Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/6336 E. , 2022/383 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/6336
Karar No : 2022/383
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: TRT … Bölge Müdürlüğünde koruma ve güvenlik memuru olarak görev yapan davacının, Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Personel Yönetmeliği’nin 100. maddesinin (g) bendi uyarınca işten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin TRT Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun … tarihli ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin; Danıştay Beşinci Dairesinin 13/02/2020 tarih ve E:2016/18676, K:2020/1059 sayılı bozma kararına uyulmak suretiyle verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; dava konusu disiplin cezası ile cezalandırılmasına neden olan sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarının, Türk Ceza Kanunu’nda tanımlanmış olması nedeniyle davacının bu suçu işleyip işlemediğinin ancak Ceza Mahkemesince verilecek karar sonucunda belirlenebileceği, ceza yargılaması sonucu … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı ile; her iki suç yönünden de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendinde yer alan “yüklenen suçun davacı tarafından işlendiğinin sabit olmadığı” gerekçesine yer verilmek suretiyle beraatine karar verildiği, hükmün Yargıtay’ca yapılan temyiz incelemesi sonucu ”resmi belgede sahtecilik ve görevi kötüye kullanma” suçları yönünden zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle düşme kararı verildiği, nitelikli dolandırıcılık suçu yönünde ise hükmün onanmasına karar verilmek suretiyle kesinleştiği, dolayısıyla davacının üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmadığının, kesinleşmiş yargı kararı ile ortaya çıktığı anlaşıldığından, müfettiş raporundaki kanaat ve değerlendirmelere dayalı olarak davacının işten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Anayasa Mahkemesinin 29/06/2017 tarih ve 30109 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 14/06/2017 tarih ve E:2016/182, K:2017/111 sayılı kararıyla; 2954 sayılı Türkiye Radyo ve Televizyon Kanunu’nun 56. maddesinin birinci fıkrasında yer alan; “… disiplin cezaları…” ibaresinin, Anayasa’nın 38. ve 128. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline ve kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasından başlayarak 1 yıl sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. Daha sonra, 12/06/2019 tarih ve 30799 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7176 sayılı Kanun’un 3., 4. ve 5. maddeleriyle 2954 sayılı Kanuna eklenen 56/A, 56/B ve 56/C maddeleri ile TRT Genel Müdürlüğünde görev yapan memur ve kadro karşılığı sözleşmeli personele uygulanacak disiplin cezalarına ilişkin düzenlemeler yeniden belirlenmiş olup; 56/C maddesinde ise; “Memur ve kadro karşılığı sözleşmeli personel hakkındaki disiplin işlemlerinde bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 657 sayılı Kanunun Dördüncü Kısmının “Disiplin” başlıklı Yedinci Bölümünde yer alan hükümler uygulanır. Bu bölümde yer alan “Devlet memurluğundan çıkarma” cezasına ilişkin düzenlemeler “İşten çıkarma” cezası hakkında uygulanır…” hükmüne yer verilmiştir.
Anayasa Mahkemesince bir Kanun maddesinin iptal edilmesinden sonra yasama organınca yeni bir yasal düzenleme yapılırsa, uyuşmazlığın bu düzenlemeye göre çözümlenmesi gerekmektedir. Aksi yaklaşımın, işlenen fiillerin cezasız kalması neticesini doğuracağı, Anayasa Mahkemesinin yukarıda anılan iptal kararından sonra, 7176 sayılı Kanun’un 3., 4. ve 5. maddeleriyle 2954 sayılı Kanun’un 56/B maddesinde öngörülen disiplin cezaları uygulanmakla birlikte, 56/C maddesinde personele uygulanacak disiplin işlemlerinde bu Kanun’da hüküm bulunmayan hallerde 657 sayılı Kanun’a atıf yapıldığından, uyuşmazlığın yeni yasal düzenlemeye göre çözümlenmesi gerekmektedir.
Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 06/07/2020 tarih ve E:2019/2976, K:2020/1348 sayılı kararı da bu yöndedir.
