Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/5682 E. , 2021/6785 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/5682
Karar No : 2021/6785
KANUN YARARINA TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN: …
DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Bakanlığı – ANKARA
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN ÖZETİ : … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, Danıştay Başsavcılığı tarafından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 51. maddesi uyarınca kanun yararına bozulması istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Kanun yararına temyiz isteminden vazgeçildiğinden, kanun yararına temyiz istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY BAŞSAVCISI : …
DÜŞÜNCESİ : Hava Kuvvetleri Komutanlığı emrinde Hv. Pilot Yarbay olarak görev yapan davacı tarafından, yükümlülük süresini doldurduğundan bahisle emekliye sevk talebinin kabul edilmemesine ilişkin Milli Savunma Bakanlığının … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptaline ilişkin … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının istinaf yoluyla kaldırılması isteminin, istinaf yoluna süresinde başvurulmamış olduğu gerekçesiyle … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… sayılı kararı ile istinaf yolu açık olmak üzere reddine dair kararın taraflarca istinaf yoluna başvurulmaması nedeniyle kesinleşmesi sonucu, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yürürlükteki hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek davalı idare vekili tarafından kanun yararına bozulmasının istenmesi üzerine Danıştay Başsavcılığını bilgilendiren 07/06/2021 kayıt tarihli dilekçe üzerine konu incelendi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Kanun yararına temyiz” başlıklı 51. maddesinde; İdare ve vergi mahkemeleri ile bölge idare mahkemelerinin kesin olarak verdiği kararlar ile istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlardan niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade edenlerin, ilgili bakanlıkların göstereceği lüzum üzerine veya kendiliğinden Başsavcı tarafından kanun yararına temyiz olunabileceği; temyiz isteği yerinde görüldüğü takdirde kararın, kanun yararına bozulacağı; bu bozma kararının, daha önce kesinleşmiş olan merci kararının hukuki sonuçlarını kaldırmayacağı hükme bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; davacının 30/08/1997 tarihinde Tğm. rütbesi ile Hv.K.K.lığında göreve başladığı, 21/12/1997-10/09/1999 tarihleri arasında 1 yıl 8 ay 20 gün süren pilotaj eğitimini tamamladığı, davacının emekliye sevk tarihi itibariyle 926 sayılı Kanun’un 112. maddesi uyarınca 10 yıllık yükümlülük süresine tabi olduğu, aynı Kanun’un 113/d maddesi uyarınca yükümlülük süresinin pilotaj eğitiminde geçen sürenin iki katı kadar (3 yıl 5 ay 10 gün) uzatıldığı, davacının tabi olduğu yükümlülük süresini tamamlamasını müteakip talebi üzerine yaş koşulunu sağladığında maaşı bağlanmak üzere 20/09/2012 tarihinde emekliye sevk edildiği, 30/10/2012 tarihi itibarıyla birliğinden ilişiğinin kesildiği, daha sonra 926 sayılı TSK Personel Kanununa 25/08/2017 tarihinde eklenen Ek Geçici 98. madde uyarınca, yükümlülük süresini tamamlamak üzere 20/04/2018 tarihi itibarıyla yeniden muvazzaf pilot subaylığa nasbedilerek göreve katılış tebligatı yapıldığı, 03/05/2018 tarihinde … Ana Jet Üs K.lığındaki görevine başladığı, davacının bu kez, 6 yıllık ilave yükümlülük süresi ile birlikte tabi olduğu 16 yıllık yükümlülük süresini tamamladığından bahisle 22/08/2019 tarihinde emekliye sevk edilmesini talep ettiği davacının yükümlülük süresini tamamlamadığı gerekçesi ile 17/09/2019 tarihli işlem ile talebinin reddedilmesi üzerine kanun yararına bozma istemine konu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 51. maddesine göre, kanun yararına temyiz yoluna, ancak, “niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade eden” kararlara karşı başvurma imkanı mevcuttur.
Olayda, sözkonusu kararın yürürlükteki hukuka aykırı bir hususu içerip içermediği yönünden yapılan incelemede;
926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun “Subayların ve astsubayların yükümlülüğü” başlıklı 112. maddesinde “(Değişik: 26/3/1982 – 2642/15 md.) Muvazzaf subay ve astsubaylar subay ve astsubay nasbedildikleri tarihten itibaren fiilen onbeş yıl hizmet etmedikçe istifa edemezler.
Astsubaylıktan subay olanlar hakkında bu yükümlülük astsubay çavuşluğa nasıp tarihinden itibaren hesap edilir. …” hükmüne yer verilmiştir.
