Danıştay Kararı 12. Daire 2021/5235 E. 2022/1446 K. 24.03.2022 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2021/5235 E.  ,  2022/1446 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/5235
Karar No : 2022/1446

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Ankara ili, Çankaya ilçesi, … İlkokulu’nda öğretmen olarak görev yapan davacı tarafından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 243 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişik 37. maddesi uyarınca, 2. dereceden almaya hak kazandığı kazanılmış hak aylık derecesinin 3. dereceye çekilmesi üzerine derece kademesinin düzeltilmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; Danıştay Onikinci Dairesinin 17/04/2019 tarih ve E:2018/4282, K:2019/2907 sayılı bozma kararına uyularak, 6111 sayılı Kanunla 657 sayılı Kanuna eklenen “Geçiş hükümleri” başlıklı Geçici 36. maddenin birinci fıkrasının (B) bendindeki; bu maddenin yayımı tarihinden önceki son altı yıllık sicil notu ortalaması doksan ve daha yukarı olanlardan 37 nci maddede yer alan bir üst dereceye yükseltme uygulamasından yararlanmamış olanlar hakkında, bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla değiştirilen 37 nci maddenin değişiklikten önceki hükmünün uygulanacağına ilişkin düzenleme uyarınca davacının, anılan Geçici 36. maddenin Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği tarih olan 25/02/2011 tarihinden önceki son altı yıllık sicilinin 90 olduğu ve öğrenim durumu itibarıyla yükselebileceği en son derecenin dördüncü kademesinden 26/10/2010 tarihinde aylık almaya hak kazandığı göz önüne alındığında ve ayrıca, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 37. ve 64. maddelerinin amaçları ve hukuki sonuçlarının farklı olmasından dolayı her iki maddenin aynı kamu görevlisi hakkında aynı yıl sicillerine dayanılarak birlikte uygulanmasının mümkün bulunduğu açık olduğundan, davacının 657 sayılı Kanun’un 37. maddesinden yararlanması gerektiği sonucuna ulaşılmış olup dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmediğinden iptaline, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince belirlenen 2.040,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının mezun olduğu okul itibariyle azami yükselebileceği derecenin “3” olduğu, 01/01/2008 tarihinde son altı yıllık sicil ortalamasının “90” puanın üstünde olması nedeniyle 657 sayılı Kanun’un 37. maddesi nedeniyle kademe ilerlemesi yapıldığı, tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu ve davacı tarafın kendini vekille temsil etmemiş olmasına karşın vekalet ücretine hükmedildiği gerekçesiyle usul ve yasaya aykırı Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Kararın vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararın düzeltilerek onanacağı hükme bağlanmıştır.
Anılan Kanun maddesinin gerekçesinde ise; temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıklarda da düzelterek onama kararı verilmesinin sağlandığı, uygulamada, vekâlet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi, kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği, bunun mahkeme tarafından tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman hem de emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştayın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir.
Bakılan davada, davaya ilişkin hukuki işlemleri davacının bizzat kendisinin yürüttüğü, buna karşın karar tarihi itibarıyla avukatı olmadığı halde davacı lehine vekâlet ücreti ödenmesine hükmedildiği anlaşılmıştır.
Temyize konu İdare Mahkemesinin hüküm fıkrasındaki, “karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.040,00-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine” ibaresinin “vekalet ücretine hükmedilmemesine” şeklinde düzeltilerek onanması gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda belirtilen gerekçeyle iptali yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının, hüküm fıkrasında yer alan “karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince belirlenen 2.040,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesi” ibaresinin “vekalet ücretine hükmedilmemesi” şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 24/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.