Yukarıda açıklanan Anayasa Mahkemesi kararı ile 2954 sayılı Türkiye Radyo ve Televizyon Kanunu’nda, 7176 sayılı Kanun ile ilgili mevzuatta yapılan değişiklikler bir bütün halinde değerlendirildiğinde; dava konusu disiplin cezasına dayanak teşkil eden Yönetmelik ile 2954 sayılı Kanun’un 56/C maddesi ve bu maddeyle atıf yapılan 657 sayılı Kanun’un 125. maddesinde öngörülen fiiller ve bunların karşılığı disiplin cezalarının karşılaştırılması suretiyle fiilin herhangi bir yaptırıma bağlanıp bağlanmadığı, fiilin karşılığı olarak aynı, daha hafif veya daha ağır bir yaptırım getirilip getirilmediği hususlarında değerlendirme yapılarak uyuşmazlığın çözümlenmesi gerektiği açıktır.
Bakılan davada, davacının üzerine atılı bulunan; annesine ait sağlık karnesini usulsüz olarak kullandırarak kurum zararına neden olmak fiilinin sabit olmadığı, … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kesinleşmiş olan kararı ile anlaşılmış olduğundan, davacının 657 sayılı Kanun’un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde “memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” fiilinin işlendiğinden bahisle hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk, işlemin iptali yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabetsizlik bulunmadığından, İdare Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
29/04/2006 tarih ve 26153 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Maliye Bakanlığı Tedavi Yardımına İlişkin Uygulama Tebliği (Sıra No:6) ile; memurların bakmakla yükümlü olduğu aile fertlerinin, Tebliğ’de tanımlanan sağlık kurum ve kuruluşlarına kurum tabipliğinin sevki aranmaksızın doğrudan doğruya başvurabilmelerine imkan sağlanmıştır.
Anılan Tebliğ’in yayımlanması sonrasında, TRT … Bölge Müdürlüğünde görev yapan bazı personelin ve/veya bakmakla yükümlü olduğu kişilerin tedavilerine ilişkin sağlık harcamalarının (özellikle kanser vakalarına ilişkin olanların) yüksek rakamlara ulaştığının tespit edilmesi üzerine TRT Genel Müdürlüğünce inceleme başlatılmış ve yapılan inceleme neticesinde sahte sağlık raporu ve reçeteleriyle kurumu zarara uğrattığı tespit edilen, aralarında davacının da bulunduğu Kurum personeli hakkında 25/04/2008 tarihli olur ile disiplin soruşturmasına başlanmıştır.
Bahse konu disiplin soruşturması sonucunda düzenlenen … tarihli ve … sayılı soruşturma raporunda; davacının …Eczanesi sahibi Eczacı … tarafından işlenen “resmi belgede sahtecilik” ve “dolandırıcılık” suçlarına iştirak ettiği değerlendirilerek Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Personel Yönetmeliği’nin 100. maddesinin (g) bendi uyarınca işten çıkarma cezasıyla cezalandırılması; mali yönden, kurumun uğradığı 255.487-TL zararın yasal faiziyle birlikte davacı, annesi ve Eczacı … ‘den müteselsilen tahsil edilmesi; adli yönden, Eczacı … tarafından işlenen “resmi belgede sahtecilik” ve “dolandırıcılık” suçlarına iştirak etmesi nedeniyle hakkında suç duyurusunda bulunulması teklifi getirilmiştir.
Anılan teklif doğrultusunda tesis edilen TRT Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun … tarihli ve … sayılı kararı ile; Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Personel Yönetmeliği’nin “İşten Çıkarma Cezası Verilecek Hallerin” düzenlendiği 100. maddesinin (g) bendinde yer alan “….sahtekarlık, dolandırıcılık, … gibi memurluk sıfatıyla bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici suçlardan birisini işlediği idari soruşturma sonunda sabit olanlar” kapsamında değerlendirilen davacının, anılan fiili nedeniyle “işten çıkarma”cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Bunun üzerine, söz konusu cezanın iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2954 sayılı Türkiye Radyo ve Televizyon Kanunu’nun 56. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu personelinin işe alınmasındaki usul, şartlar, atanma, terfi, nakil, işe son verme, disiplin cezaları ve sicil ile ilgili konuları personel yönetmeliğinde düzenlenir.” hükmüne dayanılarak hazırlanan ve 20/05/1988 tarih ve 19817 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulan Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Personel Yönetmeliği yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Personel Yönetmeliği’nin 100. maddesinde işten çıkarma cezası verilmesini gerektiren fiil ve haller sayılmış ve bu maddenin (g) bendinde, “Hırsızlık, görevi kötüye kullanma, sahtekarlık, dolandırıcılık, yalan yere tanıklık veya yemin, zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet veya cürüm uydurma gibi memurluk sıfatıyla bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici suçlardan birisini işlediği idari soruşturma sonunda sabit olanlar” hakkında, işten çıkarma cezası verileceği kurala bağlanmıştır.
