Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/4620 E. , 2022/762 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/4620
Karar No : 2022/762
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) :… Bakanlığı
VEKİLİ : …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Nevşehir ili, … Belediye Başkanlığında zabıta memuru olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; davacının memuriyetten çıkarılması işleminin dayanağı olan fiillerinden dolayı hakkında açılan ceza davası neticesinde … Ağır Ceza Mahkemesinin E…., K…. sayılı ilamı ile zimmet, özel belgede sahtecilik ve güveni kötüye kullanma suçlarını işlediğine karar verildiği, davacı tarafından işlenen fiillerin memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede, yüz kızartıcı ve utanç verici nitelikte bulunduğu anlaşıldığından, devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddedildiği; davacı tarafından, kararda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile sonuçlanan ceza yargılaması ve bu yargılama neticesinde ulaşılan sonuç esas alınarak karar verildiğinden, masumiyet karinesinin ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvurunun Anayasa Mahkemesince 15/12/2020 tarihinde kabul edilerek masumiyet karinesinin ihlal edildiğine, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasına karar verildiği; bu karar üzerine … İdare Mahkemesinin temyize konu kararı ile, davacının Ürgüp Belediye Başkanlığında görev yaptığı dönemde kullandığı tahsildar makbuzlarının aslına ve dip koçanına farklı rakamlar yazmak ve kayıt dışı pazar etiketi bastırmak suretiyle elde ettiği kamu parasını zimmetine geçirdiğinin yapılan disiplin soruşturmasıyla sabit olduğu, davacının eyleminin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde yer alan “memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” fiili kapsamında sübuta erdiği, davacının devlet memurluğundan çıkarılma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Tesis edilen işlemin konu ve sebep unsuru bakımından hukuka aykırı olduğu, Anayasa Mahkemesi kararı gereğince işlemin iptali gerektiği belirtilerek Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı vermesi sonrasında yeniden yapılan yargılamada; Mahkeme kararında açıkça … Ağır Ceza Mahkemesi kararından bağımsız olarak idare ve disiplin hukuku ilkeleri çerçevesinde dosyada bulunan disiplin soruşturma raporu ve ifadelerin değerlendirilmesi ile karar verildiği açıkça belirtildiğinden, temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Nevşehir ili … Belediyesinde zabıta memuru olarak görev yapmakta olan davacının, kullandığı tahsildar makbuzlarının aslına ve dip koçanına farklı rakamlar yazmak ve kayıt dışı pazar etiketi bastırmak suretiyle elde ettiği kamu parasını zimmetine geçirdiği, yürütülen soruşturma neticesinde düzenlenen soruşturma raporunda davacı hakkındaki iddiaların sübuta erdiğinden bahisle, İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile 657 sayılı Kanun’un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi üzerine, söz konusu işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
Davacının devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin söz konusu işlemin iptali istemiyle açılan davada, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş; bu karar, Danıştay Onikinci Dairesinin 27/09/2017 tarih ve E:2016/7119, K:2017/3935 sayılı kararıyla onanmış; bu karara karşı davacının karar düzeltme istemi de Danıştay Onikinci Dairesinin 05/02/2018 tarih ve E:2017/3893, K:2018/448 sayılı kararıyla reddedilmiştir.
Davacı tarafından; devlet memurluğundan çıkarma disiplin cezasına karşı açtığı davada, ceza yargılamasında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı esas alınarak karar verildiğinden, masumiyet karinesinin ihlal edildiği ileri sürülerek … Mahkemesine yapılan başvuru neticesinde verilen … tarih ve … başvuru numaralı kararda; masumiyet karinesinin ihlal edildiğine, kararın bir örneğinin, masumiyet karinesinin ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılması amacıyla … İdare Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa’nın 148. maddesinin üçüncü fıkrasında; herkesin, Anayasa’da güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin, kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabileceği; 153. maddesinin son fıkrasında ise, Anayasa Mahkemesi kararlarının Resmî Gazete’de hemen yayımlanacağı ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlayacağı düzenlemeleri yer almıştır.
6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un ”Bireysel Başvuru Hakkı” başlıklı 45. maddesinin birinci fıkrasında; ”Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve buna ek Türkiye’nin taraf olduğu protokoller kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir.” hükmü ile ”Kararlar” başlıklı 50. maddesinde; “(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir. Ancak yerindelik denetimi yapılamaz, idari eylem ve işlem niteliğinde karar verilemez.
(2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.
(3) Bölümlerin esas hakkındaki kararları gerekçeleriyle birlikte ilgililere ve Adalet Bakanlığına tebliğ edilir ve Mahkemenin internet sayfasında yayımlanır. Bu kararlardan hangilerinin Resmî Gazetede yayımlanacağına ilişkin hususlar İçtüzükte gösterilir…” hükmü yer almaktadır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde, “memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” fiili, devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dava konusu olayda; Anayasa Mahkemesinin yukarıda yer verilen ihlal kararı uyarınca yeniden yargılama yapılmış ve İdare Mahkemesince, davacının kamu parasını zimmetine geçirdiğinin yapılan disiplin soruşturması sonucu sabit bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, zimmet filinin sübut bulduğu, … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih, E:…, K:… sayılı dosyasında tespit edilerek mahkumiyet kararı ile kabul edilmiş olmakla birlikte hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkumiyet konusunda vicdani kanaate ulaşmış mahkemenin buna ilişkin hükmü açıklamayı belirli bir süre ertelemesini, bu süre zarfında hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ve bu süre sonunda kişinin başka suç işlememesi halinde açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verilmesini ifade eder. Bu çerçevede; ceza davası dışında, fakat ceza davasına konu olan eylemler nedeniyle devam eden idari uyuşmazlıklarda, açıklanması geri bırakılan mahkumiyet kararına dayanılması masumiyet karinesi ile çelişebilir.
Bakılan davada, davacının üzerine atılı bulunan fiillerden dolayı açılan ceza davasında yapılan yargılama sonucunda mahkumiyet kararı verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı dikkate alındığında; yukarıda açıklandığı üzere, aynı fiillerin disiplin hukukuna göre sabit olduğu belirtilerek karara esas alınması halinde masumiyet karinesinin ihlali sonucu doğuracağı açıktır.
Buna göre temyize konu kararda; zimmet, özel belgede sahtecilik ve görevi kötüye kullanma fiillerinin sabit olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, söz konusu suçların gerçekleştiğinden söz edilemeyeceği ve suçlayıcı ifadeler olarak kullanılamayacağı açık olup; disiplin soruşturmasına esas dosyanın incelenmesinden; davacının soruşturmaya konu fiillere iştiraki, rolü ve fiillerin niteliği dikkate alındığında; memurluk sıfatıyla bağdaşmayacak nitelikte yüz kızartıcı fiilleri nedeniyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davanın reddi yolunda verilmiş olan İdare Mahkemesi kararında, hüküm fıkrası itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddine ilişkin … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.