Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/7198 E. , 2021/5308 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/7198
Karar No : 2021/5308
DAVACI : … Sendikası (… )
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Bakanlığı
DAVANIN KONUSU : Davacı Sendika tarafından;
1- 20/10/2006 tarih ve 26325 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, Milli Eğitim Bakanlığı Döner Sermaye İşletmelerinde Üretimi Teşvik Primi Dağıtımı, Parça Başı Üretim, Atölye ve Tesislerin Özel Sektörle İşbirliği Yapılarak İşletilmesi Hakkında Yönetmeliğin,
2- Anılan Yönetmeliğe dayanılarak, Döner Sermaye İşletmelerine tabi kurumlarda çalışan saymanların “diğer hizmet sınıfı / diğer personel” olarak kabul edilerek uygulama yapılmasına ilişkin uygulama işleminin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakimi … ‘ün açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Davacı Sendika tarafından, Milli Eğitim Bakanlığı Döner Sermaye İşletmelerinde görev yapan saymanların parça başı ücretlerinin, asgari ücretin aylık kaç katı oranında ödeneceği hususunun yeniden değerlendirilmesi istemiyle yapılan 24/11/2020 tarihli başvurunun, Milli Eğitim Bakanlığı Destek Hizmetleri Genel Müdürlüğünün … tarih ve E.… sayılı işlemiyle reddedilmesi üzerine, bu işlem ile dayanağı olan 20/10/2006 tarih ve 26325 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Döner Sermaye İşletmelerinde Üretimi Teşvik Primi Dağıtımı, Parça Başı Üretim, Atölye ve Tesislerin Özel Sektörle İşbirliği Yapılarak İşletilmesi Hakkında Yönetmeliğin iptali istemiyle açılan davada; Dairemizin 06/08/2021 tarih ve E:2021/2902, K:2021/4409 sayılı kararı ile; dava dilekçesinde, dava konusu Yönetmeliğin tümünün mü, yoksa bir kısmının mı iptalinin istenildiği konusunda açıklık bulunmadığı; Yönetmeliğin iptali istenilen madde ya da maddelerinin (ya da madde içerisindeki cümle veya ibarelerin) hangileri olduğunun, hiç bir tereddüte yer vermeyecek şekilde menfaat bağı kurulmak ve hukuka aykırılık sebepleri belirtilmek suretiyle bildirilmediği; öte yandan, iptali istenen bireysel işlemin 10/12/2020 tarihinde tebliğ edildiği belirtilmesine karşın, dava dilekçesine tebliğ tarihini gösterir belgenin eklenmediği anlaşıldığından, 2577 sayılı Kanun’un 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 3. maddesinde, idarî davaların Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı, dilekçelerde tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasının, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idarî işlemin yazılı bildirim tarihinin, tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktarın gösterileceği, dava dilekçelerinin ve bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı; 14. maddesinin üçüncü fıkrasında, dava dilekçeleri üzerinde yapılacak ilk incelemede dilekçelerin 3 ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden de inceleneceği; altıncı fıkrasında, ilk incelemeden sonra dava dilekçesindeki eksikliklerin tespiti halinde davanın her aşamasında 15. madde hükümlerinin uygulanacağı; 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde, 3. maddeye uygun olmayan dava dilekçesinin otuz gün içinde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere reddedileceği; beşinci fıkrasında ise, dilekçenin reddedilmesi üzerine yeniden verilen dilekçede aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri de talep ile bağlılıktır. Bu ilke uyarınca iptali istenilen idarî işlemle sınırlı olarak mahkemelerce inceleme yapılması gerekmekte olup, talebin incelemeye elverişli olabilecek nitelikte açık, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur.
Öte yandan, düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davalarında, idarî işlemin unsurları açısından hukuka aykırılık bulunduğu iddiasıyla düzenleyici işlemin tamamının iptali istenebileceği gibi, düzenleyici işlemin eksik düzenleme ya da başka bir nedenle belirli maddelerinin/ibarelerinin hukuka aykırılık sebepleri de belirtilmek suretiyle iptalinin istenebilmesi de mümkündür. Ancak, her durumda iptali istenilen maddelerinin açıkça belirtilmesi ve bu kısımların davacının menfaatini nasıl etkilediğinin ortaya konulması gerekmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden; Dairemizin 06/08/2021 tarih ve E:2021/2902, K:2021/4409 sayılı dilekçe ret kararı üzerine yenilenen ve 11/10/2021 tarihinde kayda giren dava dilekçesinin “konu” ile “sonuç ve istem” kısımlarında; 20/10/2006 tarih ve 26325 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Döner Sermaye İşletmelerinde Üretimi Teşvik Primi Dağıtımı, Parça Başı Üretim, Atölye ve Tesislerin Özel Sektörle İşbirliği Yapılarak İşletilmesi Hakkında Yönetmeliğin tamamının iptali ile bu Yönetmeliğe dayanılarak, Döner Sermaye İşletmelerine tabi kurumlarda çalışan saymanların “diğer hizmet sınıfı / diğer personel” kabul edilerek uygulama yapılmasına ilişkin uygulama işleminin iptaline karar verilmesinin istenildiğinin belirtildiği, dilekçenin içerisinde ise; söz konusu Yönetmeliğin “Üretimi teşvik primi dağıtım esasları” başlıklı 5. maddesi ile “Üretimde çalışma ve ücret esasları” başlıklı 8. maddesinin tamamına ve çeşitli mevzuat hükümlerine yer verilmek suretiyle, Yönetmeliğin hem dayanağı olan Kanun’a hem de Anayasa’nın bir çok maddesine aykırılığından bahsedildiği, ancak Yönetmeliğin tam olarak hangi maddesinin veya maddelerinin hangi hukuki sebeplerle iptalinin istenildiğinin açıkça belirtilmediği görülmektedir.
Bu durumda; Dairemizin 06/08/2021 tarihli dilekçe ret kararı üzerine yenilenen dava dilekçesinde, Yönetmelik maddelerinin tamamının mı yoksa bir kısmının mı iptalinin istenildiği ile hukuka aykırılık sebeplerinin, hiç bir tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça ortaya konulmadığı, diğer bir deyişle, dilekçe ret kararının gereğinin tam olarak yerine getirilmediği, uyuşmazlığın incelenebilmesi için, uygulama işlemine dayanak alınan ve iptali istenilen Yönetmelik madde veya maddeleri ile bu maddelere yönelik hukuka aykırılık iddiaları ayrı ayrı belirtilmek ve davacı Sendika üyelerinin anılan hükümlerin iptaline ilişkin hukuki menfaatleri de açıklanmak suretiyle, (madde, fıkra, bent, cümle vb. şeklinde) dava dilekçesinin yenilenmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığından, bu haliyle 2577 sayılı Kanun’un 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14. maddesinin 3. fıkrası ve 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde, 3. maddeye uygun şekilde ve belirtilen eksiklikler giderildikten sonra yeniden dava açılmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE,
2. 2577 sayılı Kanun’un 15. maddesinin 3. fıkrası uyarınca yeni dilekçe düzenlenerek açılacak dava için ayrıca harç alınmamasına,
3. Yeniden verilen dilekçede de aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde, 2577 sayılı Kanun’un 15. maddesinin 5. fıkrası uyarınca davanın reddedileceği hususunun davacıya bildirilmesine,
4. Dava dilekçesinin yenilenmemesi halinde, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve posta gideri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 25/10/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.