Danıştay Onaltıncı Dairesinin 08/06/2016 tarih ve E:2015/15655 sayılı kararıyla, “disiplin cezalarının yönetmelikle düzenleneceğine” ilişkin 2954 sayılı Kanun’un 56. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “….disiplin cezaları….” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle, iptali için itiraz yolu ile Anayasa Mahkemesi’ne başvurulması üzerine, Anayasa Mahkemesi’nin 29/06/2017 tarih ve 30109 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 14/06/2017 tarih ve E:2016/182, K:2017/111 sayılı kararıyla, 2954 sayılı Kanun’un 56. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “….disiplin cezaları….” ibaresi iptal edilmiş olup; Anayasa Mahkemesi’nin anılan iptal kararı gereği 12/06/2019 tarih ve 30799 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7176 sayılı Kanun’un 3., 4. ve 5. maddeleri ile 2954 sayılı Türkiye Radyo ve Televizyon Kanunu’na “Disiplin işlemleri ile disiplin amirleri” başlıklı 56/A maddesi, “Disiplin cezaları” başlıklı 56/B maddesi ve “Disiplin işlemlerinin uygulanma esasları” başlıklı 56/C maddesi eklenmiştir.
7176 sayılı Kanun’la 2954 sayılı Kanun’a eklenen 56/A maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacıyla kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve yönetmeliklerin öngördüğü ödevleri yurt içinde veya yurt dışında yerine getirmeyen, mevzuatın gerekli kıldığı hususlara uymayan veya yasakladığı işleri yapan memur ve kadro karşılığı sözleşmeli personel hakkında durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre bu anılan Kanunda yer alan disiplin cezaları verilir.” kuralına yer verilmiş; 56/B maddesinde ise, “Kurumda görev yapan memur ve kadro karşılığı sözleşmeli personele uygulanacak disiplin cezaları ile disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:…
5) İşten çıkarma: Personelin, Kurumda herhangi bir statüde veya başka kamu kurum ve kuruluşlarında memur olarak bir daha çalıştırılmamak üzere Kurumla ilişiğinin kesilmesidir. Bu ceza, 657 sayılı Kanunun 125 inci maddesinde yer alan Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller ile aşağıda sayılan fiil ve hallerde verilir:
a) Hizmeti aksatmak veya durdurmak amacıyla görevinin gereklerini kasten yerine getirmeyerek veya aynı amaçla fiil ve hallerde bulunmak suretiyle yayının aksamasına, durmasına veya yapılamamasına sebep olmak.
b) Genel yayın esasları veya yayın hizmeti ilkelerine kasten aykırı yayın yapmak veya yapılmasına sebep olmak.
c) Kurumun yayın mecralarından yararlanarak, Devletin iç veya dış güvenliği ile kamu düzenini bozacak nitelikte yayın yapmak veya yapılmasına sebep olmak.” düzenlemesi yer almaktadır.
