Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/4541 E. , 2022/3807 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/4541
Karar No : 2022/3807
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Büyükşehir Belediye Başkanlığı Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünde 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49. maddesine istinaden sözleşmeli personel statüsünde “ekonomist” olarak görev yapan davacının, hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmadığından bahisle, 31/12/2019 tarihi itibarıyla sözleşmesinin feshedilmesi ve 2020 yılında yenilenmemesine ilişkin … Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulunun … tarih ve … sayılı işleminin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; ara kararı ile davalı idareden, davacının görev yaptığı süreçle ilgili ödül, başarı, ceza bilgileri, görev yaptığı kadronun cetveli ile hizmetine ihtiyaç kalmadığını ortaya koyan somut verilerin gönderilmesinin istendiği, davalı … Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından verilen cevaptan, herhangi bir disiplin soruşturması veya davacının başarısız/yetersiz olduğuna veyahut hizmetine ihtiyaç kalmadığına yönelik davalı idarece yapılmış hukuken geçerli ve itibar edilebilir somut bir tespit veya tutanak bulunmadığının anlaşıldığı; bu durumda, dosya kapsamında davacının başarısız veya yetersiz olduğuna ya da hizmetine ihtiyaç kalmadığına yönelik davalı idarelerce yapılmış somut bir tespit bulunmadığı, davacının hizmet sözleşmesinin yenilenmemesinin haklı bir nedene dayanmadığı, dolayısıyla dava konusu işlemde idareye tanınan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılmadığı anlaşılmakla dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan, Anayasa’nın 125. maddesinin son fıkrasında yer alan ” idare, kendi eylem ve işlemlerden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.” hükmü uyarınca, hukuka aykırılığı saptanan işlemler nedeniyle, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının davanın açıldığı 03/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, yoksun kaldığı parasal haklarının davanın açıldığı 03/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
DAVALI … BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞININ İDDİALARI : 5393 sayılı Kanun’un 49. maddesinde Belediyelerin sözleşmeli personel çalıştırabileceği belirtilmekle sözleşmenin yapıldığı yılla sınırlı olduğu, mevzuatta sözleşme süresinin sonunda hizmet sözleşmesinin yenilenerek devam edeceği hususunda bir hükmün bulunmadığı, sözleşme bitiminde ihtiyaç bulunmaması durumunda personel ile yeniden sözleşme imzalamanın idarenin takdirinde olduğu, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
DAVALI … İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNÜN İDDİALARI: Kamu hizmetinin devamlılığının sağlanması için yeterli miktarda memur personeli bulunduğu, Mahkeme kararı gerekçesinde yer aldığının aksine davacının hizmet sözleşmesinin disiplinsizlik ya da başarısızlık gibi sair sebepler nedeniyle değil hizmetine ihtiyaç bulunmadığından feshedildiği, yıllık olarak yapılan sözleşme bitiminde ihtiyaç bulunmaması durumunda personel ile yeniden sözleşme imzalamanın idarenin takdirinde olduğu, idarenin Mahkeme kararı ile sözleşme imzalamaya zorlanamayacağı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince; Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın dava konusu işlemin iptaline, yoksun kaldığı parasal haklarının davacıya ödenmesine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Mahkeme kararının, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının davanın açıldığı 03/01/2020 itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idareler tarafından davacıya ödenmesine ilişkin kısmına gelince;
Yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri olan “taleple bağlılık” ilkesi uyarınca, idari yargı mercilerinde açılan davalarda, Mahkemelerin davacının istemi ile bağlı olup, istemi genişletecek biçimde karar vermeleri mümkün değildir.
Bakılan uyuşmazlıkta; davacı tarafından, dava dilekçesinde özlük haklarının iadesine ve yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istenildiği halde, İdare Mahkemesince, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların davanın açıldığı 03/01/2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; taleple bağlılık ilkesi gereği, İdare Mahkemesince, davacının faiz talebi olmadığı halde talebi değiştirilerek yoksun kalınan parasal haklarının davanın açıldığı 03/01/2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmesinde ve bu kısım yönünden istinaf başvurusunun reddedilmesinde usul kurallarına uygunluk bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddi ile, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, dava konusu işlemin iptali, yoksun kaldığı parasal haklarının davacıya ödenmesine yönünden istinaf başvurusunun reddi yolundaki kısmının oyçokluğuyla ONANMASINA,
2. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulü ile anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemler nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının davanın açıldığı 03/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareler tarafından davacıya ödenmesine ilişkin kısmı yönünden istinaf başvurusunun reddi yolundaki kısmının oybirliğiyle BOZULMASINA,
3. Yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmediğinden …-TL harcın istemi halinde davalı … Genel Müdürlüğüne iadesine,
4. Dosyanın, bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 16/06/2022 tarihinde, kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyize konu karar, dava konusu işlemin iptali ve yoksun kaldığı parasal haklarının davacıya ödenmesi yönünden incelendiğinde;
Dava dosyasının incelenmesinden; Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Norm Kadro İlke ve Standartlarına Dair Yönetmeliğe göre … Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünün 1054 adet memur norm kadrosunun bulunduğu, 2019 yılında bu kadronun 501’inin fiilen kullanıldığı ve 219 memur, 193 sözleşmeli personel istihdam edildiği, 2019 yılı sonu itibarıyla yapılan değerlendirmede, belli kadro unvanlarında, hizmetin yürütülmesine yetecek sayıdan fazla sözleşmeli personel çalıştırıldığının tespit edildiği, bu kapsamda “ekonomist” kadrosu değerlendirildiğinde; 21 sözleşmeli personel, 1 adet kadro boş olmak üzere 22 ekonomist kadrosu bulunduğunun saptandığı ve ASKİ Genel Müdürlüğünde, ekonomistlerin yaptığı işleri yapma yeterliliğine sahip 27 memur personel bulunduğundan bahisle, 21 sözleşmeli ekonomistin sözleşmesinin 31/12/2019 tarihi itibariyle feshedilmesine; 2020 yılında yenilenmemesine ilişkin karar alındığı, sözleşmeli ekonomist olan davacının sözleşmesinin de bu nedenle yenilenmediği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için; davalı idarenin, ASKİ Genel Müdürlüğünde ekonomist fazlalığı olduğu ve sözleşmeli ekonomist olarak görev yapan davacının hizmetine ihtiyaç bulunmadığı yolundaki gerekçesinin irdelenmesi gerekmektedir.
Buna karşın İdare Mahkemesince; işlemin tesis nedeni olmadığı halde, davacının başarısız ve yetersiz olduğuna ilişkin bir tespit olmadığı gerekçesine yer verilmiş ve ASKİ Genel Müdürlüğü tarafından dosyaya sunulan belgelerde ve savunma dilekçesinde açık bir şekilde belirtilen, sözleşmeli ekonomistlerin yapacağı işi yürütecek nitelikte ve yeterli sayıda personeli olduğu ve davacının hizmetine ihtiyaç bulunmadığı yolundaki savunmaya yönelik somut bir inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır.
Bu durumda; hatalı ve eksik incelemeye dayalı olarak dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığından, İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle, aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.