926 sayılı Kanunun 112. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “15 yıl” ibaresi 03/06/2012 tarih ve 28312 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6318 sayılı Kanun’un 47. maddesi ile “10 yıl” şeklinde değiştirilmiş, daha sonra 06/01/2017 tarih ve 29940 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 681 sayılı KHK’nin 29. maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “10” ibaresi “onbeş” şeklinde değiştirilmiştir. (Bu hüküm 1/2/2018 tarihli ve 8 Mart 2018 tarih ve 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7073 sayılı Kanun’un 29. maddesiyle aynen kabul edilerek kanunlaşmıştır.)
Anılan Kanun’un “Yurt içinde ve yurt dışında öğrenim, kurs ve staj yapanlar ile yurt dışına sürekli göreve atananların yükümlülükleri” başlıklı 113. maddesinde “(Değişik: 22/5/2012-6318/48 md.) Subay veya astsubay nasbedildikten sonra öğrenim, kurs, staj ve sürekli görev nedeniyle yurt dışına gidenler ile Silahlı Kuvvetler hesabına yurt içinde öğrenim, eğitim ve kurs görenlerin yükümlülükleri aşağıda gösterilmiştir:
a) …
d) (Değişik: 2/1/2017-KHK-681/30 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7073/30 md.) Pilotaj eğitimini (pilot adaylarına verilen uçuş eğitimi) bitirenlerin yükümlülük süresi altı yıl, Deniz Karakol uçaklarında görev yapmak üzere Taktik Koordine ve Seyrüsefer eğitimini bitirenlerin yükümlülük süresi iki yıl daha uzatılır. …” hükmüne yer verilmiştir.
20/09/2012 tarihinde yürürlükte olan 03/06/2012 tarih ve 28312 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6318 sayılı Kanun’un 48. maddesi ile değişik 926 sayılı Kanun’un 113/1-d maddesi “Pilotaj eğitimini (pilot adaylarına verilen uçuş eğitimi) bitirenlerin yükümlülükleri, buralarda geçen sürelerin iki katı kadar uzatılır.” şeklinde iken 06/01/2017 tarih ve 29940 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 681 sayılı KHK’nin 30. Maddesiyle, “d) Pilotaj eğitimini (pilot adaylarına verilen uçuş eğitimi) bitirenlerin yükümlülük süresi üç yıl daha uzatılır.” şeklinde değiştirilmiştir. (Bu hüküm 8 Mart 2018 tarih ve 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7073 sayılı Kanun’un 30. maddesiyle aynen kabul edilerek kanunlaşmıştır.) 22/02/2019 tarih ve 30694 sayılı resmi gazetede yayımlanan 7166 sayılı Kanun’un 6. maddesiyle, 113. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “üç yıl” ibaresi “altı yıl” şeklinde değiştirilmiştir.
25/08/2017 tarih ve 30165 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 694 sayılı KHK’nin 37. maddesi ile eklenen ve 08/03/2018 tarih ve 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7078 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile kanunlaşan 926 sayılı TSK Personel Kanunu’nun Ek Geçici 98. maddesinde de ;
“22/5/2012 tarihli ve 6318 sayılı Askerlik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 112 nci maddenin birinci fıkrası ve 113 üncü maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yapılan değişiklikten sonra Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrılan pilot subaylar, uçuş için gerekli şartları sağlamaları ve haklarında yaptırılacak güvenlik soruşturmalarının olumlu olması kaydıyla ihtiyaç duyulan hava aracı tiplerinde ilgili Kuvvet Komutanının teklifi ve Millî Savunma Bakanının onayı ile 18 yıllık yükümlülük süresini tamamlamaları için yeniden subay nasbedilir. Bunların emsallerinin bulunduğu rütbelere terfi işlemleri, 38 inci maddede belirtilen rütbe terfi şartları ve esasları, aranmaksızın derhal yapılarak nasıpları emsalleri tarihine götürülür. Atanan pilot subayların dışarıda geçirdikleri süreler rütbe bekleme süresinden, uçuş süreleri ise uçuş hizmet süresinden sayılır.
…
Seçim sürecine dahil edilerek buna ilişkin çağrı emrinin tebliğinden itibaren onbeş gün içerisinde çağrı emrine uymayanlar ile subaylığa nasıplarını müteakip nasıp kararının tebliğinden itibaren onbeş gün içerisinde atandıkları birliklere katılış yapmayanların sivil pilot sertifikaları yükümlülük süresince iptal edilir.
