Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/7230 E. , 2021/6825 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/7230
Karar No : 2021/6825
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Bakanlığı / …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kütahya Hava Er Eğitim Tugay Komutanlığında sözleşmeli er olarak görev yapan davacı tarafından, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle sözleşmenin feshedilmesine ilişkin 29/01/2019 tarihli işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararla; uyuşmazlıkta, davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına gerekçe olarak davacının babası H.İ’nin 02/01/2014 tarihinde Bank Asya’da hesap açtığı, hesapta 2014 yılı Ocak ayında 80.000,00-TL bulunduğu, 2014 Mart ayında bu seviyelerde kaldığı, 2014 Nisan ayında 119.388,59-TL seviyesine yükseldiği, 2014 Ağustos ayına kadar 127.442,42-TL seviyesine yükseldiği, bu aydan sonra hesap hareketinin bulunmadığının gösterildiği, 03/10/2019 tarihli ara kararı ile …Cumhuriyet Başsavcılığı ve Adıyaman İl Emniyet Müdürlüğünden davacının babası hakkında terör örgütü üyeliği, mensubiyeti veya irtibatı olup olmadığına yönelik herhangi bir soruşturma ve kovuşturmanın olup olmadığı ile Adıyaman Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünden, davacının babasının halihazırda çalışıp çalışmadığı, çalışıyor ise hangi kurum veya kuruluşta hangi pozisyonda görev yaptığının sorulduğu, …Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 10/10/2019 tarihli cevabi yazısında davacının babası hakkında anayasal düzene karşı işlenen suçlar kapsamında herhangi bir soruşturma kaydına rastlanılmadığı, Adıyaman Emniyet Müdürlüğü’nün 25/10/2019 tarihli cevabi yazısında davacının babasının, 1987 yılında laikliğe aykırı propoganda yapmak suçundan yargılandığı Malatya Devlet Güvenlik Mahkemesinin ilgili kararının sunulduğu, incelenen kararda H.İ’nin beraat ettiğinin görüldüğü, Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Kamu Görevlileri Tescil ve Hizmet Daire Başkanlığı’nın 31/10/2019 tarihinde Mahkeme kayıtlarına giren cevabi yazısında ise; davacının babasının, Adıyaman İli, …Köy Camiinde, 5510 sayılı Kanunun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi sigortalı olarak imam-hatip kadrosunda görevine devam ettiğinin bildirildiği, bu durumda, her ne kadar kamu hizmetine alınmada, görevin gerektirdiği niteliklere uygun olarak genel şartlar yanında özel şartlar aranmasında ve bu kapsamda görevin önem ve özelliği de gözönünde bulundurularak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumlu olması şartı getirilmesinde mevzuata aykırılık bulunmamakta ise de, davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturması kapsamında elde edilen ve davacının babası hakkındaki bilginin tek başına davacının terör örgütü üyesi olduğunu veya yasadışı siyasi, yıkıcı, bölücü ideolojik görüş veya eylem içinde olduğunu kanıtlayan hukuken geçerli bir bilgi/belge olarak kabulüne olanak bulunmadığı; kaldı ki, ayrıca davacının babasının, Adıyaman İli, …Köy Camiinde, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi sigortalı olarak imam-hatip olarak görevine devam ettiği ve hali hazırda hakkında anayasal düzene karşı işlenen suçlar kapsamında herhangi bir soruşturma kaydına rastlanılmadığı, diğer yandan hukukun evrensel bir prensibi olan ceza sorumluluğunun şahsiliği ve hiç kimsenin bir başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamayacağı prensibi de göz önüne alındığında, yasadışı ve ideolojik herhangi bir faaliyeti, soruşturması/kovuşturması bulunmayan, herhangi bir suçtan hüküm giymemiş olan ve hakkında olumsuz tespit ve değerlendirme bulunmayan davacının, yalnızca babası hakkında bilgi notunda yer alan bilgilere istinaden tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal hakların, tazminine ilişkin talebinin kabulüne, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının her bir ödemenin yapılması gereken tarihten itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dava Dairesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 10/12/2020 tarih ve E:2020/2425, K:2020/4194 sayılı bozma kararına uyularak verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararla; uyuşmazlıkta, dava konusu işlemin dayanağını oluşturan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen ve davalı idarece kullanılan davacıya ait kişisel veri niteliğindeki bilgilere, güvenlik soruşturması yapmakla görevli birimler tarafından ulaşılabileceğine ve bu kapsamdaki bilgileri alabileceğine dair yapılan kanuni düzenlemenin (4045 sayılı Kanunun 1 inci maddesine eklenen ikinci fıkrası) Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edildiği, bu kararın da Resmi Gazete’de yayımlanarak 28/04/2020 tarihinde yürürlüğe girdiği, Anayasa’nın 153. maddesinde yer alan, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştay’ın yerleşmiş içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa’ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin, Anayasa’nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırı olacağı hususu göz önünde bulundurulduğunda, Anayasaya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiş olan