Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/5124 E. , 2022/1295 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/5124
Karar No : 2022/1295
KARARIN DÜZELTİLMESİNİ
İSTEYEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kaymakamlığı
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının onanmasına dair Danıştay Onikinci Dairesinin 28/01/2021 tarih ve E:2020/2593 K:2021/228 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Giresun İli, … İlçesi Tapu Sicil Müdürlüğünde müdür vekili olarak görev yapan davacı tarafından; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (C) bendinin (ı) alt bendi uyarınca 1/30 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 16/02/2011 tarihli işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; Danıştay Onikinci Dairesinin 29/03/2016 tarih ve E:2012/8769, K:2016/1725 sayılı bozma kararına uyularak; dava dosyasında bulunan soruşturma raporu ve ekli bilgi ve belgelerle … Asliye Ceza Mahkemesinin E:… sayılı dava dosyasında dinlenen tanık beyanlarının birlikte değerlendirilmesi neticesinde; şikayetçinin de aralarında bulunduğu on kişilik grubun işleminin, tek yevmiye numarası alınarak ve tek resmi senet düzenlenmek suretiyle gerçekleştirilmesi nedeniyle bir kez döner sermaye hizmet bedeli (54,00-TL) alınması gerekirken on kişinin ayrı ayrı 54,00-TL ücreti bankonun önüne bıraktığı, kendilerine makbuz verilmediği, şikayetçinin beyanına göre bu ücretin davacı tarafından talep edildiği; her ne kadar davacı, bankonun üzerine bırakılan paraları görmediğini, sonradan fark ettiği yanlışlığı düzeltmek için hak sahiplerini arayarak Tapu Sicil Müdürlüğüne gelmelerini sağladığını ve herkese parasını iade ettiğini iddia etmekte ise de, banko üzerine bırakılan on adet 54,00-TL miktarındaki paranın davacı tarafından görülmemesinin hayatın olağan akışına aykırı bulunduğu, bu iddianın doğru olduğu kabul edilse dahi müşteki ile tartışması üzerine derhal tutanak düzenleyen davacının, daha önemli bir mesele olan bankoya fazla bırakılan tutarlarla (on adet 54,00-TL) ilgili olarak gerek parayı fark ettiği anda gerekse paraların iade edildiği sırada herhangi bir tutanak düzenlemediği, dolayısıyla davacının söz konusu eylemlerinin hizmet içinde Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte olduğu, ayrıca aynı fiil nedeniyle davacı hakkında … Asliye Ceza Mahkemesi nezdinde açılan E:… sayılı kamu davasında yapılan yargılama sonucu, davacının sabit görülen “hatadan yararlanmak suretiyle irtikap” suçu nedeniyle 6 ay, 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve bu cezanın 187 gün adli para cezasına çevrilmesine karar verildiği; bu nedenle davacının subuta eren fiiline uygun disiplin cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Davacının temyiz başvurusu üzerine Danıştay Onikinci Dairesince, temyize konu karar hukuk ve usule uygun bulunmuş ve kararın onanmasına karar verilmiştir.
KARAR DÜZELTME TALEP EDENİN İDDİALARI : İdare Mahkemesince davanın reddine gerekçe olarak, ceza yargılaması sonucunda aldığı 6 ay 7 günlük hapis cezasının gösterildiği, bu cezanın henüz kesinleşmemesi nedeniyle yargılama sonucunun beklenmesine yönelik taleplerinin kabul edilmediği, ceza yargılaması sonucunda … Asliye Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla beraat ettiği; diğer taraftan, hakkında disiplin cezası tesis edilmesine neden olayın tarafı olmadığı, şikayetçi ile memur arasında meydana gelen tartışmanın çözümü için olaya müdahale ettiği, şikayetçinin herhangi bir zararına sebep olmayan, işlemi yapan memur ile vatandaş arasındaki iletişim probleminden kaynaklanan bir olay olduğu, hakkında tesis edilen disiplin cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Şikayetçinin, işlemlerin gecikmeli yapıldığını ileri sürerek tartışma çıkardığına dair tutanak tutulduğu, döner sermaye ücreti olan 54,00-TL’nin şikayetçi tarafından bankaya yatırıldığı, diğer işlem sahiplerinin de kargaşa ortamından dolayı yanlış anlayıp her birinin bankonun üzerine 54,00-TL bıraktıklarının sonradan fark edildiği ve daha sonra işlem sahiplerine paraların iade edildiği, disiplin soruşturmasının dayanağı olan söz konusu şikayet dilekçesindeki parasal konulara ilişkin iddialarla ilgili olarak ortada ilgililerin zararına davacının da menfaatine olacak şekilde haksız olarak alınmış bir meblağın bulunmadığı, tartışma ve kargaşa ortamının etkisiyle, tapu işlemleri sırasında iş sahipleri tarafından yapılan ödemelere ilişkin gerekli dikkat ve özenin gösterilememesinden dolayı karışıklıkların meydana geldiği; olayların akışı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, söz konusu fiilden dolayı 657 sayılı Kanun’un 125/C-ı maddesi kapsamında davacıya aylıktan kesme cezası verilmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle, Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Onikinci Dairesinin 28/01/2021 tarih ve E:2020/2593 K:2021/228 sayılı kararı kaldırılarak uyuşmazlık yeniden incelendi:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Davacı Giresun İli, … İlçesi Tapu Sicil Müdürlüğünde müdür vekili (tapu sicil müdür yardımcısı kadrosunda) olarak görev yapmaktadır.
