Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/6046 E. , 2022/2415 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/6046
Karar No : 2022/2415
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığında uzman olarak görev yapan davacı tarafından, Kamu Görevlilerinin Mali Haklarının Düzenlenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca maaşının 3600 ek gösterge, 2000 makam tazminatı ve 6000 görev tazminatı üzerinden ödenmesi için yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal hakların tarafına ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 14/11/2019 tarih ve E:2018/5024, K:2019/8797 sayılı bozma kararına uyularak; 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Uzmanları için getirilen 3600 ek gösterge, 2000 makam tazminatı ve 6000 görev tazimatından yararlanmak için enerji ve tabii kaynaklar uzmanlığı kadrosunda görev yapmanın zorunlu olduğu, davacının ise bu kadroda görev yapmayıp uzman (özelleştirme) kadrosunda görev yaptığı, bu iki kadronun eşdeğer kabul edilmesinin ve davacının enerji ve tabii kaynaklar uzmanlığı kadrosunda görev yapanlara tanınan mali haklardan yararlandırılmasının mümkün olmadığı, davacının 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 1. maddesi ile 375 sayılı KHK’ya eklenen Ek madde 9 ve bu maddenin atıf yaptığı (I) sayılı Cetvel gereği “diğer uzman” unvanlı kadrolarda bulunanlara uygulanan %115 oranında ek ödemeden yararlanabileceği, nitekim dava konusu işlemde de davacıya bu hükme göre ek ödeme yapıldığının belirtildiği; diğer taraftan, dava dilekçesinde “666 sayılı KHK’nın 3. maddesiyle 657 sayılı Kanun’a eklenen Ek 41. madde ve 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname Hükümlerine İlişkin Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliği (Seri No:161) uyarınca talep ettiği mali hakların kendisine tanınmasının gerektiği” ileri sürülmekte ise de; 666 sayılı KHK’nın 3. maddesiyle 657 sayılı Kanun’a eklenen Ek 41. maddede “Bakanlık bağlı kuruluşlarının merkez teşkilatlarında bu madde uyarınca istihdam edilen uzman ve uzman yardımcıları, bu madde ile bakanlıkların merkez teşkilatı için oluşturulan uzman ve uzman yardımcıları için mevzuatında öngörülmüş olan mali ve sosyal haklar ile 36 ncı maddenin “Ortak Hükümler” bölümünün (A) fıkrasının (11) numaralı bendi hükmünden aynı usul ve esaslar çerçevesinde yararlanırlar.” hükmüne yer verildiği, davacının 02/11/2011 tarih ve 28103 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 666 sayılı Kamu Görevlilerinin Mali Haklarının Düzenlenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname’nin yürürlüğe girdiği tarihten sonra 657 sayılı Kanun’un Ek 41. maddesine göre özel yarışma sınavı sonucunda mesleğe yardımcı veya stajyer olarak alınıp belirli süreli yetiştirme döneminden sonra özel bir yeterlik sınavı sonunda uzman olarak atanması gibi bir durumun söz konusu olmadığı, dolayısıyla davacının 657 sayılı Kanun’un Ek 41. maddesi uyarınca istihdam edilen uzman niteliğinde olmadığı, davacının özelleştirme neticesinde 09/04/2009 tarihinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğüne uzman (özelleştirme) olarak atandığı, ayrıca özel yarışma sınavı sonucunda mesleğe yardımcı veya stajyer olarak alınıp belirli süreli yetiştirme döneminden sonra özel bir yeterlik sınavı sonunda uzman olarak atanmadığından, 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname Hükümlerine İlişkin Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliği’nde (Seri No:161) davacının söz konusu haklardan yararlanmasına imkan sağlayan bir düzenlemenin olmadığının görüldüğü; bu durumda, uzman (özelleştirme) kadrosunda görev yapan davacının, enerji ve tabii kaynaklar uzmanlığı kadrosunda görev yapanlara tanınan 3600 ek gösterge, 2000 makam tazminatı ve 6000 görev tazimatından yararlandırılmasına yasal olanak bulunmadığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Yeterli inceleme yapılmadan karar verildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan idare mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın reddi yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26/04/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.