehine vekalet ücreti ödenmesi ve yargılama giderlerinin bir kısmının davacı taraf üzerinde bırakılmasının hakkaniyete uygun düşmeyeceği kanaatine varıldığından, bu kısım açısından davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi ve yargılama giderlerinin tamamının davalıya tahmiline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kısmen kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, davacının yoksun kaldığı parasal hakların hak ediş tarihleri esas alınarak işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük hakkı talebinin ise reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince; dosya incelendi ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY :
Emniyet Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu …Bölge Başkanlığında 1. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacı, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu’nun 25/05/2018 tarih ve 2018/1 sayılı kararıyla 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 55/20. maddesi uyarınca re’sen emekliye sevk edilmiştir.
Bunun üzerine, temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “dilekçeler üzerine ilk inceleme” başlıklı 14. maddesinin 3. fıkrasında; “Dilekçeler, Danıştayda daire başkanının görevlendireceği bir tetkik hakimi, idare ve vergi mahkemelerinde ise mahkeme başkanı veya görevlendireceği bir üye tarafından:
a) Görev ve yetki,
b) İdari merci tecavüzü,
c) Ehliyet,
d) İdari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı,
e) Süre aşımı,
f) Husumet,
g) 3 ve 5 inci maddelere uygun olup olmadıkları,
Yönlerinden sırasıyla incelenir.” hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanun’un 14. maddesinin 4. fıkrasında ise, dilekçelerin bu yönlerden belirsiz ya da hatalı olması durumunda izlenecek hukuki yol düzenlenmiş ve “Dilekçeler bu yönlerden kanuna aykırı görülürse durum; görevli daire veya mahkemeye bir rapor ile bildirilir. Tek hakimle çözümlenecek dava dilekçeleri için rapor düzenlenmez ve 15 inci madde hükümleri ilgili hakim tarafından uygulanır. 3 üncü fıkraya göre yapılacak inceleme ve bu fıkra ile 5 inci fıkraya göre yapılacak işlemler dilekçenin alındığı tarihten itibaren en geç onbeş gün içinde sonuçlandırılır.” hükmüne yer verilmiştir.
Bununla birlikte, her ne kadar 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun uygulanacağı haller arasında sayılmasa da usul hukuku ilkelerinden biri olması nedeniyle idari yargı düzeninde de uygulanması gereken taleple bağlılık ilkesini düzenleyen 6100 sayılı Kanun’un 26. maddesinin 1. fıkrasında; “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.” düzenlemesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda anılan mevzuat hükümleriyle, İdari yargı makamlarının dava dilekçelerini nasıl inceleyecekleri, dilekçe içeriğinden anlaşılamayan bir istem olduğunda ya da dilekçede hata olduğunda nasıl karar verecekleri hükme bağlanmıştır. Öte yandan, usul hukukunun en temel ilkelerinden biri olan “taleple bağlılık ilkesi” uyarınca, İdare Mahkemelerinin davacının istemi ile bağlı olduğu, istemi genişletecek veya daraltacak biçimde karar vermelerinin mümkün olmadığı hüküm altına alınmıştır.
Diğer bir anlatımla, İdari yargı makamları tarafından, dava dilekçesinde bulunan isteme göre karar verilmesi gerekli olup, dilekçede yanlışlık olduğuna kanaat getirilmiş ise dilekçenin reddine karar verilmelidir.
Uyuşmazlıkta, Emniyet Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu … Bölge Başkanlığında 1. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacının, 3201 sayılı Kanun’un 55/20. maddesi uyarınca Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararıyla re’sen emekliye sevk edildiği, dava dilekçesinde anılan işlemin iptali isteminde bulunduğu; ancak Bölge İdare Mahkemesi tarafından, davacının isteminin, 3201 sayılı Kanun’un geçici 27. maddesi uyarınca re’sen emekliye sevk edilmesine ilişkin işlemden kaynaklı olarak değerlendirildiği ve buna göre karar verildiği, Bölge İdare Mahkemesince dava konusu işlemin dayanağının yanlış nitelendirildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun, kısmen kabulü yolunda, dava konusu işlemin dayanağı doğru bir şekilde değerlendirilmeden verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki …. İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kısmen kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptali ile davacının yoksun kaldığı parasal hakların hak ediş tarihleri esas alınarak işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük hakkı talebinin reddine ilişkin temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dava Dairesine gönderilmesine, 24/11/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.