Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/5289 E. , 2022/5452 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/5289
Karar No : 2022/5452
TEMYİZ EDEN (DAVACI): …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Başkanlığı
VEKİLİ: I. Hukuk Müşaviri …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Kırşehir ili, Akçakent ilçesi … Camii imam hatibi olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) alt bendinde yer alan “kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına … mahkûm olmamak” şartını kaybettiğinden bahisle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 98. maddesinin (b) bendi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; davacı hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, kesin hüküm niteliğinde olmadığından ve davacının lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmadığından; idarece, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak dava dosyasındaki bilgi, belge ve tanık ifadeleri çerçevesinde davacının isnat edilen eylemleri işleyip işlemediği ve bu eylemlerin disiplin suçu oluşturup oluşturmadığı hakkında inceleme yapılarak karar verilmesi gerekmekte iken idarece bu yol izlenmeden, usulüne uygun bir soruşturma açılmadan, lehe veya aleyhe bir sonuç doğurmayan hükmün açıklanmasının geriye bırakılması kararı yerine, denetim süresi içinde kasten bir suç işlenmesi halinde açıklanacak mahkumiyet hükmü dikkate alınarak tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; davacı hakkında Ceza Mahkemesince verilen karar hukuken varlık kazanamadığından hüküm ifade etmese de, bu karar beraat anlamına gelmemekte olup; belirtilen süre içerisinde sanığın denendiği, denetim süresi sonunda beklenilen gibi davranması halinde, beraat kararının hüküm ve sonuçları doğacağının açık olduğu; bu durumda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanun’un 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendinde devlet memurluğuna alınacaklarda aranacak şartlar arasında; Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile ve affa uğramış olsa bile zimmet, irtikap ve sahtecilik ve benzeri suçlardan mahkum olmamak şartı getirilmiş olup, davacının da … Ağır Ceza Mahmekesinde yargılanması sonucunda hakkında zimmet ve sahtecilikten 1 yıldan fazla hapis cezası verildiği, bu suçun Kanun’un 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) alt bendindeki katalog suçlardan sayıldığı göz önüne alındığında yüz kızartıcı bu eylemleri nedeniyle … Ağır Ceza Mahkemesince sonuçta hükmün açıklamasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa da, 657 sayılı Kanun’un 48/A-5 maddesinde belirtildiği üzere affa uğramış olsa bile bir devlet memurunda aranan davacının katalog suçlardan mahkum olmamak koşulunu kaybetmiş olması nedeniyle, görevine son verilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: İşlendiği iddia edilen fiilden dolayı yapılan ceza yargılamasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, HAGB kararının sanık hakkında hüküm doğurmayacağı, görevine son verilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması ve davanın reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 14/11/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Genel ve özel şartlar” başlıklı 48. maddesinin birinci fıkrasının “Genel şartları” belirleyen (A) bendinin (5) numaralı alt bendinde; “Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikap, rüşvet hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkum olmamak”, Devlet memurluğuna alınacaklarda aranan genel şartlar arasında sayılmış; 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde ise, “Memurluğa alınma şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya memurlukları sırasında bu şartlardan her hangi birini kaybetmesi” hali, Devlet memurluğunu sonra erdiren haller arasında sayılmıştır.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Hükmün Açıklanması ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması” başlıklı 231. maddesine 06/12/2006 tarih ve 5560 sayılı Kanun ile eklenen ve 23/01/2008 tarih ve 5728 sayılı Kanun ile değişik beşinci fıkrasında; “Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. …Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder. ” hükmüne; anılan maddenin sekizinci fıkrasında, “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tabi tutulur…” hükmüne; onuncu fıkrasında, “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir.” hükmüne; on üçüncü fıkrasında, “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde, bu maddede belirtilen amaç için kullanılabilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; Kırşehir ili, Akçakent ilçesi, … Camii imam hatibi olarak görev yapığı dönemde, cami için toplanan yardım paralarını zimmetine geçirdiği, toplanan yardım miktarını tutanağa eksik yazdığı ve tutanağa başkalarının yerine imza attığı iddialarıyla hakkında yapılan yargılama sonucunda, … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 247. maddesinin birinci fıkrası uyarınca üzerine atılı “zimmet” suçundan 1 yıl, 3 ay, 18 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına; aynı Kanun’un 207. maddesinin birinci fıkrası uyarınca “özel belgede sahtecilik” suçundan 1 yıl, 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, karara karşı yapılan itirazın … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve Değişik İş No:… sayılı kararı ile reddi üzerine anılan kararın kesinleştiğinden bahisle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 98. maddesinin (b) bendi uyarınca memuriyetine son verilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Anayasa Mahkemesinin, 13/06/2013 tarihli ve Başvuru No:2012/665 sayılı kararında; masumiyet karinesinin kural olarak, hakkında bir suç isnadı bulunan ve henüz mahkumiyet kararı verilmemiş kişileri kapsayan bir ilke olduğu kabul edilmekle birlikte, ceza davasının herhangi bir nedenle düştüğü, belirli bir süre sonra şarta bağlı olarak düşeceği veya sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmaksızın davanın ertelendiği durumlarda kişi hakkında masumiyet karinesinin devam ettiğini kabul etmek gerekeceği, çünkü bu tür durumlarda ortada henüz verilmiş bir mahkumiyet hükmü bulunmadığı, bu çerçevede, ceza davası dışında fakat ceza davasına konu olan eylemler nedeniyle devam eden idari uyuşmazlıklarda, açıklanması geri bırakılan mahkumiyet kararına dayanılmasının masumiyet karinesi ile çelişeceği açıkça ifade edilmiştir.
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı, ceza mahkemesince verilebilecek hükümlerin sınırlı olarak sayıldığı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223. maddesinde yer almadığından, hüküm niteliği taşımamaktadır. Davanın esasını çözen bir hüküm niteliğinde olmayan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları, lehe veya aleyhe bir sonuç da doğurmamaktadır.
Nitekim, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/05/2011 tarih ve E:2011/4-61, K:2011/79 sayılı kararı da bu yöndedir.
Yukarıda açık metinlerine yer verilen mevzuat hükümleri ile Yargıtay kararları bir bütün halinde değerlendirildiğinde; “zimmet” ve “resmi belgede sahteciklik” suçları nedeniyle davacı hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının bu aşamada lehe veya aleyhe hukuki bir sonuç doğurmayacağı; bir başka ifadeyle, davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendinde yer alan “… mahkum olmamak” şartını kaybettiği söz konusu olmadığından, bu hususlar göz ardı edilerek dava konusu işlemin iptali yolunda verilen … İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf isteminin kabulü ile Mahkeme kararın kaldırılması ve davanın reddi yolunda verilen … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmediğinden, davacının temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesinin kararının bozulması gerektiği görüşüyle, aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.