Tapu Sicil Müdürlüğünde 14/10/2010 tarihinde yaşanan tartışma ve olaylarla ilgili olarak şikayetçi …’nin 19/10/2010 tarihli dilekçesinde; “tapu dairesindeki işlemlerinin iki saat gecikmeli yapıldığı, hakaret, taciz ve onur kırıcı davranışlara muhatap olduğu, müdür vekilinin başka ödemeniz yok demesine rağmen tapu alınırken 54,00-TL istendiği, makbuzların ödeme esnasında değil akşam toplu olarak kesildiği gerekçesiyle kendisine makbuz verilmediği” şeklinde iddialarda bulunulmuştur.
Anılan şikayet dilekçesine istinaden yapılan disiplin soruşturması sonucunda, davacının elden para istendiği iddiasıyla ilgili olarak gerekli dikkat ve özeni göstermediği, hizmet içinde Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunduğundan bahisle, 657 sayılı Kanun’un 125. maddesinin birinci fıkrasının (C) bendinin (ı) alt bendi uyarınca aylıktan kesme cezası ile cezalandırılması teklif edilmiş, getirilen teklif doğrultusunda, 16/02/2011 tarihli işlemle 1/30 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmıştır.
Bunun üzerine, temyizen bakılmakta olan dava açılmıştır.
Öte yandan, davacının söz konusu eylemi nedeniyle, hatadan yararlanmak suretiyle irtikap suçundan cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, … Asliye Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla, mahkumiyetine yeterli her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraatine karar verilmiş ve bu karar kesinleşmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (C) bendinin (ı) alt bendinde; “Hizmet içinde Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak” fiili, aylıktan kesme cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.
Aynı Kanun’un 131. maddesinde ise, “Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması disiplin kovuşturmasını geciktiremez. Memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz.” kuralına yer verilmiştir.
657 sayılı Kanun’un anılan hükmü kapsamında ceza mahkemesi kararlarının, disiplin cezalarına etkisinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Disiplin cezasının sebebini oluşturan eylem ve davranışlar, aynı zamanda Ceza Kanununda da suç sayılabilir. Bu durumda, disiplin cezası yaptırımı ile birlikte ceza yaptırımı da uygulanabilir. Bu iki yaptırım türünün hukuki dayanağı, amaç ve sonuçları birbirlerinden farklıdır. Ceza yargılamasında suçun niteliği ve delillerin takdirinde uygulanan ilke ve kurallar ile disiplin hukuku açısından uygulanan ilke ve kurallar birbirinden farklı olduğundan, idarenin, kamu görevlisi hakkında disiplin cezası vermemesi, ceza mahkemelerince ceza verilmesine hukuki engel oluşturmayacağı gibi, aynı şekilde ceza yargılaması sonucu beraat kararı verilmiş olmasının da, kuramsal olarak disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmeyeceği açıktır.
Ancak; ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı ya da suçun o kişi tarafından işlenmediği gerekçesiyle verilen beraat kararının, disiplin cezası bakımından da sadece aynı suç nev’i bakımından bağlayıcı olacağı; bir başka ifadeyle, ceza yargılamasının (beraat kararının) konusunu teşkil eden suç, disiplin hukuku yönünden de aynı suç kapsamında değerlendirilerek disiplin cezası verilemeyeceği kuşkusuzdur.
Diğer taraftan, ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle ya da delil yetersizliğinden dolayı beraat eden memurun eylem, tutum ve davranışlarının bir başka disiplin suçu kapsamına girmesi halinde, disiplin hukuku yönünden disiplin cezası ile cezalandırılmasına ise hukuki bir engel bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık konusu olayda, soruşturma raporunun ve … Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan ceza yargılamasında dinlenen tanık beyanlarının incelenmesi sonucunda; şikayetçinin de aralarında bulunduğu on kişilik grubun işleminin tek yevmiye numarası alınarak ve tek resmi senet düzenlenmek suretiyle gerçekleştirildiği, bu nedenle bir kez döner sermaye hizmet bedeli (54,00-TL) alınması gerektiği, buna rağmen on kişinin ayrı ayrı 54,00-TL ücreti bankonun önüne bıraktığı, kendilerine makbuz verilmediği, şikayetçi beyanına göre bu ücreti davacının talep etmiş olduğu, her ne kadar davacı bankonun üzerine bırakılan paraları görmediğini, sonradan fark ettiği yanlışlığı düzeltmek için hak sahiplerini arayarak Tapu Sicil Müdürlüğüne gelmelerini sağladığını ve herkese parasını iade ettiğini iddia etmekte ise de, banko üzerine bırakılan on adet 54,00-TL miktarındaki parayı görmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu iddiası doğru olsa bile müşteki ile tartışması üzerine doğrudan tutanak tutmasına rağmen daha önemli bir mesele olan on adet 54,00-TL parayı fark ettiği anda ve paraları iade ettiği anda bu yola başvurmamış olduğu anlaşıldığından, tüm bu fiilleriyle hizmet içinde Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarstığı kanaatine varılmıştır.
Öte yandan, davacı tarafından; söz konusu eylem nedeniyle, hatadan yararlanmak suretiyle irtikap suçundan cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, … Asliye Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, mahkumiyetine yeterli her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraatine karar verilmiş ise de; 657 sayılı Kanun’un 131. maddesi uyarınca, söz konusu eylemi nedeniyle, davacının disiplin hukuku yönünden cezalandırılmasına hukuki bir engel bulunmadığı tartışmasızdır.
Bu durumda; davacının sabit olan fiiline uygun olan disiplin cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık, davanın reddi yolundaki Mahkeme kararında ise sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddine ilişkin … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. Davacı tarafından temyiz ve karar düzeltme aşamasında yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına, dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 21/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.