Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/5657 E. , 2022/868 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/5657
Karar No : 2022/868
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Sandığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının iptal ve kabule ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : Davacının, 20/02/1986- 17/05/1993 tarihleri arasında … Sandığı üyesi olması nedeniyle yapılan kesintilerin ödenmesi için yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile Sandığa ödediği aidatların karşılığı olarak 11.100,00-TL’nin ilk başvuru tarihi olan 25/06/1993 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; Danıştay Onyedinci Dairesinin 04/11/2015 tarih ve E:2015/2637, K:2015/4475 sayılı bozma kararına uyularak ve tek hakim tarafından; mülkiyet hakkının kişiye, sahibi olduğu şey üzerinde, yasalar çerçevesinde dilediği gibi tasarruf olanağı verdiği, toplum yararına aykırı olmamak kaydıyla malikin, sahibi olduğu şeyi dilediği biçimde kullanacağı, bu nedenle, üyelik kapsamında kesilen aidatlar üzerinde kişilerin mülkiyet hakkı bulunduğu, 4357 sayılı Kanun’un 11. maddesinde sayılan görevlere atanan kişilerin isteklerine bakılmaksızın zorunlu olarak Sandığa üye yapıldıkları, istekleri dışında aylık ve ücretlerinden bir kısmının aidat olarak kesildiği, yine başka görevlere atanmaları üzerine Sandıkla üyeliklerinin isteklerine bakılmaksızın sona erdirildiği, konunun Anayasa ile güvenceye bağlanmış mülkiyet hakkını da ilgilendirdiği dikkate alındığında, üyeliği sona erenlerden üyelik kapsamında aidat ödemiş olanların zamanaşımı gerekçesiyle aidatlarının geri ödenmemesinin mülkiyet hakkını ortadan kaldırdığından, bu uygulamanın, Anayasa’nın 35. maddesine aykırı olduğu; bu durumda, Sandığa 7 yıl 2 ay 27 gün aidat ödeyen davacının başvurusu üzerine Sosyal Yardımlar Yönetmeliği’nin 20. maddesi uyarınca kesilen aidatların yüzde elli fazlası ile ödenmesi gerektiği, 27/06/2018, 18/10/2018, 17/12/2018 ve 24/01/2020 tarihli ara kararları ile davacıdan 20/02/1986 – 17/05/1993 tarihleri arasında yapılan kesinti tutarlarının ne kadar olduğunun sorulduğu, davalı idarece ara kararına verilen cevapta anılan tarihler arası birikmiş aidat tutarlarının 0,99-TL olduğu, anılan miktarının yüzde elli fazlası ile 1,49-TL olarak hesaplandığının bildirildiği görüldüğünden, bu tutarın davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline, tazminat isteminin kısmen kabulüne, 1,49-TL’nin başvuru tarihi olan 04/03/2010 tarihinden itibaren faiz uygulanarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davanın süresi içinde açılmadığı, davacının davalı idare ile hukuksal ilişkisinin 18/05/1993 tarihinde sona erdiği, bu tarihten sonra aidat ödemesinin bulunmadığı, aidat iadesi talep hakkı anılan tarihte doğmuş olmasına rağmen 06/11/2006 tarihinde başvuruda bulunduğu, hem İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda düzenlenen 5 yıllık zamanaşımı süresinin, hem de Borçlar Kanunu’nda düzenlenen 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği, bu durumda davacı, Sandıktan herhangi bir alacağı hak etmiş olsa dahi davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiği, emsal yargı kararlarının da bu yönde olduğu, Mahkeme kararının dava konusu işlemin iptali ve tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacının, 20/02/1986 tarihinde sınıf öğretmeni olarak atanmasıyla … Sandığı (… ) üyeliği başlamış ve 17/05/1993 tarihinde Manisa ili Gölmarmara ilçesi Kumkuyucak-… Ortaokuluna Türkçe öğretmeni olarak atanması üzerine üyeliği sona ermiştir.
Davacının, 20/02/1986 – 17/05/1993 tarihleri arasında toplam 7 yıl 3 ay 28 gün … üyesi olması nedeniyle yapılan kesintilerin tarafına ödenmesi istemiyle 04/03/2010 tarihinde yaptığı başvurunun … tarih ve … sayılı işlemle reddedilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun’un Ek 1. maddesinde, ”Bu Kanunun tek hakimle çözümlenecek davalara ilişkin 7 nci maddesindeki parasal sınırlar; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların bin Türk lirasını aşmayan kısımları dikkkate alınmaz.
Yukarıdaki fıkra uyarınca her takvim yılı başından geçerli olmak üzere uygulanan parasal sınırların artışı, artışın yürürlüğe girdiği tarihten önce idare ve vergi mahkemelerince nihaî olarak karara bağlanmış davalar ile Danıştayın bozma kararı üzerine bozulan mahkemece yeniden bakılan davalarda uygulanmaz.” hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2576 sayılı Kanun’un yukarıda yer verilen Ek 1. maddesinde, tek hakimle bakılacak davalarda uygulanan parasal sınır artışının, Danıştayın bozma kararı üzerine mahkemece yeniden bakılan davalarda uygulanmayacağı kurala bağlanmıştır.
… İdare Mahkemesince heyet halinde verilen davanın reddine ilişkin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, Danıştay (Kapatılan) Onyedinci Dairesinin 04/11/2015 tarih ve E:2015/2637, K:2015/4475 sayılı kararı ile bozulması üzerine verilen temyize konu kararın tek hakimle verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; 2576 sayılı Kanun’un Ek 1. maddesi uyarınca tek hakimle bakılacak davalarda uygulanan parasal sınır artışının, Danıştayın bozma kararı üzerine mahkemece yeniden bakılan davalarda uygulanmayacağı yani heyet halinde alınan kararın bozma üzerine tek hakim sınırına düşmeyeceği dikkate alındığında, bozma kararı üzerine mahkemece heyet halinde karar verilmesi gerekirken tek hakimle verilen kararda hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu işlemin iptaline, tazminat isteminin kısmen kabulüne, … -TL’nin başvuru tarihi olan 04/03/2010 tarihinden itibaren faiz uygulanarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine ilişkin … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyiz edilen iptal ve kabule ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Heyet halinde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 02/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.