Danıştay Kararı 12. Daire 2021/4831 E. 2021/7263 K. 30.12.2021 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2021/4831 E.  ,  2021/7263 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/4831
Karar No : 2021/7263

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Cumhuriyet Başsavcılığı Ağır Ceza İlamat İnfaz Bürosunda zabıt katibi olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca, “Devlet memurluğundan çıkarma” cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali ve işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; davacının, … Cumhuriyet Başsavcılığı Ağır Ceza İlamat İnfaz Bürosunda zabıt katibi olarak görev yaptığı, hakkında yakalama emri bulunan şahıslarla görüşerek ilamat dosyaları ile ilgili bilgiler verdiği, bu durumun davacının soruşturma dosyasında ve savcılık aşamasında verdiği ikrar niteliğindeki ifadeleri ile de ihtilafsız olduğu, davacının ilamat infaz bürosunda görevli bir personel olduğu göz önüne alındığında, görevin gereklerine uygun hareket etmesi gerekirken aksi yöndeki fiil ve davranışları ile 657 sayılı Kanun’un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde belirtilen “Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” hükmü kapsamında “Kamu Görevinden Çıkarma Cezası” ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu … İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı hakkında, memuriyetten çıkarmaya konu eylemleri ile ilgili olarak … Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından takipsizlik kararı verildiği, sadece hükümlü veya tutuklunun yerini bildiği halde bildirmeme suçlaması ile kamu davası açıldığı ve Cumhuriyet Savcılığının esas hakkındaki mütalaasına uygun olarak beraat kararı verildiği ileri sürülerek dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Bölge idare mahkemeleri tarafından verilen kararların temyizen bozulabilmelerinin; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu, anılan kararın bozaulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığı belirtilerek temyiz istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ :Temyiz isteminin kabulü ile Bölge Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17/2. maddesi uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği düşünüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
… Cumhuriyet Başsavcılığı Ağır Ceza İlamat İnfaz Bürosunda zabıt katibi olarak görev yapan davacı hakkında açılan disiplin soruşturması sonucunda; davacının yakalaması olan iki şüpheli ile yakın ilişki içinde olduğu, dosyaları hakkında teknik bilgi verdiği, cep telefonu ile yaptığı görüşmelerin tape kayıtlarına yansıdığı, işyerine yapılan baskın öncesinde haberdar ettiği , davacı hakkında söz konusu eylemler nedeniyle adli soruşturma başlatıldığı hususları değerlendirilerek, davacının eylemlerinin sübuta erdiğinden bahisle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırıldığı anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde, “Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında belirtilmiştir.
Aynı Kanun’un 131. maddesinde, “Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması disiplin kovuşturmasını geciktiremez. Memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz.” hükmü yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
657 sayılı Kanun’un yukarıda anılan hükmü kapsamında ceza mahkemesi kararlarının disiplin cezalarına etkisinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Disiplin cezasının sebebini oluşturan eylem ve davranışlar, aynı zamanda ceza kanununda da suç sayılabilir. Bu durumda, disiplin cezası yaptırımı ile birlikte ceza yaptırımı da uygulanabilir. Bu iki yaptırım türünün hukuki dayanağı, amaç ve sonuçları birbirlerinden farklıdır. Ceza yargılamasında suçun niteliği ve delillerin takdirinde uygulanan ilke ve kurallar ile disiplin hukuku açısından uygulanan ilke ve kurallar birbirinden farklı olduğundan, idarenin, kamu görevlisi hakkında disiplin cezası vermemesi, ceza mahkemelerince ceza verilmesine hukuki engel oluşturmayacağı gibi, aynı şekilde, ceza yargılaması sonucu beraat kararı verilmiş olmasının da, kuramsal olarak, disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmeyeceği açıktır.
Ancak; ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı ya da suçun o kişi tarafından işlenmediği gerekçesiyle verilen beraat kararının, disiplin cezası bakımından da sadece aynı suç nev’i bakımından bağlayıcı olacağı; bir başka ifadeyle, ceza yargılamasının (beraat kararının) konusunu teşkil eden suç, disiplin hukuku yönünden de aynı suç kapsamında değerlendirilerek disiplin cezası verilemeyeceği kuşkusuzdur.
Ayrıca, ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle ya da delil yetersizliğinden dolayı beraat eden memurun eylem, tutum ve davranışlarının bir başka disiplin suçu kapsamına girmesi halinde, disiplin hukuku yönünden başka bir disiplin cezası ile cezalandırılmasına hukuki bir engel bulunmamaktadır.
Bir memura isnat olunan disiplin cezasına konu fiillerin, Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre cezalandırılmasının gerekli olduğu durumda, disiplin cezası hakkında karar verilmesi için mevcut deliller yeterli görülmeyerek ceza mahkemesi kararına ihtiyaç duyulduğu kanaati hasıl olmuş ise, disiplin cezasına konu fiilin hukuki denetiminden önce ceza mahkemesi kararının kesinleşmesinin beklenmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlık konusu olayda; disiplin cezasına konu fiillerin aynı zamanda Türk Ceza Kanunu kapsamında da suç olması nedeniyle, … Cumhuriyet Başsavcılığı Memur Suçları Soruşturma Bürosu tarafından, davacının “rüşvet almak, gizliliğin ihlali, göreve ilişkin sırrın açıklanması, görevi kötüye kullanma” suçlarından şüpheden uzak kesin, somut ve inandırıcı bir delilin bulunmadığı ve cezalandırma koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, “tutuklu, hükümlü veya suç delillerini bildirmeme” suçundan yargılandığı … Asliye Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı ile davacının üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle beraatine karar verildiği, bu kararın da 13/01/2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, davacının hem ceza davasına hem de disiplin soruşturmasına konu olan fiilleri nedeniyle hakkında dava konusu işlemin tesis edildiği görülmekte ise de, “rüşvet almak, gizliliğin ihlali, göreve ilişkin sırrın açıklanması, görevi kötüye kullanma” iddialarından kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi, “tutuklu, hükümlü veya suç delillerini bildirmeme” iddiasıyla yapılan ceza yargılamasında ise beraat kararı verilmesi ve bu kararın kesinleşmesi karşısında, sübuta ermediği anlaşılan söz konusu fiiller ile ilgili olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Kullanılmayan … -TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 30/12/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.