Danıştay Kararı 12. Daire 2021/6275 E. 2022/4226 K. 27.06.2022 T.

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2021/6275 E.  ,  2022/4226 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/6275
Karar No : 2022/4226

TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av…
2- … Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av…

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av…

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünde, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49. maddesine istinaden sözleşmeli personel statüsünde “…” olarak görev yapan davacının, hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmadığından bahisle, 31/12/2019 tarihi itibarıyla sözleşmesinin feshedilmesi ve 2020 yılında yenilenmemesine ilişkin Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Yönetim Kurulunun … tarih ve … sayılı işleminin iptali ve işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; ara kararı ile davalı idareden, davacının görev yaptığı süreçle ilgili ödül, başarı, ceza bilgileri, görev yaptığı kadronun cetveli ile hizmetine ihtiyaç kalmadığını ortaya koyan somut verilerin gönderilmesinin istendiği, davalı idare tarafından verilen cevaptan, davacı hakkında herhangi bir disiplin soruşturması, başarısız/yetersiz olduğuna veya hizmetine ihtiyaç kalmadığına yönelik idarece yapılmış hukuken geçerli ve itibar edilebilir somut bir tespit veya tutanak bulunmadığının anlaşıldığı; bu durumda, dosya kapsamında davacının başarısız veya yetersiz olduğuna ya da hizmetine ihtiyaç kalmadığına yönelik davalı idarece yapılmış somut bir tespit bulunmaması karşısında, davacının hizmet sözleşmesinin yenilenmemesinin haklı bir nedene dayanmadığı, dolayısıyla dava konusu işlemde idareye tanınan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılmadığı anlaşılmakla dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan, Anayasa’nın 125. maddesinin son fıkrasında yer alan ”İdare, kendi eylem ve işlemlerden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.” hükmü uyarınca, hukuka aykırılığı saptanan işlem nedeniyle, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının dava açılış tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, dava konusu işlemlerin iptaline, yoksun kaldığı parasal haklarının dava açılış tarihi olan 15/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, özlük haklarının iadesine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idareler tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
1) … Büyükşehir Belediye Başkanlığınca; davacının Adana Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü çalışanı olduğu, bu kuruluşun müstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğine sahip olması nedeni ile idarelerine husumet yöneltilemeyeceği belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. 2) … Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünce; davacının yaptığı işi yapma yeterliliğine sahip yeterli sayıda memur personel bulunduğu, fesih işleminin gerçekleştirildiği tarihten bu yana hizmetin etkin, verimli ve hızlı bir şekilde yerine getirilmesinde bir aksaklık yaşanmadığı, kendilerinin takdir yetkisinin yasadaki amaca ve hizmet gereklerine uygun kullandığı, davacı tarafın sözleşmenin mali yılla sınırlı olduğunu ve yıl sonunda idarenin hizmet ihtiyacı doğrultusunda sözleşmenin yenilenip yenilenmeyeceğini bilerek sözleşme imzaladığı, hiçbir hukuki düzenlemede disiplinsizlik, yetersizlik ve başarısızlığın sözleşmenin feshini gerektiren bir sebep olarak düzenlenmediği, davacının hizmetine ihtiyaç duyulmadığının somut olarak ortaya konulduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Sözleşmesinin feshedilerek yenilenmemesine yönelik tesis edilen dava konusu işlemlerin hukuka aykırı olduğu, sözleşmeli personelin hizmetlerine ihtiyaç kalmadığının somut olarak ortaya konulamadığı, sözleşmenin yenilenmesi hususundaki beklentinin haklı beklenti niteliğinde olduğu, sözleşmenin feshi hususundaki idareye tanınan takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız olmadığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden, yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarelerin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ve davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, özlük haklarının iadesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Kullanılmayan … TL yürütmenin durdurulması harcının Adana Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğüne iadesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 27/06/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Dava dosyasının incelenmesinden; Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Norm Kadro İlke ve Standartlarına Dair Yönetmeliğe göre, Adana Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünün 1054 adet memur norm kadrosunun bulunduğu, 2019 yılında bu kadrolarda 219 memur, 193 sözleşmeli personel istihdam edildiği, 2019 yılı sonu itibarıyla yapılan değerlendirmede, daha önceki yıllarda yapılan kadro değişiklikleri ile belli kadro unvanlarında, hizmetin yürütülmesine yetecek sayıdan fazla sözleşmeli personel çalıştırıldığının tespit edildiği, bu kapsamda “mühendis” kadrosu değerlendirildiğinde; dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla 168 mühendis kadrosunun bulunduğu, bu kadrolardan 111 memur, 52 sözleşmeli personel olmak üzere 163 adetinin dolu, 5 boş mühendis kadrosu bulunduğunun saptandığı ve Adana Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünde, davacının yaptığı işleri yapma yeterliliğine sahip memur personel bulunduğundan bahisle, sözleşmeli mühendis kadrosunda görev yapan personelin sözleşmelerinin 31/12/2019 tarihi itibariyle feshedilmesine; 2020 yılında yenilenmemesine ilişkin karar alındığı, sözleşmeli mühendis olarak görev yapan davacının sözleşmesinin de bu nedenle yenilenmediği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için; davalı idarenin, Adana Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünde mühendis fazlalığı olduğu ve sözleşmeli mühendis olan davacının hizmetine ihtiyaç bulunmadığı yolundaki gerekçesinin irdelenmesi gerekmektedir.
Buna karşın İdare Mahkemesince; işlemin tesis nedeni olmadığı halde, davacının başarısız ve yetersiz olduğuna ilişkin bir tespit olmadığı gerekçesine yer verilmiş ve davalı idareler tarafından dosyaya sunulan belgelerde ve savunma dilekçelerinde açık bir şekilde belirtilen, sözleşmeli mühendislerin yapacağı işi yürütecek nitelikte ve yeterli sayıda personeli olduğu ve davacının hizmetine ihtiyaç bulunmadığı yolundaki savunmaya yönelik somut bir inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır.
Bu durumda; hatalı ve eksik incelemeye dayalı olarak dava konusu işlemin iptali ve işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığından, İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşüncesiyle, karara katılmıyoruz.