2954 sayılı Kanun’a, 7176 Kanun’un 5. maddesiyle eklenen 56/C maddesinde ise, “Memur ve kadro karşılığı sözleşmeli personel hakkındaki disiplin işlemlerinde bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 657 sayılı Kanunun Dördüncü Kısmının “Disiplin” başlıklı Yedinci Bölümünde yer alan hükümler uygulanır. Bu bölümde yer alan “Devlet memurluğundan çıkarma” cezasına ilişkin düzenlemeler “İşten çıkarma” cezası hakkında uygulanır….” hükmüne yer verilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde ise, “Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezası gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa Mahkemesi’nin 29/06/2017 tarih ve 30109 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 14/06/2017 tarih ve E:2016/182, K:2017/111 sayılı kararıyla; 2954 sayılı Türkiye Radyo ve Televizyon Kanunu’nun 56. maddesinin birinci fıkrasında yer alan; “… disiplin cezaları…” ibaresinin, Anayasa’nın 38. ve 128. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline ve kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasından başlayarak 1 yıl sonra yürürlüğe girmesine karar verildikten sonra; 12/06/2019 tarih ve 30799 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7176 sayılı Kanun’un 3., 4. ve 5. maddeleriyle 2954 sayılı Kanun’a eklenen 56/A, 56/B ve 56/C maddeleri ile TRT Genel Müdürlüğünde görev yapan memur ve kadro karşılığı sözleşmeli personele uygulanacak disiplin cezalarına ilişkin düzenlemeler yapılmış olup; 56/C maddesinde; “Memur ve kadro karşılığı sözleşmeli personel hakkındaki disiplin işlemlerinde bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 657 sayılı Kanunun Dördüncü Kısmının “Disiplin” başlıklı Yedinci Bölümünde yer alan hükümler uygulanır. Bu bölümde yer alan “Devlet memurluğundan çıkarma” cezasına ilişkin düzenlemeler “İşten çıkarma” cezası hakkında uygulanır…” hükmü yer almaktadır.
Anayasa Mahkemesince bir Kanun maddesinin iptal edilmesinden sonra yasama organınca yeni bir yasal düzenleme yapılırsa, uyuşmazlığın bu düzenlemeye göre çözümlenmesi gerekmektedir. Aksi yaklaşımın, işlenen fiillerin cezasız kalması neticesini doğuracağı açıktır.
Dava konusu uyuşmazlıkta, Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda anılan iptal kararından sonra, 7176 sayılı Kanun’un 3., 4. ve 5. maddeleriyle 2954 sayılı Kanun’un 56/B maddesinde öngörülen disiplin cezaları uygulanmakla birlikte; 56/C maddesinde personele uygulanacak disiplin işlemlerinde bu Kanun’da hüküm bulunmayan hallerde 657 sayılı Kanun’a atıf yapıldığından, uyuşmazlığın yeni yasal düzenlemeye göre çözümlenmesi gerekmektedir.
Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 06/07/2020 tarih ve E:2019/2976, K:2020/1348 sayılı kararı da bu yöndedir.
Yukarıda bahsi geçen Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı ve bu kararın uygulanmasını teminen hazırlanarak yürürlüğe konulan 2954 sayılı Kanun’un 56/C maddesi ve bu maddeyle atıf yapılan 657 sayılı Kanun’un 125. maddesinde öngörülen fiiller ve bunların karşılığı disiplin cezalarının karşılaştırılması suretiyle davacının üzerine atılı fiilin herhangi bir yaptırıma bağlanıp bağlanmadığı, disiplin cezasına konu fiilin karşılığı olarak aynı, daha hafif veya daha ağır bir yaptırım getirilip getirilmediği hususlarında değerlendirme yapılarak uyuşmazlığın çözümlenmesi gerektiği açıktır.
Bakılan davada, davacının üzerine atılı bulunan “…sahtekarlık, dolandırıcılık … gibi memurluk sıfatıyla bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici” fiilin, yukarıda anılan mevzuat uyarınca atıf yapılan 657 sayılı Kanun’un 125. maddesinde öngörülen fiiller kapsamında olduğu görülmekte olup, davacının annesine ait sağlık karnesini usulsüz olarak kullandırarak kurum zararına neden olduğu hususunun sabit olmadığı, … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kesinleşmiş olan kararı ile de anlaşılmış olduğundan, davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda; dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararının gerekçesi yerinde bulunmamakta ise de, sözü edilen husus, sonucu itibarıyla hukuka uygun bulunan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Kullanılmayan … -TL yürütmenin durdurulması harcının davalı idareye iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09/02/2022 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oybirliğiyle karar verildi.