Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/4441 E. , 2022/3101 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/4441
Karar No : 2022/3101
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Büyükşehir Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49. maddesine istinaden sözleşmeli personel statüsünde “…” olarak görev yapan davacının, hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmadığından bahisle, 31/12/2019 tarihi itibarıyla sözleşmesinin feshedilmesi ve 2020 yılında yenilenmemesine ilişkin Başkanlık makamının … gün ve … sayılı oluru ile … gün ve … sayılı işleminin iptali ile yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; ara kararı ile davalı idareden davacının görev yaptığı süreçle ilgili ödül, başarı, ceza bilgileri, görev yaptığı kadronun cetveli ile hizmetine ihtiyaç kalmadığını ortaya koyan somut verilerin gönderilmesi istenilmiş, davalı idare tarafından verilen cevapta, herhangi bir disiplin soruşturması veya davacının başarısız/yetersiz olduğuna veyahut hizmetine ihtiyaç kalmadığına yönelik davalı idarece yapılmış hukuken geçerli ve itibar edilebilir somut bir tespit veya tutanak bulunmadığı, bu durumda; dosya kapsamında davacının başarısız veya yetersiz olduğuna ya da hizmetine ihtiyaç kalmadığına yönelik davalı idarece yapılmış somut bir tespit bulunmaması karşısında, davacının hizmet sözleşmesinin yenilenmemesinin haklı bir nedene dayanmadığı, dolayısı ile de dava konusu işlemlerde idareye tanınan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılmadığı anlaşılmakla dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık görülmediği; öte yandan, Anayasa’nın 125. maddesinin son fıkrasında yer alan ” idare, kendi eylem ve işlemlerden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.” hükmü uyarınca, hukuka aykırılığı saptanan işlemler nedeniyle, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının dava açılış tarihi olan 14/01/2020 tarihinden itibaren hesaplanarak davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, dava konusu işlemlerin iptaline, yoksun kaldığı parasal haklarının dava açılış tarihi olan 14/01/2020 tarihinden itibaren hesaplanarak davacıya ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Adana Büyükşehir Belediyesinin bütçe açığı verdiği, kamu hizmetinin devamlılığının sağlanması için yeterli miktarda memur personeli bulunduğu, personel fazlalığı sebebiyle davacının uzmanlık alanı dışındaki idari işlerde istihdam edildiği, Mahkeme kararı gerekçesinde yer aldığının aksine davacının hizmet sözleşmesinin disiplinsizlik ya da başarısızlık gibi sair sebepler nedeniyle değil hizmetine ihtiyaç bulunmadığından feshedildiği, yıllık olarak yapılan sözleşme bitiminde ihtiyaç bulunmaması durumunda personel ile yeniden sözleşme imzalamanın idarenin takdirinde olduğu, idarenin Mahkeme kararı ile sözleşme imzalamaya zorlanamayacağı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemlerin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, yoksun kaldığı parasal haklarının dava açılış tarihi olan 14/01/2020 tarihinden itibaren hesaplanarak davacıya ödenmesine, özlük haklarının iadesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmediğinden …-TL harcın istemi halinde davalı idareye iadesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 30/05/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dava dosyasının incelenmesinden; Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Norm Kadro İlke ve Standartlarına Dair Yönetmeliğe göre Adana Büyükşehir Belediyesinin 4495 adet memur norm kadrosunun bulunduğu, 2019 yılında bu kadronun 1776’sının fiilen kullanıldığı ve 1335 memur, 441 sözleşmeli personel istihdam edildiği, 2019 yılı sonu itibarıyla yapılan değerlendirmede, daha önceki yıllarda yapılan kadro değişiklikleri ile, belli kadro unvanlarında, hizmetin yürütülmesine yetecek sayıdan fazla sözleşmeli personel çalıştırıldığının tespit edildiği, bu kapsamda “sağlık memuru” kadrosu değerlendirildiğinde; 3 memur, 3 sözleşmeli personel olmak üzere 6 dolu, 11 boş sağlık memuru kadrosu bulunduğunun saptandığı ve sözleşmeli personelin, unvanlarının öngördüğü uzman ve teknik görevleri yapmadıkları, büro işlerini ifa ettikleri, büro işlerini yürüten 402 memur personel bulunduğundan bahisle, 3 sözleşmeli sağlık memurunun sözleşmesinin 31/12/2019 tarihi itibariyle feshedilmesi ve 2020 yılında yenilenmemesine ilişkin karar alındığı, sözleşmeli sağlık memuru olan davacının sözleşmesinin de bu nedenle yenilenmediği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için; davalı idarenin, Belediyede sağlık memuru fazlalığı olduğu ve sağlık memuru olarak görev yapan davacının hizmetine ihtiyaç bulunmadığına ilişkin gerekçesinin irdelenmesi gerekmektedir.
Buna karşın İdare Mahkemesince; işlemin tesis nedeni olmadığı halde, davacının başarısız ve yetersiz olduğuna ilişkin bir tespit olmadığı gerekçesine yer verilmiş ve Belediye tarafından dosyaya sunulan belgelerde ve savunma dilekçesinde açık bir şekilde belirtilen, sözleşmeli sağlık memurlarının yapacağı işi yürütecek nitelikte ve yeterli sayıda personeli olduğu ve davacının hizmetine ihtiyaç bulunmadığı yolundaki savunmaya yönelik somut bir inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır.
Bu durumda; hatalı ve eksik incelemeye dayalı olarak dava konusu işlemin iptali ve parasal haklarının ödenmesi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığından, İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşüncesiyle, karara katılmıyorum.