Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/7023 E. , 2022/2290 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/7023
Karar No : 2022/2290
TEMYİZ EDEN TARAFLAR:
1- (DAVACI) : … Sendikası
VEKİLLERİ: Av. …, Av. …, Av. …, Av. …
2- (DAVALI): … Üniversitesi Rektörlüğü
VEKİLLERİ: Av. …, Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhe olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Gümüşhane Üniversitesi Konut Dağıtım ve Yönetim Yönergesi’nin 4. maddesinin (a) bendinin, (b) bendinin, (c) bendinin, 5 maddesinin (a) bendinde yer alan; “Yüksek Öğretim Kurumları:Rektör, Rektör Yardımcısı, Dekan, Dekan Yardımcısı, Bölüm Başkanı, Ana Bilim Dalı Başkanı, Yüksek Okul Müdürü, Enstitü Müdürü, Yüksel Okul Müdür Yardımcısı, Entitü Müdür Yardımcısı, Profesör, Doçent, Yardımcı Doçent, Öğretim Görevlisi, Genel Sekreter, Genel Sekreter Yardımcısı, Fakülte Sekreteri, Daire Başkanı, Hukuk Müşaviri, Hastane Baştabibi, Hastane Müdürü, Şube Müdürü, Hastane Müdür Yardımcısı. Bu unvanların yanında yetkili makamca personelin görevinin önemi, idareye yararlılığı, yetki ve sorumluluğu ile kilit görevde olması gibi özellikler göz önünde bulundurularak (2) sayılı cetvelde sayılan görev ünvanlarına eşdeğerde, görev tahsisli konut tahsisi edilecek ek görev unvanları tespit edilebilir. Bu unvanlar bir cetvel halinde ayrıca düzenlenir ve tüm teşkilata duyurulur.” ibaresinin ve 8. maddesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; normlar hiyerarşisinde üst düzenleme olan Yönetmeliğe, hizmet gereklerine, hukuk devleti ve hukuk güvenliği ilkesine uygun olarak düzenlendiği sonucuna varılan davaya konu Gümüşhane Üniversitesi Konut Dağıtım ve Yönetim Yönergesi maddelerinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının; dava konusu Yönergenin 4. maddesinin (a), ve (b) bentleri, 5. maddesinin (a) bendi ve 8. maddesi yönünden ilk derece mahkemesi tarafından yapılan hukuki değerlendirme yerinde olup anılan maddelerin iptali isteminin reddine yönelik kararda hukuka aykırılık bulunmadığı hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine, dava konusu Yönergenin 4. maddesinin (c) bendi yönünden ise; hukuki güvenlik ilkesinin zorunlu sonuçları arasında yer alan belirlilik ilkesi uyarınca, idarenin eylem ve işlemlerinin önceden belli ölçüde öngörülebilir olması gerektiği kabul edilmekle, hukuk güvenliği, kişilerin gelecekle ilgili plan, düşünce ve kararlarında, var olan hukuk kurallarına güvenerek hareket etmelerinin hukuken korunması gereğini ifade ettiğini; davaya konu Yönerge maddesi ile kaç adet konutun ve hangi konutların belli bir görev için gelen ya da dışarıdan gelen akademik personel için ayrıldığının belirli olmadığı, bu hususta Yönetmelik idareye yetki veriyor ise de anılan yetkinin somutlaştırılmasının dava konusu düzenleyici işlem ile sağlanması gerektiği, her ne kadar ilk derece mahkemesine sunulan savunma dilekçesinde belli bir görev için ayrılan konut bulunmadığı belirtilmiş ise de anılan durumun dava konusu düzenleyici işleme dayanılarak tesis edilecek birel işlem niteliğinde olduğu, dava konusu işlemin hukukiliğe etki edebilecek nitelikte olmadığı, hukuki belirlilik ilkesi dikkate alınmadan dava konusu işlemin tesis olunduğu görülmekle anılan Yönerge hükmünde hukuka uygunluk aksi yöndeki idare mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile kararın bu kısmının kaldırılmasına, bu kısım yönünden dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN TARAFLARIN İDDİALARI:
Davacı tarafından, dava konusu edilen düzenlemelerin hukuka ve kanuna aykırılık içerdiği, bir normun kendisinden daha üst konumda bulunan ve dayanağını oluşturan bir norma aykırı veya bunu değiştirici nitelikte bir hüküm getirmesinin mümkün olmadığı, ancak dava konusu edilen Yönerge hükmüyle, kaynağını ve dayanağını oluşturan Kamu Konutları Kanunu ile Kamu Konutları Yönetmeliğinde yer almayan bir hususta yetki gasbı suretiyle adı geçen Kanun ve Yönetmeliğin kamu görevlileri yönünden getirdiği bir hakkı daraltıcı mahiyette hüküm tesis edildiği, personel sayıları ve nitelikleri dikkate alınmaksızın belirlenen kamu konutu dağılım oranlarının adalet ve hakkaniyete aykırı olduğu, kamu konutlarının türlerinin belirlenmesi konusunda verilen takdir yetkisinin, üniversite içindeki personelin sayısal oranı ve konutların mekansal dağılımı dikkate alınmaksızın idari personel yönünden eşitsizlik ve ayrımcılık doğuracak şekilde belirlenerek hukuka aykırı bir işlem tesis edildiği, Kanunda ve Yönetmelikte verilen kamu konutundan yararlanma hakkının, sadece öğretim üyeleri için imtiyazlı bir şekilde kullanılarak personel arasında adalet ve hakkaniyetten mesnetsiz ayrımcılığın Yönerge dayanak gösterilerek meşrulaştırılmaya çalışıldığı, düzenlemenin eşitlik ilkesi ve ayrımcılık yasağına aykırı olduğu, konut tahsis komisyonunda sendika temsilcine yer verilmemesinin eksik düzenleme teşkil ettiği öne sürülerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı İdare tarafından; … Bölge İdare Mahkemesinin, davacının istinaf başvurusu üzerine dava konusu Yönergenin 4. maddesinin c bendi yönünden istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile mahkeme kararının kaldırılarak iptal kararına ilişkin gerekçesinin kabulünün mümkün olmadığı, idarenin taktir yetkisi bulunduğu ve Üniversitede bu yetki kapsamında boş konut bulunmadığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ve ayrıca Üniversitenin harçtan muaf olduğu, ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMASI: Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun, dava konusu Yönergenin 4. maddesinin (a), ve (b) bentleri, 5. maddesinin (a) bendi ve 8. maddesine ilişkin kısımları yönünden reddi, dava konusu Yönergenin 4. maddesinin (c) bendine yönelik kısım yönünden yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile kararın bu kısmının kaldırılması, bu kısım yönünden dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 20/04/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.