Danıştay Kararı 12. Daire 2021/6206 E. 2022/3953 K. 20.06.2022 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2021/6206 E.  ,  2022/3953 K.
T.C.

D A N I Ş T A Y

ONİKİNCİ DAİRE

Esas No : 2021/6206

Karar No : 2022/3953

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …

KARŞI TARAF (DAVALILAR):1- … Bakanlığı

2- … Genel Müdürlüğü

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Kayseri İl Emniyet Müdürlüğünde … olarak görev yapmakta iken 17/04/2015 tarihli işlemle re’sen emekliye sevk edilen davacının 1. sınıf emniyet müdürlüğü rütbesine terfi ettirildikten sonra emekliye sevk edilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin 07/08/2015 tarih ve 32003 sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.

İdare Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince, Danıştay Beşinci Dairesinin 16/01/2018 tarih ve E:2016/24384, K:2018/2616 sayılı bozma kararına uyularak; davacı tarafından her ne kadar, 3201 sayılı Kanun’da 6638 sayılı Kanun ile yapılan değişikliklere göre 1. sınıf emniyet müdürü kadrosuna terfi ettirilmesi ve emeklilik haklarının bu kadro üzerinden belirlenerek emekliye sevk edilmesi gerektiği ileri sürülmekte ise de, 3201 sayılı Kanun’a 6638 sayılı Kanun ile eklenen geçici 27. maddede; 01/01/2015 tarihi itirariyle birinci sınıf emniyet müdür rütbesini ihraz ettiği halde maddede sayılan unvanlı görev kadroları dışında kalanlar ile aynı tarih itibariyle ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıf emniyet müdürü rütbesini ihraz edenlerin emeklilik ve yaşlılık aylığı bağlanabilmesi şartlarını haiz olanların Yüksek Değerlerdirme Kurulunun teklifi ve İçişleri Bakanının onayı ile emekliye sevkedilebilecekleri düzenlenmiş, bu şekilde emekli olanlara 55. maddenin 21. fıkrası gereğince kardosuzluk tazminatı ödeneceği hükümü altına alınmış olup, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında da belirtildiği üzere davacıya kadrosuzluk tazminatı ödenerek emekliye sevk edildiği görülmekte olup, anılan mevzuatta davacının bir üst rütbeye terfi ettirilmesi ve sonrasında emekliye sevk edilmesi gerektiğine yönelik herhangi bir düzenleme bulunmadığının anlaşıldığı, ayrıca, yasal düzenlemeler gereğince Emniyet Teşkilatında, otomatik terfi sistemi olmadığından belirli süreyi dolduran herkesin terfi etmesi mümkün olmayıp en liyakatli personelin üst rütbeye terfi ettirilmesinin hedeflendiği, bu bakımdan Kanundaki rütbe şartlarını yerine getireceği ve değerlendirme kurulunca, hakkında üst rütbeye “terfi eder” kararı verileceği kesin olmayan davacının, 1. sınıf emniyet müdürü olacağının garantisi bulunmadığından, bir kazanılmış hak ya da haklı beklentiden de söz edilemeyeceği, aksi durum, her polis amirinin mutlaka ve en az emniyet müdürü olacağını peşinen kabul etmek demektir ki bu kabulün, hayatın doğal akışına aykırı olduğu, bu durumda; 2. sınıf emniyet müdürü kadrosunda görev yapmakta iken 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun geçici 27. maddesi uyarınca resen emekliye sevk edilen davacının, 1. sınıf emniyet müdürlüğü rütbesine terfi ettirildikten sonra emekliye sevk edilmesine hukuken olanak bulunmadığından, bu yönde yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği; öte yandan, dava konusu işlem, açıklanan gerekçelerle hukuka uygun bulunduğundan, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tazminine yönelik talebinin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idarede 2. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapmakta iken resen emekliye sevk edildiğinden, 1. sınıf emniyet müdürlüğü rütbesine terfi ettirildikten sonra emekliye sevk edilmesi isteminin reddine ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, 3201 sayılı Kanun uyarınca bir üst rütbeye terfi etmesi için belirlenen şartları taşıdığından 1. sınıf emniyet müdürü kadrosuna atanması ve emeklilik haklarının buna göre düzenlenmesi gerektiğinden İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan idare mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

1. Davacının temyiz isteminin reddine,

2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,

3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,

5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.