Kanun hükmüne göre elde edilen kişisel verilere dayanılarak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumsuz sonuçlandığından bahisle davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı buna göre, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının gerekçesi yerinde görülmemekle birlikte, hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddialar söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden, istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev alacak personelde aranacak nitelliklerin tek tek sayıldığı, hakkında güvenlik soruşturması yapılanın, kurumun ve yürütülen hizmetin gereği olarak değerlendirmeye tabi tutulacağı, Türk Silahlı Kuvvetlerinin bir parçası olan davalı idarede emniyet ve asayişe dair görevlerin yürütüldüğü dikkate alındığında, kapsamına alınacak olan personel için takdir hakkının en uygun adaydan yana kullanılmasının hukuka uygun olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen açıklamalı, kısmen de düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı, usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, Anayasa Mahkemesinin yukarıda anılan iptal kararı üzerine, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu 17/04/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış ve aynı tarihte yürürlüğe konulmuştur.
Bu duruma göre, dava konusu uyuşmazlık temyiz aşamasında iken, 17/04/2021 tarihinde 7315 sayılı Kanun’un Resmi Gazete’de yayımlanmak suretiyle yürürlüğe konulduğu, Kanun’un 13. maddesinin sekizinci fıkrası ile 4045 sayılı Kanun’un yürürlükten kaldırıldığı ve 14. maddesiyle, 4045 sayılı Kanun’a yapılan atıfların bu Kanun’a yapılmış sayılacağı düzenlemesine yer verilmiş olduğu hususları gözetildiğinde; davalı idarece, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu’nda öngörülen temel ilkelere, usul ve esaslara uygun olarak, davacı hakkında yeniden bir değerlendirme yapılabileceği de kuşkusuzdur.
Temyize konu kararın, “davacının, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının her bir ödemenin yapılması gereken tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine” ilişkin kısmına gelince;
Davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklara uygulanacak “yasal faizin başlangıç tarihi”nin, dava açma tarihi olan 07/03/2019 tarihi esas alınarak, bu tarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte idarece davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken; söz konusu parasal hakların; “her bir ödemenin yapılması gereken tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine ” şeklinde hüküm kurulmasında hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de; bu yanlışlık; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan, İdare Mahkemesi kararının, “Dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal hakların, dava açma tarihi olan 07/03/2019 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine” şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Temyize konu kararın, “ilk derece yargılama gideri ve temyiz yargılama gideri toplamı 853,80-TL tutar ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 2.040,00-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine” ilişkin kısmına gelince;
…İdare Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararda, …-TL yargılama giderinin ve kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen …-TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verildiğinden, …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine ilişkin kararda, davalı idare aleyhine yeniden(mükerrer) vekalet ücretine ve ilk derece mahkemesi yargılama giderlerine hükmedilmesi hukuka uygun olmamakla birlikte bu yanlışlık, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan, İstinaf Mahkemesi kararının, ” …-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine” ilişkin kısmın karardan çıkarılması, ” temyiz yargılama giderleri toplamı …-TL tutarın davalı idareden alınarak davacıya verilmesine” şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ve işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının her bir ödemenin yapılması gereken tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin …İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının yukarıda belirtilen açıklama ile ONANMASINA,
3. Temyize konu kararın, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklara işletilecek yasal faize ilişkin kısmının, “Dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal hakların, dava açma tarihi olan 07/03/2019 tarihiden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine” şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
4.Temyize konu kararın; “ilk derece yargılama gideri ve temyiz yargılama gideri toplamı …-TL tutar ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan …-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine” şeklindeki hüküm fıkrasının, “temyiz yargılama giderleri toplamı …-TL tutarın davalı idareden alınarak davacıya verilmesine” şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
5. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın …İdare Mahkemesine gönderilmesine, 16/12/2021 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.