Subay nasbedilen pilotların çalıştıkları firmalarla yaptıkları iş sözleşmeleri Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yaptıkları sürece askıya alınır. Görev süreleri sona erenler, görev öncesi çalıştıkları firmalar tarafından yeniden istihdam edilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin 31/05/2018 tarih ve E:2018/44, K:2018/50 sayılı kararı ile 7078 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun’un iptali istemine yönelik davanın reddine karar verilmiştir.
926 sayılı TSK Personel Kanunu’nun Ek Geçici 98. maddesinin 1. fıkrası, 22/02/2019 tarih ve 30694 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7166 sayılı Kanun’un 6. maddesi ile “Bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten önce tabi oldukları yükümlülük sürelerini tamamlayarak Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrılan pilot subaylar, uçuş için gerekli şartları sağlamaları ve haklarında yaptırılacak güvenlik soruşturmalarının olumlu olması kaydıyla ihtiyaç duyulan hava aracı tiplerinde ilgili Kuvvet Komutanının teklifi ve Milli Savunma Bakanının onayı ile halihazırda 113 üncü maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde pilotlar için belirlenen yükümlülük süresini tamamlamaları için yeniden subay nasbedilirler. Bunların emsallerinin bulunduğu rütbelere terfi işlemleri, 38 inci maddede belirtilen rütbe terfi şartları ve esasları aranmaksızın derhal yapılarak nasıpları emsalleri tarihine götürülür. Atanan pilot subayların dışarıda geçirdikleri süreler rütbe bekleme süresinden, uçuş süreleri ise uçuş hizmet süresinden sayılır.” şeklinde değiştirilmiş, Kanunun ek geçici 98 inci maddesinin birinci fıkrasına son fıkra olarak “Bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten önce bu madde hükümlerine göre yeniden subay nasbedilenler için yükümlülük süresi, 113 üncü maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde pilotlar için belirlenen süredir.” fıkrası eklenmiştir.
926 sayılı TSK Personel Kanunu’nun “Emeklilik” başlıklı 8. maddesinde “Subayların ve astsubayların özel kanununda yazılı belli şartlar içinde emeklilik hakları vardır.
(Ek: 3/7/1975 – 1923/3 md.) Şu kadar ki subay ve astsubaylar bu kanunda belirtilen yükümlülük sürelerini tamamlamadıkça emekliliklerini isteyemezler.
(Ek: 26/3/1982-2642/2 md.; Değişik son fıkra: 24/4/2008-5758/1 md.) Emeklilik hakkını kazananlar, emekliliklerini Ocak, Şubat, Temmuz veya Ağustos ayları içinde isteyebilir. Bu aylar dışındaki emeklilik istemleri ancak, ilgili kuvvet komutanı, Jandarma Genel Komutanı veya Sahil Güvenlik Komutanının hizmet gerekleri itibarıyla uygun görmesi halinde kabul edilebilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Uyuşmazlık davacının 16 yıllık yükümlülük süresine mi, yoksa 21 yıllık yükümlülük süresine mi tabi olduğu ve buna bağlı olarak emekliliğini isteyip isteyemeyeceğine ilişkindir.
FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün 15 Temmuz 2016 tarihindeki darbe teşebbüsü sonrasında bu örgütle irtibatlı veya iltisaklı olduğu değerlendirilen çok sayıda pilot subay Türk Silahlı Kuvvetlerinden ihraç edilmiş, bu nedenle Hava Kuvvetleri Komutanlığında pilot açığı meydana gelmiştir. Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapan pilotların yetiştirilmesinin ve yurt savunmasına ilişkin görevlerini gereği gibi yerine getirebilmeleri için yeterli tecrübeyi kazanmalarının uzun bir zamana ihtiyaç gösterdiği, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin iç ve dış tehditlere karşı zamanında ve etkin bir şekilde savunulması ve korunması için jet uçağı pilotu ihtiyacının ertelenemez ve geciktirilemez olduğu açıktır.
Nitekim 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında pilot açığının kısa sürede karşılanması için 06/01/2017 tarih ve 29940 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 681 sayılı KHK’nin 29. maddesiyle 926 sayılı Kanun’un 112. maddesinde yapılan değişiklik ile subay ve astsubaylar için 10 yıl olan zorunlu hizmet yükümlülüğü süresi 15 yıla çıkarılmış, yine aynı KHK ‘nin 30. maddesi ile de, pilotaj eğitimini (pilot adaylarına verilen uçuş eğitimi) bitirenlere ilave edilecek yükümlülük süresi 926 sayılı Kanun’un 113/1-d maddesinde yapılan değişiklik ile üç yıl olarak belirlenmiş, daha sonra 22/02/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7166 sayılı Kanun’un 6. maddesiyle, 926 sayılı Kanun’un 113. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “üç yıllık süre altı yıla çıkarılmış, 25/08/2017 tarihinde yürürlüğe giren 694 sayılı KHK’nin 37. maddesi ile eklenen 926 sayılı TSK Personel Kanunu’nun Ek Geçici 98. maddesi uyarınca, 926 sayılı Kanun’un 112. ve 113. maddelerinde 2012 yılında yapılan değişiklikten sonra (zorunlu yükümlülük süresinin 15 yıldan 10 yıla indirilmesinden sonra) Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrılmış olan pilot subayların, uçuş için gerekli şartları sağlamaları ve haklarında yaptırılacak güvenlik soruşturmalarının olumlu olması kaydıyla 18 yıllık yükümlülük süresini tamamlamaları için yeniden subay nasbedilmeleri (Türk Silahlı Kuvvelerinde pilot subay olarak hizmete alınmaları) sağlanmıştır.
Davacı 25/08/2017 tarihinde yürürlüğe giren 694 sayılı KHK’nin 37. maddesi ile eklenen 926 sayılı TSK Personel Kanunu’nun Ek Geçici 98. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, her subay için öngörülen 15 yıl zorunlu yükümlülük süresi ve 3 yılı da pilotaj eğitimi almış olması nedeniyle ilave edilen süre olmak üzere toplam 18 yıllık zorunlu yükümlülük süresini tamamlamak üzere 20 Nisan 2018 tarihi itibariyle yeniden muvazzaf pilot subay olarak nasbedilmiş ve 03/05/2018 tarihinde görevine başlamıştır. Davacının yükümlülük süresi devam ederken 22/02/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7166 sayılı Kanun’un 6. maddesiyle, 926 sayılı Kanun’un 113. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan üç yıllık süre altı yıla çıkarılmıştır.
Yine, 7166 sayılı Kanun’un 6. maddesi ile eklenen 926 sayılı Kanun’un Ek Geçici 98. maddesinin son fıkrasında “Bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten önce bu madde hükümlerine göre yeniden subay nasbedilenler için yükümlülük süresi, 113 üncü maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde pilotlar için belirlenen süredir.” hükmüne yer verildiği, davacının Ek Geçici 98. maddenin 7166 sayılı Kanun ile değiştirilmesinden ve değişiklik hükmünün yürürlüğe girmesinden önceki Ek Geçici 98 inci madde uyarınca yeniden subay olarak nasbedilmiş olduğu dikkate alındığında, davacı hakkında pilotaj eğitimi alması sebebiyle ilave edilecek yükümlülük süresinin 3 yıldan 6 yıla çıkarılmış olduğu, 926 sayılı Kanun’un 112. maddesinde öngörülen 15 yıllık yükümlülük süresinde bir değişiklik yapılmamış olduğu ve ek Geçici 98. maddenin yürürlüğe konulma amacı dikkate alındığında davacının 21 yıllık yükümlülük süresine tabi olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Davacının 30/08/1997- 30/10/2012 tarihleri arasında görev yaptıktan sonra TSK’dan ayrılmasını müteakip 03/05/2018 tarihinde tekrar göreve başladığı göz önüne alındığında dava konusu işlemin tesis edildiği 17/09/2019 tarihi itibariyle 21 yıllık hizmet yükümlülüğü süresini doldurmadığı anlaşıldığından, davacının emekliye sevk edilmemesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, … İdare Mahkemesinin, yürürlükteki hukuka aykırı sonuçlar ifade ettiği açık bulunan dava konusu işlemin iptaline ilişkin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 51. maddesi uyarınca kanun yararına bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Onikinci Dairesince; … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının Danıştay Başsavcılığı tarafından, kanun yararına temyizen incelenerek bozulmasının istenilmesi üzerine işin gereği görüşüldü:
Dosyanın incelenmesinden; davacının 30/08/1997 tarihinde teğmen rütbesi ile Hava Kuvvetleri Komutanlığında göreve başladığı, 21/12/1997 – 10/09/1999 tarihleri arasında 1 yıl, 8 ay, 20 gün süren pilotaj eğitimini tamamladığı; emekliye sevk tarihi itibarıyla 926 sayılı Kanun’un 112. maddesi uyarınca 10 yıllık yükümlülük süresine tabi olduğu, aynı Kanun’un 113. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca yükümlülük süresinin pilotaj eğitiminde geçen sürenin iki katı kadar (3 yıl, 5 ay, 10 gün) uzatıldığı, davacının tabi olduğu yükümlülük süresini tamamlamasını müteakip talebi üzerine, yaş koşulunu sağladığında maaşı bağlanmak üzere 20/09/2012 tarihinde emekliye sevk edildiği, 30/10/2012 tarihi itibarıyla birliğinden ilişiğinin kesildiği; daha sonra, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’na 25/08/2017 tarihinde eklenen Ek Geçici 98. madde uyarınca yükümlülük süresini tamamlamak üzere 20/04/2018 tarihi itibarıyla yeniden muvazzaf pilot subaylığa nasbedilerek göreve katılış tebligatı yapıldığı, 03/05/2018 tarihinde … Ana Jet Üs Komutanlığındaki görevine başladığı, davacının bu kez, 6 yıllık ilave yükümlülük süresiyle birlikte tabi olduğu 16 yıllık yükümlülük süresini tamamladığından, 22/08/2019 tarihi itibarıyla emekliye sevk edilmesi istemiyle yaptığı başvurusunun, Bakanlığın, yükümlülük süresini tamamlamadığı gerekçesiyle … tarih ve … sayılı işlemiyle reddedilmesi üzerine, bu işlemin iptali istemiyle temyize konu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İdare Mahkemesince, 926 sayılı Kanun’un Ek Geçici 98. maddesi uyarınca yeniden göreve çağrılan davacının, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tabi olduğu yükümlülük süresinin on yıl olduğu ve aynı Kanun’un 113. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca ilave yükümlülük süresi olan altı yıllık hizmetin de eklenmesi suretiyle emeklilik süresinin hesaplanması gerekirken, davacının tabi olduğu yükümlülük süresinin 15+6 yıl olarak hesaplanması suretiyle davacının emeklilik talebinin reddine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… sayılı kararıyla, … tarih ve E:…, K:… sayılı iptal kararının, davalı idareye 21/12/2020 tarihinde tebliğ edildiği, bu tarihi izleyen günden itibaren 30 günlük süre içinde ve en geç 20/01/2021 tarihine kadar istinaf isteminde bulunulması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 21/01/2021 havale tarihli dilekçe ile talep edilen istinaf isteminin süre aşımı nedeniyle incelenmesi olanağı bulunmadığı gerekçesiyle istinaf isteminin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, karar bu haliyle kesinleşmiştir.
Davalı idarenin, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının kanun yararına bozulması yönünde verdiği dilekçe üzerine Danıştay Başsavcılığı tarafından; davacının 30/08/1997- 30/10/2012 tarihleri arasında görev yaptıktan sonra Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrılmasını müteakip 03/05/2018 tarihinde tekrar göreve başladığı göz önüne alındığında, dava konusu işlemin tesis edildiği 17/09/2019 tarihi itibarıyla 21 yıllık hizmet yükümlülüğü süresini doldurmadığı anlaşıldığından, davacının emekliye sevk edilmemesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilmiş ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 51. maddesi uyarınca, dava konusu işlemin iptaline ilişkin Mahkeme kararının kanun yararına bozulması istenilmiş ise de; Danıştay Başsavcılığı tarafından Dairemize hitaben gönderilen … tarih ve … Muhabere sayılı, … tarih ve … Muhabere sayılı yazılarda; Milli Savunma Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı yazısı ile, … tarafından Bakanlıklarına karşı açılan davada … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı iptal kararına karşı yapılan kanun yararına temyiz isteminden vazgeçildiğinin bildirilmesi üzerine, Dairemizin E:2021/5682 esasına kayıtlı dosyadaki kanun yararına temyiz talebinin geri çekilmesinin uygun görüldüğü hususuna yer verilmiştir.
2577 sayılı Kanun’un “Kanun yararına temyiz” başlıklı 51. maddesinde, bölge idare mahkemesi kararları ile idare ve vergi mahkemelerince ve Danıştayca ilk derece mahkemesi olarak verilip, temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlardan niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade edenlerin, ilgili bakanlıkların göstereceği lüzum üzerine veya kendiliğinden Başsavcı tarafından kanun yararına temyiz olunabileceği, temyiz isteği yerinde görüldüğü takdirde kararın kanun yararına bozulacağı, bu bozma kararının daha önce kesinleşmiş olan mahkeme veya Danıştay kararının hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmayacağı, bozma kararının bir örneğinin ilgili bakanlığa gönderileceği ve Resmî Gazete’de yayımlanacağı kuralına yer verilmiştir.
Danıştay Başsavcılığı tarafından, davalı idarenin isteminden vazgeçmesi nedeniyle kanun yararına temyiz talebinin geri çekilmesinin uygun görüldüğü göz önüne alındığında, anılan istem hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, Danıştay Başsavcılığının kanun yararına temyiz istemi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, kararın birer örneğinin Danıştay Başsavcılığına, Milli Savunma Bakanlığına ve davacıya gönderilmesine, 15/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.